TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1007 KARAR NO : 2026/254 İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 5/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ın yönetimindeki davalı ... Limited Şirketine ait, davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/1007 KARAR NO : 2026/254 İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 5/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ın yönetimindeki davalı ... Limited Şirketine ait, davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı ... plakalı kamyonun, müvekkili davacı...'nun yönetimindeki, davacı ...'nun da bulunduğu ... plakalı araca çarparak adları geçen davacıların yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacı ...için 1.000 TL, davacı ... için 1.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı... için 50.000 TL davacı ... için 50.000 TL davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/11/2018 günü sunduğu dava değeri belirleme niteliğindeki dilekçeyle, davacı ...'nun geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle talep ettiği maddi tazminat tutarının 36.056,24 TL, davacı...'nun geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle talep ettiği maddi tazminat tutarının ise 18.225,54 TL olduğunu bildirmiştir. Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve ... Limited Şirketi vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesinin, davacı... için 18.225,54 TL, davacı ... için 36.056,24 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacı... için 7.000 TL davacı ... için 8.000 TL davacı ... için 5.000 TL manevi tazminatın davalılar tahsiline ... ve Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine ilişkin 24/2/2020 gün ve 2016/276 (E) - 2020/176 (K) sayılı nihai kararı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusu ile davacılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 6/2/2024 gün ve 2021/8 (E) - 2024/163 (K) sayılı kararıyla, dosyaya sunulan 4/2/2019 gün ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazete'si içeriğine göre, eldeki davada nihai karar verilmeden önce Zile 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 12/6/2018 gün ve 2017/309 (E) - 2018/475 (K) sayılı kararıyla davalı ... Limited Şirketinin iflasına, iflasın saat 11'den itibaren açılmasına karar verilmesi, böylece adı geçen davalı limited şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636'ncı maddesinin 1'inci fıkrasını "c" bendi uyarınca iflasın açılmasıyla sona erdiğinin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 513'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca da vekâlet sözleşmesinin iflasla sona erdiği gözetilerek davalı ... Limited Şirketi vekilinin iflasın açıldığı 12/6/2018 gününden sonra adı geçen davalı şirket yönünden vekillik yetkisinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava dilekçesi iflas idaresine tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, yargılamaya devam edilerek nihai karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1/a/4'uncu maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılamada, 11/11/2024 gün ve 2024/147 (E) - 2024/715 (K) sayılı nihai kararla, davanın kabulüne, tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla 18.225,54 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Sigorta Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı...'na verilmesine; tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla davalı şirketin iflas tarihi olan 12/6/2018 günü itibarıyla 18.225,54 TL asıl alacak ve 5.531,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.756,99 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı... alacağı olarak kayıt ve kabulüne; tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla 36.056,24 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... Sigorta Şirketi ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na velâyeten İhsan ve ...'na verilmesine; tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla davalı şirketin iflas tarihi olan12/6/2018 günü itibarıyla 36.056,24 TL asıl alacak ve 10.943,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.999,31 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı ... alacağı olarak kayıt ve kabulüne; manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla... için 7.000 TL, ... için 8.000 TL, ... için 5.000 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsil edilerek adları geçen davacılara verilmesine; tahsilde tekerrür olmaması koşuluyla davalı şirketin iflas tarihi olan 12/6/2018 günü itibarıyla 7.000 TL asıl alacak ve 2.124,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.124,50 TL'nin davacı... alacağı olarak; 8.000 TL asıl alacak ve 2.428 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.428 TL'nin davacı ... alacağı olarak; 5.000 TL asıl alacak ve 1.517,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.517,50 TL'nin davacı ... alacağı olarak müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne; davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar..., ... ve ... vekili dilekçesinde özetle; kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmasından sonra asgari ücret artışlarına göre yeniden hesaplama yapılması gerekirken, 7 yıl öncesine ait bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, ilk derece mahkemesinin 11/11/2024 günü yapılan son oturumunda bu yöndeki taleplerinin usuli kazanılmış hak gerekçesiyle reddedildiğini; olayın vahametiyle orantılı olmayan biçimde az manevi tazminata hükmolunduğunu; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek davalı yararına hükmolunan vekâlet ücretinin de kaldırılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekilinin 16/11/2018 günü sunduğu dava değeri belirleme niteliğindeki dilekçeyle, davacı ...'nun geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle talep ettiği maddi tazminat tutarının 36.056,24 TL, davacı...'nun geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı nedeniyle talep ettiği maddi tazminat tutarının ise 18.225,54 TL olduğunu bildirmesi; ilk derece mahkemesinin, davacı... için 18.225,54 TL, davacı ... için 36.056,24 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının, davalılar ... ve Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin 24/2/2020 gün ve 2016/276 (E) - 2020/176 (K) sayılı nihai kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekilinin 9/10/2020 günü sunduğu dilekçede maddi tazminatın miktarı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı istinaf nedeni ileri sürmediği gözetildiğinde, usuli kazanılmış hak dikkate alınarak aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin 15/10/2018 tarihli raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Adli Tıp Kurumu (ATK) 3'üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14/6/2017 gün ve ... sayılı raporunda, davacı...'nun 14/2/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E Cetveline göre meslekte kazanma gücünü %5,1 oranında kaybetmiş sayılacağı iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği; ATK 3'üncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14/6/2017 gün ve ... sayılı raporunda ise, davacı ...'nun 14/2/2015 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası nedeniyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak E Cetveline göre meslekte kazanma gücünü %3,3 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş; ATK Trafik İhtisas Dairesinin 14/8/2018 gün ve 8166 sayılı raporunda, yönetimindeki otomobille seyir halinde iken karşı yönden seyreden kamyonun önündeki aracı solladığını gördüğü esnada yolun sağına yaşanarak seyrini kontrollü sürdürmesi gerekirken, yolun soluna yönelerek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacı sürücü...'nun %30 oranında tali kusurlu; yönetimindeki kamyonla geçme yasağı bulunan yerden kendi yol bölümünde seyrine özen göstermesi gerekirken, önündeki aracı sollayıp karşı yönden gelmekte olan otomobil sürücüsü davacının seyir durumunu tehlikeye düşürerek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalı sürücü ...'