Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1121 E. , 2024/2756 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1121 Karar No : 2024/2756 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafın
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1121 E. , 2024/2756 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1121 Karar No : 2024/2756 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen ... ... mağazası ile ilgili olarak, 2021 yılı için 266.158,80 TL katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretinin şirket adına tahakkuk ettirilmesine ilişkin Söke Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde; "Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir." kuralına yer verildiği, 5393 sayılı Belediye Kanununun "belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15/d maddesinde; "Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak." hususlarının belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayıldığı, 27/10/2010 tarihli, 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tariflerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4/m maddesinde, ücret; "26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44. maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87. maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atık su hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değeri, ifade eder." şeklinde tanımlandığı, Yönetmeliğin "abonelik" başlıklı 10. maddesinde ise; "Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur", kuralına, "hizmet sözleşmesi" başlıklı 12. maddesinde de; "her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler." düzenlemesine yer verildiği, dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından işletilen Söke Novada 5M ... mağazası için, Söke Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı borç bildirim ile davacı şirket adına 2021 yılı için 266.158,80 TL katı atık toplama bedeli tahakkuk ettirildiği, (Davacı şirket tarafından, 2021 yılı için 266.158,80 TL katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretinin şirket adına tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlem ile dayanağı Söke Belediye Meclisinin ... gün ve ... nolu "2021 Mali Yılı Katı Atık Toplama Tarifesi'nin 23 sıra numaralı 'Bakkal & Küçük Market & Büfe vb.' başlığı altında yer alan (c) 100 m2 ve üzeri konulu kısmı ile 'Marketler (Gros Market & Hiper Market vb.)' başlıklı kısmının" iptali istemi ile açılan davanın da Mahkemelerinin ... tarih, E:... ve K:... sayılı kararı ile iptal kararı verildiği, davalı idare tarafından kararın istinaf edilmesi sonrasında ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih, E:... ve K:... sayılı kararı ile 'her iki işlemin farklı yargı yolunda görülmesi gerektiği' gerekçesi ile kararımızın kaldırılarak dosyanın Mahkememize gönderilmesi üzerine yeniden esasa kaydının yapıldığı, 17/02/2022 tarih, E:2022/606 ve K:2022/529 sayılı karar ile her iki işlem yönünden ayrı dava açılması gerektiği gerekçesi ile dilekçe ret kararı verildiği) davaya konu işlemin davacı şirkete tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, Kararda aktarılan mevzuat hükümleri ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin belirlenmesi konusunda anılan hizmetleri sağlayacak idarelere takdir yetkisi verildiği, hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilerin ise bu hizmetlere karşılık olarak abone olmak zorunda olduğu; ayrıca, atık su altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idarelerinin hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone ile karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü olacakları sonucuna varıldığı, nitekim, katı atık toplama ücretine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan bir davada, Uyuşmazlık Mahkemesinin, 09/05/2016 günlü, E:2016/266, K:2016/305 sayılı kararıyla söz konusu ücretin, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesi ile kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kar esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu, idarenin faaliyet alanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısal denetiminin idari yargı yerinde idare mahkemeleri; abonman sözleşmesine dayanan bir alacak- borç ilişkisi kapsamındaki katı atık toplama bedelinin tahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerektiği, uygulamanın bu doğrultuda istikrar kazandığı belirtilerek, davalı belediye tarafından katı atık ücretinin ödenmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar verildiği, bu durumda; davacıdan talep edilen katı atık ücretinin, özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, bu