T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/681 KARAR NO: 2025/2273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2024 NUMARASI: 2021/335 Esas, 2024/951 Karar DAVANIN KONUSU Mülkiyet (Tespit İstemli)|Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde öz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/681 KARAR NO: 2025/2273 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/11/2024 NUMARASI: 2021/335 Esas, 2024/951 Karar DAVANIN KONUSU Mülkiyet (Tespit İstemli)|Tazminat KARAR TARİHİ: 25/09/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... eski Ankara asfaltı,... parsel Tuzla/İstanbul adresinde kâin bulunan Orhanlı 6 olarak adlandırılan deponun malkinin olduğu, davalı tarafın ise müvekkil şirkete komşu, ... Mah. ... No:... Tuzla/İstanbul adresinde bulunan ambalaj fabrikasının işletmecisi olduğu, davalı tarafın belirtilen adreste gıda sektörüne yönelik baskılı ambalaj malzemesi ürettiği, ambalaj malzemesi üretimi esnasında grafik dizayn, repro, bakır- nikel- krom kaplama, torna balans taşlama, parlatma ve elektronik gravür işlemlerini gerçekleştirdiği, davalının üretim esnasında işletmekte olduğu fabrikanın bacasından özellikle akşam ve gece saatlerinde yoğun gaz salınımı yaptığı, İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk mahkemesinin 2020/85 D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespitte bu durumun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalı şirketin cephesine bakmayan tarafta kirliliğin bulunmadığı ancak davalı tarafa bakan dış cephesinde yağlı bir kirliliğin mevcut olduğunun tespit edildiği, hazırlanmış olan bilirkişi raporunun sonuç kısmında davalının bacasından çıkan atığın müvekkili şirketin taşınmazına zarar verdiğinin tespit edildiği, davalı tarafa bu tehlikenin giderilmesi için yapılan başvuruların akamete uğraması üzerine mahkemenize başvurarak zarar tehlikesinin önlenmesi amacı ile davalının gerekli tedbirleri alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dayanak noktası olan İstanbul Anadolu 19. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/85 D.İş sayılı dosyası ile müvekkili şirketin gıyabında yaptırılan tespite ve tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna, müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, dosyaya yapılan itirazların aynen devam ettiğini, itiraza uğrayan delil tespit raporunun hükme esas alınmayacağının Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davacının, müvekkili şirket tarafından kabul edilmeyen delil tespit raporuna dayalı iddialarının doğru ve varit olmadığını ayrıca yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının iddialarının varsayıma dayalı olduğunu, bilirkişi raporunun da aynı şekilde herhangi bir bilimsel görüş ve teknik bir analiz içermeyen tamamen varsayıma dayalı bir rapor olduğunu, gerek davacının dilekçesi ve gerekse delil tespit dosyasına sunulan raporun davaya konu taşınmazın olduğu bölgede tek fabrika ve üretim tesisinin müvekkili şirketin fabrikası olduğu varsayımına dayalı olarak hazırlandığını, davacının ve müvekkili şirketin taşınmazının olduğu bölge ve yakın civarın tamamen sanayi bölgesi içerisinde kaldığını, hava yoluyla meydana gelen davaya konu kirliliğinin, çevrede bulunan yüzlerce tesisten değil de müvekkili şirket fabrikasından kaynaklandığını gösteren tek bir bilimsel veri, rapor veya tespitin bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu kirlilikle herhangi bir ilgi ve ilişiğinin olmadığını, davacının, söz konusu kirliliğin, müvekkili şirketten kaynaklandığını gösteren tek dayanağının herhangi bir bilimsel veri veya görüşü içeremeyen delil tespit raporu olduğunu, söz konusu rapora müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, itiraza uğrayan ve hükme esas alınması yasal olarak mümkün olmayan rapora dayalı davanın reddinin gerektiğini, itirazların saklı kalması ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin Hava Emisyon izni bulunduğunu, müvekkil şirketin Çevre İzin/Çevre İzin Lisans Belgesinin bulunduğunu, müvekkili şirketin fabrikasında, 