9. Hukuk Dairesi 2015/4666 E. , 2016/15678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y
**9. Hukuk Dairesi 2015/4666 E. , 2016/15678 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı; davalı şirkette bir süre çalıştığını, işe alınma şartı olarak da mecbur tuttukları şekilde boş bir senedi imzalayarak davalı şirkete vermek durumunda kaldığını, bu şekilde başladığı davalıya ait işyerinden davalıya herhangi bir zarar vermeden ayrıldığını, davalı şirketin daha sonra anlaşılmaz bir sebeple müvekkilinin rızası hilafına doldurduğu bu boş senedi Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/205 esas sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu ancak davalı şirkete karşı herhangi bir borcunun bulunmadığını, mezkur takip müstenidi bononun malen veya nakden olup olmadığı hususundaki bölümün de boş bırakıldığını, icra takibine itiraz etse dahi kambiyo senedine müstenit takip olduğundan icra takibinin durmayacağını ve haciz baskısının devam edeceğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/205 esas sayılı icra dosyası ile borçlu bulunmadıkları hususunun tespiti ile mezkur icra takibi ve mesnedi mezkur bononun iptaline ve davalı şirketin %40'dan az olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı; davacının firmada bir süre çalıştığını ve işten ayrıldığını, kendisine ayrıldığında tüm yasal haklarının ödendiğini, şirkette çalışırken şirkete ait aracı alkollü olarak kullanması sonucu şirkete ait araç ve üçüncü kişilere ait araca hasar verdiğini, davacının müvekkili şirkete bu kazayı çalıştığı süre içinde bildirmediğini, alkollü araç kullanması nedeniyle şirket tarafından sigorta şirketlerine 8.363,00-TL ödeme yapıldığını, takip ve takip konusu bononun müstenidinin bu zarar olduğunu, ödeme yaptıkları sigorta şirketlerine ait kaza dosyaları celp edildiğinde davacının alkollü araç kullandığı ve bu nedenle sigorta şirketlerinin rucuen müvekkili şirketten bu zararı tazmin ettiklerinin görüleceğini, işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, Senedin keşine tarihinin 11.05.2006, kaza tarihinin ise 29.05.2007 olduğu, kaza sebebiyle davalı şirket tarafından karşı araç sigorta şirketine 17.01.2008 tarihinde 2.363,00-TL ve 05.09.2008 tarihinde 6.000,00-TL ödeme yaptığı, her ne kadar takip konusu senet üzerinde teminat kaydı bulunmamakta ve taraflar arasında da senedin teminat maksadıyla alındığına dair yazılı bir anlaşma olmasa dahi iş hayatında ve sektör uygulamasında işe yeni başlayan işçilerden teminat senedi alınmasının da olağan bir uygulama olduğu gözönünde tutulduğunda davacı vekilinin işe başlarken teminat olarak senedin alındığı yönündeki iddiasının doğru olduğu, davacının bu senet dolayısıyla davalıya borçlu olup olmadığının tespiti gerektiği, bilirkişi tarafından kaza sebebiyle davacının %75, diğer araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu oldukları yönünde rapor verildiği, senedin malen ve nakden kaydını içermediği, davalının senedin ihdas sebebini değiştirmediği, kaza sebebiyle %75 kusurlu olan davacının takip konusu miktarın %75'ne tekabül eden 6.262,50-TL'den sorumlu olduğu, bakiye 2.087,50-TL'den sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile takip konusu senedin 2.087,50-TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin ve davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım yönünden %20 kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Ticaret Hukuku hükümlerine dayalı senetlerin, teminat kaydı içerdiğinde, poliçe, bono veya çek olsun vasfını kaybettiği, geçerli olmadığı bilinmektedir. İşçi ve işverenin taraf oldukları iş ilişkisinde başlangıçta işe girerken, bazı iş kollarında işverenin teminat amacı ile bu tür senetler aldığı uygulama ile anlaşılmaktadır. Kuşkusuz bu durumun kanıtlanması halinde bu şekilde alınan senet, teminat senedi niteliğinde sayılmalıdır. Diğer taraftan, İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu nedenle iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle takibe konu senet fotokopisinden, 11/05/2006 düzenlendiği, 30/08/2008 vade tarihli boş senedin 29/05/2007 tarihinde meydana gelen olay nedeniyle takibe konu edildiği anlaşılmaktadır. Bu olgulara göre senedin açıkça boş teminat senedi olduğu, kaza ile ilgili düzenlenmediği, işçiden iş akdinin devamı sırasında boş olarak alınan teminat senedi olduğu açıktır. Bu şekildeki senedin ayrı bir yargılama konusu yapılacak zararın tahsili için takibe konulması mümkün değildir. Davacının davalıya bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitiyle senedin iptali ve bu senet nedeniyle borçlu olmadığının bilinmesine rağmen takip yapıldığından, dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken ayrı bir dava ve takip konusu olabilecek bir zarar iddiasına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.