TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2018/347 Esas, 2021/743 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/127 KARAR NO : 2026/169 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/10/2021 NUMARASI : 2018/347 Esas, 2021/743 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 12/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davası olup, davanın reddine dair verilen karar davacı yanca istinaf edilmiştir. Davacı vekili, davalının yapımını sürdürdüğü inşaatların ... işleri için müvekkili ile yazılı olarak anlaştıklarını, davalının aldığı ... hizmetinin bir kısmının bedelini ödediğini, ancak 28.260,40 TL tutarındaki borcunu ödememiş olduğunu, bunun üzerine İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili arasında 05.11.2015 tarihli bir Yüklenici Sözleşmesi bulunmakta olduğunu, bu sözleşme ilişkisinde davacı tarafın, müvekkili şirketin "İstanbul ili, Eyüp İlçesi, ... Mah. ... pafta ... Ada, Parsel No:... adresinde bulunan ... konut inşaatının ... işlerini üstlenmiş ve sözleşme ilişkisinin devamı sırasında davacı ... ..., ekipman yetersizliği nedeniyle işleri yetiştiremediğinden ... isimli firma ile ortaklık oluşturarak bir protokol imzaladığını, bu protokolün davalı müvekkili şirketin onayıyla yürürlüğe girdiğini, bunun üzerine 30.08.2017 düzenleme tarihli ... numaralı ... emrine düzenlenen 28,260-TL'lik çek ile 30.09.2017 düzenleme tarihli ... numaralı ... emrine düzenlenen 43.700- TL'lik çekin protokol gereği ...'a teslim edildiğini, toplamda 71.960- TL protokol gereği ... banka hesabına ödenerek borcun ifa edildiğini, sözleşmeye uygun şekilde ifa edilen borç sonrası davalı müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığından açılan davanın reddi ile davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi kök ve ek raporlarına atıf yapmak suretiyle, davalı yanın savunmalarında 28.260,00 TL borcun, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca dava dışı ... çek ile ödendiğinin belirtildiği, alınan bilirkişi raporuna göre de takibe ve itirazı iptaline konu borcun davalı tarafından dava dışı ... ödendiğinin tespit edildiği anlaşıldığından davalının borcunun sona erdiği, davalının, icra takibi başlatılmadan önce 18/01/2017 tarihinde takibe konu borcunu protokole dayanarak dava dışı ... ödeyerek borcunu kapattığı, buna rağmen davacının icra takibi başlattığı, bu bağlamda davacı yanın takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davanın reddine, %20 oranında hesaplanan 5.652,08 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkili ile ihbar olunan ... Ltd. Şti. arasında bila tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokol gereğince müvekkilinin davalı şirket ile imzaladığı sözleşmedeki her türlü hak ve yükümlülüklerden bu iki şirketin müteselsilen sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığını, bununla birlikte anılan protokolde (protokolde düzenlendiği haliyle) “Bu sorumluluklar nezdinde bundan sonra doğacak ödemelerin ...ın belirteceği hesaba yapılmasına taraflar arasında karar verilmiştir” şeklinde bir anlaşmaya varıldığı, söz konusu protokolün 2016 yılının ikinci ayında imzalandığı, bu protokolün imzalanması ile birlikte söz konusu durumun ödemelerden sorumlu olan davalı/borçlu şirkete derhal bildirildiği, haliyle bu tarihten önceki alacakların müvekkiline ödenmesinin gerektiğini, müvekkili firmanın hak ettiği alacağın protokolden önce doğduğunu, davalı tarafın, müvekkili ... lehine ve beraberinde ... lehine düzenlenen çeki ... şirket yetkilisine 18.01.2017 tarihinde teslim ettiği ve ödemeyi de ... hesabına yaptığı, ... şirket yetkilisine 18.01.2017 tarihinde teslim edilen çekin müvekkili şirkete ödenmemiş olduğu, bilirkişi raporlarının yeterli araştırma yapılmadan düzenlendiği belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı, davalı ile ... sözleşmesi imzaladığını, davalının bir kısım alacaklarını ödemediğini, alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı, davacı ile ihbar olunan arasında düzenlenen protokol gereğince ödemeyi ihbar olunana yaptığını ve bu nedenle davacıya borcunun bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir. İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı borçlu hakkında davaya dayanak cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun yetkiye, borca, faiz oranlarına, işlemiş faize, masraf ve tüm fer'ilerine vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda özetle: Davacı defterlerinin TTK. ilgili hükümleri yönünden 2015 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, defterlerin delil niteliği taşımadığını, 2016 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiğini, defterlerin delil niteliği taşıdığını, HMK 222 hükmü gözetilerek takdirin mahkemeye ait olduğunu, davalının 2015-2016 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmadığını, defterlerin delil niteliği taşımadığını, 2017 yılı ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiğini, defterlerin delil niteliği taşıdığını, HMK. 222 hükmü gözetilerek takdirin mahkemenize ait olduğunu, davacı tarafın 11.01.2018 tarihli icra takip talebinde 28.260,40- TL asıl alacak üzerinden talepte bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından 06.11.2015 tarihinde TEB Bankası Kağıthane Şubesi kanalı ile 50.000.00 TL bedelli avans ödemesinin davacı tarafın 2015 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığını, bu durum fark edildiği için davacı tarafın 78.260,40-TL alacağından 50,000,00-TL'yi mahsup ederek 28.260,40 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibi başlatılmadan önce 18.01.2017 tarihinde 28.260,40-TL ödeme yapmak suretiyle davacıya olan borcunu kapattığına dair rapor sunmuştur. Bilirkişi 1. Ek Raporunda; Davacı şirket vekili, ... A.Ş. ile yapılan protokolün davalıya bildirildiği tarihinin kesin olarak bildirmediğini, sadece müvekkilden edindiği bilgiye göre 2016 yılının ikinci ayında imzalanmış olabileceğini bildirmekle yetindiğini, bunun yanında dosya kapsamında yer alan, davalı şirket tarafından tanzim edilen ... Bankası Kağıthane Şubesi, 30.08.2017 düzenleme tarihli, ... çek numaralı, ... Ltd. Şti. emrine, ... .... Ltd. Şti. tarafından keşide edilen 28.260 TL bedelli çek düzenlendiğini, anılan çekin davacı tarafın 2016 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığını, bu çekin ilgili Bankadan arkalı önlü fotokopisinin temin edilmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, bilirkişi kök raporundaki diğer görüşlerin aynen korunduğuna dair ek rapor sunmuştur. Bilirkişi 2. Ek Raporunda: ... Bankası A.Ş'nin cevabi yazısı ekinde sunulan çek incelendiğinde, ... Bankası A.Ş. Kağıthane Şubesi Keşide Yeri: İstanbul, Tarihi: 30/08/2017, çek no: ..., Ödenecek Olan : ... Ltd. Şti. Çek Tutan: 28.260.00 TL, Muhatap: ... ... .... Ltd. Şti bilgilerinin yer almakta olduğunu, bu çekin 18.01.2017 tarihinde ...'a teslim edildiği, ödemenin ... . Ltd. Şti.'ye yapılmadığı, bu durumda 22.07.2019 tarihli Bilirkişi Raporunun Sonuç Bölümünde yer alan, davalı tarafın icra takibi başlamadan önce 18.01.2017 tarihinde 28.640,40 TL ödeme yapmak suretiyle davacıya olan borcunu kapattığına dair 2. Ek rapor sunduğu görülmüştür. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında; Davacı ile davalı arasında ... işinin yapılması hususunda sözleşme yapıldığı, sözleşme devam ederken ve işin bir kısmı yapıldıktan sonra davacının ihbar olunan şirketle birlikte işin kalan kısmını yapmak için protokol düzenledikleri, bu protokol uyarınca bundan sonra doğacak ödemelerin ihbar olunan şirkete yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu protokolün davalı şirkete bildirildiği, davalı şirketin ihbar olunan şirkete bir kısım ödemeler yaptığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu, davacı şirketin talep ettiği alacağın protokolden önce doğup doğmadığı ve davalı şirketin bu tutarı ödeyip ödemediğidir. Davacı yan yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle, ihbar olunan ile yaptığı protokolü kabul etmekle birlikte, icra takibine konu ettiği alacağın protokol tarihinden önce doğduğunu, zira protokolden önce yaptığı işlerle ilgili olarak davacının bazı teminat kesintileri yaptığını, icra takibi ile talep ettiği tutarın bu kesintilerin toplamı olduğunu, protokolden önce doğmuş bir alacağı olduğu için davalı tarafından ihbar olunana ödenmesinin mümkün olmadığını ifade etmiştir. Davalı yan yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle, davacı tarafın alacağı olduğunu kabul etmekle birlikte bu alacağın protokol tarihinden sonra doğduğunu, biri davacı diğer ise ihbar olunan adına iki çek düzenlediğini