9. Hukuk Dairesi 2018/8244 E. , 2019/6671 K. MAHKEMESİ : ... ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Adliye Mahkemesi …
**9. Hukuk Dairesi 2018/8244 E. , 2019/6671 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... ADLİYE MAHKEMESİ 32. HUKUK DAİRESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; davacının davalı şirkette 05/08/2014-21/04/2016 tarihleri arasında kalite kontrol görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından hiçbir sebep gösterilmeden haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğin iddia ederek haksız yapılan feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının ve boşta geçen süre ücretinin ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; iddiaları kabul etmediklerini, davacının 18/03/2016 tarihli el yazısı ile yazılmış "05/08/2014 tarihinde başlamış olduğum kalite kontrol bölümü işinden kişisel ve özel ailesel ihbar önelimin sonunda kıdem tazminatımın verilmesi kaydıyla işten ayrılmak istiyorum" dediğini, şirket tarafından tanzim edilen 18/03/2016 tarihli ve fesih ihbarı başlıklı belgede " sayın muhatap, 18/03/2016 tarihindeki yazınızda ailesel nedenlerle işten ayrılmak istediğinizi beyan etmiş bulunmaktasınız. İhbar öneli sonunda(28/04/2016) iş akdinizin feshedilmesi uygundur" denildiğini ,bu belgenin davacı tarafından imzalandığını ve tebliğ aldığını, bu doğrultuda iş akdinin feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) İlk derece Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, istifa ve fesih ihbarının 18 Mart, fesih bildiriminin 21 Nisan tarihinde yapıldığı, davacının, ayrı ayrı zamanda imza atmadığını, hepsini tek defada imzaladığını, işsizlik maaşı için imza attığını düşündüğünü beyan ettiği, bu iddiasını davacı tanığının da doğruladığı, 18 Nisan'da yapılan fesih bildirimi doğru ise davacının ihbar önelinin tutanakta belirtildiği gibi 28/4/2016 olması gerektiği ancak 21 Nisan'da bu kez işverence iş akdinin feshedildiği, yani verilen ihbar öneli ile iş akdinin feshi tarihinin uyumsuz olduğu, yeni bir nedenle fesih yapılmışsa bunun da açıklanmadığı ,ayrıca davacıya ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını bunun da çelişki yarattığını, bu çelişkili tarihlerin, yapılan ihbar ödemesi birlikte değerlendirildiğinde davacının beyanına üstünlük tanındığını, fesih tarihinin 21 Nisan olduğunun kabul edildiğini, davacının iddiası, fesih bildirimindeki çelişkiler, ihbar ödemesi karşısında davacının istifa etmediği kanaatine varıldığı, işverenin iş akdinin haklı ya da geçerli nedenle feshedildiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) İstinaf başvurusu : İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. E) İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle cevap dilekçesini tekrarla; davacının iş akdinin, davacının talebi üzerine feshedildiğini, davacının davasını 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığını, ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir. F) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Davalı vekilinin istinafa yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, “Davalı işverenlikçe, yukarıda da açıklandığı üzere, 28/04/2016 tarihinde ihbar öneli sonunda davacının iş akdi feshedilecek iken, bu süre beklenmeden 21/04/2016 tarihinde davacının iş akdi, 4857 sayılı yasanın 17.maddesi gereğince feshedilmiştir. Davalı iş verenlikçe 21/04/2016 tarihinde yapılan fesih, önceki fesih teklifi ve fesih ihbarından bağımsız yeni bir fesih bildirimidir. Zira, davalı işverenlikçe 28/04/2016 tarihi beklenmeksizin, 21/04/2016 tarihinde yeni bir fesih yapılmıştır. Somut uyuşmazlığın, 21/04/2016 tarihli davalı işverenlikçe yapılan fesih bildirimine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından dava;12/05/2016 tarihinde açılmış olup, 1 aylık hak düşürücü süre de açıldığının kabulü gerekir. Davalı işverenlikçe 21/04/2016 tarihinde davacının iş sözleşmesinin geçerli fesih yolu ile feshedildiği görülmüştür. 