İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2021 tarih ve 2020/794 Esas-2021/816 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin yol işaretleme ve çizgi işi ile uğraştığını, dava dışı idare ile aralarında ... ihale kayıt nolu ihale sözleşmesi olduğunu, bahsi geçen ihale işi için 23/06/2020 tarihi…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/321 KARAR NO : 2026/900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/10/2021 NUMARASI : 2020/794 Esas - 2021/816 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVA : Ayıplı Araç Tamirinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF TALEP TARİHİ : 24/12/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2021 tarih ve 2020/794 Esas-2021/816 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin yol işaretleme ve çizgi işi ile uğraştığını, dava dışı idare ile aralarında ... ihale kayıt nolu ihale sözleşmesi olduğunu, bahsi geçen ihale işi için 23/06/2020 tarihinde işe başlandığını, işin devamı esnasında müvekkiline ait ... plakalı yol çizgi silme aracının 13/07/2020 tarihinde arızalandığını, tamir için aynı gün davalıya teslim edildiğini, davalının krankın 3 nolu gözünde çatlak olduğunu, çatlağın doldurulup taşlanması ve yataklarının değiştirilmesi gerektiğini bildirdiğini, işlem sonucunda sorunun sıkıntısız şekilde giderileceğinin belirtildiğini, kranka ait 3 göze dolgu yapıldığını, biyel yatak imali ve taşlanma işleminin geçerleştirildiğini, fatura kesildiğini, aracın teslim edildiğini, aracın kullanılmaya başlandıktan yaklaşık 10 saat sonra 18/07/2020 tarihinde yeniden arızalandığını, tamir işleminin gereği gibi ifa edilmediğini, davalının inceleme yapmaksızın arızanın kendi tamirlerinden kaynaklanmadığını beyan ettiğini, yeniden ücret talep edildiğini, gönderilen ihtarnameden sonuç alınamadığını, aracın yaklaşık 10 gün serviste kaldığını, teslim edildiğin gün yeniden arızalandığını, aracın uzun süredir kullanılamadığını, müvekkilinin zarara uğradığını, ihale sözleşmesinde gecikme cezası hükmünün bulunduğunu, araç için yeni krank getirtildiğini, 45 günlük sürede aracın çalışmadığını, ödenen tamir bedeli yanında iş kaybı nedeni ile uğranılan zararında giderilmesi gerektiğini ileri sürerek 16.520,00 TL tamir bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL yeni krank bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 100,00 TL kazanç kaybının ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, süresinde savunma getirmemiş, davalı vekili tarafından 16/10/2021 tarihinde UYAP üzerinden sunulan dilekçede, onarımın usulüne uygun yapıldığı, davacıya garanti verilmediği, ödeme gerektirecek şartların oluşmadığı beyan edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, ... plaka sayılı yol çizgi silme aracının 13/07/2020 tarihinde arızalandığı, aracın davalı tarafından tamir edildiği, aldırılan bilirkişi raporunda tamir işlerinin hatalı olduğunun belirtildiği, anılan aracın davacı şirkete ait olmadığı, ... Müdürlüğü ile yapılan yazışmada davacı ile aralarında ihale sözleşmesi bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle tamir bedeli olan 16.550,00 TL yönünden taleple bağlı kalınarak gönderilen ihtarnamede belirtilen süre sonu olan 26/08/2020 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği, kazanç kaybı ve krank bedelinin ancak araç maliki tarafından açılabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 100,00 TL krank bedeli, 100,00 TL kazanç kaybı taleplerinin aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, tamir bedeline yönelik alacak talebinin kabulüne, 16.520,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 26/08/2020 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili 24/12/2021 tarihli istinaf dilekçesinde; müvekkilinin tamir bedelinden sorumlu olmadığını, aracın ilgili