T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/74 Esas KARAR NO : 2025/1217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/10/2021 NUMARASI : 2015/476 Esas, 2021/1056 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/74 Esas KARAR NO : 2025/1217 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12/10/2021 NUMARASI : 2015/476 Esas, 2021/1056 Karar DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 02/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 10.10.2012 tarihli güvenlik hizmeti sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafın bu sözleşmeyi 16.12.2013 tarihinde haksız şekilde elektronik posta kanalı ile 31.12.2013 tarihinden geçerli olmak üzere feshettiğini, davalının keyfi olarak sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 9. maddesinde belirtilen cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu, sözleşmenin 6.1 maddesine göre sözleşmenin 10.10.2012 tarihinden 10.10.2014 tarihine kadar 24 ay geçerli olacağını, aylık 7 güvenlik görevlisinin çalışması karşılığında davacının her ay müvekkiline 13.300,00 TL + KDV ödeyeceğini, davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 9. maddesinin ikinci cümlesine göre fesih tarihi olan 31.12.2013 den sözleşmenin bitiş tarihi olan 10.10.2014 tarihine kadar geçen süre için (13.300,00 TL + KDV x 10 ay + 10 gün) 137.433,00 TL ödemesi gerektiğini, bunun haricinde sözleşmenin 9. maddenin ilk cümlesine göre 10.10.2012 tarihinden 31.12.2013 tarihine kadar geçen süre için davalının işyerinde çalışan personelin güvenlik hizmeti ile ilgili işyerinde çalıştırıldıkları süre kadar iş yasasından kaynaklanan tüm yasal haklarını cezai şart olarak ödemesi gerektiğini, teknik bilirkişi incelemesi ile bu miktarın ortaya çıkacağını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini fazlası ile yerine getirdiğini, ancak davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle gelir kaybına uğradığını, sözleşmede belirtilen cezai şart bedelini de alamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının, sözleşmenin 8. maddesi kapsamında e-posta yolu ile fesih bildirimi yapıldığı, dosyaya kazandırılan deliller incelendiğinde, davalı tarafından davacı şirkete 29/08/2013 tarihinde tutanak ile hak edişe ilişkin bir kısım belgelerin, son dönemlerde işe başlayan personellerin sigorta işe giriş bildirgeleri ile özlük dosyalarının teslim edilmediği ve bütün sözlü ikazlara rağmen söz konusu eksikliklerin giderilmediği hususlarının haklı nedene gerekçe olarak gösterildiği, 22/10/2013 tarihli e-postada ise güvenlik personelinin görev alanı olmayan yerlere girdikleri, görev alanı dışına çıktıkları, sigara içtikleri, atölye anahtarını kaybettikleri gibi bir kısım beyanlarda bulunulduğunu, davacı şirket tarafından verilen cevabi yazıda ise bu hataların kabul edilerek düzeltileceği yönünde beyanda bulunulduğu, akabinde 11/12/2013 tarihli e-postada davalı tarafın ... dağıtım aracından bahisle bir takım olumsuzlukları davacı tarafa bildirdiği, sürecin tamamı gözetildiğinde davalı işveren şirketin fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı kanaatiyle davacının cezai şart talebine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; taraflar arasındaki özel güvenlik hizmeti alımına dair sözleşmenin davalı tarafından sözleşmenin 8.2.1 hükmüne, TBK 17. ve TTK 18 madde hükümlerine aykırı olarak usulsüz feshedildiğini, sözleşmenin e-posta ile feshedilmesinin usulsüz olduğunu, feshin ihtarname ile yapılması gerektiğini, davalı tarafın ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra davaya dahil olarak tahkikat aşamasında dosyaya beyanda bulunarak deliller sunduğunu, HMK 141. Maddesi gereğince süresinde sunulmayan delillerin hükme esas alınamayacağını, feshe gerekçe olarak gösterilen Tutanak başlıklı belgede imzası bulunan ...'nın SGK kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacı çalışanı olmadığını, hatalı olarak feshe gerekçe yapılan hususlarda müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 2. celseden sonra iş güvenliği uzmanından alınan raporda feshi gerektiren bir durum olmadığının tespit edildiğini, hatalı olarak feshe gerekçe yapılan hususlarda müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, hükme elverişli olmayan 13/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda Tutanak başlıklı belgenin davalı şirket güvenlik müdürü ... tarafından 01/01/2014 tarihinde metin haline getirildiğinin tespit edildiğini, bu rapora itirazlarından sonra yeniden bilirkişi incelemesine karar verildiğini, mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak taraflara ticari defterlerin sunulması için süre verildiğini, zira delil listesi süresinde sunulmamasına rağmen davalının ticari defterlerinin usule aykırı olarak incelendiğini, son bilirkişi raporunda feshin neden haklı olduğunun açıklanmadığını, 13/06/2016 tarihli bilirkişi raporunda davalının 2012-2013-2014 yıllarına ilişkin kebir defteri ile 2012-2013 yıllarına ilişkin envanter defterini ibraz etmediği tespit edilmesine rağmen son raporda bilirkişi tarafından davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmadan rapor tanzim edildiğini, ayrıca davalının HMK 222 gereğince defter ibrazından kaçındığını, sözleşmenin davalı tarafından keyfi olarak feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 9. Maddesi atfıyla 6. Maddesi gereğince müvekkilinin cezai şarta hak kazandığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, güvenlik hizmeti alım sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği iddiasıyla ceza şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir.Mahkemece, davalının haklı nedenle sözleşmeyi feshettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Taraflar arasında 10.10.2012 tarihli ...Hizmet Sözleşmesi imzalanmıştır.Uyuşmazlık, davalı işverenin sözleşmeyi haksız feshedip feshetmediği ile davacının sözleşmede belirlenen cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. Sözleşmenin "Yüklenicinin Yükümlülüğü" başlıklı 4. maddesi; "4.1. Yüklenici güvenlik personelinin şart ve hükümlere uymasını sağlamayı, güvenlik hizmetlerinin 24 saat ve dini bayram günleri ile tatil günleri dahil sürdürmeyi kabul ve taahhüt eder.4.2. Güvenlik personeli belirtilen yerlerde Giriş-Çıkış kontrolünü yapmak, çevreyi gözetlemek, gerektiğinde güvenlik kuvvetleri ile işbirliği sağlamak, sabotaj veya yangın vukuunda ilk müdahaleyi ve duyuruları süratle yapmakla yükümlüdür.4.3. Yüklenici işin devamı süresince personelin seçimi, eğitimi, üniforma ve uygun kıyafetin sağlanması, ücretlerini yürürlükteki SSK ve İş Yasaları ile bu yasalara, yönetmelik ve genelge hükümleri gereğince verilmesinde ve gerekli işlemlerin yapılmasından sorumludur.4.4. Yüklenici çalıştırdığı personelin güvenlik araştırmasını ilgili mevzuat uyarınca titizlikle yapacaktır, sicilinde problem görünen kişileri kesinlikle görevlendirmeyecektir.4.5. Yüklenici, yapılacak güvenlik hizmetleri ve güvenlik hizmetlerinin denetiminden sorumludur, sorumlu olacak kişiler işverene bildirilecektir.4.7. Yüklenici personelin yıllık ücretli izinleri, hastalık ve diğer sebeplerle görevine gelmemeleri halinde güvenlik hizmetlerinin kesintisiz olarak süreceğini kabul ve taahhüt eder.4.8. Personel, özel üniforma giyecek ve yasanın öngördüğü ve sözleşmede belirtilen teçhizata sahip olacaktır. Üniformaların ve teçhizatın personele temini ve yenilenmesi ve masrafı yükleniciye aittir. 