TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/2154 KARAR NO : 2025/1376 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/03/2021 NUMARASI : 2019/245 Esas- 2021/222 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/2154 KARAR NO : 2025/1376 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 11/03/2021 NUMARASI : 2019/245 Esas- 2021/222 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 06/10/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu minibüsünün, müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plakalı araçla çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu müvekkiline kısmi ödeme yapıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile kalıcı iş gücü kaybı için 100 TL, geçici iş kaybı için 100 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihini müteakip 8. İş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 17/02/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatını 2.585,45 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatını ise 4.475,85 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor çelişkili olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, aktüerya bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemi ile hesap yapılması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.Kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisasa Dairesinin 21/04/2020 tarihli raporunda dosya kapsamı, ceza dosyası, trafik kazası tespit tutanağı ve dosya içerisindeki tüm veriler dikkate alınarak hangi sürücünün kendisine hitapla yanan yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı hususunda kesin bir kanaate varılamadığından bu hususun takdiri mahkemeye ait olmak üzere alternatifli rapor tanzim edildiği, sürücü ...'in kendisine hitapla yanan yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı sırada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde; davacı sürücü...'ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğu; davacı sürücü...'ün kendisine hitapla yanan yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı sırada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde davacı sürücü...'ün %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı; bu durumda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2007/11-104 (E) - 2007/180 (K) sayılı kararındaki "işletenlerin hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit sayıldığından, zararın ilke olarak yarı yarıya paylaştırılacağı, öğreti ve uygulamada benimsenmiş olan görüştür." hükmünün esas alınmasının uygun olacağı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesince tarafların kusur oranı hususunda varılan sonucun yerinde olduğu anlaşılmaktadır.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, dosya kapsamına uygun kusur durumunun tespiti ile davacı tarafça, aktüer bilirkişiden alınan rapora itiraz edilmediği de göz önüne alınarak, sonuç tazminat hesabının kabulü ile %50 kusur durumuna istinaden davacının dava öncesinde sigorta şirketince yapılan ödeme nedeniyle zararının karşılandığının anlaşılmasına göre, istinaf eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2025