T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/188 Esas KARAR NO : 2026/383 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI : 2025/826 Esas, 2025/911 Karar DAVA: KONKORDATO (İİK 285 İla 308/h) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/188 Esas KARAR NO : 2026/383 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/12/2025 NUMARASI : 2025/826 Esas, 2025/911 Karar DAVA: KONKORDATO (İİK 285 İla 308/h) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ... Limited Şirketi'nin sermayesi 100.000.000,00 TL olup iki ortaklı olduğunu, ortakları ...'nın %95 pay sahibi ve ortağı, ...'nın ise %5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, vadesi geldiği halde ödenemeyen ve vadesinde ödenememe tehlikesi altında bulunan çek ve senetlerin şirketin kısa dönemde ödeme yapması gereken çek/senet borcu nedeniyle nakit akışında aksamalar yaşamasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin 17.05.2018 tarihinde kurulduğundan itibaren her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektörde yaşanan sıkıntılardan etkilendiğini, finansman sıkıntısının artarak devam ettiğini, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, iflas halinde şirket varlıklarının hem parça parça satılacağını hem de değerinin çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletmenin ortadan kalkacağını hem de alacaklıların alacağına kavuşamayacağını, şirketin faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilerek bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, dünyada ve ülke genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, Rusya-Ukrayna Savaşının ülkede ve sektörde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için iş bu konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'nın 95.000.000,00 TL sermaye ile ... ... Limited Şirketi’nin %95 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların ...'ya karşı icra takiplerine girişmelerinin mümkün olduğunu, bu durumun gerçekleşmesi halinde konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığının tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato olduğunu, müvekkilinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyetine devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunarak konkordato ön projelerini hazırladığını, müvekkili ...'nın 5.000.000,00 TL sermaye ile ... ... Limited Şirketi’nin %5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'ya karşı icra takiplerine girişmelerinin mümkün olduğunu, bu durumun gerçekleşmesi halinde, konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığının tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato olduğunu, müvekkili ... ... Limited Şirketinin sermayesinin 10.000.000,00 TL olduğunu, tek ortağın ... olduğunu, müvekkili şirketin 14.05.2020 tarihinde kurulduğundan itibaren, her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, sektöre ülke standartlarını kazandıran müvekkili şirketin hızlı, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması için hem ortaklık görüşmelerinin devam ettiğini, hem de faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilerek bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşmasının mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıklarının hem parça parça satılacağını hem de değerinin çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacağını hem de alacaklıların alacağına kavuşamayacağını, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkmasının somut olarak planlandığını, dünya ve ülke genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, Rusya - Ukrayna Savaşının ülkede ve sektörde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'ın müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ve 10.000.000,00 TL sermaye ile ... ... Limited Şirketi’nin % 100 sahibi olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'a karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, konkordatosu kabul edilen ...'