İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2021 tarih ve 2018/512 Esas- 2021/926 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının yapmış olduğu ... ihale kayıt numaralı “Güvenlik Donanım Ekipmanları Atımı İşi” ihalesini müvekkili şirketin aldığını, müvekkilini…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/426 KARAR NO : 2026/995 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2021 NUMARASI : 2018/512 Esas - 2021/926 Karar DAVACI : ... -... VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. ... DAVA : Sözleşmenin İptali (Temlik Sözleşmesinin İptali ve Borçlu Olmadığının Tespiti) DAVA TARİHİ : 26/07/2018 İSTİNAF TALEP TARİHİ : 10/01/2022 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 29/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.11.2021 tarih ve 2018/512 Esas- 2021/926 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının yapmış olduğu ... ihale kayıt numaralı “Güvenlik Donanım Ekipmanları Atımı İşi” ihalesini müvekkili şirketin aldığını, müvekkilinin üzerine aldığı bu işin araç altı görüntüleme sistemi için ... Bilgi Tekn. Danış. Bilg. ve Elekt. San, Ve Tic. Ltd. Şti ile anlaştığını, müvekkilinin yapılan anlaşmaya istinaden, 329.220,00-TL bedelli Alacağın Devri (temlik) sözleşmesi ile ihalesini almış olduğu “Güvenlik Donanım Ekipmanları Alım İşi” ile ilgili olarak şahsı/firması lehine tahakkuk etmiş/edecek hak edişlerinin 329.220,00-TL'lık kısmını davalı şirkete temlik ettiğini, ancak davalı firmanın, verilen işi şartname ve anlaşmaya aykırı ve hiç bir şekilde kullanılamayacak şekilde yaptığını, süresinde yerine getirmediğini ve en önemlisi Belediyenin hazırlamış olduğu teknik şartnameye uygun olmayan, dolayısıyla hem idarece hem de müvekkilince kabulü mümkün olmayan bir şekilde yaptığını, bu haliyle yapılan işin Belediyece kabul edilmemesi üzerine mahkeme tespitler yaptırıldığını ve başka bir firmaya bu işlerin çok yüksek zarar ve maliyetler yüklenilerek iş sahasında bambaşka alanlara yeniden ve şartnameye uygun şekilde yaptırıldığını, bu nedenle Belediyece kabul edilmeyen ve müvekkiline mahkeme tespiti sonrası görüntü kirliliği yapması nedeniyle hiçbir şekilde işe yaramayan şartnamenin aksine bambaşka imalatların Belediyenin emir ve talimatı ile müvekkilince kaldırıldığını, imalatları delil tespitinde görüldüğü baliyle söküp deposunda muhafaza etmek zorunda kaldığını, Zira davalı firmaya yapılan ihtara rağmen, bu imalatların davalı firma tarafından teslim alınmadığını, davalı şirketin işi hatalı ve eksik bir şekilde teslim etmeye çalıştığını ve ayrıca süresinde de tamamlamadığını, müvekkilinin davalı firmaya belediyeden alacağı hak edişini işe başlamadan önce iyi niyetli temlik etmiş olup, bu temtik nedeniyle davalı firmaya ödeme yapılması halinde müvekkilinin telafisi güç zararlara uğrayacağını, söz konusu temlik konusuz kalmış olup, temliğin amacı olan ifanın yerine getirilmediğini, müvekkilinin davalı firmanın söktüğü işin yerine başka bir firmayla anlaşarak aynı iş için iki kez ödeme yapmak durumunda kalmış olacağını, üstelik bahsi geçen işin anlaşılan ikinci firmaya daha yüksek bedelle yaptırıldığını belirterek, davanın kabulü ile, Temlike konu iş nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve dava sonunda bu bedelin müvekkiline ödenmesine, .... Noterliğinin 07.08.2017 tarihil 21378 Yevmiye No'lu 329.220,00-TL bedelli Alacağın Devri (Temlik) sözleşmesinin iptali ve bu sözleşme nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava devam ettiği süre içinde temliğe konu 329.220,00-TL'nin davalı şirkete ödenmesi hâlinde davanın istirdat davası olarak devam etmesi ve temliğe konu bedelin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte müvekkiline geri ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, davanın müvekkili şirketin merkez adresinde açılması