TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI: 2023/439 Esas, 2024/364 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1636 KARAR NO : 2025/1392 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/05/2024 NUMARASI: 2023/439 Esas, 2024/364 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraflarca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davalıya ait Bolu ili Kartalkaya mevkiinde bulunan ... Ski & ... Resort Otel'in eğimli ön cephesinin cephe kaplama işlerinin yapılması amacıyla 24.07.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, edimi yerine getirdiklerini, davalı iş sahibinin bu sözleşme ile ilgisi olmayan otelin kayak pistine bakan cephesine ait birtakım işerin yapılması için talepte bulunduğunu, kayak pistine bakan cephede yapılması gereken işlerin 01.09.2015 tarihli tutanakla davalı şirketin satın alma müdürüne teslim edildiğini, davacı tarafın talebi ile işin yaklaşık maliyetinin 37.750,00 TL + KDV olacağının e-mail olarak bildirildiğini, davalı şirket tarafından aynı gün olur verildiğini, kayak pistine bakan cephede yapılan işleri otel yetkilisi ile birlikte 17.09.2015 tarihli tutanağa bağladıklarını, taraflar arasında düzenlenen tutanakta ön cephede yapılan işlerin 24.07.2015 tarihli sözleşmeye konu işe eklenmediğinin yazıldığını, 17/09/2015 tarihli tutanakta otelin kayak pistine bakan cephesi için 205,91 m² hekimboard cephe kaplaması, 238 mtül köşe profili konulması ve 27,45 m² pencere söve boyaması yapıldığını, yapılan bu işler için düzenlenen 23.09.2016 tarih ve ... saydı 39.931,20 TL bedelli faturanın Büyükçekmece 1. Noterliği'nin 17.10.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde gönderildiğini, davalı tarafından iş bedelinin ödenmediğini, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başladıklarını, takibin davalının yaptığı haksız itirazla durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında 24.07.2015 tarihli sözleşme ile davalı şirkete ait ... Ski & ... Resort Otel'in dış cephe kaplamaları ve eğri cephelerde duvar oluşturulmasının sözleşme ve eki şartnamelere uygun olarak yapılması konusunda anlaştıklarını, bölgenin iklim koşullarına uygun ebatlanmış levhaların fabrikada özel dayanımlı boyalar ile çift taraflı astar ve son kat boyalarının yapılıp montajlanması, sızdırmazlığın yapılması, rötuş gerektiren yerlerin boyanması taahhüt edilmesine rağmen taahhütlerin sözleşmeye uygun olarak ifa edilmediğini, ayıplı ifanın giderilmesinin davacı şirketten talep edildiğini ve dava konusu onarımların yapıldığını, davacı tarafından yapılan dış cephe boyalarının kabardığını, ayıplı ifanın tespiti için Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/18 D.İş sayılı dosya ile tespit yapıldığını, bilirkişi raporu ile ayıplı ifanın varlığının tespit edildiğini, davacının ayıplı ifası nedeniyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, ancak mahkemenin aksi yönde karar vermesi durumunda ayıplı ifa edilen sözleşme edimi için ödenen 78.150,22 TL fatura bedeli ile davalı tarafından onarım için tahsis edilen 10.266,00 TL vinç bedelinin takas yoluyla mahsubunu talep ettiklerini, davacının yaptığı işin ayıplı olması nedeniyle onarım yapılmasının istendiği, ancak yapılan onarımın da ayıplı olarak gerçekleştirildiğini, bunun üzerine davacı tarafa Beyoğlu 57. Noterliğinin 19.10.2016 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacının sözleşmeden doğan edimlerini ayıplı olarak ifa ettiğinin Bolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/18 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğinin bildirildiğini belirterek, davasının reddine, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalıya ait Bolu ili Kartalkaya mevkiinde bulunan ... Ski & ... Resart Otel'in eğimli ön cephesinin cephe kaplama işlerinin yapılması amacıyla 24.07.