sebeple, söz konusu ücretin iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı mercilerine ait olduğundan davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu idari işleme konu ... satış mağazasının katı atık ya da atıksu aboneliğinin olmadığı, Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tariflerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, kendilerinden söz konusu ücretin talep edilebilmesi için abonelik sözleşmelerinin olması gerektiği, hizmetten yararlananların ve/veya yararlanacakların atıksu altyapı yönetimleri ile karşılıklı sözleşme yapmaları gerektiği, idarenin bu bedeli, kendilerinden fatura gibi bir idari işlemle talep etmemiş olmaları nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu, tahakkuk işleminin idari bir işlem olduğu, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Söke Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü'nün ... tarih ve E... sayılı yazısı ile, davacı şirkete Çevre Kanununun 11. maddesinin 3. fıkrasında yer verilen, katı atık ücretlerinin tahsil edilmesi hususunda, ... Ticaret A.Ş. ünvanı ile ... Mahallesi ... Caddesi No:... adresinde faaliyette bulunulan işletmelerine ilişkin olarak 26/11/2020 tarihi itibarıyla hesaplanan 2021 mali yılına ait 226.158,80-TL katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretine ilişkin "katı atık bildirim dökümü" gönderilmiştir. Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesi kararında da yer verildiği üzere; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun "ücrete tabi işler" başlıklı 97. maddesinde; "Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir." düzenlemesine yer verilmiş, 5393 sayılı Belediye Kanununun "Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları" başlıklı 15/d maddesinde; "Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak." hususları belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmıştır. Atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin; atıksu altyapı yönetimleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından belirlenmesi, ayarlanması ve uygulanması yoluyla çevresel altyapı hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla 27/10/2010 tarihli, 27742 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tariflerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "Abone: Su ve atıksu ve katı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veya faydalanacak gerçek veya tüzel kişi" olarak, "Atıksu altyapı yönetimleri: Atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler..." olarak, "Atık üreticisi: Faaliyetleri sonucu atık oluşumuna neden olan kişi ve/veya atığın bileşiminde veya yapısında bir değişikliğe neden olacak ön işleme, karıştırma veya diğer işlemleri yapan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi" olarak, "Ücret: 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Mükerrer 44 üncü maddesi hükmü gereği çevre temizlik vergisi ile aynı Kanunun 87 nci maddesi uyarınca kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve 2560 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca alınan kullanılmış suları uzaklaştırma bedelini de içerecek şekilde; atıksu ve evsel katı atık ile ilgili verilen tüm hizmetler karşılığında tam maliyet esaslı tarifeye göre belirlenen toplam sistem maliyetini karşılamak üzere evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken parasal değer" olarak, "Evsel katı atık idareleri: Büyükşehir belediyelerini, diğer belediyeleri ve belediye birlikleri" olarak, "Hizmet: Hanehalkları, kamu kurumları veya herhangi bir ekonomik faaliyet için; 1) Atıksu toplama ve yüzey sularına deşarj ile sonuçlanacak arıtma faaliyetleri, 2) Katı atık toplama, taşıma, aktarma, geri kazanım ve bertaraf hizmetleri" olarak tanımlanmış; Yönetmeliğin "Atıksu altyapı yönetimlerinin görev ve yetkileri" başlıklı 7. maddesinde Atıksu altyapı yönetimlerinin, atıksu ücretini toplamak yükümlü oldukları; yine "Evsel katı atık idarelerinin görev ve yetkileri" başlıklı 8. maddesinde, Evsel Katı Atık İdarelerinin; Evsel katı atık ücretini toplamakla yükümlü oldukları, "Abonelerin ve atık üreticilerinin yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinde ilgili kurumlarca bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak belirlenen tarifelere göre faturalanan atıksu ve evsel katı atık ücretlerini ödemekle yükümlü oldukları düzenlemesine yer verilmiştir. Yine Yönetmeliğin "Abonelik" başlıklı 10. maddesinde; Atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçek ve tüzel kişilerin abone olmasının zorunlu olduğu, düzenlemesine, "Hizmet sözleşmesi" başlıklı 