9. Hukuk Dairesi 2025/9675 E. , 2026/834 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1652 E., 2025/1439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/115 E., 2022/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
9. Hukuk Dairesi 2025/9675 E. , 2026/834 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1652 E., 2025/1439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/115 E., 2022/35 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2001 yılı Mart ayından itibaren davalının yanında ticari takside şoför olarak çalıştığını, çalıştığı taksinin satılması üzerine davacının işten çıkarıldığını, ancak alacaklarının ödenmediğini, çalıştırıldığı süre boyunca yıllık ücretli izin kullandırılmadığını, davalı aleyhine Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2013/523 Esas, 2010/83 Karar sayılı kararı ile kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığını, fazla çalışma alacağının ise reddedildiğini, kararın temyizi üzerine fazla çalışma alacağının varlığına yönelik Mahkeme kararının bozulduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının onanarak kesinleştiğini, fazla çalışma alacağına ilişkin bozma kararına karşı Mahkemece direnilmesi üzerine henüz Yargıtay incelemesinde olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, daha önce açılan davada ıslah yapılmamış olması üzerine somut davanın açıldığını, alacaklarının bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğunu bu sebeple belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, fazla çalışma alacağı bakımından derdestlik itirazında bulunduklarını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücret iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde 01.07.2001-03.07.2013 tarihleri arasında toplam 12... gün çalıştığı, fesih tarihindeki aylık ücretinin ise net 2.000.00 TL olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği, davacının 208 gün yıllık izin hakkı olduğu, fazla çalışma alacağının bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği bu alacağa %30 oranında indirim yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; davacının davalı aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma alacağına yönelik daha önce Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2013/523 Esas, 2015/83 Karar sayılı dosyasında açmış olduğu, işçilik alacakları davasında İlk Derece Mahkemesince verilen kısmen kabul kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/12057 Esas, 2017/13954 Karar sayılı kararı ile davacı lehine fazla çalışma alacağı yönünden bozulduğu, bunun üzerine fazla çalışma ücretinin yeniden hesaplanarak karar verildiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/12057 Esas, 2017/13954 Karar sayılı kararı ile davalının temyizi reddedildiğinden, hizmet süresi ve ücretin kesinleştiği, bu nedende davalının itirazlarının yerinde olmadığı, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Mahkemece zamanaşımı def''inin değerlendirilmediğini, 2. Hizmet süresinin ve ücretin hatalı belirlendiğini, 3. Bakırköy 13. İş Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile alacakların belirli hâle geldiğini, artık bu alacaklar bakımından belirsiz alacak davası açılamayacağını, 4. Davacının istifa ederek işten ayrıldığını, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava türü, aylık ücret miktarı ile çalışma süresi, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemiz uygulamasına göre koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan alacak kalemleri bakımından davanın esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı). Diğer taraftan daha önce verilen kararlarda hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı ret kararları verilmediğinden, Dairenin önceki görüşüne güvenilerek açılan belirsiz alacak davasında bu husus, dava tarihi ve Dairemizin aynı doğrultudaki kararları (Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararları) da gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.