01.06.2020-23.06.2020 tarihleri arasında akredite şirket olan Haliç Çevre Analizleri Laboratuvarı tarafından, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kriterlerine göre yapılan emisyon ölçümleri sonucu hazırlanan rapora göre, sınır değerleri aşan herhangi bir parametrenin bulunmadığını, davacının dayandığı tespit raporunda da yer verildiği üzere, tespite konu siyahlıkların müvekkili şirket binalarının muhtelif cephelerinde de mevcut olduğunu, söz konusu maddenin analizi için müvekkili şirket tarafından ...'a başvuru yapıldığını, analiz sonucunda siyahlık içerisinde tespit edilen madde ile müvekkili şirket tarafından kullanılan maddeler arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının ve müvekkili şirketin taşınmazının bulunduğu bölgenin Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesine yakın bir lokasyonda bulunduğunu, söz konusu bölgede bir çok kimyasal madde üreten firmanın mevcut olduğunu, bölgede bulunan tüm fabrika ve üretim tesisleri incelenmeden, kirliliğin nereden kaynaklandığının tespit edilemeyeceğini, davaya konu kirliliğin sadece davacının ve müvekkili şirketin taşınmazında değil civarda bulunan pek çok taşınmazda mevcut olduğunu, davacının, kirliliğin sebebinin müvekkili şirket olduğu iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin fabrikasının yasal mevzuata uygun şekilde üretim gerçekleştirdiğini, davaya konu kirliliğin civarda bulunan pek çok taşınmazda mevcut olduğunu, bölgede başta kimyasal madde üreten firmalar olmak üzere yüzlerce işletmenin olduğunu, bu nedenle herhangi bir bilimsel görüş, tespit ve veri içermeyen sadece fotoğraf ve yasal mevzuata yapılan atıflardan oluşan ve müvekkili şirket tarafından itiraz edilip kabul edilmeyen delil tespit raporuna dayalı davanın reddinin talep edildiğini, söz konusu kirliliğin müvekkili şirketten kaynaklandığı kabul edilse bile, davacı ile müvekkili şirketin komşu olduğunu, davacı tarafın TMK'nun 737. Maddesi uyarınca, komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşmayan bu duruma katlanmak zorunda kalacağını, dilekçe ekinde sunulna belgelerin müvekkili şirkete ait işletmenin çevre sağlığına uygun üretim yaptığını kanıtladığı, bölgedeki binalarda da davaya konu kirliliğin olduğunu gösteren fotoğrafların sunulduğu, davacının taşınmazının olduğu bölgenin Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesine yakın bir lokasyonda olduğunu, bölgede aynı kirliliğe maruz kalan başka taşınmazlar ve söz konusu kirliliğe yol açacak üretim tesislerinin olduğunu, bu durumun davacının iddialarının dayanaktan yoksun olduğunun kanıtlandığını belirterek haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/156 esas, 2022/546 karar sayılı 05/07/2022 tarihli birleştirme kararı ile mahkememizin dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, mahkememizce verilen 25/01/2023 tarihli duruşma ara kararı uyarınca İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/156 Esas 2022/546 Karar sayılı dosyanın iş bu dosyamızdan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine, bu dosyanın mahkememiz 2021/335 Esas sayılı dosyasına bekletici mesele yapılmasına karar verildiği ve tefrik sonucu mahkememizin 2023/124 esasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "Dava komşuluk hukukundan kaynaklı olarak açılmıştır. Davacı şirkete ait depo ile davalıya ait fabrikanın komşu oldukları. Taraflardan bacalarının ölçümleri yapılması istenilmiş bu kapsamda taraflar bacaların ölçümünü sunmuştur. Dosya Çevre Mühendisi, kimya mühendisi ve Makine mühendisinden oluşan heyetten rapor alınmıştir. Davalı tesisinde 66 adet bacanın bulunduğu, tesiste yer alan bacalardan 59 ve 60 numaralı bacaların davacı şirketin deposuna en yakın bacalar olduğu, 59 ve 60 numaralı bacaların ölçüm sonuçlarının sınır değerler içerisinde olduğu, ancak 59 numaralı bacada kot farkından dolayı kirliliğe neden olma ihtimalinin yüksek olduğu, yine 3,4,5 numaralı bacaların kızgın yağ kazanı bacalarının enerji merkezinde yer aldığı ve tesisin bacalarında kirliliğin mevcut olduğu, 3,4, 5 numaralı bacaların