12. maddesinde de; her bir abone için toplam sistem maliyetinin o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanacağı, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idarelerinin hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone ile karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü oldukları düzenlemesine ve "Faturalandırma" başlıklı 22. maddesinde; atıksu ve evsel katı atık hizmetlerine ait ücretlendirmenin, yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden yapılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Söz konusu Yönetmelik ile atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin belirlenmesi konusunda anılan hizmetleri sağlayacak idarelere görev ve yetkiler verilmiş, hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilerin ise Yönetmelikte yer verilen hizmetlere karşılık olarak abone olmakla; ve ayrıca, atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri, hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone ile karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü kılınmıştır. Bütün bu düzenlemelere ek olarak da; Yönetmeliğin "Uyum süreci" başlıklı Geçici 1. maddesinde; 26/10/2011 tarihi itibarıyla bu Yönetmeliğe, tarife belirleme, abonelik, sözleşme, teknik alt yapı eksiklikleri ile kendi aralarında maliyet ve bölüşüm hesabı yapmayanlar da dahil olmak üzere, uyum sağlayamamış olan atıksu altyapı yönetimleri ve evsel katı atık idarelerine (Değişik ibare:RG-14/3/2024-32489) 31/12/2024 tarihine kadar bu Yönetmeliğe uyum sağlamak yükümlülüğü getirilmiştir. İdare Mahkemesi kararında, aktarılan mevzuat hükümleri ve iş bu Kararda da düzenlemenin ayrıntısına yer verilen Yönetmelik hükümlerinin değerlendirilmesinden; atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi, kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin belirlenmesi konusunda, idarelerin anılan hizmetleri sağlayacağı, hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilerin ise bu hizmetlere karşılık olarak abone olmak zorunda olduğu; ayrıca, atık su altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idarelerinin hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone ile karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlü olacakları sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte; Yönetmelikte öngörülen (Yönetmelikte belirtilen süre içerisinde) yükümlülüklerini tamamlayamayan, ancak bu süreç içerisinde hizmeti veren, atık su altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri de; atık su/katı atık hizmetinden yararlanmasına rağmen henüz abone olmayan, hizmet sözleşmesi imzalamayan gerçek/tüzel kişilerden, abonelik sözleşmesi kurulmaksızın, evsel katı atık ve atıksu hizmetlerinden yararlananlar tarafından ödenmesi gereken ücreti tahsil edilebilecek, Yönetmeliğin uyum için verdiği süre içerisinde taraflar arasında bir abonelik ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerekecektir. Bu durumda, davacının iddialarının aksine, idarece, hizmetten faydalanan davacı adına tahakkuk ettirilen katı atık ücretinin ödenmesinin istenmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlem, idari yargıda görülmesi gereken, idarenin tek yanlı bir işlemi niteliğinde değildir. Katı atık bedelinin tahsiline ilişkin istikrar kazanan içtihatlarda da yer aldığı gibi, dava konusu işlemin, idarenin tek yanlı olarak tesis ettiği bir işlem niteliğinde görünmesinin, davacıdan talep edilen katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretinin, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesi ile kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kar esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olma niteliğini değiştirmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümü adli yargı mercilerine ait olduğundan, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, 5393 sayılı Kanunun 15/g ve 2872 sayılı Kanunun 11/3 maddesi kapsamında hesaplanan katı atık ücretinin tahsili amacıyla düzenlenen "katı atık borç bildirimi"nin tebliğine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları ile kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasından çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Anılan madde hükmünden anlaşılacağı üzere, idare hukuku kuralları içinde kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir. 2872 sayılı Çevre Kanununun 11. maddesinin 11. fıkrasında; büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacakların, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlü oldukları, bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınacağı ve bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretlerin katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamayacağı hükümlerine yer verilmiştir. 