T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1450 KARAR NO : 2025/2252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2024 NUMARASI : 2023/450 Esas - 2024/289 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1450 KARAR NO : 2025/2252 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2024 NUMARASI : 2023/450 Esas - 2024/289 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/08/2023 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın davacı firmadan çeşitli tarihlerde araba parçaları satın aldığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sözlü olarak kurulduğunu, Davalıya toplamda 73.535,54.TL tutarında mal satışı yapılmış ve teslim edildiğini, Davalı taraf bu borcuna karşılık çeşitli tarihlerde toplamda 22.321,09-TL ödediğini, Davalı yanın satın alma departmanına ait olan ... numarası ile farklı tarihlerde satın alma departmanında çalışan ... ile yapılan karşılıklı olarak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanmış olup cari hareket raporunda da belli olacağı şekilde davalı yanın toplam borçu 73.535,54 TL olup davalı yanın yaptığı kısmi ödemelerden sonra cari hesaptan kalan bakiye alacağı miktarı 51.214,45 TL olup kalan bakiye alacağının davacıya ödenmediğini, 17.08.2021 ile 17.12.2021 tarihleri arasında tarafların yapmış oldukları anlaşma gereğince davacının kendisine yüklenen yükümlülüklerini basiretli tacir gibi yerine getirmiş olup davacı taraflarca karşılıklı olarak anlaşılan parçaları faturalandırıp parçaları ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde davalı yana teslim ettiğini, Davalı yanın yetkilisine ait olan ... numarası ile farklı tarihlerde yapılan görüşmelerde cari hesaptan kalan bakiye alacağı talep edilmesine rağmen davalının davacıyı hep oyaladığını ve davacıya cari hesaptan kalan bakiye alacağı için ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle sözleşmeden doğan bakiye alacağı olan 51.214,45 TL'nin bakiye alacağının 18.05.2022 tebliğ tarihinden itibariyle işleyecek olan avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacıya borçlu olmadıklarını ayrıca davalı şirket hakkında Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/368 esas sayılı dosyasında 24/03/2022 tarihinde başlayan konkordato sürecinin devam ettiğini, davacının konkordato dosyasında alacak bildirimi yapması gerektiğini, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın HMK. 6100 sayılı kanunun 114/2 ve 115/2. Maddeleri gereği USULDEN REDDİNE, ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yan cevap dilekçesinde dava konusu alacak miktarını kabul etmeyip böyle bir borcu olmadığını iddia ettiğini, ancak bilirkişi raporunda davacının, davalı taraftan alacağı olduğu tespit edildiğini, konkordato dosyasına bildirilen alacak ile işbu dava kapsamında tespit edilen alacağın aynı alacak olup olmadığı hususu araştırılmadan, yerel mahkeme eksik araştırma yapılarak karar verildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket işbu davaya konu alacağını tahsil etmek adına konkordato dosyasına müdahil olmuş olup, işbu davaya konu bilirkişi raporu ile de tespit edilen 46.214,45 TL alacağı listeye kaydedildiğini, işbu konkordato tasdik kararı davacı şirket için de açıkça bağlayıcı olduğu gibi konkordato yargılaması sırasında da çekişmeli alacak olarak kabul görmediğini, dolayısı ile davacı şirketin konkordato tasdik kararı ile güvence altına alınan alacağını huzurdaki davaya konu etmesinde hiçbir hukuki yararı bulunmadığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2024 Tarih - 2023/450 Esas - 2024/289 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, davalıdan çeşitli tarihlerde araba parçaları satın aldığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sözlü olarak kurulduğunu, davalıya toplamda 73.535,54.TL tutarında mal satışı yapılarak ve teslim edildiğini, davalı tarafın bu borcuna karşılık çeşitli tarihlerde toplamda 22.321,09-TL ödediğini beyan ederek bakiye alacağının tahsili için eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada; dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelemesinden; davanın, davalıya yapılan mal satışından kaynaklanan bakiye alacağının tahsiline ilişkin olduğu; ancak davalı şirket hakkında ilk derece mahkemesinin (Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi) 2022/368 E sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğu, 24/03/2022 tarihinde geçici konkordato mühleti, 24/08/2022 tarihinde kesin konkordato mühleti verildiği, konkordato sürecine ilişkin yasal ilan ve bildirimlerin usulüne uygun şekilde yapıldığı, davacı şirketin 15/04/2022 tarihli dilekçe ile konkordato dosyasına müdahil olduğu, bu suretle konkordato sürecinden ve aşamalardan haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki davada, dava konusu alacağın, konkordato öncesine dayanan ve konkordatoya tabi adi alacak niteliğinde olduğu, davacının komiserliğe usulüne uygun alacak bildirimi yapmaksızın eldeki davayı açtığı, buna rağmen 46.214,45 TL tutarındaki alacağın konkordato komiseri tarafından davacı lehine konkordato kapsamına alınarak alacak listesine kaydedildiği, alacağın konkordato sürecinde çekişmeli olmadığı görülmüştür. Davalı şirket hakkında verilen konkordatonun 22/12/2023 tarihli karar ile tasdik edildiği bu kararın 21/02/2024 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen tasdik kararının taraflar bakımından bağlayıcı olduğu anlaşılmıştır. Davacının, konkordato kapsamına giren adi alacağını, tasdik edilen konkordato projesinde öngörülen şekilde tahsil etme imkanını bulunduğu açıktır. Bu itibarla; konkordato kapsamında kabul edilmiş ve çekişmesiz hale gelmiş bir alacak yönünden, davacının ayrıca alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*