T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/748 KARAR NO : 2026/60 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2023 tarihinde ----- ve ilçelerinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel n…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/748 KARAR NO : 2026/60 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/09/2023 tarihinde ----- ve ilçelerinde meydana gelen kuvvetli yağış ve sel neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ---- POLİÇESİ ile sigortalı bulunan ------adresinde meydana gelen hasarlar nedeniyle 06/10/2023 tarihinde 78.914,40 TL, 09/10/2023 tarihinde 107.448,00 TL olmak üzere toplam 186.362,40 TL sigortalıya ödendiğini, müvekkil Sigorta Şirketi tarafından ----İdare Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile ----- Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı, ----- Belediyesi Başkanlığı, ----- Su ve Kanalizasyon İdaresi Başkanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü aleyhinde rücuen tazminat davası açtıklarını, yapılan yargılama sonunda 04/06/2025 tarihli ----- Karar sayılı kararı ile “Davanın kısmen kabulüne” karar verilmiş olup, davalı------ kusuru oranında belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL alacağın ödeme tarihi olan 09/10/2023 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirkete kısmi de olsa sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın husumet yokluğu nedeniyle, usulden ve esasdan reddine karar verilmesini istemiş, duruşmada da görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; konut sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen bedelin halefiyete dayalı olarak davalıdan tazmini istemine ilişkin HMK m.107 hükmü kapsamında belirsiz alacak davası şeklinde açılan tazminat davasıdır.Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre görevli mahkemenin değerlendirmesinde dava dışı sigortalıya göre değerlendirme yapmak gerekir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli ----Esas ve ----- Karar sayılı kararında “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır.Somut olayda; davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettirenin------olduğu, davacı ile sigortalısı arasında konut sigorta poliçesinin söz konusu olduğu, anılan şahsın Uyap sisteminde yapılan araştırmada potansiyel vergi mükellefi olduğu, tacir olduğuna dair de bir iddianın ileri sürülmediği gibi poliçe konusu hususun da ticari nitelşkte olmadığı, anılan YİBK kararının bağlayıcı nitelikte olduğu, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkiye göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, dava dışı sigortalı ile davalı arasında uygulanacak uyuşmazlıkta haksız fiilden doğan borç ilişkisi hükümlerinin uygulanması gerektiği, mutlak ticari davanın da söz konusu olmadığı, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK.20 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevl---- NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-HMK 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.