ın %70 asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bilindiği gibi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56'ncı maddesinin 1'inci fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi zararı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmak; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek; bir avunma, bir ruhsal doygunluk aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adıyla hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen doygunluk duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı ile davalı ...'ın dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacılar lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu kabul edilmiştir. Öte yandan "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı HMK'nin 326'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılarak, haklılık oranına göre taraflara yüklenmesi gerekmekte ise de, 14/3/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 2024/29 (E) - 2024/226 (K) sayılı ilamıyla HMK'nin 326'ncı maddesinin 2'nci fıkrasının manevi tazminat davaları yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğinden, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden vekille temsil edilen davalılar lehine vekâlet ücretine hükmolunmasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: I-Davacılar..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesinin nihai kararının, HMK'nin 353/1-b/2'nci maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Maddi tazminat davasının kabulüne, a-Tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla, 18.225,54 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını, davalı ... Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 23/12/2015, diğer davalı ...'dan ise kazanın meydana geldiği 14/2/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı...'na verilmesine; tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla davalı Müflis ... Limited Şirketi'nin iflas tarihi olan 12/6/2018 günü tarihi itibarıyla 18.225,54 TL asıl alacak ve 5.531,45 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.756,99 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı... alacağı olarak kayıt ve kabulüne, b-Tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla, 36.056,24 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatını, davalı ... Sigorta Şirketinden temerrüt tarihi olan 23/12/2015, diğer davalı ...'dan ise kazanın meydana geldiği 14/2/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na velâyeten... ve ...'na verilmesine; tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla davalı Müflis ... Limited Şirketi'nin iflas tarihi olan 12/6/2018 günü tarihi itibarıyla 36.056,24 TL asıl alacak ve10.943,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.999,31 TL'nin davalı müflis şirketin iflas masasına davacı ... alacağı olarak kayıt ve kabulüne, 2-Manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, tahsilde tekerrüre neden olunmaması koşuluyla, a-20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden kazanın meydana geldiği 14/2/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı...'na verilmesine, b-20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden kazanın meydana geldiği 14/2/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, c-20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden kazanın meydana geldiği 14/2/2015 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'na verilmesine, ç-Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine, 3-Maddi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan maddi tazminatların toplam tutarına göre hesaplanan 3.707,98 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından maddi tazminat talebine isabet eden 6,83 TL tamamlama harcı olarak alınan 185,40 TL olmak üzere toplam 190,23 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.517,75 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta Şirketi, ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Manevi tazminat davası yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ve hükmolunan manevi tazminatın tutarına göre hesaplanan 4.098,60 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan karar ve ilam harcından manevi tazminat talebine isabet eden 512,33 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.586,27 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 5-İstinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin vekâlet ücretine ilişkin hüküm fıkrası yinelenerek, a-İlk derece mahkemesi tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen 23.756,99 TL vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ... Sigorta Şirketinin 18.255,54 TL vekâlet ücretinden sorumlu olmaları koşuluyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı...'na verilmesine, b-İlk derece mahkemesi tarafından AAÜT uyarınca belirlenen 30.000 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, 6-Manevi tazminat davası bakımından, Dairemizin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrası ile 13'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarına göre belirlenen, a- 20.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı...'na verilmesine, b- 20.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, c- 20.000 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, vekille temsil edilen davacı ...'na verilmesine, 7-Davacılar tarafından harcanan 12,10 TL vekâletname harcı, 29,20 TL başvurma harcı, 500 TL bilirkişi rapor gideri, 739,55 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.280,85 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına (114.281,78 / 204.281,78) göre belirlenen 716,509 TL yargılama giderinin davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi ile ... Sigorta Şirketinden tahsil edilerek davacılara verilmesine, davalı ... Sigorta Şirketinin 340,34 TL yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, 8-Davacılar tarafından peşin ödenen ve maddi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen toplam 190,23 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi ile ... Sigorta Şirketinden tahsil edilerek davacılara verilmesine, 9-Davacılar tarafından peşin ödenen ve manevi tazminat davası nedeniyle hükmolunan karar ve ilam harcından mahsubuna karar verilen 512,33 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, 10-İstinaf nedeni olarak ileri sürülmediğinden inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin hüküm fıkrası yinelenerek, davalılar tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 11-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, II-İstinaf incelemesi bakımından ; 1-Davacılar tarafından peşin ödenen istinaf karar ve ilam harcının, talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından harcanan posta ve tebligat gideri 360 TL, istinaf kanun yolu başvuru harcı 1.683,10 TL olmak üzere toplam 2.043,10 TL yargılama giderinin, davalılar ... ve Müflis ... Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacılara verilmesine, 3-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince, kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 5/3/2026