4.9.Personel, yüklenici tarafından sağlanan kimlik kartlarını taşımak ve talep halinde müşterinin belirle yetkiliye göstermekle yükümlüdür.4.10. Yüklenici giriş-çıkış kontrol defteri, ziyaretçi kontrol defteriyle posta emanet defterini kendisi bulunduracaktır. Söz konusu defterler personel tarafından tutulan her türlü kayıt işyerinin incelenmesine açık alacaktır.4.11. Yüklenici kapı önündeki kabinin boş kalmamasını temin edecektir. Ana girişlerin ve kabin etrafının temizliği güvenlik personeline aittir. Kabin dışı ve kabin içinde kullanılan masa, sandalye vb. eşyaların temizliği güvenlik personeline aittir.4.12. Yüklenici işe alınacak personelin isim ve niteliklerini değişiklik öncesinde işverene bildirecektir."Sözleşmenin "İşverenin Yükümlülüğü" başlıklı 5.4 maddesi; "5188 Sayılı yasanın 16. Maddesine göre özel güvenlik personeli kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetinden başka bir işte çalıştırılamaz. Aksine hareket eden kurum kuruluşlar için para cezası ödemek zorundadır."Sözleşmenin 6.1. maddesi; "Sözleşmenin 10.10.2012 ile 10.10.2014 tarihleri arasında olmak üzere 24 ay geçerlidir. 7 personel ile güvenlik hizmetleri için aylık kişi başı ücret 1.900,00 TL KDV hariç olup 7 güvenlik görevlisi aylık hak edişi 13.300,00 TL KDV hariç olarak taraflarca tespit edilmiştir.”Sözleşmenin "Süresi" başlıklı 8.2.1 maddesi; "İş bu sözleşme 10.10.2012 tarihi ile 10.10.2014 tarihleri arasında hüküm ifade edecektir."Sözleşmenin "..." başlıklı 8.2.1 maddesi; "Yüklenicinin işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinden herhangi birisini tam veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde işveren sözleşmenin feshini istiyor ise yükleniciye bir ihtarname çekecek ve işveren herhangi bir tazminat ödemeksizin ve tazminat zarar ziyan gibi her türlü hak mütabelesi saklı kalmak kaydıyla işbu sözleşmeyi feshedebilir. Yüklenici bu hususu gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt etmiştir."Sözleşmenin “Cezai Şart” başlıklı 9.1. maddesi; "İşveren bu sözleşmeyi haksız suretten feshederse, yüklenicinin ve işbu sözleşme kapsamındaki ... ... İşletmeciliği A.Ş. tesislerinde görevli tüm personelin güvenlik hizmeti ile ilgili bu işte çalıştırdıkları süre kadar iş yasasından kaynaklanan tüm yasal haklarını ödeyecektir. İşveren haksız suretten fesh edeceği işbu sözleşmenin 6.1. maddede belirtilen süre kapsamındaki bedeli fesh ettiği tarihte yükleniciye peşinen ödemek zorundadır." şeklinde yazılmıştır.Davalı tarafından davacıya gönderilen 16.12.2013 tarihli fesih yazısı;“Sayın ..., 10.10.2012 tarihinde imzalanmış ve geçerlilik süresi 10.10.2014 tarihine kadar devam edecek olan ... ... İşletmeciliği A.Ş. ile ... Hizmetleri Ltd. Şti. arasında imzalanmış olan Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi, sözleşmenin 8.maddesine istinaden görülen lüzum üzerine 31.12.2013 tarihinde sonlandırılmasına karar verilmiştir. Bilgilerinize sunar, gerekli işlemlerin başlatılmasını rica eder, çalışılan süre içerisindeki hizmetleriniz için teşekkür ederiz.” şeklinde olup ... Denizcilik şirketi adına ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır. 01.01.2014 tarihli "Tutanak"; "... Hizmetleri Ltd Şti ile ... ... İşletmeciliği A.Ş arasında yapılan 10.10.2012 tarihinde imzalanmış ve geçerlilik süresi 10.10.2014 tarihine kadar devam edecek olan Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi, sözleşmenin 8. maddesine istinaden görülen lüzum üzerine 31.12.2013 tarihinde sonlandırılmasına karar verilmiş olup, söz konusu fesih bildirimi 16.12.2013 tarihinde ... Ltd Şti.'ne yazı ile bildirilmiştir. 01.01.2014 tarihinde saat 09:30 da aşağıda imzaları bulunan şirket yetkililerinin işbu tutanaktaki imzaları ile sözleşmenin bitişi ve devir teslimi kayıt altına alınmıştır. ...Hizmetleri Ltd Şti adına Güvenlik Amiri isim-imza, ... Denizcilik ve Tesane İşletmeciliği A.Ş adına İdari İşler Amiri isim-imza 31.12.2013" şeklindedir.Davalı vekili tarafından dosyaya delil olarak sunulan davalı şirket güvenlik müdürü ... tarafından tutulan tutanak;"-Görevli personelden herhangi bir sebepten dolayı (izin, istirahat, işten ayrılma vb) işe gelmeyenin yerine gönderilecek personel kimliklerinin sözleşmenin 4.7 ve 4.12 md gereği şirkete önceden bildirilmesi gerekmektedir, ancak bu konuya gerekli hassasiyetin gösterilmediği,-Sözleşmenin 4.3-4.8 ve 4.9 maddelerinde belirtilen üniforma ve teçhizatın (güvenlik apoleti, ayakkabı, kemer vb) uygun giyilmediği ve kimlik kartlarının takılmadığı,-Sözleşmenin 4.11 md gereği ana girişlerin temizliği, masa, sandalye ve benzeri eşyanın temizlik, tertip ve düzeninin sağlanmadığı,-Görevlendirilen personelin Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 10'cu maddesinde istenen evrakların ve çalışma izinlerinin onaylı fotokopilerinin gönderilmediği" hususları sözleşmenin feshine ilişkin nedenler olarak belirtilmiştir.21.