9. Hukuk Dairesi 2025/9110 E. , 2026/129 K. "" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2257 E., 2025/1994 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale İş Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2023/198 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapo…
9. Hukuk Dairesi 2025/9110 E. , 2026/129 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2257 E., 2025/1994 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale İş Mahkemesi SAYISI : 2022/110 E., 2023/198 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 2009 yılında.... olan ... kardeşler tarafından iş teklifinde bulunulduğunu, müvekkilinin teklifi kabul ederek 20.11.2009 tarihinde %49 oranında hisse ile ... AŞ ünvanlı akaryakıt Şirketine ortak olduğunu, ancak 2016 yılı Eylül ayında ... kardeşlerin hisselerini satması üzerine müvekkilinin de hisselerini devrettiğini, sonrasında ... kardeşlerin davacıya, davalı Şirkette danışman olarak çalışması yönünde teklifte bulunmaları üzerine davacının 01.07.2021 tarihine kadar kesintisiz olarak davalı Şirkette çalıştığını, iş sözleşmesinin sözlü olarak haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile davalı Şirket arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, davacının eylemli şekilde istifa ederek işten ayrıldığını, hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada bulunan sahteliği ispat ve iddia olunmayan davacı hakkındaki Sosyal Güvenlik Kurumu 4/1-(a) hizmet bildirimleri, tanık beyanları ve “ilgili makama” verilmek üzere düzenlenmiş 11.09.2019 tarihli yazıda davacının net ücretinin 25.000,00 TL olduğunun belirtilmiş olması karşısında davacının, davalı tarafça ücret karşılığı çalıştırıldığının kabul edilmesi ve aralarındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi kapsamında olduğunun kabulü gerektiği, davalı işveren tarafından davacının istifa ettiği iddia edilmişse de bu hususta bir delil sunulamadığı, ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacak şekilde sona erdirildiğine ilişkin hiçbir belge sunulmadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ... Bankası hesabına davalı Şirketin Yönetim Kurulu başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi olduğu anlaşılan .... tarafından ödemeler yapıldığı, yine davacının çeşitli banka hesaplarına davalı Şirket yetkililerinin aile fertleri olan .... isimli kişilerden ödemeler yapıldığının görüldüğü, davalılar gönderilen bu ödemelerin ücret ödemesi olduğunu savunmuşlarsa da banka dekontlarında ödemeye ilişkin açıklama olmadığı, .... dışındaki kişiler bakımından yatırılan ücretlerin davacı tarafından ... San. .... AŞ'deki hisse devirleri sırasında davalı Şirket yetkililerine verdiği ödünç paranın karşılığı olduğu, bu durumun Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/218 Esas sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında dinlenen ve Şirketin hesap tablolarına hâkim olduğunu beyan eden davalı Şirket çalışanı ... beyanından da açıkça anlaşıldığı, bu nedenle .... dışındaki kişiler tarafından yapılan ödemelerin davacının ücret ödemesi olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının davalı Şirkette ücret karşılığı çalıştığının anlaşıldığı, davalı işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna verdiği işten çıkış bildirgesinde, çıkış nedenini ... (3) (İstifa) olarak göstermiş olsa da, bu iddiayı destekleyecek yazılı bir belge sunamadığı, tanık beyanları incelendiğinde, ... açıkça davalı Şirketin ekonomik kriz nedeniyle faaliyetlerini sonlandırdığını ve bu süreçte davacının işten çıkarıldığını beyan ettiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu, davalı taraf davacının ücret alacağını tam olarak ödediğini ispat edemediğinden dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli hesap bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda bu talebinin de kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalı Şirketin işçisi değil, Şirket yetkililerinin ortağı ve aile dostu olduğunu, 2. Davacının bütün hak edişlerinin ödendiğini, davalı Şirketten alacağının kalmadığını, 3. Müvekkili Şirkete karşı dava açan ve davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılmaması gerektiğini, 4. Davacı davalı Şirketin işçisi olmadığından kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı ile davalı Şirket arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.