T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1738 - 2025/1507 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1738 KARAR NO : 2025/1507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : 2020/392 Esas - 2024/263 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1 -... - ... - VEKİLİ : Av... D…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1738 - 2025/1507 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1738 KARAR NO : 2025/1507 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/05/2024 NUMARASI : 2020/392 Esas - 2024/263 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1 -... - ... - VEKİLİ : Av... DAVALI : 2 -MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av... DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle ) BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 15/10/2024 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 YAZIM TARİHİ : 11/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın yaya davacıya çarpması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bir çok tedavi ve ameliyat olduğunu, kaza dolayısıyla işitme duyusu, tat ve koku alma duyusunun önemli ölçüde azaldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığını, kaza nedeniyle Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/520 esas sayılı dosyası ile yargılamanın devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (ekonomik geleceğin sarsılması, sürekli-geçici iş görmezlik ve iş gücü kaybına ilişkin kazanç kaybı ) müştereken ve müteselsilen davalılardan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile davalı ...’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03.04.2024 tarihli dilekçesi ile 1000 TL sürekli-geçici iş göremezlik tazminat taleplerini toplam 708.637,82 TL'ye arttırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... no’lu 16.01.2019-16.01.2020 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 360.000 TL olduğunu, davacının iddia ettiği gibi malul kaldığının sabit olmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalı şirketin trafik poliçesinde manevi teminatı bulunmadığını, dava öncesinde davacının davalı şirkete usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e usulüne uygun tebligat yapıldığı, süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince maddi tazminat yönünden; Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 708.637,82-TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 05.04.2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili davacıya verilmesine, Davalı Mapfre Sigorta Aş yönünden açılan maddi tazminat davası sulh nedeniyle poliçe limiti kadar konusuz kaldığından davalı sigorta şirketi yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden; Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.04.2019 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ...vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı ...vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin gerekçeli kararına dayanak kusur raporunda yalnızca davacının beyanlarının esas alındığını, davacı yayanın karşıdan karşıya geçmek için yola kontrolsüz şekilde girdiğini ve yola gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yaralanmasına sebep olduğunu, davacı tarafın kaza anında elinde telefon ile konuştuğunu, kaza olunca davacının telefonunun yola fırladığını, Ceza dosyası içerisinde kaza anını gören tanık olduğunu, davacının karşıdan karşıya geçerken telefon ile konuşmayıp yolu kontrol etmiş olsaydı, her ne kadar hatası olsada geri manevra yapan ...'in aracını görüp yola hamle yapmayacağını, davalı ...'ın ceza dosyasındaki ifadesi ve tanık ...'nin bu hususu çok net dile getirdiklerini, 21.08.2023 tarihli İstanbul ATK %13 Oranlı Sakatlık raporu'nda açık hatalar ve eksiklikler mevcut olduğunu, davacının hasta geçmişinde, sol kulağındaki sorun nedeniyle dava öncesi odyometri sonuçları Kocaeli Adli Tıp dalının raporlarında mevcut olduğunu, ancak İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin bunları fark edemediğini, kaza tarihi 05.04.2019 öncesinde yani 01.12.2017 tarihinde davacıya zaten "sol kulakta orta derecede sensorinöral işitme kaybı olduğu" teşhisi konduğunu, davacı da kaza öncesinde zaten sol kulağının duymadığını Kocaeli ATK Şube Müd. 15.01.2021-Sayı 2021/138 nolu raporca da açıkça ifade ettiğini, ancak sonradan 21.05.2021 tarihinde davacının ATK 2.Tıp ihtisas Dairesindeki muayenesinde bu durumu kötü niyetle gizlediğini, Adli Tıp Üst Kurulu'nun atladığı ve değerlendirmeye ihtiyaç duyulan bir durum olan davacının sara hastası olduğu ve Keppra isimli (Sara nöbet engelleyici) bir ilacı sürekli kullandığını, kaza sonrası davacı Kocaeli Üniversitesi Ana Bilim Dalındaki 01.06.2021 tarihli muayenesinde söylediğini, davacının kaza öncesi sara hastası, sol kulağında işitme kaybı zaten var olan, sağlık sorunları nedeniyle kullandığı ilaçların sistemden çıkarılıp, heyetteki uzmanlıklardan bunların tat ve koku kaybına yol açıp açmadığı değerlendirilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında hüküm altına almış olduğu manevi tazminat fahiş olduğunu, yine yerel mahkemenin gerekçeli kararının Maddi tazminat 3 nolu kararındaki bakiye kalan 45.986,63 TL harçtan yalnızca davalı müvekkilin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 05.04.2019 günü davalı sürücü ...'in idaresindeki diğer davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın geri manevra yaptığı sırada karşıya geçmekte olan davacı yayaya çarpması sonucunda davacı yaralanmıştır. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı sürücüye kural ihlali verildiği, kazaya dair yürütülen ceza dosyasında davalı sürücünün cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükem esas alınan makine mühendisi bilirkişisi raporuna göre davalı sürücünün kazanın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Yine hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin maluliyet raporuna göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanma nedeniyle tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %13, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı sürücünün yolu kontrol etmeden geri manevra yaptığı esnada trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu uzman bilirkişi raporundaki kusur oranının karara esas alınmasının yerinde görüldüğü, mahkemece hükme esas alınan tüm raporların irdelendiği ve çelişkilerin giderildiği maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği, hükme esas alınan hesap raporunun bu yöntemle hazırlanarak davalı sürücünün sorumlu olduğu bakiye tazminat miktarının belirlendiği ve buna göre hüküm altına alınan harçtan davalının sorumlu tutulmasının doğru olduğu, haksız fiil niteliğindeki eylemin gerçekleştiği yer ve zaman, gerçekleşme biçimi ve sonuçları, yaralanmanın mahiyeti, kusur durumu, olayların gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile manevi tazminat takdirine ilişkin diğer ilkeler de nazara alındığında dairemizce yerel mahkeme tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının da olaya uygun olduğu değerlendirildiğinden davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/05/2024 tarih ve 2020/392 esas, 2024/263 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Maddi tazminat yönünden yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 48.407,04 TL harçtan peşin alınan 10.291,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 38.116,04 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Manevi tazminat yönünden yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 3.075,95 TL harçtan peşin alınan 2.580,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 495,95 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davalı ...'ın istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 5-Avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*