gerektiğini, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini belirtmiş olup, esasa ilişkin olarak da; müvekkilinin davacı ile ... Belediyesi arasında gerçekleşen ihale sonucu yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, davacının müvekkilinden mal talep ettiğini, bu talebini sipariş formu (proforma fatura) imza ederek belirttiğini ve sipariş formundaki malları satın aldığını, bu malların montajını da müvekkiline yaptırdığını, taraflar arasında varlığı temliknameden açıkça belli olan sözleşme doğduğunu, davacının, bedeli üzerinde anlaşıldığı temlikname içeriğinden belli olan bir biçimde müvekkiline borçlandığını, Müvekkili şirketin davacının ... Belediyesi ile yapmış olduğu sözleşmenin içeriğini yerine getirmekle mükellef olmadığını, aksine davacının yüklendiği işe ilişkin teknik şartnameye uygun mal satın alma yükümlülüğüne uygun davranması gerektiğin, ayrıca davacının evvelce müvekkilinden mal talep ettiğini, mal satın aldığını daha sonra da müvekkiline teknik şartnameyi gösterdiğini, müvekkili şirketin, tespit talep eden ile yapılan anlaşmaya göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının imza ettiği sipariş formundaki (proforma fatura) malları teslim ederek gösterilen yerlere monte ettiğini, davacının kendi kusurundan basiretsizliğinden kaynaklanan zararını müvekkiline yükleyemeyeceğini. İhale açan kuruma daha ucuz maliyetli malları kabul ettiremeyen davacının, çareyi sistemin bedelini ödemekten kaçınarak müvekkili şirketi zarara sokmaya çalışmakta bulduğunu, bu amaçla da işbu davayı açtığını, Hukukumuzda hiçbir kimsenin kendi basiretsizliğinin bedelini bir başkasına yükleyemeyeceğini, müvekkili şirketin hiçbir surette teknik şartnameyi yerine getirmekle mükellef sayılamayacağını. hal böyle iken müvekkiline dava ikame edilmiş olmasının abesle iştigal olduğunu, ayrıca davacının teknik şartnameye uygun olmayan malları satın almasından ötürü bu sistemleri idareye kabul ettiremeyince sökmek durumunda kaldığını, yerine yenisini yapmak durumunda kaldığını, bundan kaynaklanan zararını da müvekkilinden talep hakkını saklı tuttuğunu belirttiğini, bu beyanın da abesle iştigal eder vaziyette olduğunu, satın alması gereken malların taşıması gereken niteliği taşıyıp taşımadığını gözetecek olan ihalenin yüklenicisi olan davacı olduğunu, eğer müvekkili şirketten proforma fatura imza ederek talep ettiği malları değil de içeriğini gayet iyi bildiği ya da bilmesi gereken teknik şartnamedeki nitelikleri taşıyan malları satın almış olsaydı, kötü niyetle idareye kabul ettirmeye çalışmasaydı zarara da girmemiş olacağını, illiyet bağının açıkça davacının aleyhine olduğunu, tek sorumlunun davacı olduğunu, zararına kendi kusuru ve basiretsizliğinin sebep olduğunu, davacının montajı yapılmış olan malların ayıplı olduğuna ilişkin iddialarının da gerçeğe aykırı olduğunu belirterek, yetki itirazları doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesini, aksi kanaat hasıl olması halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi'nin 26/11/2026 tarih ve 2018/512 Esas - 2021/926 Karar sayılı kararı ile; " ...davacı ... ile dava dışı ... Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı arasında imzalanan 19/07/2017 tarihli, ... nolu Güvenlik Donanım Ekipmanları Alım İşi Mal Alım sözleşmesine göre işin tamamlanma süresinin 120 takvim günü olup, ihale kapsamında 6 adet X-Ray cihazı, 9 adet metal kapı detektörü 30 adet metal el detektörü 60 adet lisanssız el telsizi ile 7 adet araç altı görüntüleme sisteminin tedarik edilmesi hususunda anlaştıkları ve sözleşmenin ekinde 7 adet kurulacak yüz tanımlamalı araç altı görüntüleme sistemine ait teknik şartnamenin yer aldığı, bu şartnamenin davacı ve davalı şirket tarafından birlikte imzalandığı, ihale konusu işin "Yüz Tanımlamalı Araç Altı Görüntüleme Sistemi Teknik Şartnamesine" uygun olarak 