Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2014 E. , 2024/3952 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2014 Karar No : 2024/3952 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... 7- ... 8- ... 9-... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): 1-... Yatırımları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Enerji Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2014 E. , 2024/3952 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2014 Karar No : 2024/3952 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... 7- ... 8- ... 9-... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): 1-... Yatırımları Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... 2- ... Enerji Anonim Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...-... parsel sayılı taşınmazlarda, ... Enerji Yatırımları A.Ş. tarafından kurulması planlanan "G4- Viranşehir-7- GES (65 MWM/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi hakkında tesis edilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle Mahkemenin 25/08/2023 tarihli ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, Çevre Mühendisi, 2 Ziraat Mühendisi, Elektrik Elektronik Mühendisi, Harita Mühendisi, Fauna Uzmanı ve Flora Uzmanından oluşan bilirkişi heyeti ile 01/11/2023 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonrasında hazırlanan 02/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Projenin özeti; Proje konusu faaliyet, ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesinde, ... Mahallesi ... ada, ...-... nolu Parselde, 65 MWp/65 MWm/50 MWe kurulu gücünde ve 90 ha’lık alanda planlanan “G4-VİRANŞEHİR-7 (65 MWp/65MWm/50MWe-90ha) GES” Projesidir. YEKA GES-4 Erzin Viranşehir Yarışması kapsamında ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından kazanılan diğer G4-Viranşehir-5 ve G4-Viranşehir-8 GES projeleri proje alanı kuzey sınırında bulunmaktadırlar. Proje etki alanı 3 projenin yan yana birleşik alanda bulunmaları dolayısıyla 3 proje alanı içerisine alacak şekilde belirlenmiştir. G4-Viranşehir-5 GES Projesi; ... ada/..., ..., ... nolu parsellerde ve G4-Viranşehir-8 GES projesi de; 0 ada/17-18 nolu parsellerde bulunmaktadır. Projelerin alanları tapu olarak da “Mera” vasfında bulunmaktadır. Ayrıca söz konusu proje alanları Çevre Düzen Planı 1/100.000 ölçekli N43 Paftasında Arazi Kullanımları olarak “Çayır-Mera” sınırları içerisinde yer almaktadır. Projelerin alanları tapu olarak da “Mera” vasfında bulunmaktadır. Proje Alanının Yerleşim Yerlerine Olan Mesafesi, Şanlıurfa İl Merkezi 102 km, Viranşehir İlçesi 23 km, ... Mahallesi 5,8 km, Göncük Mahallesi 3 km, Demirli Mahallesi (Mardin İli) 1,9 km. Proje kapsamında en yakın yapı/konut ise G4-Viranşehir-7-GES (65 Mwp/65 Mwm/ 50 Mwe-90 Ha) Proje alanına kuş uçuşu yaklaşık 550 metre mesafede yer alan yapıdır. Projenin Tanımı ve Özellikleri; ... Enerji Yatırımları A.Ş. tarafından, Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ...-... Nolu Parsel Mevkiinde “G4-Viranşehir-7 (65 MWp/65 MWm/50 MWe – 90 ha) Güneş Enerji Santrali” projesinin kurulması ve işletilmesi planlanmaktadır. Söz konusu proje için belirlenen santral alanı içerisinde, Güneş Enerji Santrali (GES) alanı toplamda 90 ha olarak planlanmıştır. Güneş enerji santralinin kurulacağı 90 ha’lık alan iş bu raporda “Proje Alanı” olarak ifade edilmiştir. Proje kapsamında yıllık azami elektrik üretim miktarı 100.000.000 kWh olarak planlanmıştır. Güneş enerji santralinde Monokristal Çift Eksende Güneşi Takip Eden Fotovoltaik Sistemler marifetiyle üretilen doğru akım elektrik enerjisi eviriciler yardımıyla alternatif akıma çevrilecektir. Proje kapsamında 162.500 Adet (400 Watt) panel kurulması planlanmaktadır. Projenin inşaat aşamasında 80, projenin işletme aşamasında 3 personelin çalışması planlanmaktadır. Çevresel Açıdan Tespitler; Projenin ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesinde, ... Mahallesi ... ada, ...