(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1954 E. , 2010/6393 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 308 parsel sayılı 8150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmiştir…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/1954 E. , 2010/6393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 308 parsel sayılı 8150 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı ve tapu da kayıtlı bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 308 sayılı taşınmazın davacı ... tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçısı ... ve ... ... ile davalı ...(...) mirasçısı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaza Hazinenin dayandığı tapu kaydının uyduğu, kaçak ve yitik kişilerden kaldığı, zilyetlikle iktisap edilemeyeceği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... kaçak ve yitik kişi adına kayıtlı Temmuz 301 tarih ve 588 sıra numaralı tapu kaydına dayanmıştır. Taşınmaz hakkında 1971/10 esas sayılı dosyada 20.11.1972 tarihinde yapılan keşifte Hazinenin dayandığı tapu kaydı uygulanmış, tapu kaydının ark sınırı kuzeyde İsmail tarlası harkın kuzeyinde, simen tarlası ise İsmail tarlasının batısında gösterilmiş ve keşif sonucu ibraz edilen 10.1.1973 tarihli teknik bilirkişi raporunda tapu kaydının gösterilen sınırları krokide işaretlenerek tapu kaydının nizalı yere uymadığı, kuzeydeki harkdan sonraki Bekir Kurt elindeki tarlaya ait olduğu belirlenmiştir. Oysa Mahkemece 28.11.2008 tarihinde yapılan keşifte yerel bilirkişi arkı doğuda, simen çayırını taşınmazın güneyinde İsmail tarlasının da kuzeydeki arkın kuzeyinde olduğunu beyan etmiş; diğer yerel bilirkişiler ise tapu sınırlarını bilememişlerdir. Fen bilirkişisi de tapu kaydının üç sınırının taşınmaza uyduğunu belirtmiştir. Tapu kaydı uygulaması yönünden yapılan her iki keşifteki beyanlar çelişkili olduğu halde çelişki giderilmemiş, kayıt uygulaması komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmemiş, tapu kaydının taşınmaza uyup uymadığı kesin olarak belirlenmemiş, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalıp kalmadığı hususu araştırmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu bulunan tüm taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ile dayanaklarını oluşturan kayıtlar getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra taşınmaz başında yeniden tarafsız, yöreyi iyi bilen ve elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte Hazinenin dayandığı