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda; Sözleşmenin 9.1. maddesinin son cümlesi "İşveren haksız suretler fes edeceği işbu sözleşmenin 6.1. maddede belirtilen süre kapsamındaki bedeli fes ettiği tarihte Yükleniciye peşinen ödemek zorundadır." şeklinde olduğundan yapılan hesaplama sonucunda davacının 10 ay 10 günlük iş kaybının KDV dahil 162.536,74 TL olduğunun tespit edildiği, Sözleşmenin 9.1. maddesinde yer alan “bu işte çalıştırdıkları süre kadar iş yasasından kaynaklanan tüm yasal haklarını ödeyecektir.” ibaresine göre yapılan hesaplama sonucunda, davacının 10.10.2012 ile 31.12.2014 tarihleri arası 14 ay 20 gün çalıştırdığı personele toplam 100.1268,00 TL ücret ödemiş olduğunun tespit edildiği, fesih tarihinden sözleşmenin bitim tarihine kadar davacının işe devam etmesi halinde toplam 79.380,00 TL işçilik ödeyeceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.13/06/2016 tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda; davacının ibraz ettiği 2012-2013-2014 yıllarına ilişkin yevmiye defterlerinin açılış ve kapanış onamaları ile 2014 yılı envanter defterinin açılış tasdikinin yapıldığı; 2012-2013 ve 2014 yıllarına ilişkin kebir defterinin ve 2012-2013 yıllarına ilişkin envanter defterinin ibraz edilmediği, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacının tüm faturalarının davalı tarafından sürelerinde ödendiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Bila tarihli iş güvenliği uzmanı bilirkişisi tarafından ayrı olarak sunulan bilirkişi raporda; yazışmanın 16 Aralık 2013 tarihli olduğu, davalı şirket adına ... imzası ile davacı şirketten ...'na gönderildiği, yazıda 8. maddeye istinaden görülen lüzum üzerine sözleşmenin 31.12.2013 tarihinde sonlandırılmasına karar verilmiştir denildiğini, dosyada davacı taraftan ... (...), ..., ... (...), ..., ... ile davalı taraftan ... (İdari İşler Md.), ... (İdari İşler Amiri), ... (İ.K. Md.), ... imzaları ile birçok yazışmanın mevcut olduğu, 22 Ekim 2013 tarihli davalı tarafından davacıya gönderilen yazıda özetle; güvenlik elemanlarının, kendilerine ait olmayan alanlara girdikleri, gece nöbetinde uyudukları, görev alanı olmayan dış alanda gezdikleri, görev alanında sigara içtikleri, her ne kadar bu olaylar fotoğrafla tespit edilmemişse de, davacı şirketin ... yöneticisi ... tarafından kabullenildiği, kendilerine emanet edilen atölye anahtarlarının kaybedildiğni belirten bir ihtar yazısının yazıldığını, 23 Ekim 2013 tarihli davacı firmanın yazdığı cevapta anahtar kaybedilmesi konusu hariç diğerler hususların ... tarafından kabul edilip konuyla yakından ilgilenildiği ve gerekli işlemlerin yapıldığının belirtildiği, davacı firma yetkilisi ...'nun 04.09.2013 tarihli davalı firmaya yazdığı yazıda, güvenlik elemanlarının (7) görevleri harici başka işlerde kullanıldığını (sözleşmenin 5. maddesinin 4. fıkrasına aykırı), ancak davalı firmadan İK. Müdürü ... imzalı yazıyla bunun gerçek dışı olduğu belirtilerek güvenlik elemanlarının yaptıkları bir takım hatalardan bahsedildiği, 01.01.2014 tarihinde bir tutanak tutulduğu, bu tutanakta 10.10.2013 tarihinde imzalanan ve 10.10.2014 tarihine kadar sürecek olan sözleşmenin 8.2.1 maddesine istinaden sözleşmenin 31.12.2013 tarihinde görülen lüzum üzerine feshedildiği, bu fesih işleminin 16.12.2013 tarihinde davacı firmaya bildirildiğinin belirtildiği, tutanağın davacı taraftan ... ve davalı taraftan İdari İşler Amiri ...'