-... nolu Parsel’e, kurulu gücü 65 MWp/65 MWm/50 MWe olarak planlanan ve 90 ha’lık alanda “G4-VİRANŞEHİR-7 (65MWp/65MWm/50MWe-90 ha) GES” projesinin yapılması ve işletilmesi faaliyeti olduğu ve faaliyetin 29.07.2022 Tarih ve 31907 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği kapsamında değerlendirildiği ve ÇED raporunda Ek-1 Listesi: Madde 43- “Proje alanı 20 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 10 MWm ve üzerinde olan güneş enerji santralleri” kapsamında değerlendirilmiştir. ÇED raporunda Emisyon ve Gürültü açısından değerlendirmede; ÇED Raporunda; “Proje Alanının ve Önerilen Proje Nedeniyle Etkilenmesi Muhtemel Olan Çevrenin Belirlenmesi” başlığı altında “Projeden etkilenecek alan belirlenirken; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Alanında Kapasitesinin Güçlendirilmesi için Teknik Yardım Projesi kapsamında hazırlanan Kitapçık B59’da belirtilen çevresel etkiler göz önünde bulundurularak; emisyon, gürültü, flora, fauna, en yakın yerleşim birimleri, orman alanları, tarım alanları vb. etkiler dikkate alınmıştır. Proje konusu faaliyetin etkileri; inşaat ve işletme olmak üzere iki aşamada incelenmiştir. Proje kapsamında; arazinin hazırlanması ve inşaat aşamasında yapılacak çalışmalardan kaynaklanacak; gürültü, emisyon vb. çevresel etkiler kısa süreli olup, bu etkiler inşaat çalışmalarının tamamlanması ile biteceğinden süreklilik arz etmeyecektir. İnşaat aşamasında yapılacak işlemlerden dolayı emisyon ve gürültü oluşumu söz konusu olacaktır. Toz emisyonu, arazi hazırlanırken mevcut arazi üzerinde arazi tesviye sıyırma işleminden kaynaklanacak olup inşaat kazı işlemleri gerçekleştirilmeyecektir. Bu kapsamda oluşması muhtemel toz emisyonu etkisine karşı alınacak önlemler düşünüldüğünde toz emisyonundan kaynaklanacak etki daha alt seviyede gerçekleşecektir. Yapılan hesaplamalar neticesinde faaliyet alanına 550 metrede oluşabilecek gürültü seviyesinin 50,60 dBa olacağı belirlenmiştir. Yapılan hesaplamalar tüm iş makinelerinin aynı anda, aynı noktada ve sürekli çalışmaları varsayımına göre hesaplanmış olup, gerçekte ise böyle bir uygulama mümkün olmamaktadır. Bu nedenle gerçekte meydana gelecek gürültü seviyeleri yapılan hesaplamalarla bulunan gürültü seviyesinden daha düşük, sınır değerin daha da (70 dBa) altında çıkacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir. Proje Su kalitesi kapsamında risk faktörü olmadığı belirtilmiş olup bununla birlikte “Proje kapsamında “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği, Yerüstü Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği ve Atık Yönetimi Yönetmeliği” hükümlerine uyulacaktır. Proje kapsamında ilgili meri mevzuata ve 2872 sayılı Çevre Kanununa uyulacaktır” beyan edilmiştir. Yine proje kapsamında “III.1.6. Arazinin hazırlanmasından tesislerin inşasına kadar yapılacak işlerden kırma, öğütme, taşıma, depolama ve patlatma gibi toz yayıcı işlemler ve bu işler nedeniyle bitki örtüsüne, tarım arazilerine, yerleşim yerlerine vb. etkileri, Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler” incelenmiş olup aşağıdaki gibi irdelenmiştir. Hava kalitesi kapsamında yapılan değerlendirmede tozuma ile ilgili olarak kazı dolgu vb faaliyetlerde oluşan tozuma aşağıdaki gibi olup görüldüğü gibi toplam toz emisyonu 0,875 kg/saat olarak hesaplanmıştır. Tozumanın önlenmesi için ÇED raporundaki önlemler: “Proje kapsamında gerçekleştirilecek olan iş ve işlemlerin tamamı kontrollü olarak gerçekleştirilecektir. Söz konusu emisyonlardan kaynaklı etkilerin en aza indirgenmesi için; Tesis içi yollar düzenli olarak temizlenecek, tozumaya, karşı her türlü önlem alınacak, Taşınma sırasında toz emisyonun en aza indirilmesi için hız limitlerine uyulacak, Boşaltma ve doldurma/yükleme işlemleri savurma yapılmadan gerçekleştirilecektir. Faaliyet sırasında oluşacak tozun önlenmesi için çıkarılan malzemenin nemli tutulacak ve araç güzergâhları nemlendirilecektir. Proje sahasında oluşan bitkisel toprağın büyük bir kısmı arazi düzenlemesinde kullanılacak olup, arazi