TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI : 2025/298 Esas, 2025/598 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1564 KARAR NO: 2025/1223 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 NUMARASI : 2025/298 Esas, 2025/598 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/11/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece görevsizliğe dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; tarafların "İstanbul Esenler Kuzey Rezerv Yapı Alanı 1. Etap Konut ve Ticaret İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenleme İşi" şantiyesinde bulunan, daire içi imalatlar ile kat ortak alan imalatlarının yapılması hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma doğrultusunda 2023 yılının başından itibaren çalışmalara başlandığını, ancak davalı tarafça şantiyedeki problemlerin ileri sürmesi nedeniyle; sözleşmenin ancak 02/05/2024 tarihinde imzalandığını, davacının sözleşme uyarınca daire içi kablolama işleri, daire için montaj işleri, katların düşey ve yatay kablo tavan imalatları, kat panosu montaj ve bağlantı imalatları başta olmak üzere sözleşmede bahsi geçen iş ve işlemleri yerine getirmekle sorumlu olduğu, davalının ise iş ve işlemler karşılığı belirlenen bedelleri ve davacının çalıştırdığı işçilerin maaşını ödemekle sorumlu olduğunu, ancak davalının maaş ödemelerini eksik ve geç yaptığını, bu nedenle davacının çalışanların maaşlarını kendisinin ödediğini, davalının sözleşme edimlerini yerine getirmediğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı yan süresi içinde davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.Mahkemece 09/09/2025 tarihli karar ile; vergi dairesinden verilen yanıttan davacının herhangi bir vergi kaydının bulunmadığı potansiyel mükellef olduğunun anlaşıldığı, buna göre davacı tarafın tacir olmadığı, ortağı olduğu kolektif, komandit ve limited şirket ile anonim şirket kaydı da olmadığı, dolayısı ile tacir olmadığı gibi; davanın, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan sözleşme ilişkisinden kaynaklı sözleşmeye aykırılık neticesinde ödenmeyen alacakların tahsili davası olduğu, mutlak ticari dava olmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile; davanın; mahkemenin görevsizliği nedeniyle usulden reddine, davaya bakmaya İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının 2024 yılı Ocak aylarında Esenler şantiyesinde çalışmaya başlayan ve geçen sene ağustos eylül ayı gibi şantiyeden çıkışı verilen bir personel olduğunu, şantiyede yapılmış ve imzalanmış herhangi bir hak edişi bulunmadığını, kendisine ve ekibine ödemelerin, tamamen maaş ve mesai olarak yapıldığını, taşeron olmadığını, çalışan olduğunu, 5510 sayılı yasada düzenlenen ve Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan bütün uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, iş bu davada görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 02/05/2024 tarihli "protokol" başlıklı eser sözleşmesi akdedilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca; dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.Davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı yüklenicinin, sözleşmenin; "maaş ödeme koşulları başlıklı" kısmında belirtildiği şekilde; iş sahibi davalının, eserin yapılması işinde çalıştırılacak işçilerin maaşlarından da sorumlu olduğunun kararlaştırılmasına rağmen; işçilerin maaşlarını kendisinin ödediğinden bahisle, ödediği bu bedellerin davalı yükleniciden tahsili için iş bu davayı açtığı, davalı iş sahibi, İş Mahkemelerinin görevli olduğunu iddia etmiş ise de; davanın eser sözleşmesi maddelerinde kararlaştırılan yükümlülükten kaynaklandığı, davalı şirket tacir olmasına karşın; dosya kapsamına alınan yazışmalardan davacının tacir olmadığı, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava ve işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan dava ve işlere asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmamaktadır.Bu nedenle, davayı görüp sonuçlandırma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan mahkemece davanın usul yönünden reddi ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/09/2025 tarih ve 2025/298 Esas, 2025/598 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı tarafça harç peşin yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer OLMADIĞINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 05/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.