T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2119 KARAR NO : 2026/360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2024 NUMARASI : 2024/398 Esas - 2024/473 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... (T.C. NO:...)…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2119 KARAR NO : 2026/360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2024 NUMARASI : 2024/398 Esas - 2024/473 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... DAVA TÜRÜ : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2024 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 27/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının kızı ve çekin keşidecisi ...'nin babası ile ile birlikte ortak ev alabilmek için davaya konu Denizbank ... seri numaralı, 25/02/2024 düzenleme tarihli, 10/06/2024 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli çek ile birlikte birden fazla çek düzenleyerek davacıya verdiğini, belirtilen çeklerin davacının hamili olduğu esnada kaybolduğunu, zayi nedeniyle mahkemeye iptal davası açtıklarını ancak davaya konu çeki davalının dosyaya ibraz etmesi nedeniyle istirdat davası açtıklarını, dava konusu çekin gerçek ve meşru hamili olan davacıya iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Arabuluculuk dava şartının bulunmaması sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından huzurdaki davaya konu uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk şartı tamamlanarak dosyaya sunulmuş ise de yerel mahkemece verilen süreler arasında yetiştirilemediğini, yerel mahkemece çek istirdadı davası açmak üzere davacıya yalnızca 2 haftalık süre verilmiş olup belirtilen süre içerisinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının mümkün olmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2024 Tarih - 2024/398 Esas - 2024/473 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuk dava şartının bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı, kızı ... ile birlikte ortak konut alımı amacıyla birden fazla çek düzenlendiğini, dava konusu çekin de bu kapsamda kendisine teslim edildiğini, çeklere hamil iken çekin kaybolduğunu, bu nedenle zayi nedeniyle iptal davası açtığını, çekin davalı tarafından dosyaya ibraz edilmesi halinde gerçek ve meşru hamile iadesine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince 7155 sayılı Kanun ile getirilen dava şartı arabuluculuk hükümleri gereği uyuşmazlığın konusu itibarıyla ara buluculuğa tabi olduğu; ancak dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacının hamili bulunduğunu ileri sürdüğü çekin zayi olması nedeniyle açılan çekin istirdadına ilişkin olduğu görülmektedir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren 6102 sayılı TTK'nın 5/A-(1) maddesi hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. Bu itibarla, davacının açtığı çek istirdadı istemine yönelik davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu yeni yasal değişiklikle açıktır. Bunun yanında parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da mevcut değişiklik sonrası dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çekin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu anlaşılmakla dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. HD. 25/12/2024 tarih, 2024/1595 K., 2024/9423 K.). Eldeki davada, davacı tarafça çekin zayi olduğu ileri sürülerek ibraz halinde iade talep edilmişse de, talebin özünde çek bedelinin tahsiline ve kambiyo senedine bağlı hakların korunmasına yönelik olduğu açıktır. Bu yönüyle uyuşmazlık, dava şartı ara buluculuk kapsamında değerlendirilmelidir. Dosya kapsamından, davacı tarafından dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulmadığı sabit olup, bu husus dava şartı noksanlığı teşkil etmektedir. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece re'sen gözetilmesi gereken hususlardan olup dava şartı eksikliği halinde işin esasına girilmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesi zorunludur (Yargıtay 11.H.D 2024/5728 E. 2025/3826 K. Sayılı İlamı). Diğer yandan davacı vekili, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/348 Esas sayılı dosyasında verilen 2 haftalık kesin süre verilmesi nedeniyle davanın açıldığını, bu süre içerisinde arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesinin 15. bendi uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının duracak ve hak düşürücü sürenin işlemeyecek olması nedeni ile Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/348 Esas sayılı dosyasında verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuğa müracaat edilmekle bu sürenin de duracağı belirgin olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi kabul edilmemiştir. Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, ilk derece mahkemesince bu hukuki durum gözetilerek, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Gerekçeli karar başlığında; davacı ve vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.03/03/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. (MUHALİF) ... Katip ... ¸e-imzalıdır. Karşı oy yazısı: Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 5/A hükmünde yapılan değişiklik sonrası madde metnine işlenen "istirdat davalarında" ibaresinin 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesine dayalı çek istirdatı davasını kapsayıp kapsamadığı ile sonucuna göre eldeki davanın dava şartı arabuluculuğa tabi olup olmadığı üzerinedir. Bu itibarla, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde yer alan hüküm kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin geri alınmasına yöneliktir. Bir başka anlatımla, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değildir. Çekin parasal bir değeri ifade etmesi de kanunun aradığı dava konusuna dair kriterleri karşılamamaktadır. Bunun yanında, ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren 6102 sayılı TTK'nın 5/A hükmündeki 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle yapılan değişiklikte yer alan "istirdat davaları" ibaresinden anlaşılması gerekenin 2004 sayılı İİK'nın 72-(7) maddesinde düzenlenen cebri icra baskısı altında yapılan para ödemesine yönelik istirdat davasıdır. Hal böyle olunca düzenlemedeki istirdat davasının konusu rıza dışı elden çıkan çekin geri verilmesi davasını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesindeki davayı kapsamadığı, her ne kadar menfi tespit davası zorunlu arabuluculuğa tabi ise de; çek istirdatı ile birlikte açıldığından eldeki davanın arabuluculuğa tabi olmadığından istinaf başvurunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiği değerlendirmesiyle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*