9. Hukuk Dairesi 2025/9972 E. , 2026/1137 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2298 E., 2025/2305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 81. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/574 E., 2025/213 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor …
9. Hukuk Dairesi 2025/9972 E. , 2026/1137 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2298 E., 2025/2305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 81. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/574 E., 2025/213 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... ve ... Bakanlığının alt işveren Şirketleri nezdinde aralıksız ve kesintisiz olarak çalıştığını, davalı Şirket yetkililerince, ihale döneminin sona ermesi sebebiyle tüm personelle ihtiyari arabuluculuk sürecinin gerçekleştirileceğini, söz konusu sürece katılmak istemeyenlerin yeni ihale döneminde işbaşı yapmasının mümkün olmayacağı söylenerek arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü, müvekkili ve iş arkadaşlarının sürece dâhil olmak zorunda kaldıklarını, ihtiyari arabuluculuğa ilişkin anlaşma belgesinin, müzakere yapılmaksızın, baskı ve iş tehdidi altında imzalandığını, daha sonradan arabulucunun davalı Şirketin avukatı olduğunu öğrendiklerini iddia ederek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, arabuluculuk sürecine ilişkin gerekli aydınlatma ve bilgilendirmenin taraflara bilgilendirme tutanağı yapıldığını, bu tutanağın taraflarca imza altına alındığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu kayıtlarına göre davacının 31.12.2025 tarihinde iş sözleşmesinin iş bitimi anlamına gelen (Kod 18) ile feshedildiği, iş sözleşmesi sona ermeden arabuluculuk sürecinin başladığı, henüz iş sözleşmesinin sona ermediği durumda, taraflar arasında kıdem tazminatına ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığından kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına ilişkin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu anlamında bir anlaşmanın varlığından söz edilemeyeceği, işçinin fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yol, yemek ücreti, asgari geçim indirimi, ilave tediye alacağının ödenmesi yönünde bir talepte bulunmadığı ya da yapılmak istenen ödemeyi reddetmediği; bir diğer ifadeyle taraflar arasında bu konuda henüz bir uyuşmazlık çıkmadığı hâlde başlatılan arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanak veya anlaşma belgesinin geçerli kabul edilemeyeceği, ayrıca dinlenen davacı tanıklarının arabuculunun davalı Şirket avukatı olduğunu ve arabuluculuk belgelerini okuyabilmek için kendilerine fırsat verilmediğini, belgeleri okumadan imzalamak durumunda kaldıklarını beyan ettikleri, ... Birliği müzekkere cevabına göre davalı işyeri ile arabulucu arasında vekâlet ilişkisi olduğu, arabulucunun tarafsızlık sıfatının zedelendiği, arabuluculuk işleminin taraflar arasında mevcut bir uyuşmazlığın çözümünden ziyade, usulüne uygun bir müzakere ortamı da sağlanmadan, salt dava açma hakkını ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre ve özellikle davacının iş sözleşmesinin feshinden önce feshe bağlı alacakların doğmaması nedeniyle arabuluculuk görüşmesine konu edilemeyeceği, davacının diğer alacakları ise ihtiyari arabuluculuk görüşmesine konu edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesi'nce dinlenen tanık ifadeleri göz önünde bulundurulduğunda taraflar arasında müzakere gerçekleşmeksizin eş zamanlı Şirketin vekili olan arabulucu tarafından düzenlenen tutanağın iradeleri fesada uğratılmak suretiyle imzalatıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Arabuluculuk sürecinin fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi ücreti için başlatıldığını, ödenecek ücretlerin az gelmesi üzerine ihale bittikten sonra kıdem ve ihbar tazminatlarının da eklendiğini, 2. Arabulucunun aynı zamanda müvekkili Şirketin avukatı olduğunun davacıya hem yazılı hem de sözlü olarak bildirildiğini, arabulucu belirleme, bilgilendirme tutanağı içerisinde arabulucunun Şirketin avukatlık faaliyetlerini de yürüttüğünün yazılı olduğunu, 3. Dava konusu arabuluculuk son oturum tutanağı doğrultusunda imza altına alınan anlaşma belgesinde, anlaşma döneminin sadece müvekkili Şirketin ihale dönemini kapsadığını, taraflar arasında bu ihale dönemi bakımından geçerli olacak bir anlaşma sağlandığını; davacının ve diğer işçilerin gerek geçmiş gerekse gelecekteki müvekkili Şirket dışındaki işçilik alacaklarına etkisinin olmayacağının da kararlaştırılarak imza altına alındığını, davacının iradesinin fesada uğratıldığını ispatlayamadığını, 4. Kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için feshe bağlı alacakların arabuluculuk konusu edilemeyeceği düşünülse dahi, feshe bağlı olmayan işçilik alacaklarına ilişkin gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinin ayakta tutulmasının gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davada taraf sıfatı bulunmayan ... ve ... Bakanlığının, İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalı olarak olarak yazılması, mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün maddi hata niteliğinde kabul edilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.