ancak protokol gereğince bu çeklerin ikisini de ihbar olunana teslim ettiğini, ihbar olunan şirketin davacı adına düzenlenen çeki tahsil edemediğini, bu çeki ihbar olunandan iade alarak çek tutarı olan 28.260.00 TL'yi ihbar olunana ayrıca ödediğini belirtmiştir. Davacı ile ihbar olunan arasındaki protokolde “Bu sorumluluklar nezdinde bundan sonra doğacak ödemelerin ... ... belirteceği hesaba yapılmasına taraflar arasında karar verilmiştir” hükmü mevcut olup, "bundan sonra doğacak ödemeler" kavramı ile borcun doğum tarihinin mi yoksa vade tarihinin mi kastedildiği kesin olarak ortaya konmalıdır. Dairemizce, davacı işe başladıktan bir süre sonra kalan işin tamamlanması için ihbar olunan ile protokol yapıldığı göz önüne alınarak, davacının protokolden önce ifa ettiği ancak bedelini henüz alamadığı işlerin ihbar olunana ödenmesini amaçlamadığı, kastedilen protokol sonrasında yapılacak işlerin bedelinin olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla, protokolden önce yapılan işlerin bedeli davacıya, protokolden sonra yapılan işlerin bedelinin ise ihbar olunana ödenmesi gerekecektir. Davacının icra takibine konu 28.260.00 TL tutarında bir alacağı olduğu hususu davalının da kabulündedir. Davacı, bu borcun protokolden önceki hakedişlerinden kesilen teminatın iadesi olduğunu iddia etmiş olup, davalı yan borcun nedeni hakkında herhangi bir şey belirtmemiş, ancak davacının borcun kaynağına ilişkin bu iddiası hakkında itirazda da bulunmamıştır. Dolayısıyla, borcun kaynağının teminattan kesintilerinin iadesi olduğunu Dairemiz de kabul etmiştir. Ancak davalı, bu borcun protokolden sonra doğduğunu iddia etmiştir. Şu halde, söz konusu tutarın protokol tarihinden önce doğup doğmadığının tespiti önem arz etmektedir. Davalı, davacının alacak iddiasını kabul etmekle birlikte söz konusu borcun protokolden sonra doğduğunu ve bundan dolayı ihbar olunana ödenmesi gereken bir borç olduğunu belirtmesi karşısında, borcun protokolden önce mi sonra mı doğduğunu ispat yükü davalıdadır. Davalı tarafça, bu hususta delil ibraz edilmemiştir. Kaldı ki, 28.260.00 TL tutarında söz konusu borç için "davacı adına" ... Bankası Kağıthane Şubesinin ... numaralı çekinin 30.08.2017 tarihinde düzenlendiği anlaşılmaktadır. Söz konusu çek davacı emrine düzenlendiğinden, ihbar olunan şirket adına düzenlenmediğinden bu borcun protokolden sonra doğan bir borç için düzenlendiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira, protokol tarihinden sonra söz konusu alacak doğsaydı doğrudan ihbar olunan adına çekin düzenlenmesi gerekirdi. Bu nedenlerle, söz konusu alacağın protokolden önce doğduğu, bu nedenle davacı emrine düzenlendiği, ancak davacıya teslim edilmediği, sonradan davacı ile ihbar olunan arasında protokol düzenlenmesini takiben bu çekin davacı yerine ihbar olunana teslim edildiği, ancak çekin davacı emrine düzenlenmesi nedeniyle ihbar olunanın çeki tahsil edemediği, bunun üzerine çek bedelinin davalı tarafından ihbar olunana haricen ödendiği, dolayısıyla davalının davacıya olan borcunu ifa etmiş sayılamayacağının kabulü ile davanın kabulüne ve itirazın iptaline karar vermek gerekirken, aksi yöndeki değerlendirmeler ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bununla birlikte söz konusu hatalı değerlendirme yeniden yargılamayı gerektirmeden Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. Diğer yandan, davacı ile davalı arasındaki protokolün yoruma açık olması ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi karşısında icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE 2-İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/10/2021 tarih ve 2018/347 Esas, 2021/743 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KABULÜ ile, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin 28.260,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE, İtirazın iptali ve takibin devamına 4-İcra İnkar tazminatına yönelik talebin REDDİNE, B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 1.930,44 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.589,12 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 341,32 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan toplam 1.010,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 28.260,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.