ın imzalarını taşıdığı, netice olarak davacı tarafın 9. maddeyi öne sürerek kendilerinin haklı olduğunu, davalı tarafın da 8. maddeye göre kendilerinin haklı olduğunu iddia ettiklerini, yazışmalardan, işyeri güvenliğini ilgilendiren konularda hem davacının hem de davalının tolere edilebilir kusurlarının görüldüğü, bu durumda 10 ay 10 günlük fesih döneminde davacı firmanın gelir kaybının kabul edilip edilmemesi hususunun mahkemenizin takdirinde olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.08/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda; dava dosyasına sunulan karşılıklı e-mail yazışmaları incelendiğinde; davacı/yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan bazı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle davalı/işverenin sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, bu nedende davacıya herhangi bir cezai şart veya tazminat ödemekle yükümlü olmadığının düşünüldüğü; Mahkemece bu düşüncemizi katılınmaz ve sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği kanaatine varılacak olursa; davacının davalıdan, sözleşmenin 9.1 nolu maddesi hükmünde öngörülmüş olan cezai şart ile tazminatın ödenmesini talebe hak kazanacağı yönünde sonuca varılabileceği; davacının talebe hak kazanacağı cezai şartın tutarının raporun mali kısmında 137.433,33 TL + KDV olarak hesaplandığı; davacının talebe hak kazanacağı tazminatın tutarının da 37.705,01 + KDV olarak hesaplandığı; bu alacakların talep gibi sözleşmenin feshedildiği 31.12.2018 tarihinde itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsili yönünde sonuca varılabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.6102 sayılı TTK'nun "Tacir olmanın hükümleri" başlıklı 18/3. maddesinde;"Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmü düzenlenmiştir."TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır." (Y. 11. HD. 06.04.2021 T. 2020/4077 E. 2021/3351K.)Davacı güvenlik şirketi tarafından 04/09/2013 tarihli yazı ve 09/09/2013 tarihli yazı ile tüm taleplerin önce güvenlik şefine tebliğ edilmesi ve daha sonra ayrıca mail ortamında şirket merkezine ulaştırılmasının davalıdan istenildiği, davacı adına güvenlik şefi ...'nın imzasının bulunduğu 01.01.2014 tarihli tutanakta feshin davacı şirkete bildirildiği yazılmış ise de incelenen e-mail yazışmalarında ve dosyaya sunulan belgelerde feshin davacı şirkete bildirildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı, dosyadaki yazışmalar incelendiğinde, davalı tarafından belirlenen aksaklıkların davacıya bildirildiği, davacı tarafından da davalının bildirdiği aksaklıkların giderildiğine dair davalıya bilgilendirmeler yapıldığı, 18/12/2013 tarihli e-mailde de davacı yetkilisi ...'a sözlü olarak bildirilen feshin yazılı olarak davacı şirkete de gönderilmesinin talep edildiği görülmekle davalı şirket tarafından fesih bildiriminin davacı şirkete yazılı olarak gönderildiğine ilişkin dosyaya bir belge sunulamadığından feshin usulüne uygun olarak yapılmadığı, bu durumda feshin haksız olduğu, bu sebeple ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 137.433,33 TL cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/476 Esas, 2021/1056 Karar sayılı ve 12/10/2021 tarihli kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın KABULÜ ile, 137.433,33 TL cezai şart bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 9.388,07 TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 2.347,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.041,05 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacı tarafından karşılanan 27,70 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç ve 2.176,24 tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.374,72 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,d)Davacı tarafından karşılanan toplam 4.222,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,5-Davacı tarafından karşılanan 162,10 TL istinaf başvuru harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ile 56,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 277,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-6100 Sayılı HMK 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/10/2025