T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1143 KARAR NO : 2025/2209 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/900 KARAR NO : 2024/63 DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1143 KARAR NO : 2025/2209 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/900 KARAR NO : 2024/63 DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 29/01/2024 DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 02/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/12/2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 Tarih ve 2021/900 E. 2024/63 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...Ş.'nin dağıtım sistemine bağlantısı yapılmış olan ve abone numarası 0024700425 olan lisanssız güneş enerjisi üretim tesisi, davacı tarafından kurulduğu ve işletildiği, sözkonusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığı, tesisin işletildiği dönem boyunca haksız yere fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacıya iade edilmesini, tüm üreticilerin dağıtım şirketinden aldığı hizmet tamamen aynı olduğu halde diğerlerine nazaran davacıdan daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmasının herhangi bir teknik veya mali/finansal sebebinin olmadığı, bilim, sanat ve fen kurallarına göre objektif ve somut bir şekilde; davacının diğer üreticilere nazaran dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturduğu ve bu sebeple de fazladan sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığının iddia edilemeyeceği, uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin, genel işlem koşulları çerçevesinde tekel niteliğinde hizmet sunan davalı ... şirketinin, davacı karşısındaki üstün ve ayrıcalıklı konumundan faydalanarak tahsil ettiği ve aslında herhangi bir şekilde de sunulan hizmetin karşılığı olmayan bir bedel olduğu, bu sebeple de davacıdan fazladan ve fahiş miktarda sistem kullanım/dağıtım bedeli alınması tamamıyla dürüstlük kuralına, rekabete ve tabii ki de hukuka açıkça aykırı olduğu, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticilerinin arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından “üretici” ve “İlisanssız üretici” şeklinde bir ayrım yapıldığı, bu konuda davacıdan 5,2874 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken, diğer üreticilerden 2,7220 kuruş alındığı, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler arasında herhangi bir ayrım yapılmadığı, 1 Ocak 2017 itibariyle üreticiler arasında ayrım yapılarak lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlanıldığı, bunun sonucu olarak uyuşmazlık konusu sözleşmenin 4/A/1 maddesine göre davacıdan alınan sistem kullanım/dağıtım bedelinin, Davalı şirketin onaylı "Üreticiler İçin Veriş Yönünde Tek Terimli Dağıtım Tarifesi"nde "Üretici" için belirlenen bedel üzerinden alınması gerektiğinden bugüne kadar yersiz yere fazladan alınan sistem kullanım/dağıtım bedellerinin davacıya ferileriyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Lisanssız üretim tesislerinin sistem kullanım bedeli fiyatları Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 29.12.2016 tarih, 6838 sayılı Kurul Kararı ve 11.05.2017 tarih, 7070 sayılı Kurul Kararı çerçevesinde, 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul tutanağı alan ve 31.12.2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için sistem kullanım bedelinde EPDK tarafından belirlenen birim fiyatlara 75 oranında indirim uygulanacağının belirtildiği, bu şartları sağlamayan lisanssız üreticiler için ise, EPDK tarafından belirli periyotlarda yayımlanan tarifeler ile belirlenmiş olan, 31.12.2017 sonrası geçici kabul alan lisansız üreticilere uygulanacak birim fiyat üzerinden sistem kullanım bedelinin hesaplanacağı, EPDK'nin 17.09.2018 tarih E.46357 sayılı görüş yazısında, Elektrik Piyasası Kanunun 14. Maddesinin 1. fıkrası b bendinde yer alan hususları sağlamayan tesislerin “üreticiler için veriş yönünde çift/tek terimli tarife” yani lisanslı