(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/9454 E. , 2013/8823 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu Çavuşlu (Merkez) Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı 5603,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2013/9454 E. , 2013/8823 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu Çavuşlu (Merkez) Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı 5603,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, irsen intikal, harici taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra pay temliki ve satın alma nedeniyle eşit hisselerle davacılar ..., ..., ..., ... ve ... ile dava dışı ... ve ...'e intikal etmiş; ... ada ... parsel sayılı 5705,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenlerle davalıların murisi ... adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra ise miras payları oranında davalılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına intikal etmiştir. Davacılar ..., ..., ..., ... ve ..., ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kendilerine, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise davalılara ait olduğunu; ancak, kadastro sırasında tam tersi şekilde tespit gördüğünü ileri sürerek tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptallerine, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında ..., ... , ..., ... , ..., ..., ... ve ... adlarına, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ise davalılar ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili ile davalı İdare vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemeler, adil yargılama yapmak zorundadır. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında "aleni yargılama ilkesi" ve "hukuki dinlenilme hakkı" da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama sürecini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete güveni korumaktır. Anılan prensipler, mahkemelerce duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın uyumlu olmasını zorunlu kılmaktadır. Nitekim, 10.04.1992 tarih 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Bileştirme Kararı ile 1086 sayılı HUMK'nın 388 ve 389. maddeleri ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 298. maddesi hükümleri de gerekçeli kararın, tefhim edilen kısa karara uygun bulunmasını 2013/9454 - 2013/8823 gerektirmektedir. Ne var ki, mahkemece, kısa kararda sadece ... ada ... parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulduğu halde, gerekçeli kararda hem ... ada ... parsel sayılı taşınmaz hem de ... ada ... parsel sayılı taşınmaz hakkında bir hüküm verilmek suretiyle gerekçeli karardan farklı bir hüküm kurulduğu gibi; kısa karar ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazın eşit hisselerle davacılar ..., ..., ... , ... ve ... adlarına tescil hükmü kurulduğu halde, gerekçeli kararda ... ada ... parsel sayılı taşınmazın miras payları oranında davacılar ..., ..., ... , ..., ... ile dava dışı ..., ... ve ... adlarına tescil hükmü kurulmuş ve bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Mahkemece, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratılması, adalete güven ilkesini zedelediği gibi, yukarıda açıklanan ve Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı prensibine, yasa hükümlerine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olup, isabetsizdir. Davalı taraf vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüne, bozma nedenine göre sair yönler incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.