9. Hukuk Dairesi 2017/21940 E. , 2017/10838 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ile ... Güvenlik Kor. ve Eğit. Hiz. Tic. Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik…
**9. Hukuk Dairesi 2017/21940 E. , 2017/10838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ile ... Güvenlik Kor. ve Eğit. Hiz. Tic. Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı idareye bağlı ... Yurt Müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, en son çalıştığı taşeronun davalı şirket olduğunu, A Blok yurt binasının ekonomik ömrünü tamamlaması ve depreme dayanıklı olmaması nedeniyle kapatılacak olması gerekçe gösterilerek iş akdinin feshedildiğini, başka yurtlarda çalışabilecek iken iş akdinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal sonuçlarının hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı İdare vekili, davacı işçi ile idare arasında hizmet ilişkisinin bulunmaması ve idarenin ihale makamı olması nedeniyle husumet itirazında bulunurken, diğer davalı yargılama katılmamış ve yazılı cevap dilekçesi de sunmamıştır. C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu ve feshin geçersiz olduğu kabul edilerek davacının davalı şirkete iadesine ve işe iadenin maddi sonuçlarından davalıların birlikte sorumluluğuna karar verilmiş, davalı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü vekilinin temyizi üzerine, hüküm Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01/06/2016 tarih ve 2016/19142 Esas, 2016/11992 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında özetle; özel güvenlik hizmet alım işinin yüklenici olarak davalı ... Özel Güv. Kor. Eğt. Hiz. Tic. Ltd Şti. ile dava dışı ... Özel Güv. Ltd. Şti. ortak girişimi tarafından üstlenildiği, ortak girişimin tüzel kişiliği olmadığından ve dava dilekçesinde her iki şirketin gösterilmesi ve dava dilekçesinin ortak girişimi oluşturan her iki şirkete karşı ayrı ayrı tebliğ edilmesi gerektiği halde ortak girişimi oluşturan diğer şirket davaya dahil edilip taraf teşkili usulüne uygun şekilde sağlanmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu” hususuna değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dosya içinde bulunan ve Genlik ve Spor Müdürlüğü tarafından sunulan 14/06/2016 tarihli cevabi yazıda, davacıya fesih bildiriminin sehven tebliğ edilmediğinin bildirildiğini, dava dilekçesi içeriğinden de fesih bildiriminin tebliğ alındığı kesin bir tarihin anlaşılmadığı, bu nedenle de davanın süresinde açıldığı ve feshin haklı bir sebebe dayanmadığı gerekçelerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu vekili ile davalı ... Özel Güvenlik Kor. ve Eğit. Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir. İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız). İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar. Somut uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının iş akdinin 31/10/2014 tarihinde eylemli olarak feshedildiği ancak işe iade davasının ise hak düşürücü süre geçtikten sonra 01/12/2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca, Dairemizce hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. F-) HÜKÜM: 1-) Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-) Davanın REDDİNE, 3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-) Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak vekil ile temsil edilen davalılar T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu ile ...Güvenlik Kor. ve Eğit. Hiz. Tic. Ltd. Şti. ne verilmesine, 6- Kullanılmayan gider avanslarının istekleri halinde ilgililere ieadesine, 7-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 19/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.