7 adet “Araç Altı Görüntüleme ve Plaka Tanıma Sistemi” temini için davacı ile davalı ... Bilgi Tekn. Danış. Bilg. ve Elekt. San ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştıkları, işin bedelinin ödenmesi için taraflar arasında 329.220,00 TL bedelli Alacağın Devri (Temlik) Sözleşmesi akdedildiği, davacının 02.08.2017 tarihli proforma faturadaki ürünlerin teslimini talep ettiği, tarafların imzasının yer aldığı proforma faturada 7 adet araç altı görüntüleme sistemi ( zemin altı) ve plaka tanıma sistemi ( montaj direği dahil) olmak üzere KDV dahil 329.220,00 TL bedel belirtildiği, sistem bakım ve garanti başlığı altında " bütün cihazların üretim hatalarına karşı iki yıl garantili olup 10 yıl yedek parça garanti temin desteği vardır, " ibaresinin yer alıp, ortalama işin teslim süresinin kesin siparişini takip eden 20-30 gün içinde olduğu belirtilmekle birlikte davalı tarafından düzenlenen faturaya göre irsaliye tarihinin 22/12/2017 olarak belirtildiği, 23/10/2017 tarihinde malzemelerin kargo ile gönderildiği görülmektedir. Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporlarında davalı tarafından yapılan işin ... Belediyesi'ne ait teknik şartnameye aykırı olduğunun tespit edildiği, mahkememizce alınan 24/05/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda yapılan teknik değerlendirme sonucunda işin eksik yapıldığı ve şartnameye uygun yapılmadığı sonucuna varılarak alacağın devri sözleşmesinin konusuz kaldığının belirtilmektedir. Toplanan deliller kapsamda ise davacı tarafından davalı şirkete gönderilen sipariş formunda "mobil ibaresi bulunmayıp, zeminaltı ifadesinin ve 05.06.2017 tarihli proforma fatura ekindeki resimlerde yer altına sabit bir şekilde yapılmış bir örneğin yer alarak, proforma faturada 2048 pixel (yarısı kalitede) kamera talep edildiği, davacının siparişinin teknik şartnameyle uyumlu olmadığı ve davalının yaptığı işin siparişe uyumlu olduğu" anlaşılmakla birlikte ... Belediyesi'ne ait teknik şartnamede kameranın 4096 pixel ve sistemin mobil olacağının yazılı olduğu, dosya kapsamında mevcut bulunan ihale sözleşmesinin eki niteliğindeki teknik şartnamenin davacı ve davalı tarafından birlikte imzalandığı anlaşıldığından davalının sipariş formunun dışında olarak ihale sözleşmesinin eki niteliğindeki teknik şartnameyi imzalaması nedeniyle imzaladığı teknik şartnameye uyumlu olarak işi yapması gerekirken işin eksik yapıldığı ve şartnameye uygun olarak yapılmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 474. maddesi uyarınca eser sözleşmelerinde, meydana getirilen eserde açık ayıp varsa ihbarın, eserin tesliminden sonra işlerin mutat cereyanına göre imkân bulunur bulunmaz yapılması gerektiğinin öngörüldüğü, ayıp bildiriminin hukuki işlem olmayıp, hukuki işlem benzeri olması nedeniyle eser sözleşmesinde ayıp ihbarının yapılması tacirler arasında olsa dahi geçerliliğinin herhangi bir şekle tabi olmadığı, ayıp bildiriminin tanık dahil, her türlü delille kanıtlanabileceği, gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin kabulü gerektiği, İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak talepte bulunabileceği, davacınında sözleşmeden dönme iradesini ihtarname ile davalıya bildirerek dava açtığı, dosya kapsamında dinlenen davacı tanığı ...' in beyanında, sistemin yerin altına gömme yapıldığından üzerinden araçlar geçtiği için kırılmaya başladığında karşı tarafla ... beyin görüştüğünü ve ... beyin firmaya alım için bildirimde bulunduğunu belirttiği, davacı tanığı ...' nın beyanında, İstanbul'daki firmanın yetkilisi ... beyle görüşüp teknik şartnameye uygun olmadığını belirttiklerini bildirdiği, tanıkların beyanlarında ayıp ihbar için tarih belirtilmemekle birlikte davalı tarafa ayıp ihbarı yapıldığı, ayrıca tarafların imzasının yer aldığı proforma faturada sistem bakım ve garanti başlığı altında yer