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmede tanımlı işin yerine getirildiği ancak bu sözleşme ile ilgisi olmayan otelin kayak pistine bakan cephesine ait bir takım işerin yapılması için davalı tarafından davacıya talepte bulunulduğu, kayak pistine bakan cephede yapılan işlerin otel yetkilisi ile 17.09.2015 tarihli tutanağa bağlandığı ve tutanakta ön cephede yapılan işlerin 24.07.2015 tarihli sözleşmeye konu işe eklenmediğinin yazıldığı, davacı tarafından fatura düzenlendiği, 24.07.2015 tarihli sözleşme kapsamında tespit edilen ayıplı iş nedeniyle 23.09.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre keşif tarihi itibariyle 21.615,00 TL ve 17.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise 22.715,00 TL zarar hesaplandığı, bu ayıpların 2015 tarihli sözleşmede belirtilen garanti süreleri aşıldıktan sonra ortaya çıktığı, fatura kapsamındaki işlerin piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olması nedeni ile davacı alacağının 39.031,20 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulüne 39.931,20 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı 7.986,00 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararı davalı yanca istinaf edilmiştir.Dairemizin 23/05/2023 tarih 2020/871 esas 2023/591 karar sayılı ilamıyla, Davalı tarafından, davacının edimlerinin ayıplı olup olmadığı hususunun tespiti için 02.09.2016 tarihinde Bolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesine 2016/18 Değişik iş dosyası üzerinden yapılan keşif neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.09.2016 tarihli raporda eksik ve ayıplı imalatlar belirlenerek 21.615,00 TL zarar hesaplandığı bildirilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 24.07.2015 tarihli sözleşmenin Garanti Süresi ve Servis Hizmetine ilişkin 8. Maddesinde "Yüklenici teslim ettiği bütün malzemelerin ve imalatların montaj işçiliğinin yüksek bir kalitede olduğunu ve sözleşme şartlarına uygun olduğunu garanti eder. Sözleşme konusu işin tamamı, malzeme, işçilik ve montaj hatalarına karşı kesin kabulden itibaren (2) iki yıl süreyle garanti kapsamındadır. Meydana gelecek arızalarda servis ücreti almadan tüm sorunlar en geç 2 gün içinde yapılıp otel yetkilisine teslim edilecektir. Gecikilen her gün için yüklenici işveren'e 500.TL gecikme cezası ödemeyi kabul beyan ve taahhüt eder." hükmü düzenlenmiş olup, buna göre, taraflarca 2 yıl garanti süresi öngörülmüştür. Eser sözleşmelerinde garanti süresi öngörülmesi halinde bu süre içerisinde ayıplı imalatların yükleniciye bildirilmesi halinde ayrıca ayıp ihbarına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından sözleşme gereğince yapılan işlerdeki eksik ve ayıplı imalatların tespiti için mahkemeden tespit talep edilerek bilirkişi raporu düzenlenip yükleniciye gönderilmesi de ayıp ihbarı niteliğindedir. Bu durumlar karşısında davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilerek, ayıplı imalat bulunup bulunmadığı konusunda yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda davalı tarafın ayıplı imalat bedelinin mahsubu yönündeki talebi hususunda bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığı, mahkemece, istinabe yoluyla yaptırılan keşif üzerine düzenlenen 17.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacının sözleşme kapsamında yaptığı asıl işler yönünden ayıplı imalatların değerinin 22.715,00 TL olduğu hesaplanmış; yine dosyada yer alan 23.09.2016 tarihli tespit bilirkişi raporunda da ayıplı imalat bedeli 21.615,00 TL olarak belirlenmiştir. Şu halde, her iki bilirkişi raporu arasında ayıbın miktarı bakımından çelişki bulunduğundan, mahkemece, bu çelişkinin de yeni bir bilirkişi raporu alınarak giderilmesi gerektiği, bu durumda, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak, davacının yaptığı işlerde ayıplı imalat bulunup bulunmadığının belirlenmesi, varsa ayıbın miktarının tespit edilerek, davacının hakettiği alacağından mahsup edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Taraflar arsında iki ayrı sözleşme bulunduğu, dava konusu uyuşmazlığın 24/07/2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlık