T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/452 - 2025/2373 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/452 KARAR NO : 2025/2373 T Ü R ... M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F ... A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.01.2025 NUMARASI : 2023/167 Esas - 2025/19 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-...- ... VEKİLİ : Av. ... D…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/452 - 2025/2373 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/452 KARAR NO : 2025/2373 T Ü R ... M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F ... A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.01.2025 NUMARASI : 2023/167 Esas - 2025/19 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) BAŞVURU TARİHİ : 28.01.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 04.03.2025 KARAR TARİHİ : 25.12.2025 İLAM YAZIM TARİHİ : 30.12.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 12/01/2020 günü ...'ın sevk ve idaresindeki 41 ... 5654 plakalı araç ile keskin virajlı yolda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı yönden gelen araçların şeridine geçerek davacının içinde bulunduğu 41 ... 136 plakalı araca çarpması neticesi davacının yaralandığını, çarpma sonucu müvekkilinin vücudunda morluk, çatlak ve kırıkların olduğu belirlendiğini, davalı Mapfre Sigorta şirketinin davalı ...’a ait 41 ... 5654 plaka sayılı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davacıya ödenmesi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalı ...’dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında maddi talebini toplamda 131.678,56 TL' ye yükseltmiştir. Davalı Mapfre Sigorta vekili cevap dilekçesinde; 41 ... 5654 plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 03/12/2019-03/12/2020 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 410.000,00 TL olduğunu, davacının talep etmiş olduğu 1.000,00 TL maddi tazminat kalemlerinin tek tek açıklanması gerektiğini, davacının iddia edildiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını, tespite muhtaç olduğunu, talep edilen iş gücü kaybı ise dolaylı zarar olması sebebiyle poliçe teminat kapsamında olmadığını, davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinin trafik sigortası genel şartları ve karayolları trafik kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, davacının ev hanımı olduğunu, geçici iş göremezlik talep hakkı bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı var ise kusur oranının belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının 12/01/2020 sahibi olduğu aracı kullandığı sırada hakimiyetini kaybederek davacı tarafın aracına çarptığını, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını, kaza sonrası alınan bilirkişi raporunda her ne kadar davalının asli kusurlu olduğu belirtilmiş ise de davacının sahibi olduğu arabanın sevk ve idaresindeki şoförü dava dışı ...'in de tali derecede kusurlu bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde maddi kayıp olarak nitelendirdiği 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiğini, fakat söz konusu tazminat talebinin hangi kalemden ne miktarda talepte bulunduğunu belirtmesi gerektiğini, davacının meydana gelen kaza sonucu kaldığından bahisle geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararları talep ettiğini ancak bakıcı gideri tedavi giderleri içerisinde yer alıp SGK tarafından karşılandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 5.308,80 -TL bakıcı gideri, 6.751,19-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 93.882,87- TL daimi iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 105.942,86 TL'nin davalı ... bakımından kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi bakımından ise 21/04/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle(davalı sigorta şirketi bakımından poliçe kişi başı daimi sakatlık klozu ve kişi başı tedavi klozu limit dahilinde ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin bakıcı gideri, geçici iş göremezlik gideri ve daimi iş göremezlik gideri taleplerinin müterafik kusur indirimi nedeniyle reddine, 250 TL'lik ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan tazminat talebinin sübut bulmadığından reddine; manevi tazminat davasının kabulüne, 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 12/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, KTK'nın 109/1-a maddesinde ''Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar hükmü uyarınca, dava konusu olayın gerçekleşme tarihini olan 2020 yılından davanın açıldığı 2023 yılına kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğu dikkate alındığında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu ayrıca hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığını, davacının dava dilekçesinde alacak kalemlerini somutlaştırmadığını ve yalnızca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, dava dilekçesinde yer verilmeyen alacak kalemlerinin dava arttırımına konu edilemeyeceğini zira mahkemenin taleple bağlı olduğunu, manevi tazminat talebi bakımından müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 12.01.2020 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu araçla davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpışması sonucunda, davacı yaralanmıştır. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleriyle sınırlı yapılan incelemede; Davaya konu kaza, 12.01.2020 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 5237 sayılı 66.maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde 31.03.2023 tarihinde 6100 sayılı HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Belirsiz alacak davası açıldığı anda tüm alacak bakımından zamanaşımı kesildiğinden dava zamanaşımına uğramamıştır. Dava dilekçesinde davacı tarafça maddi tazminat bakımından sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, ekonomik geleceğin sarsılması ve bakıcı gideri taleplerinde bulunulmuş ve davacı vekilince 26.12.2023 tarihli dilekçe ile bu talepler somutlaştırılmıştır. Davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre düzenlendiği, hesaplamanın doğru şekilde yapıldığı, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından davalı ... vekilinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaşı, yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Davalı ... vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf isteminin de reddi gerekmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü ... Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli 2023/167 esas, 2025/19 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 10.652,46 TL nispi ilam harcından peşin alınan 2.665,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.987,46 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, 4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 25.12.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*