ın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken kişi olarak ...'ın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'ın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkillerinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyete devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunmaya karar vererek ayrıntılı izah edilen konkordato ön projelerini hazırladıklarını, İcra ve İflas Kanunu’nun 286. maddesinde yazılı tüm belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, davacılar hakkında haciz ve ihtiyati haciz kararları alınıp icra işlemlerine başlandığını, bu sebeple davacı müvekkilleri hakkında öncelikle geçici mühlet kararı verilerek, mahkeme tarafından uygun görülecek tedbirlerin alınmasını, bilahare yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; somut olayda davacı gerçek kişi borçluların ... ... Limited Şirketi'nin ve ... ... Limited Şirketinin sermayesinde pay sahibi oldukları, şirketlerin borçlarına müteselsil kefaletlerinin bulunduğu belirtilerek mühlet ve tasdik talebinde bulunulduğu, buna karşılık davacı gerçek kişilerin bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, davacı gerçek kişilerin proje olarak sunduğu belge içeriğinin kendine özgü hiçbir konkordato hedefi içermediği ve tamamen ... ... Limited Şirketi'nin ve ... ... Limited Şirketinin projesi üzerine temellendirildiği nazara alındığında bağımsız bir konkordato teklifinin bulunmadığı, davacı gerçek kişilerin iflasa tabi şahıslardan olmadığı gerekçesiyle davacı gerçek kişilerin konkordatonun tasdiki isteminin reddine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. DAİREMİZİN 23/10/2025 TARİHLİ 2025/1287 ESAS 2025/1370 KARAR SAYILI KALDIRMA İLAMI Konkordato talep eden gerçek kişilerin projelerini sunarken konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynak, mal varlığı ve özgün proje sundukları, borçlular ...'un dosyaya sundukları ön projelerini revize etmeleri gerektiği belirtilerek bu borçluların bir süre daha izlenerek takdiri mahkemede olmak üzere bu borçlular yönünden konkordato geçici mühlet süresinin uzatılabileceği şeklinde görüş bildirilen 07.04.2025 tarihli son komiser heyeti raporunun 10.04.2025 tarihli karar duruşmasında tarafların yüzüne karşı okunmadığı, bu son rapora karşı taraf vekillerinin beyanlarının sorulmadığı, davacılar vekili tarafından duruşmada revize projelerin sunulması için talepte bulunulduğu hususları gözetildiğinde mahkemece hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davacılar vekiline 07.04.2025 tarihli komiser heyeti raporu okunarak rapora karşı taraf beyanları alındıktan sonra davacılar vekili tarafından revize proje sunulması için talepte bulunulduğu da gözetilerek teknik komiser heyeti raporundaki tespitler gereğince davacılar vekiline makul bir süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. KALDIRMA İLAMI SONRASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı gerçek kişilerin sunduğu konkordato projesi ve dosya kapsamına göre, davacıların borçları, ortağı oldukları şirketin borçlarına kefil olmalarından kaynaklandığı, tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerektiği, yargılama sırasında davacıların sermayesinde pay sahibi oldukları ve borçlarına kefil olunan şirketler hakkındaki konkordatonun tasdiki taleplerinin mahkemenin 2025/49 E. 2025/477 K. sayılı kararı ile reddedildiği, verilen kararın istinaf incelemesinde olduğu ve kararın henüz kesinleşmemiş olduğu, davacı borçlulara ve davacılar vekiline, borçlu şirket hakkında mahkemenin 2025/49 Esas sayılı dosyasında 2025/477 sayılı karar ile tasdik talebinin reddine dair karar verilmesinin, borçlular tarafından teklif edilen projeye etkisi konusunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacılar vekili tarafından süresinde beyanda bulunulduğu, davacılar vekili tarafından sunulan 25.11.2025 tarihli dilekçe ile davacı ...'ya ait olup komiser heyeti tarafından yaptırılan tespite göre 28.000.000 TL değerindeki taşınmazlarının değerinin daha da arttığını, davacı ...'ya ait olup komiser heyeti tarafından yaptırılan tespite göre 7.000.000 TL değerindeki taşınmazlarının değerinin daha da arttığını, adına kayıtlı taşınmaz bulunmayan ...'