olduğu, yapılacak işin niteliği söz konusu sözleşmede düz fugalı hekimboard olarak tanımlanmış olup İstinafın kaldırma kararında atıf yapılan Bolu 2.Sulh Mahkemesinin yapmış olduğu delil tespitinde, ahşap boyalı fugalı levhalar olarak bahsi geçen ayıbın dava konusu edilen sözleşmede tanımlı işle ilgisinin bulunmadığı gerek dosyaya sunulan sözleşmedeki iş tanımından gerekse delil tespiti dosyası ile hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılmış, Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/30 talimat dosyasında yapılan keşfin icrasında hazır edilin bilirkişi heyetinin, dava konusu edilen sözleşmede tanımlanan düz fugalı hekimboardlar üzerindeki ayıba ilişkin keşif nedeni ile düzenledikleri raporda da belirtildiği üzere eserin imalatında yapılması gereken su yalıtımının gereği gibi yapılamaması nedeni ile düz fugalı hekimboardlarda da deformasyon meydana gelerek ayıp oluştuğunun tespitini yaptıkları, raporun dava konusu sözleşmedeki tanımlanan işe ve oluşa uygun olduğu anlaşılmış kaldırma sonrası alınan bilirkişi raporunun da talimat dosyasından alınan rapora atıf yaptığı görülmüştür. Söz konusu bilirkişi raporunda davacının meydana getirdiği işteki ayıbın giderim bedelinin 22.715,00 TL olduğu, davalı tarafça ayıp bedelinin mahsubunun talep edildiği, görülmüş söz konusu ayıp bedelinin mahsubu yapıldıktan sonra davacının davalı tarafta 17.216,20-TL alacağı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü yönünde, davalı borçlu temerrüte düşürülmediğinden takip öncesi istenen faizin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin ve şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle,2011 yılında otelin dört cephesi için 2 farklı levha ile kaplama yapıldığını, 2015 tarihli sözleşme gereğince ise sadece tek bir cephe ve yine bir levha ile iş yapıldığını, işin uzmanı olmaya gerek dahi olmadan, 2015 yılına konu işin otelin sadece %10-15'lik bir cephesiyle ilgili olduğu görüldüğünü, eğer kullanılan malzeme veya işçilikte bir ayıp olmuş olsaydı, 4 yıl sonra sadece bir cephenin sadece tek bir tür levhasında bu durum ortaya çıkmaz, diğer cepheler için de benzer şikayetler olacağını, dosyaya sundukları önceki beyanlarda yer verildiği üzere, ön cephede gerçekleşen bu durumun nedeni mimari ve iklimsel bir durum olduğunu, davalı şirket tarafından otelin ön cephesi estetik kaygılar ile eğimli yapılmıştır ve yine bu cephe konum itibarıyla dağın tepesinde bulunan otelin en çok rüzgar alan kısmında yer aldığını, bu bile davalı yanın takas-mahsup itirazına konu yaptığı ayıp iddiasının doğru olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, takas mahsuba konu edilen alacaklarının hatalı hesaplandığını, 25.02.2024 ve 04.01.2024 tarihli raporda müvekkili tarafından yapılmak zorunda kalınan 78.150,22 tl fatura bedeli ile 10.266,00 tl vinç bedelinin davacı tarafça ödenmesi talebimiz haklı bulunmuş olmakla bu bdellerin de mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilin ayıplı imalatlar sebebi ile uğradığı zararın tam olarak hesaplanamadığını, bu nedenle takas mahsup işlemi yine eksik kaldığını, bolu 2. sulh hukuk mahkemesi 2018/30 talimat sayılı dosyadan alınan 17.07.2018 tarihli rapor hüküm kurmaya elverişli kabul edildiğini, bu rapora karşı itirazlarının baki olmakla hüküm kısmında davacının edimini ayıplı imal ettiği açıkça belirtildiğini, bu nedenle de davanın tümden reddini gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davada davacı, davalıya ait otelin eğimli ön c ephesinin cephe kaplama işlerinin yapılması amacıyla taraflar arasında 24.07.2015 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereğince davacı edimini tamamladığını, sözleşme dışı kayak pistine bakan cephesine ait bir takım işlerin yapılması davalı tarafından istenildiğini, e posta ile bu husus belirtildiğini, davalı tarafa gönderilen e posta ile işin yaklaşık maliyetinin 37.750,00 TL +KDV olduğu belirtildiğini, davacı şirket tarafından otelin kayak pistine bakan