kısmının incelenmesi ve bilirkişi raporu alınması gerektiğini, 24/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu krankın incelenmediğinin belirtildiğini, kararın eksik incelemeye dayandığını, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin kendine düşen özen ve ifa yükümlülüğünün yerine getirildiğini, aracın müvekkiline tamir için getirildiği zaman yeni krank alınması gerektiğinin söylendiğini, davacının parça yurt dışından gelmesi nedeni ile süre kaybedeceğini, işin acil olduğu gerekçesiyle onarım istediğini, müvekkili firmanın garanti vermeden onarımı yaptığını, aynı krank üzerinde yeniden hasar oluştuğunu, ancak yeni arızanın tamir yapılan yerde olmadığını, yeni bir hasar olduğunu, durumun 21/07/2020 tarihli yazı ile davacıya bildirildiğini, davacının parça değiştirilmesi gerektiği halde şansını onarımdan yana kullandığını, davacının yeni parça alınmadan söz konusu hasarın giderilemeyeceğini bildiğini, 30/07/2020 tarihinde ABD'den yeni krank sipariş ettiğini, müvekkilinin onarım ile ilgili garanti vermediğini, yeni parça alınması gerektiğini söylediğini, ancak davacının aldığı ihalede zarara uğramamak için bu beyana itibar etmediğini, zararın oluşmasında kendi kusurunun bulunduğunu, tamiratın en iyi şekilde yapıldığını, 2.arızanın başka yerde meydana geldiğini, krank incelendiğinde bu hususun anlaşılabileceğini, keşif yapılmaması nedeni ile hatalı karar verildiğini, harcanan emek gözetilerek hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğinin dikkate alınmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/13694 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, icra tehdidi altında ödeme yapıldığını, ödenen paranın iadesinin gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi ekinde taraflar arasındaki yazışmalar, aracın ruhsat fotokopisi, ... Müdürlüğü'nün açtığı ihaleye ilişkin sözleşme ve eklerinin sunulduğu, Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 21/07/2020 tarihli yazıda; krank çatlaklarının doldurulması, krankın taşlanması ve yatakların değiştirilmesinin istendiği, yapılacak işlemlerin garantili olmayacağının sözlü olarak bildirildiği, gerekli onarımın yapılarak teslim edildiği, makinenin yeniden arıza yaptığı, yapılan incelemede yeni bir dip çatlağı oluştuğu, 2.gözde yatak sardığı, oluşan yeni çatlağın tamir edilen çatlaktan farklı bir oluşum olduğu, yapılan işlemle ilgisi olmadığının bildirildiği, .... Noterliği'nin 28/07/2020 tarihli, 8198 yevmiye nolu ihtarnamesinde; ihtar edenin davacı, muhatabın davalı olduğu, ... plakalı aracın 13/07/2020 tarihinde arızalandığı, aracın davalı tarafından tamir edildiği, ancak teslim edildiği 18/07/2020 tarihinden yaklaşık 10 saat sonra yeniden aynı yerden arıza verdiği, tamir için bedel talep edildiği, kazanç kaybına uğranıldığı beyan edilerek 13/07/2020 tarihli fatura karşılığı ödenen 16.520,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten 7 gün içerisinde iadesinin istendiği, ihtarnamenin 18/08/2020 tarihinde muhatabına tebliğ edildiği, 30/11/2020 tarihli arabuluculuk son tutanağında, arabuluculuğun anlaşmazlık ile sonuçlandığı, ... Vergi Dairesi'nin 05/01/2021 tarihli cevabi yazısında; davacı şirkete ait 2020 yılı Ba-Bs formlarının gönderildiği, ... Vergi Dairesi'nin 22/12/2020 tarihli cevabi yazısında; davalı şirkete ait 2020 yılı Ba-Bs formlarının gönderildiği, 13/07/2020 tarihli dekontta; davacı şirket tarafından davalı şirkete 16.520,00 TL gönderildiği, dekontta açıklama olmadığı, 13/07/2020 tarihli faturada; faturanın davalı şirket tarafından düzenlendiği, muhatabın davacı şirket olduğu, 3 adet krank dolgusu 6.000,00 TL, 3 adet biyel yatak imali 7.400,00 TL, 3 adet biyel çıplak taşlama, 600,00 TL olmak üzere KDV dahil toplam 16.520,00 TL tutarlı fatura düzenlendiği, ... Müdürlüğü'nün 24/12/2020 tarihli cevabi yazısında; dava dışı ......A.