T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/369 - 2026/49 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/369 KARAR NO : 2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2023/515 Esas - 2024/767 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/369 - 2026/49 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/369 KARAR NO : 2026/49 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2024 NUMARASI : 2023/515 Esas - 2024/767 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : QUİCK SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 13.01.2025 - 14.01.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.02.2025 KARAR TARİHİ : 09.01.2026 YAZIM TARİHİ : 09.01.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'un kullandığı, davalı şirketçe ZMSS ile sigortalı bulunan 06... plakalı araç ile yaya geçidi üzerinde davacıların müştererk çocukları ...'ye çarpması sonucu ...'nin vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında olay yeri hız limitinin hatalı biçimde 50 km/sa yerine 80 km/sa yazıldığını, olayın oluşumu nazara alındığında, alelacele mesaiye yetişmek için yolda makas atarak ilerleyen, trafik kurallarını ve hız limitini hiçe sayarak hareket eden sürücünün yaya geçidinden geçmek isteyen 2009 doğumlu ...'a çok süratli bir şekilde çarparak vefatına sebebiyet verdiğini, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, tazminat istemiyle davalı ZMMS sigortasına 312.08.2023 tarihinde yapılıp 04.09.2023 tarihinde teslim edilen başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, HMK 107. Maddesi gereğince şimdilik her bir davacı için 2500 TL destek tazminatının olay tarihinden, mümkün değilse 31.08.2023 başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sigorta şirketi 06... plaka sayılı aracın şirket nezdinde 02/06/2023-02/06/2024 vadeli Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçe kişi başına azami teminatın 1.200.000-TL olduğunu, kazaya ilişkin kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi, destek olgusunun ispat edilmesi, hesaplamanın mevzuatına uygun biçimde yapılması, yetiştirme giderlerinin belirlenen tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, davalı usulüne uygun temerrüde düşürülmediğinden faiz tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini beyanla, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kabulü ile davacı anne ... için 305.414,48 TL ve davacı baba ... için 145.509,71TL olmak üzere toplam 450.924,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı Quick Sigorta A.Ş'den temerrüt tarihi olan 13.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminatı limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece alınan 3 farklı aktüer raporunun da hukuka aykırı olduğunu, 2025 yılı yeni asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekirken 2024 yılına göre hesaplama yapılaması sebebiyle yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, desteğin TÜİK Sakarya verilerine göre evlenme yaşının 28 olmasına karşın aktüer hesabında 22 olarak belirlenerek eksik tazminata hesabı yapılmasının da hatalı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece itibar edilen kusuru kabul etmediklerini, aktüer raporunda yetiştirme giderleri eksik hesaplandığından mahsubun da hatalı yapıldığını, ıslah edilen miktar bakımından alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi sebebiyle kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Somut olayda, 02.06.2023 günü davalı şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunan dava dışı ... idaresindeki 34... plakalı otomobil ile Karasu çevreyolu üzerinde Karasu istikametine doğru seyir halindeyken 3039. Sokak kavşağında bulunan yaya geçidine geldiğinde, bisikletle yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan davacı anne ve babanın oğlu sürücü ... idaresindeki bisiklete, aracının sağ ön-yan kısımlarıyla çarpması sonucu davacıların desteği ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsüne %30, davacıların desteğine ise %70 oranında kusur izafe eden İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu oluşa uygun olup, kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisi, davalı sigortalı araç sürücüsü dava dışı Serkan hakkında Sakarya 10. ASCM'nin 2023/494 esas sayılı dava dosyasında mahkemesince hükme esas alınan keşfe dayalı olarak adli trafik bilirkişisi ve aynı mahkemenin İstanbul ATK trafik İhtisas Dairesinden aldığı kusur raporlarıyla çelişik nitelikte olmadığından hükme esas alınmasında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Kusura ilişkin itirazın reddi gerekir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretin esas alınması zorunludur. Uygulamada, bekar ölen küçüğün 18 yaşında kazanç elde etmeye başlayacağı, belli bir süre sonra evleneceği ve çocuklarının olacağı, gelirinin bir kısmını ana ve babasına da ayıracağı varsayılmaktadır. Ayrıca, anne ve babasının her ikisi de çalışıyorsa her birinin destek tazminatından %5'er yetiştirme gideri indirimi yapılması, şayet sadece baba çalıyorsa yalnızca baba için belirlenen tazminattan %5 indirim yapılması gerekir. Bu çerçevede, kaza tarihinde 14 yaşında olan desteğin eğitimine devam ettiğine ilişkin bilgi veya belgeye rastlanmadığından ve bu yönde bir iddia da ileri sürülmediğinden desteğin 6 aylık muhtemel askerlik hizmeti süresi de gözetilerek belirlenen 22 olarak belirlenen evlenme yaşında isabetsizlik bulunmamasına (bknz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/9298 esas- 2016/4250 karar sayılı ilamı vb), davacı anne ve babanın her ikisinin çalıştığı gözetilerek tazminat miktarlarından ayrı ayrı %5'er yetiştirme gideri mahsup edilerek karar tarihine en yakın asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasına göre mahkemece tarfaların itirazları doğrultusunda yeniden alınan 13.11.2024 tarihli aktüer raporu doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin bahsi geçen yönlere temas eden istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Cezayı gerektiren haksız fiil sebebiyle belirsiz alacak olarak açılan davada, davanın belirsiz niteliği ve TBK 72/2. maddesi gözetildiğinde davalı vekilinin ıslahla artırılan miktara ilişkin zamanaşımı itirazı da isabetsiz bulunmuştur. İhtiyari dava arkadaşı davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi yerine nihai tazminat tutarı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi, gerekçede 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ve kaza tarihi itibariyle geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar yerine yürürlükte olmayan Genel Şartlar hükümlerine atıf yapılması doğru görülmemiş ise de istinaf konusu edilmeyen bu hususlar Dairemizce kaldırma nedeni sayılmamış ve yanılgıya işaretle yetinilmiştir. Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar yönünden incelenmiş olup, kararda anılan yönlerden usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.12.2024 tarih ve 2023/515 esas, 2024/767 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00x2= 1.464,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615,40x2= 1.230,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60x2=233,20 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye irad kaydına, 3-Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken 30.802,63 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 7.700,65 TL'nin mahsubu ile 23.101,98 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4- Tarafların istinaf başvuru için yaptıkları giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 5-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Kararın HMK'nun 359/3 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.01.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*