ın huzur hakkından elde edeceği gelirlerin kaynak olarak kullanılmasına dair projesinin gerçekçi olduğunu belirttiği ve kesin mühlet verilmesi talebinde bulunduğu; üzerinde banka borçları nedeni ile ipotek tesis edilmiş taşınmazların ipotek yükü ile satılması durumunda nasıl kaynak olarak kullanılacağının açıklanmadığı, projede taşınmazların gerçek değerinin üç katı tutarında değerde gösterilmesinin sebebinin açıklanmadığı, davacı gerçek kişilerin borçlarının, mahkemenin 2025/49 Esas sayılı dosyasında davacı olan şirketlerin borçlarına kefaletten kaynaklandığı, davacı ... ... Limited Şirketi'nin geçici mühlet tarihi itibari ile mevcut 281.266.394,95 TL adi konkordatoya tabi (faizsiz) borcu ile 90.267.963,86 TL ipotekli borcun hangi kaynakla ödeneceğinin açıklanamadığı, şirkete ait taşınmazların değerinin projede belirtildiği şekilde 60.170.000 TL kabul edilmesi durumunda dahi kalan borcun nasıl ödeneceğinin açıklanamadığı, ... ... Ltd. Şti'nin borçlarına kefil olunması nedeni ile geçici mühlet tarihi itibari ile oluşan 24.913.616,19 TL borcun konkordato kaynağı olarak şirketin kendi alacaklarını tahsil etme ihtimaline dayanıldığı, ancak alacaklı görünen borçlu diğer şirketin mühlet içinde nakit kaynağını nasıl sağlayacağının açıklanmadığı, gerçek kişi davacılar yönünden sunulan ön proje ve revize projelerin inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, projelerinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığının dosya kapsamından, mahkemenin 2025/49 Esas sayılı dosyasından ve davacılar vekilinin 27.11.2025 tarihli dilekçesinden anlaşıldığı, davacı gerçek kişilerin iflasa tabi şahıslardan olmadığı gerekçesiyle davacı gerçek kişilerin konkordatonun tasdiki istemlerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; kaldırma ilamında eksiklik görülen hususlarda inceleme yapılmadan konkordato taleplerinin reddine dair tekrar direnme kararı verildiğini, kaldırma ilamında müvekkillerinin kendilerine ait özgün projelerinin olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemece BAM kararındaki tespitin görmezden gelindiğini, direnme kararı verilmeden önce dosyada komiser heyeti/uzman bilirkişi görevlendirilmesi yapılarak güncel mal varlığı durumu, bilanço ve finansal verilerin celp edilmediğini, finansal durumun değerlendirilmediğini, eksik inceleme sonucunda verilmiş kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldırma kararı sonrasında İİK 285. madde hükümleri gereğince konkordato mühleti için gerekli belgelerin dosyada mevcut olduğu gözetilerek uzmanlık gerektiren incelemeler yapıldıktan sonra ortaya çıkan güncel finansal tablolar ve veriler üzerinden "projenin başarıya ulaşma ihtimali"nin değerlendirmesinin denetlenebilir ve objektif verilere dayandırılması gerekirken varsayımsal ve yaklaşık ifadeler ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece uzman bilirkişi raporu yahut komiser raporu kapsamında güncel finansal durum incelenmeden projenin başarıya ulaşamayacağı kanaatine soyut bir biçimde varıldığını, müvekkili ...'nın konkordato projesi kapsamında şahsına ait 7 adet gayrimenkulünü kaynak olarak gösterdiğini, dosya kapsamında bu taşınmazların rayiç değerinin (üzerinden neredeyse 8 ay geçmesi nedeniyle taşınmazların değerinin daha da yükseldiğini) toplamda 28.400.000 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin ön projesindeki projeksiyona göre kaynaklarının borçlarını fazlasıyla karşıladığını ve tüm alacaklıların alacağına kavuşmasını garanti ettiğini, bu hususun daha önce dosya kapsamında alınan 07.04.2025 tarihli komiser raporunun 36. sayfasında da belirtildiğini, komiser raporunda da dökümü yapılan taşınmazların ve müvekkilinin şirketten aldığı huzur hakkının kendi projesi için somut ve reel kaynak değeri taşıdığını, borçlarını ödemeye