(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/6398 E. , 2009/6634 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 97 parsel sayılı 2577,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, mirasçıları tam olarak bilinemediğinden…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2009/6398 E. , 2009/6634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 97 parsel sayılı 2577,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, mirasçıları tam olarak bilinemediğinden ölü ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içerisinde taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... adlarına payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarla niteliğinde olduğu ve davalı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazın dere yatağına sınır olması nedeni ile uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için jeolog bilirkişi aracılığı ile taşınmazın niteliğinin belirlenmesi gerektiği halde Mahkemece bu hususta yeterince araştırma yapılmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu bulunan parsellerin onaylı tutanak suretleriyle, dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle taraf tanıkları, daha önce dinlenmeyen tespit bilirkişileri, ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişi huzuru ile keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, zilyetliğin nasıl intikal ettiği tek tek sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, kullanım durumu hakkında, jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, dere yatağının etkisinde bulunup bulunmadığı ve taşkın tehlikesinin olup olmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.