Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Genel Merkezi tarafından 13.01.2024 tarihinde yapılmak üzere ... Şubesi zorunlu organ üyeliklerinin seçimi için Olağanüstü Genel Kurul kararı alındığını, seçim sürecinde ...’ın ve ...’in iki liste hâlinde başkan adayı olarak başvuru yaptıklarını ve seçim sonucunda bir oy farkla ...’in başkan seçildiğini, 13.01.2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul seçiminde ... adlı eski üyenin oy kullanmış olduğunu ve bu durumun seçimin sonucunu doğrudan etkilediğini
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Genel Merkezi tarafından 13.01.2024 tarihinde yapılmak üzere ... Şubesi zorunlu organ üyeliklerinin seçimi için Olağanüstü Genel Kurul kararı alındığını, seçim sürecinde ...’ın ve ...’in iki liste hâlinde başkan adayı olarak başvuru yaptıklarını ve seçim sonucunda bir oy farkla ...’in başkan seçildiğini, 13.01.2024 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul seçiminde ... adlı eski üyenin oy kullanmış olduğunu ve bu durumun seçimin sonucunu doğrudan etkilediğini, oysa söz konusu kişinin 13.01.2024 tarihinde sendika üyesi olmadığını,...’un 31.03.2024 tarihli yerel seçimlerinde aday adayı olmak amacıyla 20.11.2023 tarihinde memuriyetten istifa ettiğini, memur dahi olmayan bir kimsenin sendikaya üye olmasının söz konusu olamayacağını, ...’un önceki yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta iken, memuriyetten istifa nedeniyle yönetim kurulu üyeliğinin sonlandırıldığını ve sonraki toplantılara katılmadığını, kanun gereğince yedek üyenin görevlendirilerek yönetim kurulunun karar alması gerekirken, yönetimce bu hükmün de ihlal edilerek eksik üye sayısı ile kararlar alındığını, davaya konu Olağanüstü Genel Kurul seçimlerinde kimlerin oy kullanabileceğinin listesi yayınlandığında, ...'un da ismi olduğu için, açıklanan listeye 08.01.2024 tarihinde itiraz edildiğini, itiraz neticesinde listeden silindiğinin davacıya ve delegelerine sözlü olarak bildirildiğini, fakat yapılan seçimde listeden silinmediği gibi oy da kullandığını, üye olmayan bir kimsenin aidat ödemesinin sistem üzerinden mümkün olmadığını, ancak ...'a ait aidat ödemesinin sistemde ödenmiş olarak göründüğünü, bu durumun da hukuka açıkça aykırılık teşkil ettiğini, Divan Kurulunun oluşumu öncesinde ve sonrasında Altınordu İlçe Seçim Müdürünün seçimle ilgili bir görevi olmamasına rağmen seçim bölgesinde devamlı surette bulunarak, Divan Kurulu ve Seçim Kurulu üzerinde devamlı surette baskı oluşturduğunu, Divan Kurulu tarafından zorunlu organ seçimleri için sunulan listeler oy pusulası hâline getirilerek delege sayısından bir fazla olacak şekilde 153 oy pusulasının Divana getirildiğini, Divan tarafından 152 oy pusulasının Sandık Kuruluna verildiğini, teslim edilen 152 oy pusulasının Sandık Kurulunca sayılması ve tutanağa geçirilmesi gerekirken İlçe Seçim Müdürü tarafından "Tutanağa gerek yok sendika seçimlerinde tutanak tutmuyoruz." denilerek tutanak tutulmadığını ve oy pusulalarını elindeki şahsi çantasına koyduğunu, bu duruma Denetleme Kurulu Başkanı tarafından itiraz edildiğini, fakat oy pusulalarının Seçim Kurulunca tekrar sayılmadığını, seçimlerin serbest, eşit, gizli oy, açık sayım ve döküm esasına göre yapılmadığını, oy sayım döküm işlemleri esnasında sayılan oylardan dört tanesinde bir adayın karşısında yer alan kutucukta çarpı işareti varken diğer adaylarda artı işareti olması nedeniyle 4 oy pusulasının geçersiz sayılması gerektiği hâlde yapılan itirazların tümünün reddedildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davalı Sendikanın Ordu şubesinde 13.01.2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulun iptali ve genel kurul seçimleri yapmak üzere Şubeye kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, şube olağanüstü genel kurulunun iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalıların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4688 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, genel kurulun, sendika ve şubelerin zorunlu organlarından olduğu belirtilmiştir. Genel kurulun görev ve yetkileri, 4688 sayılı Kanun’un 12. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre sendika organlarının seçimi yetkisi de genel kuruldadır. Bu itibarla, sendikanın yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyelerinin belirlendiği genel kurulların, demokratik esaslar doğrultusunda icra edilmesi, sendika içi demokrasinin gerçekleşmesi yönünden son derece önemlidir. Bu cümleden olarak, bir sendikanın demokratik yapıya sahip olup olmadığına ilişkin en somut ölçüler genel kurulun yapısı ve işleyişinde aranmalıdır (Fevzi Şahlanan, Sendikaların İşleyişinin Demokratik İlkelere Uygunluğu, İstanbul, 1980, s.119). Nitekim 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 51/son hükmü de "Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz." şeklindedir. 4688 sayılı Kanun'un 11. maddesi atfı ile uygulanması gereken 6356 sayılı Kanun’un "Seçimlere itiraz" kenar başlıklı 15. maddesi şöyledir: "(1) Genel kurulda yapılan organ ve delege seçimlerinin devamı sırasında yapılan işlemlere ilişkin olarak seçim sonuç tutanaklarının düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde yapılacak itirazlar hâkim tarafından aynı gün incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından hemen sonra hâkim, 14 üncü madde hükümlerine göre kesin sonuçları ilan eder ve ilgili kuruluş veya şubesine bildirir. (2) Bakanlık veya kuruluş ya da şubesinin üye ve delegeleri; kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak genel kurul ve seçim yapılması veya seçim sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir usulsüzlük ya da kanuna aykırı uygulama iddiasıyla, bu işlemlerin veya genel kurulun iptali için genel kurul tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilir. Dava basit yargılama usulüne göre iki ay içerisinde sonuçlandırılır. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/30 md.) Karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/30 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtayca on beş gün içinde kesin olarak karar verilir. (3) Genel kurulun veya genel kurulda yapılan organ seçiminin iptaline karar verildiği takdirde mahkeme; genel kurulu kanun ve tüzük hükümlerine göre en kısa zamanda toplamak, seçimleri yapmak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar kuruluşu yönetmekle görevli olmak üzere, 4721 sayılı Kanun hükümleri gereğince bir veya üç kayyım tayin eder ve görev sürelerini belirler." Somut uyuşmazlıkta dava dışı ... isimli kişinin genel kurula katılıp oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu iddiası ile genel kurulun iptali talep edilmektedir. Dosya içeriğinden ... isimli kişinin mahalli idareler seçimlerinde adaylık için kamu görevinden ayrılma talebinde bulunduğu, Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 24.11.2023 tarihli onayıyla kamu görevinden ayrılmasının uygun görüldüğü, aday olamadığı için kamu görevine dönme talebinde bulunduğu ve bu talebin Bakanlık tarafından 06.02.2024 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır. 2972 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun'un 36. maddesi atfı ile uygulanması gereken 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu'nun 18. maddesi gereğince mahalli idareler seçimlerinde adaylık için kamu görevinden ve sendika yöneticiliği görevinden ayrılmak gerektiği, ... isimli kişinin de 24.11.2023 tarihinde kamu görevinden ayrıldığı, 4688 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince kamu görevlileri sendikalarına üye olabilmek yahut üyeliğin devamı için kamu görevliliğinin devam etmesi gerektiği, 4688 sayılı Kanun'un 16/5 hükmü gereğince kamu görevinden ayrılma ile sendika üyeliğinin de sona ereceği, adaylık süresince sendika üyeliğinin askıda olmasının söz konusu olmadığı tartışmasızdır. Bu itibarla, ... isimli kişinin genel kurula katılamayacağı yönündeki tespit sonucu itibarıyla isabetlidir. Bununla birlikte; sadece bir kişinin, dava konusu Genel Kurula katılmasının hatalı olduğunun tespit edilmesine göre, sadece bir oyluk değişimin etkilediği zorunlu organ üyeliği seçimine dair genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerekirken, Genel Kurulun tamamen iptal edilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla sadece Şube Başkanı seçimi ile Yönetim Kurulu'nun 6 ve 7. sıra yedek üyeliği seçimlerine ilişkin iptal kararı verilmesi gerektiği nazara alınmalıdır. Belirtmek gerekir ki oluşan sonuca göre Şube Yönetim Kurulunun aynı Genel Kurulda seçilen altı üyesi bakımından bir iptal kararı verilmediğinden, davacının Şubeye kayyım tayini isteminin de reddine karar verilmelidir. Anılan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. 4688 sayılı Kanun'un 11. maddesi atfı ile uygulanması gereken 6356 sayılı Kanun’un 15. maddesi gereğince hükümlerin bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.