27/10/2010 tarih ve 27742 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin "Abonelerin ve atık üreticilerinin yükümlülükleri" başlıklı 9. maddesinde; aboneler ve atık üreticilerinin; ilgili kurumlarca bu Yönetmelikteki esaslara uygun olarak belirlenen tarifelere göre faturalanan atıksu ve evsel katı atık ücretlerini ödemekle yükümlü oldukları düzenlemesine, "Sayaç zorunluluğu" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Atıksu altyapı yönetimlerinin verdiği su ve/veya atıksu hizmetlerinden yararlananlardan hem su hem de atıksu abonesi olanlar su sayacı, sadece atıksu abonesi olanlar atıksu sayacı taktırmakla ve işler durumda muhafaza etmekle yükümlüdürler. Ancak atıksu sayacı kullanılmasının teknik olarak mümkün olmadığı durumlarda bu yükümlülük aranmaz. " düzenlemesine, "Hizmet sözleşmesi" başlıklı 12. maddesinde; "(1) Her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atıksu altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık idareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler. (2) Sözleşme, abonenin ve/veya atık üreticisinin hangi hizmetlerden yararlandığını ve hangi tarife türü üzerinden ücretlendirileceğini tanımlar. " düzenlemesine yer verimiştir. Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca, evsel katı atık ücret tarifesi belirlenmekte olup, evsel katı atık bedeli ise evsel katı atık ücret tarifesine göre tahakkuk ettirilmektedir. Gerek bu hizmetten yararlananların harcamalara katılma yükümlülüğü, gerek belediye meclislerince tarife belirleme yetkisi ve gerekse belirlenen tarifeye göre ücret tahsil edilmesinin yasal bir zorunluluk olması karşısında, bu konuda yapılacak sözleşme de 'idari sözleşme' niteliğinde olduğundan, hizmetten yararlananların sözleşme imzalamaması ya da sözleşme hükümlerini belirleme konusunda herhangi bir iradesi/müdahalesi söz konusu değildir. Bu nedenle, katı atık bedeli tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem, evsel katı atık ücret tarifesinin uygulanması niteliğinde olduğundan, tahakkuk işlemlerine ilişkin davaların evsel katı atık ücret tarifesine bağlı olarak karara bağlanması gerekmektedir. Öte yandan; Uyuşmazlık Mahkemesince, katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücretine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davalarda; su ve kanalizasyon hizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmeyen belediyeler bakımından katı atık ve/veya atık su bedelinin vergi benzeri mali bir yükümlülük mü, yoksa özel hukuk ilişkisine dayalı bir ücret mi olduğu hususunun belirlenmesinde abonelik ilişkisinin belirleyici olduğu vurgulanmış ve söz konusu ücretin idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğunun anlaşılması halinde davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği belirtilmiş ise de, yukarıda yazılı Yönetmelik hükümleri uyarınca katı atık ücretinin istenebilmesi için atıksu hizmetinden yararlanma ve buna bağlı olarak abonelik sözleşmesinin yapılmış olması gerekmektedir. Olayda, davalı idarece katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti belirlenmesine ilişkin meclis kararı dayanak alınarak, davacı şirket adına bu karar çerçevesinde katı atık tahsiline ilişkin idari işlem tesis edildiği, söz konusu işlemin ise özel hukuk hükümlerine tabi olan abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı, tek taraflı ve kamu gücüne dayalı olarak tesis edildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerine ait olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinde yer alan, Yönetmeliğe uyum sağlanması için ek süre verilmesinin, dava konusu işleme idari nitelik kazandırmayacağı da açıktır. Bu durumda; evsel katı atık ücret tarifesinin iptali istemiyle açılan davaların görüm ve çözümü idari yargı mercilerine ait olduğu ve davaya konu katı atık bedeli istenilmesine ilişkin işlem Çevre Kanununun 11/3 maddesi uyarınca tesis edilmiş olup, abonelik sözleşmesine dayalı ücret tahakkuku niteliğinde olmadığından, söz konusu işlemin hukuka uygunluğunun, evsel katı atık ücret tarifesi doğrultusunda değerlendirilerek karara bağlanması gerektiğinden, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerinin görevinde olduğu, bununla birlikte, olayda taraflar arasında adli yargının görevine girecek nitelikte bir abonman sözleşmesinin de olmadığı açık olduğundan davanın görev yönünden reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, gerekçe değiştirilerek onama yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.