Ş ile aralarında sözleşme bulunduğu, davacı ......A.Ş ile aralarında 2020/194956 ihale kayıt nolu sözleşmelerinin bulunmadığının bildirildiği, ... İl Emniyet Müdürlüğü'nün 23/12/2020 tarihli cevabi yazısında; ... plakalı ... marka 2013 model yol çizgi silme aracının malikinin ......A.Ş olduğunun bildirildiği, Davacı vekilinin 01/03/2021 tarihinde UYAP üzerinde sunduğu dilekçesinde; müvekkili davacı ... şirketi ile ruhsat sahibi ... şirketinin ... şirketi bünyesinde faaliyet gösterdiğini, anılan şirket yetkililerinin aynı olduğunu beyan ettiği, Talimat yoluyla davacı tanık beyanlarının alındığı, Davacı tanığı ...: "Ben ... ... bünyesi altında ... üretim alanından sorumlu çalışan bir personelim, halen bu firmada çalışmaktayım, burası bir ... firmasıdır, bu ... firmalarından bir tanesi üretim yapmakta, diğer firmamız ile ihale taşeron işleri yapmaktadır, dava konusu makine ise yüksek basınçlı su ile çalışan yol çizgi silme makinesidir, yaklaşık 1 sene önce Gaziantep'de çalışan ... şirketimize ait yol çizgi silme aracımız arıza yapmıştır, arıza sebebi ise üst ekipmanda bulunan su pompası krank arızasıdır, bu arıza neticesinde yine Gaziantep'de bulunan ve bu krank arızasını çözeceğini söyleyen diğer firma ile iletişime geçilmiştir, diğer firma arızayı tespit edip arızanın giderileceğini tarafımıza bildirmesine rağmen arıza giderildikten sonra aracımız 1 gün çalışıp aynı şekilde krank arızası vermiştir, benim bu arızadan arkadaşlarımın haber vermesi ile haberim olmuştur, arızaya ben de telefon ve görüşmeler ile katıldım, arkadaşlar arızalı olan yol silme makinesini davalı firmaya götürmüşler, davacı firma elemanları ile davalı firma elemanları birlikte arızanın ne olduğunu tespit etmişler, arızanın krank arızası olduğunu tespit etmişler, davalı firma arızayı yaptığını belirttiğinden tekrar makine bir saatlik bir çalışmaya tabi tutulmuş bir saat çalışmıştır, daha sonra yol çalışması için kullanılmak için alındığında bir gün içinde tekrar bozulmuştur, dedi. Bunun akabinde su jeti pompasına ait krank mili yurt dışında alımı yapılmıştır, bu süre yaklaşık 1,5 ay sürmüştür, bu da işlerimizin aksamasına sebep olmuştur." Davacı tanığı ...: "Ben ... ... bünyesi altında ... üretim alanından sorumlu çalışan bir personelim, halen bu firmada çalışmaktayım, burası bir ... firmasıdır, bu ... firmalarından bir tanesi üretim yapmakta, diğer firmamız ile ihale taşeron işleri yapmaktadır, davalı firmayı tanıyorum, tanıma sebebim yol silme makinesinin tamir işini yapmaları sebebiyle tanırım, dedi. Devamla ben İzmir ...'da şirket bünyesinde çalışıyorum, görevim hidrolik mekanik ustası olarak çalışıyorum, ... firmasına ait yol silme makinesinin arıza yaptığını belirtince arızalı makine davalı firmaya gönderilmiş, ben de buradan davalı firmanın işyerine gittim, gittiğimde makine dağıtılmıştı, birlikte makineyi topladık, çalışır duruma getirdik, 5-10 dakika kadar testi yaptık, ben tekrar İzmir'e döndüm, firmamız çalışanları yol silme makinesini yol silme işi için götürmüşler, ben İzmir'e gece döndüğümde ertesi gün öğleye doğru makinenin tekrar arıza yaptığını söylediler, ben de tekrar geri Adana'ya davalı şirketin işyerine gittik, makineyi tekrar söktük arızanın aynen devam ettiğini gördük, iki biyel kollarının sarmış olduğunu gördük, bundan sonra makineye müdahale etmedik, makineyi o halde bıraktık, 1-5 ay sonra yeni krank geldi, yeni krank takım halinde geldi, tekrar ben Adana'ya gittim, makineyi topladım, makine halen çalışmaktadır." Davacı tanık ...'nin: "Ben davacı şirkette yol silme makinesi operatörü olarak çalışmaktayım, halen de çalışıyorum, şu anda Sivas'da davacı işyerinde çalışmaktayım, davalı firmayı da yol çizgisi silme makinesi arızalanması sebebiyle tamir için bu firmaya gitmemiz sebebiyle