T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/03/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:16/03/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 08/05/2020 başlangıç ve 30/03/2021 bitişi tarihli blok mermer alım satım sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe 11/05/2020 tarihinde 60.000,00-Dolar avans ödemesi yapıldığı konusunda taraflar arasında tereddüt bulunmadığını, sözleşmenin 10.maddesi uyarınca; satıcı konumundaki davalı tarafından ... Mevkiinde bulunan ocakta her ay sürekli ve düzenli olarak üretim faaliyetinde bulunularak ihracata elverişli kalitede bloklar hazırlanacağı ve sözleşmeye konu ... cinsi mermerden ayda en az 200-350 ton üretim yapılarak müvekkilinin alımına sunulacağının taahhüt edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra aradan geçen uzun ve ticari anlamda makul süreye rağmen davalı şirket tarafından sözleşmenin 10.maddesindeki satıcının görev ve sorumlulukları hükümlerine uyulmadığını, ihracat kalitesine uygun üretim yapılmadığını ve sözleşmeye konu ... isimli ihracat kalitesine uygun blok mermerin müvekkilinin alımına sunulmadığını, kaldı ki davalının icra takibine itiraz dilekçesinde ortaya koyduğu iddianın aksine müvekkiline ve müşterisine teklif edilen blok mermerlerin ihracat kalitesine uygun olmadığından bizzat davalı/borçlu tarafından ihracat kalitesine uygun istenilen nitelikte üretim yapıldıktan sonra blok mermerin müvekkili ve müşterinin alımına sunulacağı teklif edilerek müvekkilinden biraz daha beklenilmesi istenildiğini, buna rağmen yine ihracat kalitesine uygun üretim yapılmaması üzerine 2020 yılı Ekim ayı içinde müvekkili firma eksperleri tarafından bizzat bu maden sahasında yapılan fiziki kontrolde ve ocak sorumlusu ile yüz yüze yapılan görüşmede taahhüde konu ... cinsi mermer üretiminin yapılamayacağı, istenen rezervin bulunmadığı, çıkarılan ürünün ise kalitesi düşük olduğundan ucuz fiyata başka bir ihracat alıcısına satıldığını, bunun yerine hemen aynı yerde bulunan diğer ocakta bej cinsi mermer üretimine devam edileceği ve sözleşmede taahhüt edilen nitelikte ihracat kalitesine uygun ... mermerin temininin mümkün olmadığının beyan edildiğini, bu hususun müvekkili firma eksperleri tarafından da yerinde görüldüğünü, bu kapsamda sözleşmenin 10.maddesi atfıyla davalı/borçlunun akdi görev ve yükümlülüklerine uymaması, yani sözleşmeye konu ihraç kalitesine sahip mermeri müvekkillinin alımına sunmaması nedeniyle söz konusu sözleşmenin 12/a maddesi atfıyla sözleşmenin ihlali niteliğindeki bu hareket tarzınızdan dolayı müvekkili tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, yazılı fesih iradesinin davalıya tebliği sonrasında aynı sözleşmenin 12/c maddesi uyarınca 30 gün içinde uhdelerinde bulunan 60.000,00-USD avansın müvekkili firmaya ödenmesinin talep olunduğunu, bedelin iade edilmediğini, icra takibine itiraz eden davalı tarafın hukuki delille somutlaştırılamayan itiraz gerekçesinin aksine ihtiyati haciz kararı ile koruma altına alınmaya çalışılan müvekkili şirketin mali haklarının, sözleşme süresinin dolması sonrasında muaccel olacak bir alacak olmayıp sözleşmenin 9/c maddesi uyarınca verilen ve sözleşmenin feshi halinde 30 gün içinde aynen iadesi gereken avans ödemesi olduğunu, satıcı firmanın akdi görev ve yükümlülüklerine uymaması, sözleşmeye konu ... isimli ihraç kalitesine sahip mermeri müvekkilinin alımına ısrarla sunmaması nedeniyle söz konusu anlaşmanın 12/a maddesi atfıyla sözleşmenin ihlali niteliğindeki bu hareket tarzından dolayı müvekkili şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini beyan ederek bedelin ödenmesine