alan "bütün cihazların üretim hatalarına karşı iki yıl garantili olup 10 yıl yedek parça garanti temin desteği vardır," hükmü gözetilerek davalı tarafın iki yıl garanti süresi vermesi nedeniyle bu hüküm gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de yüklenicinin eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile yemin deliline dayandığından mahkememizin 09/07/2021 günlü celse 2 no'lu ara kararıyla "davalı vekiline yemin teklif etme haklarını kullanıp kullanmayacakları konusunda mahkememize yazılı olarak beyanda bulunması, yemin teklif etme haklarını kullanmaları halinde yazılı olarak yemin metnini mahkememize ibraz etmesi için 4 hafta kesin mehil" verilerek kesin sürenin sonuçlarını hatırlatır davalı vekili adına meşruhatlı davetiye çıkartıltılması üzerine davalı vekili tarafından yemin teklif etme hakkından vazgeçtiklerine ilişkin dilekçe verilerek yemin teklif etme hakkının kullanılmadığı, davalı yüklenici tarafından imzasının yer aldığı teknik şartnamenin sipariş formu ve proforma faturanın düzenlendiği tarihten önce imzalandığının ispat edilemediğinden teknik şartnamedeki imzasının yükleniciyi bağlaması gerektiği, taraflar arasında düzenlenen .... Noterliğinin 07/08/2017 tarih 21378 yevmiye numaralı 329.220,00 TL bedelli alacağın devri sözleşmesinin davalı tarafından işin eksik ve teknik şartnameye uygun yapılmadığından davacının temlik sözleşmesini fesihte haklı olduğu, davalı tarafa ayıp ihbarında bulunduğu, proforma faturadaki belirtilen hüküm kapsamında yüklenicinin eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için önceden kabul ettiğinden yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği kabulü gerektiği, temlik sözleşmesinin iptali ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kabulü ile, .... Noterliğinin 07/08/2017 tarih 21378 yevmiye numaralı 329.220,00 TL bedelli alacağın devri sözleşmesinin iptali ile bu sözleşme nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, HMK 392/2 maddesi uyarınca teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin teminat mektubunun iadesine ilişkin talebinin yerinde görülmediğinden..." gerekçeleriyle DAVANIN KABULÜNE dair karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili 10/01/2022 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacı ile yapılan anlaşmaya göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş, davacının imza ettiği sipariş formundaki (proforma fatura) malları teslim ederek, davacının gösterdiği yerlere montajını gerçekleştirdiğini, davacının imza etmiş olduğu proforma faturada elektrik alt yapısının evvelden hazır olması gerektiğini, davalı şirket işe davacı alt yapı işlemlerini bitirdiğinde başlayabildiğini, davalı şirket işe başlamak istedikçe davacı yan henüz alt yapının hazır olmadığını bildirmiş, alt yapının hazır olmasına müteakip gerçekleştirilen montaj aşamasında da işin her günü müvekkil şirketin ekibiyle birlikte işin başında durmuş olduğunu, her aşamayı da kontrol ettiğini, yani geç teslim davacıdan kaynaklanmış olduğunu, davacı taraf ile proforma fatura üzerinde anlaşılmadan önce müvekkil şirkete Yüz Tanımlamalı Araç Altı Görüntüleme Sistemi Teknik Şartnamesi verilmiş olup müvekkilce imzalanmış olduğunu, davacıya bir fiyat bilgilendirmesi yapılmış olup, ancak daha sonra davacı taraf, müvekkil şirket ile proforma fatura üzerinde anlaşmış ve faturada belirtilen malzemeleri istemiş olduğunu, bu anlaşma sonucu müvekkil şirketin gerekli malzemelerin nakliye, montaj vb. bütün iş ve işlemlerini gerçekleştirmiş olduğunu, bilirkişi heyetini yanıltan hususun ise Yüz Tanımlamalı Araç Altı Görüntüleme Sistemi Teknik Şartnamesi'ni ...'in 07.12.2017 tarihinde imzalamış olması, Her ne kadar söz konusu teknik şartname ... tarafından 07.12.2017 tarihinde imzalanmış olsa da müvekkil şirket bu şartnameyi proforma faturanın imzalanmış olduğu 02.08.2017 tarihinden önceki bir tarihte imzalamış, telefon üzerinden davacıya fiyatlandırmayı yapmış ve davacı taraftan onay alamayınca proforma faturadaki malzemelerin fiyatlandırmasını isteyen davacıya 2 Ağustos 2017'de malzemelerin fiyatlandırması gönderilmiş olduğunu, müvekkilin imzası olan şartnamenin 07.12.2017 tarihinde ...'e aslı gibidir yaptırılmış olduğunu, bu nedenle .