yeter makul bir ödeme planı sağladığını, nitekim 07.04.2025 tarihli raporun sonuç kısmında da ...'nın bir süre daha izlenmesi gerektiğinin komiser heyeti tarafından açık bir biçimde belirtildiğini, raporda yapılan bu belirlemeye göre kaldırma kararının aksine bu müvekkilinin bir mühlet daha izlenilmeden mühletinin kaldırılmasının hukuka aykırı olduğunu, kaldırma kararı sonrasında ilgili eksiklik giderilmeden tekrar aynı usuli hata tekrarlanarak konkordatonun reddine karar verildiğini, müvekkili ...'nın konkordato projesi kapsamında şahsına ait 2 adet gayrimenkulü kaynak olarak gösterdiğini, dosya kapsamında taşınmazların rayiç değerinin (üzerinden neredeyse 8 ay geçmiş olduğundan taşınmazların değeri daha da yükselmiştir.) toplamda 7.000.000 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin projesinde öngörülen projeksiyona göre kaynakların, borçlarını fazlasıyla karşıladığını ve tüm alacaklılarının alacağına kavuşmasını garanti ettiğini, bu hususun 07.04.2025 tarihli komiser raporunda da aktarıldığını, müvekkillerinin içerisine düşmüş olduğu ekonomik sıkıntıyı atlatabilmek için iyi niyetiyle hareket ettiğini, alacaklıların alacağına kavuşabilmesi için elinden gelen her şeyi ortaya koyduklarını, mühlet verilerek konkordato tedbirleri kapsamında hareket etmesi sağlandığı takdirde kaynaklarını maksimum verimde kullanarak planın gerçekleştirilebilir olduğunu ispat edeceğini, müvekkillerinin planının yalnızca iyi niyete değil somut finansal kaynaklara dayandığını, bu kapsamda mühlet süresinin uzatılması, faaliyetlerinin yakından izlenmesi ve mali durumlarının ayrıntılı bir şekilde tetkik edilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın ön projesi incelendiğinde, hedeflerinin son derece gerçekçi ve alacaklıların menfaatlerini korumaya matuf bir plan olduğunu, 3 aydan kısa süren konkordato mühletinde de planına uygun hareket ederek projesinin gerçekleşebileceğini kanıtladığını, bu müvekkili hakkında tekrar konkordato mühleti verildiği takdirde projesini revize edebileceğini ve mühlet içerisinde yapacağı çalışmalar ile projesinin gerçekleşme ihtimalinin ne denli yüksek olduğunu ortaya koyacağını, müvekkili ...'nın da Mahkemeye sunduğu ön projede, üzerine kayıtlı bulunan taşınmazları konkordato projesinde kaynak olarak kullanacağını ve bu taşınmazları borçların ödenmesinde kullanacağını öngördüğünü, ...'ın da Mahkemeye sunduğu ön projede, ayrıntılı ödeme planını sunduğunu, müvekkillerinin konkordato projelerinin ayrı ayrı başarıya ulaşabilecek nitelikte olduğunu, mahkemenin İİK. 285 ve İİK. 287/3. maddelerinde düzenlenen emredici kanun hükümlerine aykırı bir usul benimseyerek objektif ve denetlenebilir veriler olmaksızın hüküm kurduğunu, mahkeme gerekçesinin aksine gerçek kişi müvekkillerinin her birinin kendi başına bağımsız konkordato projesinin bulunduğunu, projelerinin başarıya ulaşabilecek nitelikte olduğunu, mahkemece verilen kararın usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Talep, şirket ortağı gerçek kişi olan davacılar hakkında, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Kaldırma ilamından önce, davacı gerçek kişiler hakkında davanın tefrikinden önce mahkemenin 2025/49 Esas sayılı dosyasında İİK. 286. maddesinde yer alan belgelerin eksiksiz sunulduğundan bahisle 21/01/2025 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, daha sonra borçlular hakkında kesin mühlet verilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi için icra edilen 10/04/2025 tarihli duruşmada borçlular ..., ..., ... hakkında verilen 21.01.2025 tarihli geçici mühlete ilişkin kararın ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Konkordato talep eden gerçek kişiler, hissedarları oldukları şirketler ile birlikte konkordato talebinde bulunmuş, verilen geçici mühletin sonunda konkordato komiser heyeti tarafından rapor sunulmuş, mahkemece gerçek kişiler yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek talepleri reddedilmiş, bu kararın davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine yukarıda değinilen Dairemiz kaldırma ilamından sonra mahkemece 21.11.2025 tarihli Tensip Zaptının 2 ve 3 numaralı ara kararları ile davacılar vekiline, son komiser heyeti raporuna karşı ve borçlu şirket hakkında mahkemenin 2025/49 Esas 2025/477 Karar Sayılı ilamıyla tasdik talebinin reddine dair karar verilmesinin borçlular tarafından teklif edilen projeye etkisi konusunda beyanda bulunmak üzere süre verildiği, davacılar vekili tarafından süresinde 25.11.2025 tarihli dilekçe ile beyanda bulunulduğu, ardından mahkemece yukarıda yazılı şekilde davacı gerçek kişilerin konkordatonun tasdiki isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, konkordato talep eden gerçek kişiler tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; talep eden gerçek kişiler lehine kesin mühlet verilmesi şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Konkordato geçici komiser heyetinin 07.04.2025 tarihli nihai raporunda; a-... ... Limited Şirketi yönünden; şirketin çalışma düzenini koruduğu, Şubat/2025 tarihi tibariyle 13 kişinin istihdam edildiği, borçlu şirketin 28.02.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının 137.879.275,82 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özcarlıklarının 163.841.266,90 TL olduğu, şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, şirketin borcu olan firmalar ile mutabakat yapmasının ve borç mutabakatlarının Komiser Heyetine ibrazının, gerçek borç tutarının tespiti açısından önemli olduğu, borçlu şirketin 28.02.2025 tarihi itibariyle hedeflediği satış tutarını yakaladığı, hedeflediği karlılık tutarını sağlayamadığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, şirketin her ne kadar ilgili dönemde öngördüğü karlılığı yakalayamadığı tespit edilmiş ise de, sunulan ön projenin revize edilerek projede tekrar değişiklikler yapılabilmesi hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, şirketin bir süre daha izlenmesi ve bu kapsamda takdir Mahkemede olmak üzere konkordato geçici mühlet süresinin uzatılabileceği, şirketin geçici mühlet öncesinde satışını yaptığı taşınmazlardan elde ettiği gelirin 2.313.988,30 TL'lik kısmının mahkeme masraflarına, 2.500.000,00 TL'sinin ... nolu 02.01.2025 vadeli çek ödemesine, 750.000,00 TL'sinin vekalet hizmetlerine, proje hazırlık v.b. konkordato masraflarına harcandığı, ... ada 21 parsel 59 nolu bağımsız bölümün satışının iptal edildiği, İstanbul Kağıthane'de bulunan mesken niteliğindeki ... ada 21 parsel 73 ve ... nolu bağımsız bölümler üzerinde ... bankası lehine ipotek mevcut bulunduğundan ve borçlu şirket vekilinin Mahkeme'ye sunduğu 09.02.2025 tarihli beyana göre taşınmazın borçlu şirketin 5.202.158,34 TL'lik kredi borcunun alıcı tarafından ödenmesi koşuluyla satıldığı değerlendirildiğinde bağımsız bölümlerin satış tarihindeki rayiç değere göre daha az bir bedelle devredilmesinin makul görülebileceği, İzmir Ödemiş'te bulunan işyeri niteliğindeki 428 ada 279 parsel 10 nolu bağımsız bölüm açısından ise satışın yapıldığı tarih (20.01.2025), satış tarihindeki rayiç değer ile satış bedeli arasındaki fark ve satışın konkordato talebine yönelik mahkeme masraflarının karşılanması amacıyla yapıldığı göz önüne alındığında söz konusu bedelle satışın makul görülebileceği, b-... ... Ltd. Şti. yönünden; işletmenin demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, Şubat/2025 tarihi itibariyle 2 çalışanın bulunduğu, borçlu şirketin 28.02.2025 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlıklarının 13.242.040,38 TL, rayiç değerlere göre hesaplanan özvarlıklarının -28.012.522,35 TL olduğu, şirketin kaydi değer bilançosuna göre borca batık durumda olmadığı, ancak rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu, borca batıklık durumunun “Stok” kalemindeki azalıştan kaynaklandığı, şirket yetkilisinin “2025 Mart ayı içerisinde önemli tutarda mal satıldığı bu yüzden stok tutarının düşük çıktığı” şeklinde beyanda bulunduğu, Heyetçe 