TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/522 KARAR NO: 2026/432 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2025 NUMARASI : 2025/148 (E) - 2025/696 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2024 t…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/522 KARAR NO: 2026/432 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2025 NUMARASI : 2025/148 (E) - 2025/696 (K) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 02/04/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2024 tarihinde dava dışı ...'ın borçlu...Kiralamanın maliki olduğu ... plakalı araç ile seyir halindeyken geri manevra yaparak kırmızı ışıkta duraklamakta olan ... plakalı araca çarpması, ardından ön tarafa doğru ilerleyerek yine kırmızı ışıkta duraklamakta olan ... ve ... plakalı araçlara arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü dava dışı sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu addedildiğini, kazaya sebebiyet veren aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde zorunlu trafik sigortasının bulunduğunu, trafik sigortası kapsamında müvekkili ... AŞ tarafından kazada maddi hasara uğrayan araç için tazminat ödemesinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafa ait aracın sürücüsünün işbu kazaya ağır kusuruyla neden olması sebebiyle ödediği tazminat miktarı için rücu imkanı bulunduğunu belirterek İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin rücuya esas ödemenin yapıldığı tarihten itibaren takip tarihine kadar işlemiş faiz ve takip tarihinden sonra işlemiş ve işleyecek faizler ile birlikte devamına, alacağın faizi ile birlikte davalı borçludan tahsiline, söz konusu alacağın likit olduğu dikkate alınarak hükmolunacak borç miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketi hasım göstererek işbu davada taraf göstermesinin hukuka aykırı ve hatalı olduğunu, davada husumetin kazaya sebebiyet veren aracın işleteni sıfatına haiz olan kişilere yöneltilmesinin gerektiğini, işbu dava kapsamında sorumlu işleten sıfatına haiz kişinin finansal kiracı olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; "Davanın husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın hukuki niteliğinin yanlış kurulduğunu, 2918 sayılı KTK'nin 95/2. maddesi uyarınca rücu muhatabının işleten değil sigorta ettiren (uygulamada sigorta akdinin tarafları) olabileceğini, dosyadaki poliçe ve hasar evrakının davalının sigorta ilişkisindeki konumunu göstermekte olup eksik inceleme ile usulden ret kararı verildiğini, işleten kiracı kabulü doğru olsa dahi bu durumun sigortacının KTK'nin 95/2. maddesi uyarınca rücu muhatabını otomatik değiştirmeyeceğini, usulden ret yerine esasa girilerek rücu şartlarının tartışılması gerekirken mahkemece esasın inceleme dışı bırakıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29/12/2016 tarih ve 2016/10940 (E) - 2016/12133 (K) sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 95.maddesine göre "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme getirilmiştir. Somut olayda, yukarıda da vurgulandığı üzere, davacı sigortacı, kazada zarar gören dava dışı kişilere ödediği meblağı, dava dışı araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğu iddiasıyla, sigortalı araç malikinden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Davacı sigortacı ile davalı sigortalı arasında sigorta sözleşmesi mevcut olup, sözleşmesinin tarafı davalı maliktir. KTK'nin 95/2. maddesine göre davacı sigorta şirketi zarar gören 3. kişiye ödediği bedeli akidine rücu edebilir. Bu durumda hatalı gerekçe ve değerlendirme ile yazılı şekilde davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine, 7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davacı tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan 50.000 TL tutarındaki nakdi teminatın davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026