4857 sayılı yasanın 19/I.maddesinde fesih bildiriminin yazılı olması, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi zorunlu kılınmıştır. Davalı işverenlikçe 21/04/2016 tarihinde yapılan fesih de yazılı fesih bildirimi şartına uyulmuş olmakla birlikte, söz konusu fesih bildiriminde herhangi bir fesih sebebi açık ve kesin olarak ortaya konulmamıştır. Bu durumda, 21/04/2016 tarihinde davalı işverenlikçe yapılan feshin, zorunlu şekil şartlarına uyulmadan yapıldığı ve feshin geçersiz olarak yapıldığının kabulü gerekir. Davalı işverenlikçe ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; dairemizce istinaf sebepleriyle bağlı olarak yapılan incelemede, davalı vekilince ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı " gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince kabulüne karar verilmiştir. G) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunulmuştur. H) Gerekçe: İşçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması için, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi gerekir. İş sözleşmesini fesheden işçi feshin geçersizliği ve işe iade isteminde bulunamaz. Dosyada mevcut 18/03/2016 tarihli davacı tarafından davalı işverenliğe hitaben yazılan dilekçe; "......05/08/2014 tarihinde başlamış olduğum K.kontrol bölümü işinden kişisel ve özel ve ailesel ihbar önelimin sonunda kıdem tazminatımın verilmesi kaydıyla işten ayrılmak istiyorum ......" şeklindedir. Söz konusu dilekçe ile davacı kıdem tazminatının ödenmesi şartıyla iş yerinden istifa etmek istediğini bildirmiştir. Şartlı istifa, yerleşik Yargıtay kararları ile de geçerli olmayıp, ancak ikale teklifi mahiyetinde kabul edilmelidir. Dosyada mevcut 18/03/2016 tarihli fesih ihbarı; "....Sayın muhatap, 18/03/2016 Tarihindeki yazınızda ailesel sorunlarınızdan dolayı, ihbar önelinizin sonunda kıdem tazminatınızın verilmesi kaydı ile işten ayrılmak istediğinizi beyan etmiş bulunmaktasınız. İhbar öneli sonunda (28/04/2016 tarihinde) iş akdinizin feshedilmesi uygundur....." şeklindedir. Söz konusu fesih ihbarı ile, davalı işverenlikçe davacının kıdem tazminatının ödenmesi şartıyla ihbar önelli, istifa teklifinin kabul edildiği, feshin ihbar önel sonu olan 28/04/2016 tarihinde yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Dosyada mevcut 21/04/2016 tarihli fesih bildirimi; "....sayın muhatap, daha önceki Fesih ihbarında da belirtildiği üzere. İş akdiniz 4857 Sayılı İş Kanunun 17.maddesine göre feshedilmiştir. Feshe bağlı olarak ortaya çıkmış olan yasal haklarınız ödenecektir. Bu güne kadar olan çalışmalarınızdan dolayı teşekkür eder, bundan sonraki çalışma hayatınızda başarılar dileriz...." şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta; davacının iş akdi davacının el yazılı dilekçesiyle talepte bulunması üzerine ihbar öneli tanınarak ve kıdem tazminatı ödenerek feshedilmiştir. Davacı vekili tarafından 10.10.2016 tarihli beyan dilekçesinde bu dilekçenin davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödeneceği vaadiyle işveren tarafından yazdırıldığı ve geriye yönelik tarih attırıldığı iddia edilmişse de; bu irade fesadı iddiasının usulüne uygun bir biçimde ispatlanamadığı, tanıkların görgüye dayalı olmayan, duyumlara dayalı bilgilerinin olup, tanık ... ’nun da beyanında davacı ile konuştuğunda davacının ailesinin yanını döneceğini, işten ayrılmak istediğini söylediğini ve birkaç hafta sonra da ben ayrılıyorum deyip işten ayrıldığını beyan ettiği gözetildiğinde işverenin davacının imzası itiraza uğramayan istifa dilekçesini işleme koyarak davacıyı işten çıkarttığı anlaşılmakla İş Kanunu'nun 18. maddesine göre işe iade davası açabilmenin ön koşulu olan işveren feshinin olmayıp, istifaen ayrılan davacının işe iade talebinin yerinde olmadığı gibi 18.02.2016 tarihli istifa beyanı ve fesih bildirimine göre 12.05.2016’da açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Bölge Adliye Mahkemesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararlarının temyiz edilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2- Davanın REDDİNE, 3- Alınması gereken 44,40 TL karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 15,20 TL karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 500,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.275,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Kesin olarak 25/03/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.