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/512 E., 2021/926 K. sayılı ilamın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, 329.220TL olan alacağının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 25/01/2022 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ayıp ihbarı süresinde yapıldığı gibi, davalı şirketin işi hatalı ve eksik bir şekilde teslim etmiş ve ayrıca süresinde de tamamlayamadığını, bu nedenle .... Noterliği 07.08.2017 tarihli 21378 yevmiye no’lu 329.220,00-tl bedelli alacağın devri (temlik) sözleşmesinin iptalini talep ettiğini zira müvekkilin, davalı firma tarafından hiç bir şekilde ne müvekkilce ne de belediyece kabul edilmeyen esaslı ayıp ile ifa edilmiş olduğunu, hatta bazı yerlerde tamamlanmamış işler nedeniyle davalı firmaya belediyeden alacağı hak edişini işe başlamadan önce iyiniyetli temlik etmiş olup, bu temlik nedeniyle davalı firmaya ödeme yapılması halinde müvekkil telafisi güç zararlara uğrayacağını bilirkişi raporundan da teyit edildiği üzere söz konusu temlik konusuz kalmış olup, temliğin amacı olan ifanın yerine getirilmediğini, bu nedenlerle davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin hmk m. 353 gereği esastan reddini, her halükarda istinaf başvurusunun reddini, ve yargılama giderleri (tarafımızca yaptırılan mahkeme tespit masraflarının), istinaf harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle alacağın temliki sözleşmesinin iptali ve bu sözleşme nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti isteğidir. Davacının ... Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'ndan ... nolu Güvenlik Donanım Ekipmanları Alım İşi İhalesini aldığı, ihale konusu işin "Yüz Tanımlamalı Araç Altı Görüntüleme Sistemi Teknik Şartnamesine" uygun olarak 7 adet “Araç Altı Görüntüleme ve Plaka Tanıma Sistemi” temini için davacının davalı ... Bilgi Tekn. Danış. Bilg. Ve Elekt. San ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaştığı, işin bedelinin ödenmesi için taraflar arasında 329.220,00 TL bedelli Alacağın Devri (Temlik) Sözleşmesi akdedildiği, davacının 02.08.2017 tarihli proforma faturadaki ürünlerin teslimini talep ettiği ve davalı tarafından malzemelerin teslim edilerek montajlarının tamamlandığı, davacı tarafından 15.12.2017 tarihli ihtarname ile teknik şartnameye aykırılıktan dolayı taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği iddiasıyla işbu sözleşmeye istinaden yapılan alacağın temliki sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve alacağın temliki sözleşmesinin iptali istemiyle eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu, ... Belediyesi Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı'nın yaptığı ... nolu güvenlik donanım ekipmanları alımı işi ihalesini alan davacı şirketin davalıyla yaptırdığı yüztanımlamalı araçaltı görüntüleme ve plaka tanıma sistemi montajının davalı şirket tarafından eksik ve şartnameye uygun yapılıp yapılmadığı, davalı ile yapılan temlik sözleşmesinin iptali gerekip gerekmediği, davacının davalıya temlike konu iş nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır. 19.07.2017 tarihli ... ihale kayıt nolu “Güvenlik Donanım Ekipmanları Mal Alım Sözleşmesi”nin incelenmesinde; dava dışı ... Belediyesi (Destek Hizmetler Daire Başkanlığı) ile davacı arasında imzalanmış olduğu, sözleşmeye göre işin tamamlanma süresinin 120 takvim günü olduğu, ihale kapsamında 6 adet X-ray cihazı, 9 adet Metal kapı dedektörü, 