davacıya en uzak noktada yer aldığı ancak hakim rüzgar yönü açısından gelebilecek kirlilik kaynaklı davacıya ait duvarlarının kirletmesi ve kirliliğe neden olma ihtimalinin mevcut olduğu, davacı ile davalı arasındaki kot farkı nedeni ile baca yükseklikleri mevzuata uygun olsa bile kirliliğin yan duvarına ulaştığı ve kirliliğe neden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, Tuzla ... Eski Ankara asfaltı ... pafta ... parselde bulunan davacıya ait deponun komşusu olan davalıya ait tesisin 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 3,4,5,59 ve 60 no.lu bacalarda davacı deposu duvarlarını kirletmemesi için gerekli önlemlerin alınmasına, tüm önlemlerin davalı tarafından alınarak müdahalenin bu şekilde menine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi delillerimizi değerlendirmeden, tanıklarımızı dinlemeden hukuki dinlenilme hakkımızı ihlal ederek ve terditli açmış olduğumuz davada ilk satış işleminin iptaline ilişkin talebimizi değerlendirmeyerek eksik inceleme sonucu hatalı hüküm kurmuştur. İşbu nedenlerden ötürü tarafımızca istinaf kanun yoluna başvurma zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda gerekçeleri izah edildiği üzere; ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple; İstinaf başvurumuzun kabulüne diyerek İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.11.2024 tarih, 2021/335 Esas ve 2024/951 Karar sayılı kararının kaldırılması ve esas hakkında yeniden karar verilerek, davanın reddine karar verilmesi talebi ile kararın istinaf edilmesini " talep etmiştir. DELİLLER:Tanık, Keşif, Bilirkişi, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava Komşuluk Hukukundan Doğan Haksız Fiilin Tespiti ve Önlenmesi davasıdır.Davacı vekili 18/09/2025 tarihli davadan feragat dilekçesi sunmuş, vekaletnamesinde kanun yoluna başvurmaktan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Davalı vekili e-imzalı dilekçe ile davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını bildirmiştir. Davadan feragat davaya son veren taraf işlemlerinden biridir HMK'nun 307. maddesi gereğince feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK'nun 309. maddesi gereğince feragat dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. HMK'nun 310. maddesi gereğince feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.Davacı tarafın davasından feragati ile HMK'nun 307. maddesi hükmü uyarınca davacı talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmiş sayılacağından ve HMK'nun 311. maddesi gereğince feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından davacı vekilinin usul ve yasaya uygun davadan feragati nedeniyle İDM kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle davacının davasının feragat nedeniyle reddine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı davadan feragat ettiğinden dairemiz kararı gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının usul ve yasaya uygun şekilde davadan feragat etmesi nedeniyle İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih, 2021/335 Esas, 2024/951 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle;2-Davacının davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin açık talebi doğrultusunda üzerinde bırakılmasına,5-Davalı vekilinin açık talebi doğrultusunda kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Davacı davadan feragat ettiğinden ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinden dairemiz kararının niteliği gereği hukuki yarar ortadan kalktığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine YER OLMADIĞINA,7-Davalı tarafından yatırılan istinaf maktu karar harcının istem halinde ve karar kesinleştiğinde davalıya iadesine,8-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 9-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,10-Kullanılmayan gider avansı var ise istem halinde ve karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,11-İlk derece mahkemesince düzenlenen harç tahsil müzekkeresinin infaz edilmeksizin iadesinin istenilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/09/2025