TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2025/478 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1329 KARAR NO: 2025/1007 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2025/478 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; itirazın iptaline ilişkin olup davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 27/05/2025 tarihli yerel mahkemenin ara kararına karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili; davacının 2020 yılında Balıkesir İli, Edremit İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... numaralı parselde bulunan turizm tesisindeki termal otel projesini davalının talebi üzerine mimar olarak hazırlayan kişi olduğunu, 20.11.2020 tarihinde yapı ruhsatı alındığını, 2021 yılında dava dışı ... Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından inşaatın kaba halinin tamamlandığını, 2022 yılında ise ince işlerin tamamlanması işini ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin üstlendiğini, 07.01.2022 tarihinde ... Tic. Ltd. Şti. ile ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ince işlerin yapımına ilişkin bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmede kontrol ekip başkanı olarak davacının atandığını, tüm yasal izin ve onay, kabul, satın alma gibi işlemlerin davacı tarafından yapıldığı, nihayetinde tüm işlerin tamamlandığını ve otelin faaliyete geçtiğini, davacının 3 yıla yakın bir süre verdiği emeğin karşılığı olan ücretini alamadığını, bu hususta 26.02.2025 tarihinde davalıya ihtarname gönderdiğini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 27.05.2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir istemi bakımından incelendiğinde dava konusunun sadece para alacağı olduğu, taşınmazın aynına ilişkin bir talep bulunmadığı, davalının taşınır ve taşınmaz mallarının dava konusu olmadığı, HMK 389 uyarınca sadece dava konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği, ihtiyati haciz istemi bakımından incelendiğinde ise davacının alacak istemi ve miktarı, dava konusu alacağın oluşup oluşmadığı, talep tarihi itibariyle sunulan belge ve delillerle birlikte değerlendirildiğinde İİK 257 şartlarının oluşmadığı, alacağın yargılama aşamasında belirlenebileceği, sunulan bilgi ve belgelerin bu aşamada tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini yaklaşık olarak ispat elverişli olmadığı, muaccel bir alacağın varlığı hususunun bu aşamada yaklaşık olarak ispat edilemediği belirtilerek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar vermiştir.Mahkemenin ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacze ilişkin ret kararının kaldırılması için davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel olarak dava dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz sebeplerini tekrar etmiş, ek olarak istinaf sürecinde dosya arasına alınan; tapu müdürlüğü cevap yazısı, vergi dairesi müzekkere cevabı ve belediyeden gelen müzekkere cevabının yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağladığını, bu nedenle davalı yana ait mal varlıklarının tespiti ile maliki olduğu taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davalının banka ve mal varlıkları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 v.d. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, maddede "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin “uyuşmazlık konusu hakkında” verileceği hüküm altına alınmıştır. Buna göre ihtiyati tedbirin ancak "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği dikkate alınarak tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu olan hakkı oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Bu nedenle ihtiyati tedbir, dava konusu hak, mal ya da şeyler üzerinde uygulanabilir. İİK'nın 257. Maddesinde ise rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı, davalı ile 07.01.2022-20.08.2024 tarihleri arasında mesleki kontrollük hizmeti sözleşmesi yapmıştır. Davanın konusu para alacağına ilişkin olup somut olayda yukarıda izah edildiği üzere ihtiyati tedbir uygulanması mümkün olmayacaktır.Öte yandan davacının alacak iddiası yargılamaya ve ispata muhtaç olup İİK 257 maddesindeki ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1 - BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/05/2025 tarihli 2025/478 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.