30 adet metal el dedektörü, 60 adet lisanssız el telsizi ile 7 adet araç altı görüntüleme sisteminin tedarik edilmesi gerektiği hususunda anlaşılmıştır. Bu sözleşmenin ekinde ise 7 adet kurulacak olan yüz tanımlamalı araç altı görüntüleme sistemine ait teknik şartname yer almaktadır. Teknik şartnamenin incelenmesinde; bu şartnamenin davacı ve davalı şirket tarafından birlikte imzalandığı, 07.12.2017 tarihli aslı gibidir kaşesinin bulunduğu, teknik şartnamede sistemin mobil olacağının yazılı olduğu ve kameranın 4096 pixel olacağının yazılı olduğu görülmüştür. Davacı ve davalı tarafından imzalanmış 02.08.2017 tarihli araç altı görüntüleme ve plaka tanıma sistemi proforma faturasına göre; *işin bedelinin 279.300 TL (KDV dahil 329.220 TL) olduğu, *kesin siparişi takip eden 10-30 gün içerisinde işin teslim edileceği, *araç altı görüntüleme sisteminin zemin altı olacağı, * 2048 pixel kamera olacağı, *cihazların üretim hatalarına karşı 2 yıl garantili olup 10 yıl yedek parça garanti temin desteği olduğu, *işin bedelinin tamamının siparişte noterden temlik verileceği belirtilmiştir. .... Noterliği'nin 07.08.2017 tarihli ve 21378 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesine göre; davacının ... Belediyesi'nden olan “Güvenlik Donanım Ekipmanları Alımı İşi” ile ilgili lehine tahakkuk etmiş/edecek hak edişlerin 329.220,00 TL kısmının davalı ... Bilgi Tekn. Danış. Bilg. Ve Elekt. San ve Tic. Ltd. Şti. devretmesi kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından davalıya gönderilen .... Noterliği'nin 15.12.2017 tarihli ve 34416 yevmiye numaralı ihtarname ile davalının yüklendiği edimin yerine getirilmediği, teslim tarihinden aylar sonra gönderilen ürünlerin ... Belediyesi tarafından hazırlanan ve davalıya gönderilen şartnameye uygun olmadığı bildirilerek taraflar arasında akdedilen araç altı görüntüleme ve plaka tanıma sisteminin malzeme, kurulum, montaj ve devreye alınmasına ilişkin düzenlenen sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiği ve ....Noterliği'nin 07.08.2017 tarihli 21378 yevmiye numaralı 329.220,00 TL bedelli Alacağın Devri (Temlik) Sözleşmesinin iptal edildiği bildirilmiştir. Davalı şirket tarafından davacıya gönderilen .... Noterliği'nin 22.12.2017 tarihli ve 68420 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamede yaklaşık 2 ay önce teklif şartlarına uygun olarak işveren firma ile birlikte çalışarak montajın tamamlandığı, fesih ihtarının kötüniyetli olduğu belirtilerek gönderilen 22.12.2017 tarih ve 186535 sayılı, 329.220,00 TL bedelli faturanın 7 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Davacı tarafından davalıya gönderilen ... Noterliği'nin 03.01.2018 tarihli ve 189 yevmiye numaralı ihtarnamede 22.12.2017 tarihli, 186535 sıra nolu, 329.220,00 TL bedelli faturanın 27.12.2017 tarihinde teslim alındığı, fatura bedeline, yazılı hizmet rakamlarına ve tüm içeriğe itiraz edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından ürünlerin montajlarının yapıladığı ... Otogarı, ... Otogarı, ... Otogarı, ... Otogarının bulunduğu yer mahkemelerinde, yapılan işlerin şartnameye uygunluğu konusunda delil tespiti yaptırıldığı ve incelenen bilirkişi tespit raporlarında yapılan işin şartnameye uygun şekilde yapılmadığının tespit edildiği görülmüştür. 25.02.