T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı tarafça keşidecisi müvekkili şirket olarak görünen, 06/11/2020 düzenleme, 19/12/2020 ödeme tarihli 22.300,00.-TL bedelli ve 06/11/2020 düzenleme, 30/01/2021 ödeme tarihli 22.300,00-TL bedelli olmak üzere iki adet bononun tahsil amaçlı olarak T.C. ... Bankası Antalya/Varsak Şubesi'ne teslim edildiğini, bunun üzerine ilgili banka şubesi tarafından müvekkili şirket yetkilisine mesaj gönderildiğini, müvekkili şirketin bilgisi dışında düzenlenen ve bankaya ibraz edilen bonolar hakkında böylece bilgi sahibi olduğunu, söz konusu iki adet bono üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bonolar üzerindeki müvekkiline ait olduğu iddia edilen iki imzanın birbiri ile örtüşmediğini, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, işbu taklit imza ile müvekkili aleyhine tahsil amaçlı bankaya ibraz edilen bonolar nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunacaklarını beyanla dava konusu iki adet bono hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı kararı verilmesini, müvekkili şirketin 06/11/2020 düzenleme, 19/12/2020 ödeme tarihli 22.300,00-TL bedelli bono ve 06/11/2020 düzenleme, 30/01/2021 ödeme tarihli 22.300,00-TL bedelli iki adet bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine, davalının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davaya karşı zamanaşımı, görev ve yetki yönünden itiraz ettiklerini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava şartı olan arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu senetlere ilişkin herhangi bir icra takibi başlatılmadığını, imzaların davacıya ait olmadığının ispat yükünün davacıda olduğunu, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında tazminata hükmedilemeyeceğini, tazminata hükmedilmesi için haksız ve kötüniyetli açılmış bir takibin bulunması gerektiğini beyanla haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Lehtarı davalı ... Sanayi Ticaret A.Ş. olan davaya konu, keşidecisi davacı ... Tic. Ve San. Ltd. Şti., olan 06/11/2020 tanzim, 19/12/2020 ve 30/01/2021 vade tarihli 22.300,00.-TL bedelli toplam iki adet bonodaki davacıya atfen atılı bulunan keşideci imzalarının Fizik Grafoloji Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda da belirtildiği üzere davacı şirketin yetkili temsilcisi ...’nin eli ürünü olmadığı anlaşılmakta olup, imzada sahteciliğin mutlak defi niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülmesi mümkün oluşu gözetilerek, sonuç olarak davacının söz konusu bonolardan davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı borçlu aleyhine başlatılan bir icra takibi bulunmadığından davacının tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı olan arabulucuya başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında başkaca dava dosyaları olup müvekkilinin alacaklı olduğunun kanıtlandığını, müvekkilin cari hesap ve fatura alacakları ile ilgili olarak taraflarınca alacak sebebi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının başlatıldığını, davacı borçlunun işbu takibe itiraz ettiğini, yine itirazın iptali için taraflarınca Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının başlatıldığını, davacı tarafın bahsi geçen Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası sebebi ile Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası başlatmış olup dava dosyalarının Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, cari hesaplar ve faturalar ile davacının iddia etmiş olduğu bonolar da dikkate alınmak üzere işbu davada davacı ... Gıda Tur. İnş Tic. San Ltd. Şti.'nin müvekkiline borcu olduğunun ortaya çıktığını, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile işbu davaya konu bonoya ilişkin inceleme yapılmış olup ayrıca davacının taraflarına iş bu dosyadaki bono miktarından daha fazla olarak borcu bulunduğunu, Yerel Mahkeme tarafından ticari defter incelemesi yapılmadan direkt davanın reddine hükmedildiğini, dava konusu senetlerin ticari ilişkinin araştırılması ile ortaya çıkacağını, fakat Mahkeme tarafından inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında sürekli olarak ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu senetlerin malen kaydı ile alındığını, mahkeme tarafından müvekkili ve davacı arasındaki ticari ilişki incelenmeden hükme bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, imzaya itiraza ilişkin alınan bilirkişi raporuna itirazlarının dinlenmediğini, bilirkişi incelemesinin eksik yapıldığını, bilirkişi tarafından iki adet ...'ye ait imza örneğinin tetkike konu edilmediğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17.2.2021 ... Esas ... Karar sayılı kararında da bahsi geçtiği üzere mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda hangi usul ve esaslar ile inceleme yapıldığı, hangi kurum yazılarının incelemeye dahil edildiği ve hangi imzaların incelendiği olmak üzere hiçbir hususta aydınlatma yapılmadığını, yalnız sonuç kısmını bildirdiğini, usulsüz alınan bilirkişi raporu ile müvekkiline ait iki senedin işleme konulamaz hale geldiğini, müvekkili açısından hak kaybı yaşandığını, müvekkili şirketin un ve yem ticareti yapan bir şirket olup Akdeniz bölgesi ve çevresine dağıtım yaptığını, davacı şirketin ise unlu mamul imalatı yaptığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin birbiri ile ticari ilişki içerisinde olup uzun yıllardır ticaret yaptıklarını, müvekkilinin tüm ticari defterlerinin usule uygun bulunduğunu, yıllardır ticari ilişkinin aynı formatta devam etmesine rağmen usule uygun yapılmayan bilirkişi incelemesi ile müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; icra takibinden önce açılan kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davası niteliğindedir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. (818 sayılı BK 53) maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davacı/davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini bağlar. Ceza davası, maddi vakıaların belirlenmesi ve sonucu itibariyle taraflar arasındaki borç ilişkisinin kesin hükümsüzlüğünün anlaşılabilmesi için önem taşımaktadır. Nitekim borç ilişkisinin kesin hükümsüzlüğü hakim tarafından resen göz önünde tutulacak nedenlerdendir ve buna ilişkin deliller her zaman ibraz edilebilir. (YHGK'nın 2014/19-1119 Esas ve 2016/627 Karar sayılı ilamı) Ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, hemen belirtilmelidir ki, gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle "fiilin hukuka aykırılığı" konusuyla hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (YHGK'nın 10/01/1975 tarih ve 1971/406 E. 1975/1 K.; 23/01/1985 tarih ve 1983/10-372 E. 1985/21 K.; 27/04/2011 tarih ve 2011/17-50 E. 2011/231 K. sayılı ilamları). Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafça yapılan şikayet üzerine dava konusu bonolara ilişkin resmi belgede sahtecilik suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığı, ilgili dosyada da davacı şirket yetkilisinin imza örneklerinin toplandığı görülmekle Yerel Mahkemenin karar tarihi itibariyle ceza yargılaması devam etmekte olup; ceza yargılaması aşamasında alınan bilirkişi raporu, ortaya çıkabilecek yeni deliller ve hukuk hakimini bağlayabilecek kararlar alınabileceği hususları da gözetilmek suretiyle ceza dosyasının sonucunun beklenilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olmuştur. Ayrıca; Fizik Grafoloji Uzmanı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli rapora davacı tarafça itiraz edilmiş olup, bilirkişi raporunda hangi kurumlardan getirtilen imza örneklerinin incelendiği, hangilerinin inceleme dışı bırakıldığı ve inceleme dışı bırakılan imza örneklerinin neden inceleme dışı bırakıldığının açıklanmadığı görülmekle bu haliyle itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ve araştırnma ile yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir. Bu durumda Mahkemece; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak dosyanın sonucunun beklenilmesi, davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazları da nazara alınarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi'nden seçilecek grafoloji dalında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/09/2025 ...