28.02.2025 mali verilere göre analiz yapıldığı, bu nedenle 2025 Mart ayında yapılan satışın 28.02.2025 mali verilerinde görünmediği, işletmenin 28.02.2025 tarihi itibariyle hedeflediği satış tutarını ve karlılığı sağladığı, mühlet sürecinde borçlunun komiser talimatlarına aykırı bir davranışına veya dürüstlük kurallarına aykırı bir tutumuna rastlanmadığı, şirketin gelir tablosunda hedeflediği satış ve karlılık tutarlarına fazlasıyla ulaştığı, 2025 yılı için ortak tarafından taahhüt edilen sermaye ödemesinin yapıldığı, ancak borçlunun rayiç bilançosunda Özkaynak tutarının borca batık olduğu, sunulan ön projenin revize edilerek ek kaynak gösterilmesi gerektiği, şirketin bir süre daha izlenmesi ve bu kapsamda takdir Mahkemede olmak üzere konkordato geçici mühlet süresinin uzatılabileceği, Borçlu ... yönünden; ...'nın, konkordato kaynağı olarak şahsına ait 7 adet gayrimenkulü gösterdiği, ön projede taşınmazların rayiç değeri 96.500.000,00 TL olarak belirtilmiş ise de, 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazların rayiç değeri toplamının 28.400.000,00 TL olduğu, ...'nın ihtiyaç kredisi, kredi kartı, kredili mevduat hesaplarından kaynaklı 4.819.366,00 TL şahsi borcu olduğu, 2025, 2026, 2027 ve 2028 yıllarında şirketten alacağı yıllık 900.000,00 TL, toplamda 3.600.000,00 TL “...”nı kaynak olarak göstermiş olsa da muhasebe kayıtlarında ... aldığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, ...'nın ... .... Ltd. Şti.'nin 46.778.021,36 TL'lik genel kredi sözleşmesine kefaleti olduğu, ...'nın sunmuş olduğu ön projeyi revize etmesi gerektiği, ortağı olduğu şirketin konkordato teklifinin başarıya ulaşabilmesi için kendisine ait taşınmazların satışı sonucu elde edilecek geliri şirkete kaynak olarak gösterdiğinden, borçlunun bir süre daha izlenmesi ve bu kapsamda takdir Mahkemede olmak üzere konkordato geçici mühlet süresinin uzatılabileceği, Borçlu ... yönünden; ...'nın konkordato kaynağı olarak şahsına ait 2 adet gayrimenkulü gösterdiği, ön projede taşınmazların rayiç değeri 20.000.000,00 TL olarak belirtilmiş de, 02.04.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazların rayiç değeri toplamının 7.000.000,00 TL olduğu, ...'nın ihtiyaç kredisi, kredi kartı, kredili mevduat hesaplarından kaynaklı 710.517,00 TL şahsi borcu olduğu, 2026, 2027 ve 2028 yıllarında şirketten alacağı yıllık 480.000,00 TL, toplamda 1.440.000,00 TL “...”nı kaynak olarak gösterdiği, ancak muhasebe kayıtlarında ... aldığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, ayrıca Borçlu ...'nın ön projede konkardato kaynağı olarak göstermediği 1 adet daha gayrimenkulünün olduğu, ...'nın ... ....Ltd.Şti.'nin 46.778.021,36 TL'lik genel kredi sözleşmesine kefaleti olduğu, ...'nın sunduğu ön projeyi revize etmesi gerektiği, ortağı olduğu şirketin konkordato teklifinin başarıya ulaşabilmesi için kendisine ait taşınmazların satışı sonucu elde edilecek geliri şirkete kaynak olarak gösterdiğinden, borçlunun bir süre daha izlenmesi ve bu kapsamda takdir Mahkemede olmak üzere konkordato geçici mühlet süresinin uzatılabileceği, Borçlu ... yönünden; ...'ın ihtiyaç kredisi, kredi kartı, kredili mevduat hesaplarından kaynaklı 685.614,00 TL şahsi borcu olduğu, 2026 yılında 390.000,00 TL, 2027 yılında 507.000,00 TL ve 2028 yılında 659.100,00 TL olmak üzere toplamda 1.556.100,00 TL “...”nı kaynak olarak gösterdiği, ancak muhasebe kayıtlarında ... aldığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığı, ...'ın, ... ... Limited Şirketi'nin 2.492.110,74 TL'lik genel kredi sözleşmesine kefaleti olduğu, sunduğu konkordato ön projesinde öngörmüş olduğu kaynaklarla kendisinin konkordato teklifini başarıya ulaştırabilme ihtimalinin olmadığı, yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet için de uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Bu durumlardan biri de aynı maddenin b bendinde; konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali olarak düzenlenmiştir. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir.Konkordato isteminde bulunan her bir talep eden için ayrı ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir talep eden yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir.Konkordato talep eden borçlu, ön projede, faaliyetine devam etmek ve konkordatoyu başarılı kılmak için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını mutlaka açıklamalıdır. Bu çerçevede, ön projede, özellikle, konkordato mühleti içinde işletme sermayesinin nasıl sağlanacağı açık ve net bir şekilde gösterilmelidir. Öte yandan, alacaklılara ödeme yapılabilmesi için gerekli mali kaynağın nasıl elde edileceği açıklanmalıdır; bu çerçevede, ortakların yeni sermaye getirmeleri veya sermayeyi karşılıksız tamamlamaları, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, -güç olmakla birlikte- işletmenin bir bankadan kredi bulması gibi yöntemler ilk akla gelenlerdir (Yeni Konkordato Hukuku, Öztek, s.185).İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılandırma Hukuku, Av. Sümer Altay, 1. Cilt, s. 112). Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, s. 148). Davacılar tarafından kaldırma ilamı sonrasından son komiser raporuna karşı beyanda bulunulduğu, ancak komiser raporu doğrultusunda talep eden borçlular ... ve ... yönünden yeni bir revize projenin dosyaya sunulmadığı, mahkemeye sunulan beyanda önceki aşamalardaki beyanların tekrar edildiği, önceki beyanlara ek olarak sadece aradan 8 ay geçmesi nedeniyle taşınmazların değerinin arttığı yönünde beyanın ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Davacı ...'nın; son komiser raporuna göre 4.819.366 TL şahsi borcunun bulunduğu ve ... ... Ltd. Şti. nin asıl borçlu olduğu genel kredi sözleşmesine olan kefaleti nedeniyle 46.778.021,36 TL borcu olduğu, buna karşılık bu borçlunun kaynak olarak gösterdiği 7 adet taşınmazının 02.04.2025 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre rayiç değerinin 28.400.000,00 TL olduğu ve ... nedeniyle kaynak gösterdiği 3.600.000,00 TL şirketten alacağı olduğu gözetildiğinde konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, aradan geçen 8 aylık süreçte taşınmazların değerinde meydana gelebilecek artışın neticeye tesir etmeyeceği, bu sonucu değiştirecek mahiyette dosyaya yeni bir revize proje de sunulmadığından mahkemece verilen karar yerindedir. Davacı ...'nın; son komiser raporuna göre 710.517,00 TL şahsi borcunun bulunduğu ve ... ... Ltd. Şti. nin asıl borçlu olduğu genel kredi sözleşmesine olan kefaleti nedeniyle 46.778.021,36 TL borcu olduğu, buna karşılık bu borçlunun kaynak olarak gösterdiği 2 adet taşınmazının 02.04.2025 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre rayiç değerinin 7.000.000,00 TL olduğu ve ... nedeniyle kaynak gösterdiği 1.440.000,00 TL şirketten alacağı olduğu gözetildiğinde konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, aradan geçen 8 aylık süreçte taşınmazların değerinde meydana gelebilecek artışın neticeye tesir etmeyeceği, bu sonucu değiştirecek mahiyette dosyaya yeni bir revize proje de sunulmadığından mahkemece verilen karar yerindedir. Davacı ...'ın; son komiser raporuna göre 685.614,00 TL şahsi borcunun bulunduğu ve ... ... Ltd. Şti. nin asıl borçlu olduğu genel kredi sözleşmesine olan kefaleti nedeniyle 2.492.110,74 TL borcu olduğu, buna karşılık bu borçlunun ... nedeniyle kaynak gösterdiği 1.556.100,00 TL şirketten alacağı olduğu gözetildiğinde konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı, kaldı ki son komiser heyeti raporunda muhasebe kayıtlarında davacı borçluların ... aldığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığının tespit edildiği, bu sonucu değiştirecek mahiyette dosyaya yeni bir revize proje de sunulmadığından mahkemece verilen karar yerindedir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/826 Esas, 2025/911 Karar sayılı ve 04/12/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davacılar tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/03/2026