Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.05.2009-29.06.2019 tarihleri arasında davalı Şirketin Rusya'da bulunan işyerinde demirci ustabaşı olarak aylık net 2.200,00 USD ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar ver…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, aylık ücretin miktarı, davacının ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile kıdem tazminatının hesaplanmasına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davacının ücretinin aylık net 2.200,00 USD olduğu iddia edilmiş; davalı ise davacının ücret bordrolarında belirtildiği üzere aylık 1.462,50 USD ile çalıştığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davacının son ücretinin aylık net 1.462,50 USD olduğu kabulü ile sonuca gidilmiştir. Dosya kapsamına göre davacı tanıkları davacının ücretinin 2.300,00 USD olduğunu beyan etmiş olup, emsal ücret araştırması da davacının iddiasını desteklemektedir. Şu hâlde dosyadaki mevcut delil durumu, davacının kıdemi, yaptığı işin niteliği ve işyerinin özellikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının aldığı son ücretin aylık net 2.200,00 USD olarak kabul edilmesi dosya kapsamına daha uygun olacaktır. Açıklanan nedenle dava konusu alacakların bu ücrete göre yeniden değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. 3. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 180. maddesinde, işçinin işten çıkarılmadan en az iki ay öncesinde işveren tarafından şahsen ve imza karşılığında ihbar edileceği (bildirim yapılacağı) düzenlenmiştir. Dosya içeriğinde ise Kanun'da belirtildiği şekilde davacıya iki aylık ihbar öneli verilmediğinden davacının ihbar tazminatı talebinin kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalıdır. 4. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Ücret bordrosundaki ücretin, davacının gerçek ücret miktarını yansıtmadığının anlaşılması hâlinde, bordroların imzalı ve imzasız oluşuna göre bir ayrım yapılması gerekmektedir. Bu hâlde imzalı bordroda yer alan fazla çalışma saati davacıyı bağlayacağından, davacı bordrodaki süreden daha fazla süre ile çalıştığını ancak yazılı bir delil ile ispat edebilir. Davacının imzalı bordrodaki süreden daha fazla çalıştığını yazılı delil ile ispat etmesi hâlinde, bordroda ödendiği belirtilen fazla çalışma ücreti davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanan alacaklardan mahsup edilir. İmzalı bordrodaki fazla çalışma süresinden daha fazla çalışma yapıldığının yazılı kayıtlar ile ispat edilememesi durumunda, bordrodaki fazla çalışma saati ile bağlı kalınarak değerlendirme yapılır. Yani bordrodaki fazla çalışma süresinin işçinin gerçek fazla çalışma süresini yansıttığı, ancak karşılığı olan ücretin gerçek fazla çalışma ücretini yansıtmadığı kabul edilir. Davacının bordrodaki fazla çalışma süresinin karşılığı olan fazla çalışma ücreti gerçek ücret miktarı üzerinden yeniden hesaplanır. Bu hâlde de bordrodaki tahakkuk miktarı hesaplanan alacaktan mahsup edilir. Ücret bordrosunun imzasız olması hâlinde ise davacının bordroda görünen fazla çalışma süresinden daha fazla çalıştığını tanık delili dâhil olmak üzere her türlü delil ile kanıtlaması mümkündür. Bu durumda ispat edilen fazla çalışma ücretinin davacının gerçek ücreti üzerinden hesaplanması gerektiğinde tereddüt olmamalıdır. Ayrıca hesaplanan bu alacaklardan bordroda tahakkuk eden ve ödendiği banka kayıtları ile sabit olan miktarın mahsubu gerektiği de göz ardı edilmemelidir. Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir. Diğer yandan, Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 91. maddesine göre haftalık çalışma süresi 40 saattir. Aynı Kanun'un 152. maddesinde ise fazla çalışma ücretinin; ilk iki saatlik fazla çalışma süresinin normal çalışma ücretinin 1,5 katı olarak, sonraki fazla çalışma saatlerinin ise normal çalışma ücretinin iki katı olarak ödeneceği düzenlenmiştir. Belirtilen açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; davacının ücreti ücret bordrolarında görünen ücretten farklı olarak net 2.200,00 USD tespit edilmiş olduğundan, dosya kapsamında yer alan ücret bordrolarındaki çıplak ücretin gerçek ücreti yansıtmadığı görülmektedir. Böyle olunca puantaj içerir imzalı ücret bordrolarında yer alan tahakkuklar gerçek ücret yerine düşük ücretten yapıldığından imzalı bordrolarda yazılı olan fiilî çalışma süresi ile bağlı kalınarak haftalık 40 saati aşan fazla çalışma saatleri tespit edilmeli ve davacının belirlenen gerçek ücreti üzerinden Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 152. maddesine göre hesaplama yapılmalıdır. Bu hâlde ücret bordrolarındaki mevcut tahakkuklar da hesaplanan alacaktan mahsup edilmelidir. Bu yön gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. 5. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 111. maddesinde haftada 6 gün çalışan işçilere bir gün hafta tatili izni verileceği belirtilmiş, Kanun'un 153. maddesinde de hafta tatili günlerinde yapılan çalışmalarda günlük ücretin iki katı olarak ödeme yapılacağı düzenlenmiştir. Dosyada mevcut imzalı ücret bordrolarında yer alan tahakkuklar gerçek ücret yerine düşük ücretten yapıldığından, bordrolardaki çalışılan hafta tatili gün sayısı ile bağlı kalınarak gerçek ücret miktarı üzerinden Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 153. maddesine göre hafta tatili ücretinin hesaplanması ve bordrodaki tahakkuk miktarının hesaplama sırasında mahsup edilmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince bu esaslara göre bir değerlendirme yapılmadan hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. 6. Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 112. maddesinde Rusya Federasyonu genel tatil günleri sayılmıştır. Kanun'un 153. maddesinde genel tatil günlerinde yapılan çalışmalarda günlük ücretin iki katı olarak ödeme yapılacağı düzenlenmiştir. Rusya Federasyonu'nda çalışmış olan davacının Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun öngördüğü genel tatil günlerindeki çalışmalarının imzalı ücret bordroları içerisinde yer alan puantaj kayıtlarına göre tespit edilerek gerçek ücret miktarı üzerinden Kanun'un 153. maddesine göre hesaplama yapılması gerekirken, tanık beyanlarına göre bu alacak talebinin ispatlanamadığından reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 7. İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan bozma kararında belirtildiği üzere Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesine göre dava konusu alacak ve tazminat talepleri hakkında 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu alacak ve tazminatların hesaplatılması sırasında davalı tarafın yasal süresi içinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin gözetilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.