T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1686 Esas KARAR NO: 2026/140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2023/700 Esas, 2025/664 Karar KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1686 Esas KARAR NO: 2026/140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2023/700 Esas, 2025/664 Karar KARAR TARİHİ: 29/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında alacaklı tarafın müvekkili ....... ...Anonim Şirketi, borçlu tarafın ise ... Anonim Şirketi olduğunu, toplam 341.111,21-USD’lik dosya alacakları için 08.01.2021 tarihinde icra takibine başlandığını, takip konusu alacaklarının 31.12 2019 tarihli cari hesap alacakları için 328.261,27 USD'nin 24.01.2020 tarihli hesap mutabakatına dayandığını, ilamsız icra takibinin kesinleştiğini ve davalı borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul mal varlığı ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına karşı haciz işlemleri tatbik edilmesine rağmen borcun tamamının ödenmediğini ve alacakların tahsil edilemediğinin görüldüğünü, İİK m. 177/2 uyarınca ödemelerin tatil edilmesinin doğrudan doğruya iflas sebebi olduğunu, ödemelerin tatil edilmesinin borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel bir nitelikte ödeyememesi durumu olduğunu, davalı şirket tarafından icra dosya borcu ödenmediğini ve davacı müvekkilinin alacağını tahsil edemediği için davacı şirketin ticari hayatında ve üçüncü kişilerle yaptığı ticari iş ilişkileride mali sıkıntıya düştüğünü, iş bu dava tarihi (19.10.2023) itibariyle dosya borcunun 13.392.947,72-TL olduğunu, İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasından gösterilen ödeme emri neticesinde kesinleşen icra takibine rağmen bugüne kadar borçlu davalı firmanın dosya borucunun tamamını davacı alacaklıya ödememesi ve ödemelerin tatil edilmesi ile yasanın açık hükmünün (İİK.37 ve İİK.177/2.mad.) gerçekleştiğini ve davalı ... firması hakkında doğrudan iflas kararı verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı ve mahkemece resen dikkate alınacak hukuki sebepler ve olgular çerçevesinde fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla; İİK 177/2 ve ilgili maddelerine dayalı olarak açılan iş bu doğrudan doğruya iflas istemine ilişkin davada yasanın amir hükmü uyarınca .. ... Anonim Şirketi yetkililerinin mahkemeye çağrılarak dinlenmesine karar verilmesini, iflas davası açıldığının İİK m.166/2 çerçevesinde ilanını ve İİK.37 ve İİK.177/2. maddeleri gereğince iflasa tabi tacir olan tüzel kişi borçlu ... Anonim Şirketi'nin doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin sahibi konumundaki ...'nın kimlik ve kişiliği ile davalı ... Anonim Şirketi'nin şirketin diğer hissedarları ile olan ailevi ilişkileri ve sahibi olduğu şirketlerin, davalı şirketin mahvına sebep olan ve bu uğurda plan ve tertibini pervasızca devam ettiren tutum ve davranışlarda bulunduğunu, şirketi ilk olarak borç batağına sürükleyen şirket aleyhine ama kendi şirketleri lehine işlem ve tasarrufta bulunan davacı şirketin maliki ve tek yetkilisinin ... olduğunu, hiç kimsenin kendisinin sebep olduğu bir durumdan kendi lehine sonuç çıkartamayacağını, iddiaların aksine ödemelerin tatil edilmemiş olduğunu, gerek davacının dahil olduğu grup şirketlere gerek kamu borçlarının ödenmiş ve ödenmeye devam edilmekte olması ve sıra cetveline itiraz nedeniyle hali hazırda İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yatan toplam 26.326.149,38 TL olduğu dikkate alındığında davacının iş bu davayı 'sırf gayrı ızrar maksadıyla' açtığını,; TMK'nın 2. maddesine de aykırı ve haksız olduğunu, müvekkili şirketin borçlarını fazlasıyla karşılamaya yetecek malvarlığına ve imkana sahip olduğunu, ...'nın hukuka aykırı bir şekilde tüzel kişilik perdesi arkasına sığınmaya çalışarak şirketleri vasıtası ile müvekkil şirket aleyhine yaptığı iş ve eylemlerin hiçbir hukuk sisteminde korunmaya değer bir yanı ve haklılığı olmadığını, müvekkili şirketin faal olduğunu, İstanbul..... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası toplam 26.326.149,38 TL yatırıldığını, bu ödemenin devam eden sıra cetveline itiraz şikayeti nedenle ödenmemesinde müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, ayrıca aylık kira ödemesinin yatırılmaya devam edildiğini, bu hususta ödemelerin süreklilik arz etmediği iddiasını çürüttüğünü, yine sadece davacı şirketin dahil olduğu grup şirketlere son bir buçuk yıl içerisinde yapılan yaklaşık 10.000.000,00-TL ödeme yapıldığı göz önüne alındığında gerek İİK 172/2'deki iflas koşulu gerekse diğer doğrudan iflas sebeplerinden hiçbirisinin bulunmadığını, şirketin merkez adresinin belli olduğunu, ödemelerin tatil edilmediğinin somut delilleri ile ispatlandığını, kaçma girişiminin söz konusu olmadığını, açıklanan iş bu nedenlerle iş bu davanın da reddi gerektiğini, müvekkili şirketin ... ve davacı şirket aleyhine tüm haksız