9. Hukuk Dairesi 2016/14607 E. , 2017/10479 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İstemin…
**9. Hukuk Dairesi 2016/14607 E. , 2017/10479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili müvekkilinin davalı şirkette Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı olarak 13/03/2007-30/03/2015 tarihleri arasında çalıştığını, kendisine verilen görevleri ve sorumlulukları eksiksiz bir şekilde özenle yerine getirdiğini, iş akdinin geçerli yada haklı bir nedene dayanmaksızın sona erdirildiğini, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığını beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili davacının Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı olarak organizasyon şemasında üstünde herhangi bir kadro yapılanması bulunmadığını, pek çok işçinin işe girişine ve çıkışına cevaz verdiğini, işveren vekili konumunda bulunduğunu ve iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, bir an için işveren vekili olmadığı kabul edilse dahi feshin geçersizliğinin iddia edilemeyeceğini, davacının iş akdinin feshinin işletmesel nedenlere dayandığını, projelerin tamamlanması nedeni ile sadece mali işler takımında değil şirket bünyesindeki diğer takımlarda da oluşan iş gücü fazlalığının önüne geçebilmek için iş akdinin feshi yoluna başvurulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davacının işveren vekili konumunda olduğu iddia edilmiş ise de iş sözleşmesi ekindeki görev tanımı incelendiğinde işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ya da yardımcısı konumunda olmadığı gibi işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçi alma ve çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda olmadığı, davacının pozisyonu kaldırılma bile davacıya bağlı birimlerin yeni organizasyon döneminde faaliyetine devam ettiği davacıya olan ihtiyacın ortadan kalktığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Bu işyeri işletmeye bağlı bir işyeri de olabilir. Dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu’nun 18’nci maddesi anlamında işveren vekili .... İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir. Ancak işletmeye bağlı bir işyerinde, bu işyerinin tümünü sevk ve idare eden, ayrıca işe alma ve işten çıkarma yetkisi olan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. (26.05.2008 gün ve 2007/35929 Esas, 2008/12484 Karar sayılı ilamımız). Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacının mali işler genel müdür yardımcısı olarak çalıştığı, fesih tarihindeki organizasyon şemasına göre genel müdüre bağlı olduğu, ancak fesih tarihinde şirkette bir genel müdür bulunmadığı, dolayısıyla davacının doğrudan yönetim kuruluna bağlı olarak çalıştığının kabul edileceği, işletmenin bütününü yöneten işveren vekili yardımcısının iş güvencesi kapsamında sayılmaması için onun işletmenin bütününü yönetmesi gerekmediği, davacının görev tanımının yalnızca mali ve finans konularında olmasının önemi bulunmadığı, davacının mali konularda olsa da şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, davacının işletmenin bütününü yöneten işveren vekilinin yardımcısı olduğu bu nedenle iş güvencesi kapsamında sayılmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa girilerek karar verilmesi bozma nedenidir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın REDDİNE, 3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 730,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 14/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.