Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Hizmetler Bakanlığı ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave ted…
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ile hesaplanması hususlarındadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla, bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça imzalı bordroda görünen söz konusu alacakların ödendiği varsayılır. Fazla çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2018 ve 2019 yıllarına ait puantaj kayıtlarının altında çok farklı seçenekte vardiya saatleri yazıldığı, davacının 2018-2020 Mart ayı sonuna kadar genelde 08.00-17.00 vardiyasında çalıştığı ihtimaline binaen haftada 6 gün çalışma ve 1 saat ara dinlenmesi ile 3 saat fazla çalışma yaptığı, 2020 Nisan ayından itibaren ise fazla çalışma saatlerinin bordrolara yansıtıldığı gerekçesiyle bordrolara yansıtılan fazla çalışma saati üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanmış, ödenen miktarlar da hesaplamadan mahsup edilmiştir. Yine gece zammı alacağı da puantaj kayıtları yerine bordrolarda tahakkuk eden saatler üzerinden hesaplanmıştır. Dosya içeriğinde yer alan puantaj kayıtları incelendiğinde; çalışılan günlerdeki vardiyaların hangi saatler arasında olduğu, hangi günlerde hafta tatili veya idari izin kullanıldığının tek tek belirli harflerle gösterildiği (C, D1, E, H, J, N, T1, U1, Ü, W gibi) ve puantaj kayıtlarının açık bir şekilde okunabildiği ve anlaşılır olduğu görülmektedir. Bu durumda; davacının talebine konu kadroya geçiş sonrası dönem yönünden puantaj kayıtları değerlendirilerek, fazla çalışma ücreti tespit edilip varsa bordrolarda tahakkuk ettirilen miktarların da mahsubu sureti ile sonuca gidilmesi gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihtimale dayalı bir şekilde pandemi dönemi öncesinde davacının haftanın 6 günü 08.00-17.00 vardiyasında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması hatalı olmuştur. Yine 2020 Nisan döneminden itibaren de puantaj kayıtları esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken bordrolardaki tahakkuk eden çalışma saatleri üzerinden hesaplama yapılması da hatalı olmuştur. Örneğin; davacının 2020 Eylül, Ekim ve Kasım aylarında puantaj kayıtlarına göre kapalı sistemde (T1) kodu ile gösterilen 08.30-08.30 saatleri arasındaki 24 saatlik vardiyada çalıştığı görülmektedir. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan 3 saatlik çalışması fazla çalışma sayılarak sonuca gidilmelidir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu aylara ait bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer almadığından herhangi bir hesaplama yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının 02.04.2018 tarihinden itibaren fiilî çalışmasının bulunduğu tüm kayıtlar üzerinde tek tek detaylı inceleme yaptırılmak suretiyle fazla çalışma ve gece zammı ücreti alacağı talepleri denetime elverişli olacak şekilde hesaplanmalı, varsa bordrolarda tahakkuk ettirilen miktarlar mahsup edilmelidir. Sonucuna göre ve miktar itibarıyla davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek hüküm kurulmalıdır.