TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2025/2183 KARAR NO:2026/336 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:3/6/2025 NUMARASI:2022/429 (E) - 2025/609 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi is…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO:2025/2183 KARAR NO:2026/336 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:3/6/2025 NUMARASI:2022/429 (E) - 2025/609 (K) DAVANIN KONUSU:Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ:18/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin maddi ve manevi tazminat davalarının reddine ilişkin 8/10/2019g ün ve 2017/16 0(E) - 2019/896 (K) sayılı kararının davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 22/3/2022 gün ve 2019/5034 (E) - 2022/503 (K) sayılı kararıyla kaldırılmasının ardından sürdürülen yargılamada davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı ... vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıların mirasbırakanından şikayetçi olmadığı konusunu doğru olmadığı, kazanın müvekkilinin yeşil ışıkta geçmek istediği sırada, trafik ışıklarını kontrol etmeden yola çıkan davalı ...'ın kusuruyla meydana geldiğini, kaza tutanağında kazanın meydana geldiği kavşakta kamera sistemi olduğunun belirtilmesine karın, kaza anını gösteren kamera kaydının dosyaya konulmadığını; kazayla ilgili yürütülen soruşturmanın, ifadesine başvurulan ağır yaralanan davacı müvekkilinin, davalı malik ve ailesinin baskısı ve kendisini mağdur etmeyecekleri yönündeki vaatlerine de güvenerek, davalı malikten şikayetçi olmadığından takipsizlikle sonuçlandırıldığını; Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan birbirinin aynısı olan raporların somut olayı çözmekten uzak olduğunu; müvekkili davacının kazanın oluşumundan sonra tüm aşamalarda yeşil ışığın kendisine yandığını kırmızı ışık ihlali yapmadığı yönünde ısrarlı ve istikrarlı beyanları olduğunu, mahkemenin, davacının kardeşi ...'ın beyanına itibar ederek kırmızı ışık ihlali yaptığı dolayısıyla ATK raporu değerlendirilmesine göre %100 kusurlu olduğu sonucuna uluşmasının haksız ve hukuka aykırı değerlendirme olduğunu; dava dosyası incelendiğinde tanık ...'ın yanlı ve gerçeğe aykırı ifadesi dışında kazının anına ve oluşumuna ilişkin herhangi bir kanıt bulunmadığını, müvekkilinin yeşil ışıkta geçtiğinin samimi beyanlarıyla sabit olduğunu; dosyaya sunulan her üç raporda ortaya konulan değerlendirmeler ışığında en azından hangi tarafın kırmızı ışık ihlali yaptığının kesin olarak tespit edilemediğinden her iki tarafın eşik kusurlu kabul edilerek sonuca ulaşılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davaya konu trafik kazası nedeniyle davalı ... hakkında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan başlatılan Büyükçekmece Başsavcılığının 2016/37462 sayılı soruşturmasında, davacı ... kollukta alınan anlatımda yönetimindeki motosikletle seyir halinde iken, plakasını alamadığı transit aracı takip ettiği esnada ... plakalı aracın önüne çıktığını, frene basmasına karşın duramadığından aracın ön kısmına çarptığını söylemiş; davalı ... yeşil yanmasının ardından karşıya geçmek için hareketlendiğini, kırmızı ışık yanan araçların arasından geçen motosikleti görünce aracı durdurduğunu, motosikletin kendisinin kullandığı araca sağ ön çamurluk tarafından çarptığını beyan etmiş; aynı soruşturmada anlatımı belirlenen davalı tanığı ... ise, kardeşi davalı ...'ın yeşil ışığın yanmasının ardından harekete geçtiğini, kırmızı ışık yanan taraftan geçen motosiklet sürücüsünün aniden yola fırladığını bildirmiştir.Diğer yandan kolluk tarafından 25/9/2016 günü düzenlenen "Kamera Görüntüsü İnceleme ve Araştırma Tutanağında" olay yerinin bulunduğu yere yakın "..." adındaki iş yerine ait kamera görüntüleri incelendiğinde, akşam saatleri olması nedeniyle çözünürlüğü düşük olan kamera görüntüsü izlendiğinde, saat 20.00.07'de motosiklet sürücüsünün geldiği istikamet olan ... mevkiindeki araçlar durduğu anda motosikletin hareket halinde olduğu ve çarpışmanın da davalı ...'ın kullandığı aracın geçtiği anda meydana geldiği belirtilmiştir.ATK Trafik İhtisas Dairesinin 8/7/2024 gün ve 664 sayılı raporunda ise davalı sürücü ...'ın ışık ihlali yaptığının kabul edilmesi durumunda, kendisine hitaplı yeşil ışığın yanmasını beklemeden kontrolsüz kavşağa giren davalı sürücü ...'ın %100 oranında tam kusurlu, yeşil ışıkta kavşağa giren davalı sürücü ...'in kusursuz; davacı sürücü ...'in ışık ihlali yaptığının kabul edilmesi durumunda ise, yönetimindeki motosiklet ile kavşak yaklaşımında kendisine hitaplı yanan kırmızı ışığı dikkate alarak kavşakta durması ve yeşil ışıkta kavşağa giren otomobile ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, bu hususlara uymayan davacı ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, yönetimindeki otomobille kendisine hitaplı trafik ışığının yeşil yanmasının ardından kavşağa giren davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu bildirilmiş; ilk derece mahkemesi tarafından tanığın görgüye dayalı anlatımı ile kolluk tarafından düzenlenen olay yeri görüntülerine ilişkin tutanak dikkate alınarak, davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu benimsenerek, davanın reddine karar verilmiştir.Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davalı tanığı ...'ın duruşmanın 26/6/2018 günü yapılan 3'üncü oturumunda tespit edilen yeminli anlatımını doğrulayan kollukta 12/9/2016 günü alınan anlatımı ile yukarıda açıklanan kolluk tarafından düzenlenen "Kamera Görüntüsü İnceleme ve Araştırma Tutanağı" birlikte değerlendirildiğinde, davacı sürücü ...'in kırmızı ışıkta geçtiği kabul edilerek, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda yer alan, davalı sürücü ...'ın kusursuz, davacı sürücü ...'in ise %100 oranında tam kusurlu olduğuna ilişkin görüş benimsenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 615,40 TL mahsup edilerek, bakiye 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı ... tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı ...'in istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/3/2026