tanımaktayım, yol silme makinesi Gaziantep'de arıza yaptı, soruşturduk, orada yapan olmadığını bunu bizim Adana'ya götürmemizi söylediler, biz de Adana'ya gittik, davalı şirketin sahibi ile görüştük, bunu yapabilir misin diye sorduk, evet yapabilirim ama bana bir üç-beş saat zaman verin ben de bunu bir krankçı ile görüşeyim, dedi. Kaynak olur mu olmaz mı bir sorayım, dedi. Biz de 5-6 saat bekleme süresinden sonra beni aradı, evet biz bunu yapabiliriz dedi, çalışır mı evet çalışır bir sıkıntı çıkmaz, dedi. Biz de o zaman yapın dedik, yaklaşık 4-5 günün sonunda makinamızın tamir edildiğini, artık alabileceğimizi söyledi, İzmir'den fabrikadan gelen arkadaşla usta ile ve onların kendi ustası ile beraber orada toplandık, biz bunu aldık, aracımıza monte ettik, 15-20 dakika boşta çalıştırdık, tamam denildi, oldu gidebilirsiniz dediler, ben de oradan tekrar çalışma yerimiz olan Gaziantep'e döndüm, yaklaşık 2 veya 3 saat çalıştıktan sonra aynı arızayı tekrar yaptı, ben davalı şirketi aradım, bana sökün getirin bakalım, dediler, bu kranka kaynak yapan kaynakçıyı da çağırdılar, yapmaması lazım dediler ama su pompa makinesi arızalandı, motor kısmını açıp dağıttılar, yine krankın arıza yaptığını gördük, şirket ile pompayı yapan şirket görüştüler, bize pompayı orada bırakmamızı söylediler, ben de bıraktım, hatta bir ara pompayı oradan aldık başka bir motorcuya götürdük, krankı kontrol ettiler ve asla bunun kaynak yapılıp çalışmayacağını söyledi, biz böyle bir riski alamayız, kranka kaynak olmaz, dedi. Ben de tekrar ilk yaptırdığım yere pompayı bıraktım, ben oradan ayrıldım, makine olmayınca bizi geri İzmir'e çağırdılar, çalışmayacağını söylediler ve tekrar Amerika'dan krank sipariş ettiler, biz de yapacak bir şey olmadığından 1 ay kadar evde istirahat ettik, yenisi geldiğinde montajı yapıldı ve daha sonra çalışmaya devam edildi, bundan sonra da hukuki süreç başladı." şeklinde beyanda bulundukları, SMMM ... ve makine mühendisi ... tarafından sunulan 24/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava konusu krankın taraflarınca incelenmediği, incelemenin dosya üzerinde yapıldığı, ... plakalı yol çizgi silme aracının üzerine monte edilmiş su jeti pompasına ait krankın arızalandığı, onarım şeklinin krank semente çatlaklarının doldurulması, krankın taşlanması ve yataklarının değiştirilmesi şeklinde belirlendiği, ancak davalının onarımı tekniğe uygun yapmadığı, onarım sonrası 10 saat çalışma ile aynı bölgede benzer arızanın oluştuğu, ilk arızanın 13/07/2020 tarihinde meydana geldiği, tamiri 18/07/2020 tarihinde bittiği, onarımın başarılı olmadığı, hatalı teşhis ve onarım yöntemini uyguladığı, davacının 30/07/2020 tarihli fatura karşılığı ithal ettiği yedek parçalar bedeli olarak toplam 14.508,60 USD bedeli ödediği, dava konusu tamire ilişkin fatura ve bildirim formunun olduğu, 13/07/2020 tarihinde banka vasıtası ile 16.520,00 TL ödendiği, ödenen bu bedelin tamirin başarılı olmaması, ayıplı olması nedeni ile iadesinin gerektiği, ancak krankta önceye ait onarım ve çatlaklarının bulunduğu, bu nedenle davalının yeni yedek parça bedelinden sorumlu olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. "...Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,davacıya ait olduğu iddia edilen ... plakalı araç için alınan motorinin alım saatinde davacının araca malik olmadığı, aracın malikinin ... Otomotiv Ltd. Şti olduğu dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından usulden reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında akaryakıt satış ilişkisinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Her ne kadar akaryakıt satışının yapıldığı saatte davaya konu araç mülkiyeti davacıya ait değil ise de taraflar arasındaki satım ilişkisinden dolayı alındığı iddia edilen yanlış yakıt nedeniyle araçta meydana