9. Hukuk Dairesi 2025/10084 E. , 2026/567 K. "" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1582 E., 2025/1627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/257 E., 2023/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından ha…
9. Hukuk Dairesi 2025/10084 E. , 2026/567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1582 E., 2025/1627 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Bolu 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/257 E., 2023/149 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Bakanlık) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ...Üniversitesi Hastanesi bünyesinde değişen alt işverenler nezdinde 16.01.20 07... .06.2022 tarihleri arasında aşçı olarak çalıştığını, davacının haftalık 45 saati aşan çalışmalarının yanı sıra ..., . ., . ., iftar organizasyonları, ünite açılışları gibi özel günlerde ve etkinliklerde saat 24.00’e dek olan çalışmaları ile ulusal bayram ve genel tatil günleri çalışmalarının karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, daha önce 30.06.2019 tarihine kadar olan alacakları bakımından Bolu İş Mahkemesinin 2021/215 Esas sayılı dava dosyası ile açmış olduğu davanın kabul edildiğini, ancak 30.06.2019 tarihi sonrasında da alacaklarının usulüne uygun hesaplanarak ödenmediğini, bu nedenle iş sözleşmesini 10.06.2022 tarihli noter ihtarnamesi ile haklı sebebe dayalı olarak feshettiğini, davalı ... Bakanlığının asıl işveren diğer davalılar ... Şirketi ve ...... Şirketinin ise alt işveren olduğunu, davacının kıdem tazminatına esas ücreti belirlenirken toplu iş sözleşmesinde düzenlenen sosyal hakların dikkate alınması gerektiğini, çalıştığı süre zarfında işin yoğun olduğu dönemlerde hafta tatili kullandırılmaksızın çalışmasına rağmen hafta tatili alacağının da ödenmediğini, yıllık izinlerinin kanuna uygun şekilde verilmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, İdare ile davacı işçi arasında hukuki ya da fiilî herhangi bir bağlantı bulunmadığını, davalı Bakanlığın işveren sıfatı olmadığından davanın asıl işveren konumundaki ihaleyi alan şirketlere yöneltilmesi gerektiğini, ihaleleri alan firmaların işçileri ile İdareler arasında işçilerin hizmet ifaları süreci ve bu süreçlerin sona ermesi noktasında da İdarelere yüklenecek herhangi bir yükümlülükten söz edilemeyeceğini belirterek davalı Bakanlık yönünden davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesine aykırı çok sayıda davranışının söz konusu olduğunu, bu hususta işyerinde tutanaklar tutulduğunu, davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın feshettiğini, diğer alt işverenler yanındaki çalışmalarının davalı Şirketi ilgilendirmediğini, davacının haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... Şirketi, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini noter vasıtasıyla gönderdiği ihtarname ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereğince ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle feshettiği, alınan bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama sonucunda davacının ödenmeyen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil çalışma alacaklarının bulunduğunun belirlenmiş olmasına göre iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının hizmet süresine göre toplam 272 gün izin hakkı bulunduğu, davalı tarafça yıllık izinlerin kullandırıldığına yönelik izin defteri veya benzeri mahiyette bir belge ibraz edilmediğinden davacının isticvap edildiği, davacı asılın 17.01.2023 tarihli duruşmada davalı işyerinde tüm çalışma süresince 51 gün yıllık izin kullandığını, bunun haricinde yıllık izin kullanmadığını beyan etmesi nedeniyle davacının bakiye 221 günlük yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, dosya kapsamına göre 30.06.2019 tarihinden sonraki dönemde davacının haftalık 2 saat fazla çalışma yaptığı, hafta tatili kullanmakla bu alacağının bulunmadığı, puantaj kaydı bulunmayan dönem bakımından tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının Ramazan bayramında 1,5 gün, Kurban bayramında 2 gün, diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ise ortalama yarısında çalıştığının anlaşıldığı gerekçesiyle hafta tatili ücreti alacağı reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında Malzeme Dâhil Yemek Pişirme Dağıtım ve ... Sözleşmesinin bulunduğu, söz konusu hizmet alım işinin devamlılık arz eden ve alt işverene devredilebilen nitelikte işlerden olduğu, davacının da bu hizmet alım sözleşmesi kapsamında değişen alt işverenlerde çalışmasının bulunduğu, davalı ... Bakanlığının asıl işveren olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının husumete ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, davacının dava ve ıslah tarihi dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan alacağının bulunmadığı, hesaplamaların bordro, hizmet döküm cetveli ve dinlenen tanık beyanlarına uygun olarak yapıldığı, davacının 10.06.2022 tarihli fesih ihtarı ile davalılardan alacak talebinde bulunduğu ve alacaklarının ödenmesi için 3 günlük süre tanıdığını belirttiği, ihtarnamenin davalılara 13.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, hâl böyle olunca davacının davalıları ihtar ile temerrüde düşürdüğü ve kıdem tazminatı dışında diğer alacaklara temerrüt tarihi olan 17.06.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, kıdem tazminatına ise kanunen fesih tarihinden faiz işletilebileceği ve bu yönü ile de kararda hata olmadığı, faiz türlerinin ise kanuna ve davacının talebine uygun belirlendiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının Malzeme Dâhil Yemek Pişirme Dağıtım ve ...Sözleşmesi kapsamında ihale olunan firmalar nezdinde çalıştığını, davacının bütün işçilik alacaklarından ihale olunan şirketlerin sorumlu olduğunu, davalı ... Bakanlığının işveren sıfatı bulunmadığını, ihale makamı olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, ihaleyi alan firmalar ile arasında asıl alt işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, 2. Davacının talep ettiği faiz oranları ile başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu alacaklardan davalı Bakanlığın asıl işveren sıfatıyla sorumlu bulunup bulunmadığına, hüküm altına alınan alacaklara işletilecek faiz türü ve başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.