cephe işleri de davacı tarafından yapıldığını, yapılan işler ilişkin fatura düzenlediklerini, ancak davalı tarafından iş bedeli ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını ancak takip davalı tarafından itiraz edilmesi sebebiyle takip durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı ifada bulunulması sebebiyle davacının alacak talebinde bulunamayacağını, özellikle sözleşme de yer alan belirtilen nitelikte bir edim yerine getirilmediğini, yapılan iş üzerinden çok zaman geçmeden dış cephe boyaları kabardığı ve soyulduğunu, davacı şirket tarafından yapılan onarıma rağmen sorunlar tekrar yaşandığını, delil tespiti yaptırdıklarını, davacı tarafından yapılan iş ayıplı ifa sebebiyle davalının uğradığı zarar davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece, taraflar arasında iki ayrı sözleşme bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 24.07.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklı olduğunu, mahkemece yapılan keşif ve delil tespit dosyasında yer alan bilirkişi raporları itibariyle, davacının meydana getirdiği işteki ayıbın giderim bedeli 22.715,00 TL olduğu, davalı taraftan ayıp bedelinin mahsubu gerektiği, davacının bakiye alacağı 17.216,20 TL olduğu, anlaşıldığından bu miktar itibariyle davanın kabulüne karar vermiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla Bilirkişi ...'dan 10.092023 tarihli kök rapor ve 04.01.2014 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi raporları denetime elverişli oldukları anlaşılmıştır. Davalı tarafından, davacının edimlerinin ayıplı olup olmadığı hususunun tespiti için 02.09.2016 tarihinde Bolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesine 2016/18 Değişik iş dosyası üzerinden yapılan keşif neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.09.2016 tarihli raporda eksik ve ayıplı imalatlar belirlenmiştir. Taraflar arasında imzalanan 24.07.2015 tarihli sözleşmenin Garanti Süresi ve Servis Hizmetine ilişkin 8. Maddesinde "Yüklenici teslim ettiği bütün malzemelerin ve imalatların montaj işçiliğinin yüksek bir kalitede olduğunu ve sözleşme şartlarına uygun olduğunu garanti eder. Sözleşme konusu işin tamamı, malzeme, işçilik ve montaj hatalarına karşı kesin kabulden itibaren (2) iki yıl süreyle garanti kapsamındadır. Meydana gelecek arızalarda servis ücreti almadan tüm sorunlar en geç 2 gün içinde yapılıp otel yetkilisine teslim edilecektir. Gecikilen her gün için yüklenici işveren'e 500.TL gecikme cezası ödemeyi kabul beyan ve taahhüt eder." hükmü düzenlenmiş olup, buna göre, taraflarca 2 yıl garanti süresi öngörülmüştür. Eser sözleşmelerinde garanti süresi öngörülmesi halinde bu süre içerisinde ayıplı imalatların yükleniciye bildirilmesi halinde ayrıca ayıp ihbarına gerek bulunmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından sözleşme gereğince yapılan işlerdeki eksik ve ayıplı imalatların tespiti için mahkemeden tespit talep edilerek bilirkişi raporu düzenlenip yükleniciye gönderilmesi de ayıp ihbarı niteliğindedir. Bu durumlar karşısında davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu kabul edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından gerçekleştirilen edim ayıplı olduğu anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararı üzerine alınan Bilirkişi raporunda ayıplı imalat bedeli 22.715,00 TL olduğu belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle davacının bakiye 39.931,20 TL bakiye alacak talebi bulunduğu anlaşılmış olup, davalının takas mahsup talebi doğrultusunda ayıplı imalat bedeli olan 22.715,00 TL düşüldüğünde bakiye kalan 17.216,20 TL'dir. Mahkemece yazılı şekilde davanın 17.216,20 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarih ve 2023/439 Esas, 2024/364 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 1.176,03 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 428,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 748,03 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.