üretici birim fiyatından ücretlendirilebileceğinin belirtildiği, davacı firma ise, Kanunun 14. Maddesinin 1. Fıkrası b bendi kapsamında (azami 1 megavata kadar) ve lisanssız Elektrik üretim Yönetmeliğinin 5. Maddesi 1. Fıkrası c bendi kapsamında (kurulu gücü 1 megavat) kurulan ve bu hususları sağlayan bir tesis olduğu, Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin 5. Maddesinin 1. Fıkra a-b-ç-d-f-ve g bentleri kapsamında kurulan üretim tesislerine kurulu güç üst sınırı uygulanamayacağı Yönetmeliğin 5. Madde 6. Fıkrasında açıkça belirtilmiş olup c bendi kapsamında kurulan tesislere ise bu şekilde bir uygulama öngörülmediği, davacının talebinin Elektrik Piyasası mevzuatına, Sistem Kullanım Anlaşmasına ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Kurul Kararlarına açıkça aykırı olduğu, davacı taraf lisanssız elektrik üreticisi olduğu halde, EPDK tarafından belirli periyotlarda yayımlanan elektrik tarife tablolarında “üretici”(lisanslı) için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesi üzerinden sistem kullanım bedeli alınması gerektiği iddiasında bulunduğu, haksız olarak bedel iadesi talebinin davacı için sebepsiz zenginleşme sonuçlarına neden olabileceği, davacı tarafın Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olarak nitelendirdiği olay/işlem, bizzat Kurum tarafından aynı Kanuna göre çıkarılan Kurul Kararları çerçevesinde gerçekleştirildiği, Kanuna ve Kurul Kararlarına aykırı bir durumun bulunmadığı, bu talebin ve iddianın muhatabı olsa olsa EPDK'nın olduğu, Davalının Elektrik Piyasası mevzuatını uygulamak ve buna uymakla yükümlü olduğu, bugün Türkiye'de yaklaşık 8000 adet lisanssız elektrik üretim santrali olduğu, Lisanssız elektrik santrali aynı zamanda üreticinin kişisel elektrik kullanım noktasını beslediği için hepsi de dağıtım sistemine bağlı olduğu, bu üretim santrallerinde temel amaç üreticinin kendi ihtiyacı için elektrik üreterek fazlasını elektrik sistemine geri vererek enerji fazlasını satmasının sağlandığı, şu halde lisanssız elektrik üretimi esas itibarı ile ve temel olarak ticari bir faaliyet olmayıp amaç kişilerin kendi elektriklerini üreterek sadece ihtiyaç fazlasını sisteme geri vermelerini sağlamak olduğu, bu amaç bakımından bakıldığı zaman bu üreticilerin sisteme getirecekleri yük dikkate alınarak üretim fazlasını sisteme geri vermelerinin getireceği sistemsel yük ancak sistem kullanım bedelinin farklılaşması ile giderilebilecek boyutta bir yüklenme olduğu, kendi ihtiyacı için elektrik üreten bir kişinin fazlasını sisteme sunduğu zaman dağıtım sistemine getireceği yük dikkate alınarak mevzuat düzenleyici tarafından farklı sistem kullanım bedelinin düzenlendiği, dağıtım şirketlerinin lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerine uyguladığı tarifelerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlendiği, EPDK'nın düzenleyici nitelikteki bu tarifelerinin dağıtım Şşirketleri tarafından değiştirilmesi veya uygulanmamasının mümkün olmadığı, bu nedenle Davalının uygulamakla yükümlü olduğu tarifelere ilişkin açılan işbu davanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'na ihbarını talep ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "...Somut olayda; davacı taraf, davalı tarafın 2017 Ocak ayından itibaren EPDK tarafından güncellenen tarifelerde lisanslı ve lisanssız üreticiler arasında ayrıma gidildiğini 2017 Ocak ayı tarifesine göre lisanslı üreticilerden 0,8968 kuruş; lisanssız üreticilerden 2,56275 kuruş üzerinden sistem kullanım bedeli alındığını, tüm üreticilerce aynı dağıtım hattının kullanıldığını, lisanssız üreticilerin ek bir maliyete sebep olmadıklarını belirterek fazla tahsil edildiği iddia edilen dağıtım sistem kullanım bedellerinin iadesini talep ettiği anlaşılmış olup, bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarında ayrıntılı şekilde hesaplandığı üzere, kök rapora göre; elektrik Piyasası Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fikrasının b bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabileceğine ilişkin hükmüne göre, eşdeğer lisanslı elektrik üretim tesisleri ile lisanssız elektrik üretim tesisleri arasında ek maliyet oluşmadığı, ek rapora göre; lisanslı üreticiye nazaran tarife nedeniyle fazla dağıtım bedeli ödediğinin kabul edilmesi halinde davacının talep edebileceği fazladan ödenen dağıtım bedelinin hesabı Kök Raporda yapılamamış olup son verilen üretim endeks değerleri gözönüne alınarak; davalı tarafından davacıya KDV hariç 285.032,94 TL dağıtım bedeli ödendiği, lisanslı üretim tesisi tarifesine göre KDV hariç 134.680,64 TL hesaplandığı; buna göre Sayın Mahkemece davacının, lisanslı üreticiye nazaran tarife nedeniyle fazla dağıtım bedeli ödediğinin kabul edilmesi halinde davacının talep edebileceği fazladan ödenen dağıtım bedelinin KDV hariç 150.352,30 TL'dan ibaret olduğu, KDV dahil (%18 KDV'si 27.063,41 TL) 177.415,72 TL'dan ibaret olduğu, şeklinde tespitler yapılmıştır. dağıtım bedelinin lisanslı yahut lisansız üreticiye yansıtılması noktasında mevzuatta muhtelif düzenleme boşluklarının mevcut olup bunun muhtelif ihtilaflara yol açtığı, bu manada lisanslı ve lisanssız üreticiler arasında dahi yeknesak uygulama birliğinin oluşturulamadığı, daha evvelinden çıkan kanunun iptali sonrasında da tatbikatın hâlen tam manası ile oturmamış olduğu; bu bağlamda taraflar arasındaki hukuki ilişkinini salt teknik bir ticari ilişki olmayıp bir tarafın tekel niteliğinde dağıtım hizmet arzını yaptığı, üreticilerin dağıtıcılar ile akdi ilişkiye girmek zorunda kalıp aksi takdirde üretimin pazarlanamadığı; bu anlamda adil ve eşdeğer uygulama adına daha az olan lisanslı üreticilerin ödediği miktarlar baz alınmak sureti ile dağıtım bedelinin eşdeğer şartlarda aynı üretim, aynı dağıtım alt yapısı, maliyeti vb faktörler denk kıstas alınarak lisanslı üretici olunsa idi nihai olarak ödenecek ücret ne idi ise lisansız üreticiden de aynı miktarın talep edilmesinin kanun, sözleşme ve hakkaniyetin gereği olduğu, Neticeten iadesi icap eden miktarın 177.415,72 TL tespit edildiği , Mahkememizce bilirkişi heyetinin kök ve ek raporları denetime ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne, alacak olarak 1.000 TL nin 22.12.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. davanın kabulüne, alacak olarak 1.000 TL nin 22.12.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." ifadelerini içeren gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf başvurusunda özetle; dava konusu tarifeye esas bedeller düzenleyici kurum olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu(EPDK) tarafından belirlenmekte olup iş bu davanın muhatabı EPDK olup müvekkili aleyhine açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu bu bakımdan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, lisanssız üretim tesislerine düzenlenen sistem kullanım bedeli hesaplamaları EPDK’nın 29.12.2016 tarih, 6838 sayılı kurul kararı ve 11.05.2017 tarih 7070 sayılı kurul kararı çerçevesinde yapıldığını, EPDK'nın lisanslı - lisanssız elektrik üreticilerinin farklı abone gruplarına dahil etmesinin nedeni lisanssız elektrik üreticilerinin yekdem kapsamında almış oldukları bedel ve şebekenin yükünü artırmaları olduğunu, yapılan işlemlerin ve hesaplamaların dayanağı olan kurul kararının iptali için açılan davalar Danıştay tarafından reddedildiğini, davacı taraf fatura ödemelerini ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yaptığını davalı şirketin ve diğer dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından belirlenen ve yayımlanan tarifeye uymakla yükümlü olduğu ve alınan bedellerin bu tarifelere uygun alındığı fazlaca ödeme alınmadığı belirtildiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava;sistem kullanım dağıtım bedeli ile ilgili olarak lisanslı üreticiler ile lisanslı üreticiler için farklı tarife uygulanarak lisanssız üretim yapan davacı şirketten fazla yapılan