Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işveren nezdinde çalışması sonrasında 2004 yılında emekliliğe hak kazandığını, davalı işverenin özel emeklilik programına göre emeklilik aylığının yıllık enflasyon oranında artması gerektiğini, işverene ihtarname çekildiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek müvekkilinin emeklilik tarihinden dava tarihine kadar alması gereken emekli aylıkları ve farklarının hesaplanması suretiyle toplam alacağının belirlenmesini, bu tutarı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işveren nezdinde çalışması sonrasında 2004 yılında emekliliğe hak kazandığını, davalı işverenin özel emeklilik programına göre emeklilik aylığının yıllık enflasyon oranında artması gerektiğini, işverene ihtarname çekildiğini, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını iddia ederek müvekkilinin emeklilik tarihinden dava tarihine kadar alması gereken emekli aylıkları ve farklarının hesaplanması suretiyle toplam alacağının belirlenmesini, bu tutarın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faiziyle tahsilini ve davadan sonra tahakkuk edecek emekli aylıklarının yıllık enflasyon oranında artırılarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı Şirketin ilave emeklilik politikası gereğince davacıya ödediği emekli aylığına her yıl enflasyon oranında zam yapmasının gerekip gerekmediği, bu bağlamda davacının fark alacağının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.