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafın talebini gösterir proforma faturanın içeriğinin ... Belediyesine ait teknik şartnameden farklı olduğu, davacının teknik şartnameye göre “mobil sistem” ve “4096 pixel kamera” talep etmesi gerekirken, proforma faturada “2048 pixel kamera” ve “zeminaltı sistem” talep ettiği, davaya konu olayda, sistemin ayıplı olduğuna gerekçe olarak mobil kullanıma uygun olarak yapılmadığı, yer altına sabit bir şekilde yapıldığı ve kullanılan kameranın özelliklerinin daha düşük pikselde ve renkli olması gerekirken siyah/beyaz olarak seçilmiş olduğu ileri sürüldüğü, bu hususların açık ayıp olduğu, kurulum sırasında tespit edilebilecek nitelikte olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda eser sözleşmelerinde, meydana getirilen eserde açık ayıp varsa ihbarın, eserin tesliminden sonra işlerin mutat cereyanına göre imkân bulunur bulunmaz yapılması gerektiği, dava dosyasında davacı tarafın süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu tespit edilemediği, davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği hususunda bir kanaat oluşmadığı gibi, ayıp ihbarını zamanında yapıldığı da tespit edilemediği şeklinde kanaat bildirildiği, 04.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da kök rapordaki kanaatlerinde değişiklik olmadığı bildirilmiştir. 24.05.2021 tarihli farklı bir bilirkişi heyetinden alınan raporda ise; davalının teklif ettiği iş kalemleri içindeki listede yer alan kalemlerin sadece mal teslimi ve montajı olmadığı, ürünlerin nakliyesi, montajı, devreye alma ve operatör eğitimleri ile tümünden sorumlu olduğu görülmüş olup, davalı montajı yapmakla işi tamamlamış olduğu anlamına gelmeyeceği, dosya içinde davalının ürünleri naklettiği, montajının yapıldığının görüldüğü ancak devreye alma ve operatör eğitimlerine dair herhangi bir form veya belgenin bulunmadığı, ayrıca teklifteki iş kalemlerindeki malzemelerin stoktan teslim, ortalama işin teslim süresinin ise kesin siparişi (03.08.2017) takip eden 10-30 gün içinde olduğu yazılı olmasına rağmen; davacının 23/10/2017'de malzemeleri gecikmeli olarak davacıya teslim ettiği, 07/12/2017 tarihinde ... Belediyesi Satın Alma Şube Müdürü ... tarafından Yüz Tanımlamalı Araç Altı Görüntüleme Sistemi Teknik Şartnamesi aslı gibidir yapılıp kaşelenerek imzaladığı, ancak bu belgenin hangi tarihte firmalarca karşılıklı olarak imzalandığının net olarak anlaşılamadığı, davalının da bu şartnamenin neden altını kaşeleyip imzaladığının sorgulanması, onayladığı teknik şartnameye göre işi tamamlaması gerektiği, ancak bu şekilde işi eksik yaptığı ve şartnameye uygun olarak yapmadığı, bu nedenle, davacının .... Noterliği'nin 07.08.2017 tarihli 21378 yevmiye no.lu 329.220,00 TL bedelli alacağın devri sözleşmesinin konusuz kaldığı şeklinde sonuç bildirilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki sözleşme ilişkisinin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 481. Maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisidir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp, gerekse de gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden, yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 15. H.D. 19.06.2014 gün ve 2013/4976 E.-2014/4282 K. sayılı ilamı ile benzer uygulama ve içtihatları). "... BK'nın 359/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin “işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz” diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, BK'nın 362/III. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıba vakıf olur olmaz (öğrenir öğrenmez) yapılması gerekir. Süresinde ayıp ihbarında bulunulmamışsa yüklenici sorumluluktan kurtulur. Ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak yükleniciden bir talepte bulunulamaz. Şayet sözleşmede garanti süresi kabul edilmişse, iş sahibi 359/I. ve 363/III. maddelerde öngörülen sürelerle bağlı olmayıp, ayıp ihbarını garanti süresi içinde her zaman yapabilir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3983 Esas-2022/1336 Karar sayılı kararı) Tüm bu açıklamalara göre, davalı tarafça yapılan işin 19.07.2017 tarihli ... ihale kayıt nolu “Güvenlik Donanım Ekipmanları Mal Alım Sözleşmesi" ekinde yer alan teknik şartnameye uygun yapılmadığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, her ne kadar davalı işi teknik şartnameye göre yapmasının gerekmediğini, işi teklife