gelen zarardan davacının dava dışı araç malikine karşı da hukuken sorumlu olduğu gözetilerek davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu ve dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 19. HD'nin 24/10/2017 tarihli, 2016/12586 Esas, 2017/7229 Karar sayılı kararı)." "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Tazminat davasında davacı olma ehliyeti kural olarak mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Ancak bir şeyi sözleşmeyle (kira, ariyet vs) elinde bulunduran kişi onu aldığı gibi malikine aynen iade etmek zorunda olduğundan ödemek zorunda olduğu onarım giderlerini isteyebilecektir.Dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre davacı ... ...'in sürücü olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda sürücü zilyedin araç sahibine karşı aynen iade ile yükümlü olduğu ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu düşünülmeden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 17. HD'nin 12.10.2010 tarihli, 2010/5165 Esas-2010/8107 Karar sayılı kararı)." Dava, hukuki niteliği itibariyle ayıplı onarım nedenine dayalı tazminat isteğidir. Davacı, kullanımında olan ... plaka aracının 13/07/2020 tarihinde arızalandığını, tamirin davala tarafından 16.520,00 TL'ye yapıldığını, aracın 18/07/2020 tarihinde teslim edildiğini, ancak yeniden arıza yaptığını, yeni parça alındığını, zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 16.520,00 TL tamir bedeli, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL yeni alınan yedek parça bedeli ile 100,00 TL kazanç kaybının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, süresinde savunma getirmemiş, bilirkişi raporuna itiraza ilişkin dilekçesinde; krankın bilirkişiler tarafından incelenmesi gerektiğini, onarımın usulüne uygun yapıldığını, onarıma ilişkin garanti verilmediğini, diğer taleplere yönelik ödemeyi gerektirir şartların oluşmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, kazanç kaybı ve yedek parça bedelinin ancak araç sahibi tarafından talep edilebileceği, davacının araç maliki olmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre tamir bedelinin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, krank bedeli ve kazanç kaybına ilişkin taleplerin aktif husumet yokluğundan usulden reddine, 16.520,00 TL tamir bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; mülkiyeti davacıya ait olmayan ... plaka sayılı yol çizgi silme aracının 13/07/2020 tarihinde arızalandığı, arızanın davalı tarafından giderildiği, aynı tarihte tamir bedeli olarak 16.520,00 TL ödeme yapıldığı, aracın teslim edildiği 18/07/2020 tarihinde yine arızalandığı, araç üzerinde keşif yapılmadığı, dosya üzerinden yapılan inceleme ile aldırılan 24/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda, ödenen tamir bedelinin iadesinin gerektiğinin bildirildiği, dosyada işin garanti verilmeksizin yapıldığına yönelik yazılı belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda; davalı tarafından yapılan tamir işleminden sonuç alınamadığı, aynı arızanın 2.kez tekrarlandığı, ödenen tamir ücretinden davalının sorumlu bulunduğu gözetilerek davanın tamirat ücreti yönünden kabulü doğrudur. Davalı süresi içerisinde savunma getirmemiş, istinaf dilekçesinde 2.kez meydana gelen arızanın tamir edilen yerden farklı noktada meydana geldiği yönünde beyanda bulunmuş ise de, bu yöne ilişkin istinaf gerekçesi HMK'nun 357/1.maddesi uyarınca dikkate alınmamıştır. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 md.si gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 1.128,48 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam 282,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 846,18 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/04/2026 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."