9. Hukuk Dairesi 2014/27389 E. , 2016/137 K. "" MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ Davacı, kıdem tazminatı farkı ile yıllık izin ücreti farkı, ikramiye alacaklaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosy…
**9. Hukuk Dairesi 2014/27389 E. , 2016/137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ Davacı, kıdem tazminatı farkı ile yıllık izin ücreti farkı, ikramiye alacaklaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11/01/2016 gününde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davacı vekili, davacının 21/03/2011 tarihinde davalı iş yerinde yarı mamül ambar işçisi olarak çalışmaya başladığını, 13/12/2011 tarihinde ....... sendikasına üye olduğunu, 12/01/2012 tarihinde sendikanın işverenle toplu iş sözleşmesi imzaladığını, toplu iş sözleşmesine göre "120 günlük ücretler tutarında ikramiye ödenir ve 12’ye bölünüp her ay bu ikramiyeler çalışana ödenir" şeklinde bir madde olduğunu ancak bunun işveren tarafından uygulanmayıp, davacıya ödenmediğini belirterek ikramiye alacağının, birleştirilen ek davada ise ikramiye ödememesinden kaynaklanan fark kıdem tazminatı ile fark yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı işveren vekili öncelikle uyuşmazlıkta görevli yerin Toplu İş sözleşmesi hükümleri uyarınca uyuşmazlıkları çözüm kurulu olduğunu belirterek görev itirazı yanında zamanaşımı itirazında bulunarak, işyerinde toplu iş sözleşmesi düzeni olduğunu ve en son 01.09.2001-31.08.2003 tarihlerini kapsayan Toplu İş sözleşmesinde ikramiye ödenmesi kararlaştırıldığı, takip eden sonraki sözleşmelerde yeni işe girenlerde ikramiye uygulamasına son verildiğini ve 01.09.2003-31.08.2005 yürürlük süreli sözleşmede açıkça “…Toplu sözleşmenin imza tarihinden sonra yeni alınacak işçilere ikramiye uygulaması yapılmayacaktır. Bu işçilerin ücretlerinin tespitinde ikramiye ücretlerin içinde mütalaa edilmiştir.” düzenlemesine yer verildiğini, ancak bu hükmün sehven ve hataen takip eden sözleşmelerde de yer aldığını, ancak hiçbir zaman yeni işe girenlere ayrıca ikramiye ödenmediğini, bunun hak bahşetmediğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda uzman görüşü ve bilirkişi hukuki görüşüne itibar edilerek, “davacının iddia ettiği şekilde herhangi bir alacağının olmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile yerel mahkeme kararı onanmıştır. Ancak yerel onama kararına iki nedenle katılınmamıştır. 1. Usul açısından;