matuf olarak icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemesinin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ... cinsi mermer alım satımı konusunda sözleşme imzalanmış olup sözleşme davacı şirket tarafından tek taraflı sonlandırılmaya çalışıldığını, sözleşmenin 2021 yılı Mart ayında yenilenmemesi halinde sonlanacağını, davacı tarafın müvekkili şirketin sözleşme şartlarını yerine getirmediği iddiasında olduğunu, Kütahya/... Mahkemesi'nde taraflarınca açılmış olan ... D. İş numaralı dosyası ile müvekkilinin sözleşmede belirtilen şartlardaki ürünü tedarik edip etmediği, ürünlerin ihracata uygun olup olmadığı yönünde tespit talep edilmiş olup söz konusu dosya da henüz karar verilmediğini, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen tür ve cinsteki ürünleri hazırlamış olduğunun davacı tarafın ekspertizi tarafından tespit edildiğini, fakat söz konusu ürünlerin sözleşmeye aykırı olduğu iddiasıyla ürünleri almadıkları gibi sözleşmeyi de haklı olduklarını iddia ederek fesih bildiriminde bulunduklarını, davacı tarafın sözleşmeyi haklı bir sebebe dayanmaksızın feshettiğinin açıkca ortada olduğunu ve tarafların kendi kusuruna dayanarak sözleşmenin feshini ve bu yöndeki zararlarını talep edemeyeceğinin gerçek olduğunu, müvekkilinin sözleşmesel tüm sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen davacı tarafça bloklar üzerinde çizgiler olduğu, blokların yeterince büyük olmadığı iddiasında bulunmuşlarsa da sözleşme konusu mermer blok olması ve bu malzemelerin doğal ürün olması hasebiyle tamamıyla tek renk tek tip olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, zira ürünün doğal olmasının en önemli sonucunun da seramik gibi tek tip ve değişmez olmaması olduğunu, davacı tarafın iddialarını yine kabul etmemek üzere müvekkilinin ürettiği mamüllerin sözleşmeye aykırı bir tarafı bulunmadığını, diğer yandan ihracat için üretilen mermer bloklarının ebatlarının uluslararası piyasada kabul edilen ölçüleri bulunduğunu, müvekkilinin üretmiş olduğu blokların ebatlarının da değişik iş dosyasında mevcut olup davacının iddia ettiği gibi ihracata uygun olmayan boyutlarda olmadığını, müvekkilinin 2020 yılı kış ayları öncesinde taahhüt ettiği mamülleri hazırladığını ve bu durumun keşifte de tespit edildiğini, diğer yandan davacı tarafından teslim alınmaması sebebiyle ürünler de ciddi zarar söz konusu olduğunu, mermer bloklar çıkartılırken hayatın olağan akışı içinde olduğu üzere kesim yapıldıktan sonra kılcal çizik ve çatlaklar oluştuğunu, davacı bu blokları teslim almadığı için bu çizik ve çatlaklar kışın soğuk şartların da ve yağışlar sebebiyle aralarına su dolarak ve genleşme ile bloklar üzerinde büyük çatlaklara sebep olduğunu, bu durumun blokların ekonomik değerine zarar verip önemli bir kısmının zayi olmasına sebep olduğunu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları istenilmesi halinde görüleceği üzere benzer ürünleri başkaca firmalardan da temin ettiklerinin anlaşılacağını, bu diğer ürünlerin alım satımı yapılabilirken pandemi koşullarını gerekçe göstererek teslim almaması ve sözleşmeye aykırılık iddiasının da yerinde olmadığının görüleceğini, zira aynı türde başkaca ürünleri satabilen davacının, müvekkilinin mamüllerini de satabileceği gerçeğinin ortada olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Aşamalarda, cevap dilekçesinde de geçen Kütahya ili ... Mahkemesince yapılan delil tespiti dosyası, iş bu dosya arasına alınmıştır. Delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda özetle; söz konusu mermerlerin ihracat kalitesine uygun olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın delil tespiti dosyasına itiraz ettiği anlaşılmıştır. Davada, ispat külfeti davacıdadır. Davacı taraf, sözleşmenin imzalanmasından sonra aradan geçen uzun ve ticari anlamda makul süreye rağmen, davalı şirket tarafından sözleşmenin 10.maddesindeki satıcının görev ve sorumlulukları hükümlerine uyulmadığını, ihracat kalitesine uygun üretim yapılmadığını ve sözleşmeye konu ... isimli -ihracat kalitesine uygun- blok mermer müvekkilin alımına sunulmadığını, bu nedenle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, avansın iadesinin gerektiğini, davalı ise mermerlerin istenen nitelikte olduğunu, sözleşmenin haksız feshedildiğini beyan etmiştir. Sözleşme konusu mermer blokların niteliğine ilişkin inceleme özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olduğundan mahkememizce keşif/bilirkişi incelemesi ara kararı kurulmuştur ve davacıya kesin süre verilmiştir. Davacı vekili, 01/12/2021 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde keşif ve bilirkişi incelemesine dayanmadıklarından, keşif/bilirkişi incelemesine ait ara karardan dönülmesini talep etmiştir ve masrafı yatırmamıştır. Uyuşmazlığa temel 08/05/2020 başlangıç ve 30/03/2021 bitişi tarihli blok mermer alım satım sözleşmesine bakıldığında; 12'inci madde içeriğinde; sözleşme hükümlerinin taraflarca ihlali söz konusu olduğunda ihlali öğrenen diğer tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesihetme hakkına sahip olduğu, yani alıcının bu sözlşemedeki hükümleri ihlali söz konusu olursa, satıcının, sözlşemeyi tek taraflı feshetme yetkisinin olacağı, aynı şekilde satıcının bu sözleşmedeki hükümleri ihlali söz konusu olursa alıcının da tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih etme yetkisinin olduğu, fesih iradesinin yazılı olarak bildirilmesinin şekil şartı olduğu, satıcının, sözleşmenin ihlali neticesinde sözlşemenin sona ermesi neticesinde uhdesinde bulunan "avans" bakiyesini fesih tarihinden itibaren bir ay içinde her hangi bir ihtara gerek olmadan alıcının banka hesabına havale/eft kanalıyla göndermek suretiyle iade edeceği belirtilmiştir. Yukarıdaki sözleşme ilgili maddelerinde de belirtildiği üzere; fesih olgusu, sözleşme hükümlerinin ihlali nedenine dayalı olarak anlaşmaya eklenmiştir. Davacı taraf sözleşme gereğinin yerine getirilmediğini iddia etmekte olduğundan yukarıda da değinildiği üzere ispat külfeti davacı tarafta olduğundan, gider avansı yükümlülüğü davacıya yüklenmiştir. Aksi beyanlar hukuken yerinde bulunmamıştır. Davacının keşif deliline dayanmadıklarına yönelik iddiaları da hukuki değildir. Usul hukukunda kural olarak taraflarca getirme ilkesi mevcuttur ve kural olarak tarafların dayanmadığı/öne sürmediği deliller mahkemece re'sen değerlendirilemez. Ancak, bu kuralın bir kısım istisnaları vardır. Bunlar, keşif, ticari defterler ve bilirkişi delilleridir. Bir başka deyişle, taraflarca dayanılmasa dahi mahkeme uyuşmazlığı çözmek için gerekli ise keşif, bilirkişi incelemesi, tarafların ticari defterlerin incelenmesi ara kararı kurabilir. Yukarıda da belirtildiği üzere, uyuşmazlığın çözümü, özel ve teknik incelemeyi gerektirdiğinden mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemesi ara kararı kurulmuştur. Davacının buna yönelik talepleri de hukuken yerinde değildir... İspat külfeti üzerinde olan davacı, keşif ve bilirkişi incelemesi istemediğinden, dosyada iddiasını ispatlayacak başka bir delil de olmadığından davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ile davalı arasında 08.05.2020 başlangıç ve 30.03.2021 bitiş tarihli, blok mermer alım satım sözleşmesi yapıldığını ve bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe 11.05.2020 tarihinde 60.000,00-USD avans ödemesi yapıldığını, bu sözleşmenin 10.maddesi uyarınca davalı tarafından ... mevkindeki ocakta üretim faaliyetinde bulunularak ihracata elverişli kalitede bloklar hazırlanacağını ve sözleşmeye konu ... cinsi mermerin müvekkilinin alımına sunulacağının taahhüt edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından sonra aradan geçen uzun ve ticari anlamda makul süreye rağmen davalı şirket tarafından sözleşmenin 10. maddesindeki satıcının görev ve sorumluluklarına ilişkin hükümlere uyulmadığını, ihracat kalitesine uygun üretim yapılmadığını ve sözleşmeye konu ... isimli ihracat kalitesine uygun blok mermerin müvekkilinin alımına sunulamadığını, davalının icra takibine itiraz dilekçesinde ortaya koyduğu iddianın aksine müvekkiline ve müşterisine teklif edilen blok mermerlerin ihracat kalitesine uygun olmadığından bizzat davalı tarafından ihracat kalitesine uygun istenilen nitelikte üretim yapıldıktan sonra blok mermerin müvekkilinin ve müşterinin beğenisine daha sonra sunulacağı teklif edilerek müvekkillinden biraz daha beklenilmesinin istenildiğini, uzun süre bekledikten sonra 2020 yılı Ekim ayı içinde müvekkili şirket eksperi ... tarafından bizzat bu maden sahasında yapılan fiziki kontrolde ve ocak sorumlusu ile yüz yüze yapılan görüşmede taahhüde konu ... cinsi mermer üretiminin yapılamadığını, istenen rezervin bulunmadığını, çıkarılan ürünün ise kalitesi düşük olduğundan ucuz fiyata başka bir ihracat alıcısına satıldığını, bunun yerine hemen aynı yerde bulunan diğer ocakta Bej cinsi mermer üretimine devam edileceği ve sözleşmede taahhüt edilen nitelikte ihracat kalitesine uygun ... mermerin temininin bu aşamada mümkün olmadığının beyan edildiğini, bu hususun müvekkilinin eksperleri tarafından da yerinde görüldüğünü, davalının talebi üzerine daha sonra yapılan delil tespiti aşamasında maden sahasında dinlenilen tanık beyanında; "...davacı şirket müşterilerine teklif edilen ve gösterilen taşlar ile keşif sırasında sahada bulunan taşların aynı taşlar olmadığı..." açıkça söylenerek keşfe konu taşların daha önce müvekkiline gösterilen taşlardan farklı olduğunun tespit ve beyan edildiğini, bu keşfin 19.03.2021 tarihinde yapıldığını, müvekkili davacıya taşların 2020 yılı Mayıs ile Ekim ayı arasında gösterildiğini, maden sahasında her kademede çıkarılan taşların bile aynı olmadığının bu sektörde bilinen bir gerçeklik olduğunu, sözleşmenin 2020 yılı Kasım ayında feshinden bile yaklaşık 5 ay sonra yapılan bu keşifte sahada yer alan taşların müvekkiline ve müşterisine teklif edilen önceki taşlarla zaten aynı olmasını beklemenin hukukilikten uzak keyfi değerlendirmeye yol açacağını, davalı tarafından müvekkili davacı şirket eksperlerine gösterilen taşların ihracat kalitesine uygun olmadığı ve o süreçte istenilen taşların farklı tarihte farklı müşterilere gösterilmesine rağmen ihracat kalitesine uygun olmadığının anlaşıldığı bir aşamada müvekkilinden sözleşmeye devam etmesini beklemenin ve yatırdığı avansı ticari olarak kullanılmamasını istemenin sözleşmenin amacına, adalete ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın hukuki delille somutlaştırılmayan itiraz gerekçesinin aksine iadesi istenen müvekkili şirketin mali haklarının, sözleşme süresinin dolması sonrasında muaccel olacak alacak/cezai şart olmadığını, sözleşmenin 9/c maddesince verilen ve sözleşmenin feshi halinde 30 gün içinde aynen iadesi gereken avans ödemesi olduğunu, davalı tarafın da bilgi ve imzası dahilinde olan blok mermer alım sözleşmesine konu bu avans iadesinin hukuken anlaşılmayacak şekilde ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ısrarla sözleşmeye bağlı muaccel olması gereken bir alacak veya borç ödemesi olarak anlatım konusu yapılarak somut gerçekliğin hukuksal bağlamından koparılmasının dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, Mahkemenin gerekçesinin aksine davalı tarafın iddia ettiği gibi ihraç kalitesine sahip 300 ton ... mermerin hazır ve 2020 yılı Mayıs ayından 2020 yılı Kasım ayına kadar davacı müvekkili tarafından sahadan alınmıyorsa karşı taraf basiretli bir tacir gibi bu hususu noter aracılığıyla ihtar ederek veya tespit yaptırarak müvekkilini sözleşmesel temerrüde düşürmesi gerektiğini, karşı tarafın ısrarla varlığını iddia ettiği mermerin sözleşmede belirtilen Çin'e ihraç kalitesine sahip mermer olmadığından davalı yanın ihraç kalitesine uygun mermerin hazır edileceği vaadi ile müvekkili şirket sürekli olarak oyaladığını, kabul anlamına gelmemek üzere davaya cevap aşamasında davalı tarafça sözleşmenin bitimi olan 30.03.2021 tarihinde avansın iade edileceği ve davalının borca yeter mal varlığının olduğunu iddia etmenin açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dava sürecinde blok mermer alım sözleşmesinin bitimi olan 30.03.2021 tarihinin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen avansı iade etmediklerini, Mahkemenin kabulünün aksine sözleşmeye konu blok mermerlerin ihracat kalitesine uygun olduğunu ve o aşamada ihracat kalitesine uygun taşların müvekkili şirketin beğenisine sunulduğunu ispatlama yükünün davalıda olduğunu, Yerel Mahkeme kararında; davalı yanın tek kişilik bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme ve bu incelemeye dayanılarak oluşturulan raporu gerekçe gösterdiğini, sözleşmenin dayanağını oluşturan müvekkili şirket müşterisinin beğeni kriterine değinilmediğini, anılan bilirkişi raporunda sadece mermerin genel geçer özelliklerine yer verildiğini, bu mermerin de "satılabileceğinin" raporlandığını, müvekkili ve/veya müşterisinin istediği evsafta olup olmadığı anlaşılmayacak şekilde değerlendirme dışı tutulduğunu, sözleşmenin ikasıyla davalının uhdesinde kalmaya devam eden avansın iadesine yönelik icra takibi arasında hiç de makul olmayan sürenin geçmesinin haklılıklarının bir başka bariz göstergesi olduğunu, bu kadar süre beklenip halen temel edimin davalıca yerine getirilmemesinin müvekkili önce feshe, akabinde takibe zorladığını, davalı yan uhdesinde bulunan 60.000,00-USD'nin iadesinin zamanı gelmediğini ve buna rağmen talep edildiğini aşamalarda ısrarla vurguladığını, sözleşme süresinin sona ermesine rağmen halen avansın iade edilmemesinin de davalının itirazının ne kadar kötü niyetli olduğunu gösterdiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK'nın 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında 08/05/2020 başlangıç ve 30/03/2021 bitiş tarihli blok mermer alım satım sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı yan taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 10. maddesi uyarınca; satıcı konumundaki davalı tarafından ... Mevkiinde bulunan ocakta her ay sürekli ve düzenli olarak üretim faaliyetinde bulunularak ihracata elverişli kalitede bloklar hazırlanacağı ve sözleşmeye konu ... cinsi mermerden ayda en az 200-350 ton üretim yapılarak davacının alımına sunulacağının taahhüt edilmesine rağmen davalı yanın ihracata uygun mermer üretimi yapmadığı ve sözleşme ile yükümlenilen taahhüdünün yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshederek avans ödemesinin iadesini talep ettiği, davalı yanın avans ödemesinin iadesi amacıyla başlatılan takibe itirazı üzerine itirazın iptali talepli eldeki davanın açıldığı, davalı yanın ise sözleşme ile yükümlendiği şartlardaki ürünü tedarik ettiği ve ürünlerin ihracata uygun olduğunu, fakat davacı yanın söz konusu ürünlerin sözleşmeye aykırı olduğu iddiasıyla ürünleri almadıkları gibi sözleşmeyi de haklı olduklarını iddia ederek fesih bildiriminde bulunduklarını, ... Mahkemesi'nde taraflarınca açılmış olan ... D.