tahsilatın tespiti ve istirdatına ilişkindir. Davacı taraf, EPDK tarafından güncellenen tarifelerde lisanslı ve lisanssız üreticiler arasında ayrıma gidildiğini, davanın ikame edildiği tarih itibariyle lisanslı üreticilerden 56,882kuruş, lisanssız üreticilerden 2,7220 kuruş üzerinden sistem kullanım bedeli alındığını, tüm üreticilerce aynı dağıtım hattının kullanıldığını, lisanssız üreticilerin ek bir maliyete sebep olmadıklarını belirterek fazla tahsil edildiği iddia edilen dağıtım sistem kullanım bedellerinin iadesini talep etmiştir. Davalı taraf, tarifelerin EPDK tarafından belirlendiğini,davalı şirketin tarifeleri belirleme, düzenleme, değiştirme, onaylama yetkisi bulunmadığını, şirketin sadece üreticilerle yapılan sistem kullanım dağıtım sözleşmelerinde EPDK tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğunu, yapılan işlemlerin ve hesaplamaların dayanağı olan kurul kararının yürürlükte olduğunu ve davanın reddini savunmuştur. İlk Derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 30772 Sayılı ve 12/05/2019 Tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde belirtilen lisanssız elektrik üretiminin amacının , lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü bulunmaksızın küçük ölçekli üretim tesislerinin kendi elektrik enerjisini üretmesi olduğu belirtilmektedir. Yine ilgili yönetmeliğin 24. maddesinde ihtiyaç fazlası elektriğin tedarik şirketi tarafından ilgisine göre belirtilen fiyattan YEKDEM kapsamında on yıl süre ile satın alınacağı düzenlenmiştir. 26.maddede ise ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi konusunda dağıtıcı ile üreticinin mahsuplaşabileceği belirtilmiştir. 30772 Sayılı ve 12/05/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği 1. maddede yönetmeliğin amacı; elektrik piyasasında, tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarını tüketim noktasına en yakın kendi üretim tesisinden karşılaması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması ve elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın elektrik enerjisi üretebilecek ve gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi olarak belirltilmiştir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 11/05/2017 tarihli ve 7070 sayılı kurul kararı ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabileceği belirtilmiştir. EPDK bu yetkisini Elektrik Piyasası Kanunundan almaktadır. Nitekim anılan kurul kararının iptali için dava açılıp ilgili kararın iptali sağlanmadan mahkemenin yönetmeliği doğrudan denetleyebileceği ve fazladan tahsil edildiği iddia edilen bedellerin davalıdan talep edilebileceği düşünülemez. Kurul kararı idari yargı mercilerince iptal edilmemiş olup İdarenin işlemleri aksi yargı kararlarıyla ispat edilinceye ya da hukuka aykırılık sebebiyle idarece geri alınıncaya kadar hukuka uygun kabul edilir ve sonuçlarını doğurur. Tüm dosya kapsamına göre; lisanslı üreticilere yönelik tarifelerden ve ayrıcalıklardan yararlanmak için gerekli şartları sağlamadan lisanslı üreticilerle aynı tarifelerin uygulanması gerektiği iddiasının davacı tarafça ıspatlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/01/2024 Tarih ve 2021/900 E. 2024/63 K.sayılı kararının HMK 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA VE ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 556,10 TL 'nin davacıdan alınıp Hazineye irat kaydına, 4-Davalı taraftan harç alınmasına yer olmadığından, ilk derece mahkemesince düzenlenen 06/05/2024 tarih ve 2024/288 Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin işlemsiz iadesinin istenilmesine, şayet belirtilen Harç Tahsil Müzekkeresi ile istenilen harç tahsil edilmişse karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafında yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 30,00 TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 1.199,40 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 02/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.