ve hukuka aykırı eylemleri sebebiyle verdikleri zararların tazmini talebiyle dava açma hakkı dahil, sair her türlü hukuki ve cezai haklarının saklı tutulduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı ve resen gözetilecek sebeplerle her türlü yasal hakların mahfuziyeti kaydıyla; İİK. 177/2 maddesinde yer alan koşulları oluşmayan ayrıca MK. 2. maddesine de aykırı, haksız, hukuka aykırı, kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı şirketin İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında alacaklı sıfatının bulunduğu, yargılama sırasında icra dosyasına konu borcun ödenmesi sebebi ile davacının alacaklı sıfatının sona erdiği, dava şartlarının davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davacının sıfatının sona ermesi nedeni ile davalı şirketin iflasını isteme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2025/1490 Esas, 2025/2209 K. sayılı ilamının aynı doğrultuda olduğu belirtilerek aktif husumet-dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin gerekçeli kararının son bölümünde de belirtildiği gibi davadaki haklılıklarını kanıtlanmakla birlikte davalı şirket vekilinin; davanın lehlerine olarak karar çıkacağını ve davalı şirketin iflasına karar verileceğini anladığında, uzun süre müvekkilini mağdur ederek borcunu ödemeyip karar aşamasında ödeme yapmasının kötü niyetli bir davranış olduğunu, işbu kötü niyetli davranışın adeta ödüllendirilerek davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız olduğunu, Mahkemenin vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerini taraflarına yüklemesinin hukuk, emsal kararlara ve yasaya aykırı, haksız bir sonuç doğurduğunu, emsal Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yükleneceğine karar verilirken davanın açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olup olmadığına bakılması gerektiğini, mahkemenin kararının bu yönüyle yasaya ve emsal kararlara aykırı olduğundan söz konusu dava nedeniyle yapılan giderlerin müvekkili üzerinde bırakılması ve müvekkili davacıya harç ve vekalet ücreti yüklenmesinin doğru görülmediği belirtilerek mahkeme kararının bu yönüyle kaldırılmasını ve yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 177/1-2. maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.İlk derece Mahkemesince yargılama sırasında icra dosyasına konu borcun ödenmesi sebebi ile davacının alacaklı sıfatının sona erdiği, dava şartlarının davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği, davacının sıfatının sona ermesi nedeni ile davalı şirketin iflasını isteme hususunda aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 2025/1490 Esas, 2025/2209 K. sayılı ilamının aynı doğrultuda olduğu belirtilerek aktif husumet-dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili aleyhlerine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kararı istinaf etmiştir.Davacı, davalının borcunu ödemediğini, davalı hakkında başka icra takiplerinin de bulunduğunu, davalının ödemelerini de tatil ettiğini iddia ederek iflasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesince, yargılama sırasında davacının alacaklı olduğu İstanbul...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosya borcunun tamamının ödendiği taraf vekillerinin duruşmadaki beyanlarından ve İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/332 Esas sayılı dosyası ile icra müdürlüğünün 09/07/2025 tarihli cevabi yazısından anlaşıldığı belirtilmiştir.Somut olayda, davalının iflasa tabi olduğu, davanın 25/10/2023 tarihinde açıldığı, icra müdürlüğünün 09/07/2025 tarihli yazısından icra dosyasının 09/07/2025 tarihinde infazen kapatıldığının bildirildiği, bu durumda davadan sonra davalı tarafça ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ilk derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile aktif husumet-dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderleri 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir ve hükmeder. Somut olayda, yargılama sırasında davaya dayanak icra dosya borcu ödendiği ve dava açılışında davacı tarafın haklı olduğu dikkate alındığında, bu haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/.... Esas, 2025/... Karar sayılı ve 25/09/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a) Davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine YER OLMADIĞINA, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı tarafından yapılan 30.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.642,00 TL. posta masrafı olmak üzere toplam 33.642,00 TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f) Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafından karşılanan 1.015,00 TL. istinaf yargılama giderleri ile 2.298,50 TL istinaf başvuru ve karar harcı olmak üzere toplam 3.313,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 361/1. fıkrası uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2026