İş numaralı dosyası ile davalı yanın sözleşmede belirtilen şartlardaki ürünü tedarik edip etmediği, ürünlerin ihracata uygun olup olmadığı yönünde tespit talep edilmiş olup alınan bilirkişi raporunda ihracata uygun ürün tedarikinin yapıldığı belirlendiğinden davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. maddesinde; sözleşme hükümlerinin taraflarca ihlali söz konusu olduğunda ihlali öğrenen diğer tarafın sözleşmeyi tek taraflı olarak fesihetme hakkına sahip olduğu, yani alıcının bu sözlşemedeki hükümleri ihlali söz konusu olursa satıcının, sözlşemeyi tek taraflı feshetme yetkisinin olacağı, aynı şekilde satıcının bu sözleşmedeki hükümleri ihlali söz konusu olursa alıcının da tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisinin olduğu, fesih iradesinin yazılı olarak bildirilmesinin şekil şartı olduğu, satıcının sözleşmenin ihlali neticesinde sözleşmenin sona ermesi neticesinde uhdesinde bulunan "avans" bakiyesini fesih tarihinden itibaren bir ay içinde herhangi bir ihtara gerek olmadan alıcının banka hesabına havale/eft kanalıyla göndermek suretiyle iade edeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Bu bağlamda taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi gereğince satıcı davalının sözleşmeyi ihlali neticesinde sonra ermesi halinde avans ödemesinin iadesi kararlaştırıldığından ve sözleşmenin bitim tarihinde avans iadesi kararlaştırılmamış olduğundan davalı satıcının sözleşmeyi ihlalinin mevcut olup olmadığı dolayısı ile davacı yanın bu ihlal çerçevesinde sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediğinin belirlenmesi gereklidir. Davalı yanca ... Mahkemesi'nin ... D.İş numaralı dosyası ile tespit talep edildiği, tespit bilirkişi raporunda davaya konu olan mermer blokların cinslerinin "...", ebatlarının ihracata uygun standartlarda, ağırlıklarının 8-12 ton arasında, fiziksel özellikleri itibarıyla yani renk, açıklık-koyuluk ve tekstürün (yapı ve doku) aynı, homojen bir yapıya sahip olmalarından dolayı ihracat kalitesine uygun olduğunun belirlendiği, davacı yan tespit bilirkişi raporuna itiraz ettiğinden ve uyuşmazlığın çözümü, özel ve teknik incelemeyi gerektirdiğinden İlk Derece Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, ancak davacı vekilince keşif deliline dayanılmadığı beyan edilerek delil avansının ikmal edilmediği, bu sebeple ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafın, davalı yanın sözleşmeyi ihlali neticesinde sözleşmenin haklı olarak feshedildiği iddiasının ispatlanamadığı, her ne kadar davacı yan, davacı şirket eksperi ... tarafından bizzat bu maden sahasında yapılan fiziki kontrolde ve ocak sorumlusu ile yüz yüze yapılan görüşmede taahhüde konu ... cinsi mermer üretiminin yapılamadığını ve sözleşmede taahhüt edilen nitelikte ihracat kalitesine uygun ... mermerin temininin bu aşamada mümkün olmadığının tespit edildiğine ilişkin tutanak tutulduğunu ve bu sebeple sözleşmenin davalı yanın ihlali nedeniyle fesihte haklı olduklarını iddia etmişse de; söz konusu tutanak davacı yanın eksperi tarafından tek taraflı olarak düzenlenmiş olup davalı yanın imzasını taşımadığından ispata elverişli olmadığı açık olup bu nedenle İlk Derece Mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25/12/2025 ...