uygun yaptığını iddia etmiş ise de teknik şartnamenin bizzat davalı yanca da imzalanarak kabul edilmiş olmasına göre bu itirazının yerinde olmadığı, her ne kadar ilk derece mahkemesinde taraflarca imzalanmış 02.08.2017 tarihli araç altı görüntüleme ve plaka tanıma sistemi proforma faturasına göre 2 yıl garanti süresi ve 10 yıl yedek parça değişim garanti kararlaştırılmış olduğundan açık ayıp dahi olsa davacının garanti süresi içinde ayıplı ifadan doğan haklarını kullanabileceği kabul edilmiş ise de 02.08.2017 tarihli araç altı görüntüleme ve plaka tanıma sistemi proforma faturasına göre cihazların üretim hatasına karşı 2 yıl garantili olduğu, 10 yıl da yedek parça garantili olduğunun belirtildiği, davaya konu ayıbın açık ayıp olup üretim kaynaklı olmadığı veya yedek parça değişimine ilişkin olmadığı anlaşıldığından söz konusu hükmün somut olaya uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Bu haliyle ayıp nedeniyle davalının sorumlu olması için süresinde ayıp ihbarında bulunması gerekir. Ancak bu durumda da ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin definin süresinde ileri sürülüp sürülmediğinin tespiti gerekir. "...Yerel mahkeme ile Özel Daire arasında ayıbın varlığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalı tarafından ayıp ihbarının yasada belirtilen sürede yapılmadığına ilişkin bir savunmada bulunulmaması halinde, ayıbın yasal süresi içinde yapılıp yapılmadığı hususunun mahkemece re’sen gözetilip gözetilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 25/1.maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” Ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir. Satıcı tarafından, davacı tüketicinin yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez. ..." (Yargıtay HGK'nın 2014/13-1125 Esas-2016/587 Karar 04.05.2016) "... davalı yan basit yargılama usulüne tabi eldeki dosyada sunduğu davaya cevap dilekçesinde davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına dair bir savunma öne sürmemiştir. Davalı yan ilk kez bilirkişi raporuna karşı sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını savunmuştur. Bu durum savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına aykırı olduğundan artık davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığına dair savunmasının dinlenilmesi mümkün değildir..." (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2016/15027 esas ve 2019/10257 karar sayılı kararı) Yukarıdaki Yargıtay kararlarına göre ayıp ihbarının süresinde davalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği açıkça kabul edilmiştir. Somut olayda yazılı yargılama usulüne tabi eldeki davada davalı tarafça sunulan cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde ayıp ihbarında bulunulmadığı hususu açıkça defi olarak ileri sürülmediğinden bu yöndeki savunmanın dinlenme olanağının yoktur. 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre ayıbın ortaya çıktıktan sonra derhal ihbar edilmesi gerektiği, derhal ihbardan kastın da makul süre olduğunda duraksama bulunmadığı, ayıp ihbarında bulunulmadığına dair davalı tarafça süresinde savunmada bulunulmaması nedeniyle Mahkemece resen nazara alınamayacağı anlaşılmakla davalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun reddine Yargıtay yolu açık olarak karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine, 2-İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 22.489,01 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.702,95 TL’nin mahsubu ile bakiye 16.786,06 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-İstinaf masraflarının, başvuran DAVALI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın Dairemiz tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/04/2026 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* "Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."