TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/120 KARAR NO: 2025/1264 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/09/2021 NUMARASI: 2016/1054 Esas- 2021/626 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigo…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/120 KARAR NO: 2025/1264 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/09/2021 NUMARASI: 2016/1054 Esas- 2021/626 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 22/09/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'e ait, davalı ... ın sevk ve idaresindeki ... plakalı dolmuş ile seyir halinde iken müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin yaralanarak kalıcı şekilde sakatlandığını, Kaza Tespit Tutanağına göre davalı ...'ın kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla meslekte kazanma gücü ve efor kaybı için 600 TL, bakıcı gideri için 200 TL, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi giderleri için ise 200 TL olmak üzere toplam 1.000 TL. maddi tazminat ile 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt - avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 25/03/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle geçici iş göremezlik tazminatını 7.025,35 TL, iş gücü kaybı tazminatını 176.558,21 TL olmak üzere toplam 183.583,56 TL'ye yükseltmiştir.Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 176.558,21 TL sürekli iş göremezlik (efor kaybı) tazminatının, davalı sigorta şirketi yönünden davacının ıslah dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak dava tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 07/01/2016 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu konudaki fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda müvekkiline atfedilen %40 kusur oranını kabul etmediklerini, tedavi giderleri konusunda herhangi bir karar verilmediğini, maluliyet oranının düşük hesaplandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu dava açılmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yöntemi kullanıldığını, tazminat hesaplaması yapılırken TRH 2010 yaşam tablosu ile 1,8 teknik faiz töntemi kullanılması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) kusur raporunda sigortalı araç sürücüne atfedilen kusur oranının hatalı ve fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça başvuru şartının yerine getirildiği sabit olup eksik belge ile müraacat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine geldiğinin kabulü gerekeceğinden bu yöndeki istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Mahkemece hükme esas alınan kusura ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda davalı sürücü ...'ın %60, davacı sürücü ...'nin ise %40 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Kaza tespit tutanağı ve ceza davasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu, olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan ATK raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Adli Tıp Kurumu (ATK) 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyete ilişkin hükme esas alınan raporda ise; davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının %17 olduğu, iyileşme süresinin de olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporu, uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yaralanan davacının tıbbi belgeleri incelenerek düzenlenmiş olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progressive rant yöntemi esas alınarak tazminatın belirlenmesi yerinde olup davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesinde düzenlenmiştir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK'nin 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.Kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında, motosiklet sürücüsü davacı yönünden koruyucu tertibata ilişkin bölümün "tespit edilemedi" biçiminde işaretlendiği, bu haliyle dosya kapsamında davacının müterafik kusurlu olduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davalı vekilinin müterafik kusura yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, davacı vekilinin 17/06/2021 tarihli beyan dilekçesindeki talebi doğrultusunda tedavi giderlerine yönelik İlk derece mahkemesince hüküm fıkrasında fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmasına göre, istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 12.060,69 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.016 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.044,69 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı ile davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettikleri yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/09/2025