düzenlemesinde kullanılamayacak nitelikteki malzeme ise panel temellerine serilerek zemin sıkılaştırılması sağlanacaktır. Yapılacak çalışmalarda 18 Mart 2004 tarih ve 25406 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” hükümlerine uygun hareket edilecektir. Projenin tüm aşamalarında 03.07.2009 tarih ve 27277 sayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği (SKHKKY)” ve yönetmelikte yapılan tüm değişikliklere uyulacaktır. Bitkisel toprağın depolanması sırasında 18.03.2004 tarih ve 25406 sayılı “Hafriyat Toprağı, Inşaat ve Yıkıntı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” hükümlerine ve ayrıca 08.06.2010 tarih ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmeliği” hükümlerine uyulacaktır.” şeklinde belirtilmiştir. Bu önlemler Çevre Kanunu hükümleri kapsamındaki Yönetmeliklere göre alındığı görülmüştür. Yapılan değerlendirmede; “Proje alanına en yakın yapı GES alanının güneybatı yönünde kuşuçuşu yaklaşık 550 m mesafede ... mahallesi Düzik Mevkii’nde bulunmaktadır. Yapılan hesaplamalar neticesinde faaliyet alanına 550 metrede oluşabilecek gürültü seviyesinin 50,60 dBa olacağı belirlenmiştir. Yapılan hesaplamalar tüm iş makinelerinin aynı anda, aynı noktada ve sürekli çalışmaları varsayımına göre hesaplanmış olup, gerçekte ise böyle bir uygulama mümkün olmamaktadır. Bu nedenle gerçekte meydana gelecek gürültü seviyeleri yapılan hesaplamalarla bulunan gürültü seviyesinden daha düşük, sınır değerin daha da (70 dBa) altında çıkacaktır. Proje kapsamında oluşacak gürültü ile ilgili olarak bölgede yaşayan insanların rahatsız olmasını önleyecek şekilde yürürlükteki ÇGDYY de belirtilen hususlara uygun olarak çalışma saatleri belirlenecek ve proje kapsamından 30.11.2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği” ne hükümlerine uyulacaktır.” şeklinde yapılmıştır. Yukarıda görüldüğü üzere yerleşim alanlarına mesafe belirtilmiş olup en yakın yerleşim alanı 3 km uzaklıkta olup en yakın konut 550 m olarak belirtilmiştir. Bu kapsamda tesisin en yakın mesafesi dahil olmak üzere 550 m mesafede dahil Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği sınır değerlerini sağladığı görülmüştür. Sonuç olarak; çevresel etkiler açısından projenin inşaat aşamasındaki emisyon ve gürültü gibi çevresel faktörler irdelenmiş olup mevzuat hükümlerini sağladığı dolayısıyla Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği kapsamında uygun değerlendirildiği kanaati oluşmuştur. Toprak/ Tarımsal Gözlem ve İncelemeler; Proje alanının tamamı aşırı derecede taşlı bir yapıya sahiptir. Bölgede yaygın olarak bazaltik toprak grubu bulunmaktadır. Proje alanında çapları 10 cm – 80 cm arasında değişmekte olan yoğun bazaltik kayalar mevcuttur. Arazi Kullanım Kabiliyeti (AKK) tanımlamasına göre toprak işlemeli tarımsal faaliyetin yapılması mümkün olmayan 7. Sınıf arazilerdendir. Bu araziler çok sığ derinliği (0-10 cm), fazla taşlık ve kayalık vb. özellikleri olan arazilerdir. Proje alanı mera alanından oluşmakta olup, doğal fiziki yapısını ve bitki örtüsünü korumaktadır. Proje alanı yakın çevresinde ise yine taşlı yapıya sahip mera alanı yanı sıra Düzik Mezrası, tarım alanları ve çeşitli nitelikte yollar bulunmaktadır. Proje etki alanının bulunduğu bölgede akar ve kuru dereler bulunmaktadır. GES Alanı akar dere olan Cırcıp (Duali) Deresi’ne kuşbakışı yaklaşık 0,15 km uzaklıkta yer almaktadır. GES Alanı’nın kuşbakışı yaklaşık 0,18 km batısında akar dere olan Damaş Deresi bulunmaktadır. GES Alanına en yakın kuşbakışı yaklaşık 0,96 km kuzeybatısında Pisika Pınarı ile kuşbakışı yaklaşık 1,16 km kuzeydoğusunda Biçare Pınarı bulunmaktadır. Proje kapsamında “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” ve “İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik” hükümlerine uyulacağı taahhüt edilmiştir. Proje alanı üzerinde tarımsal faaliyet yapılmamakta olup ayrıca herhangi bir meyveli veya meyvesiz ağaç da bulunmamaktadır. GES Tesisi yapılacak olan proje alanı hafif dalgalı topoğrafyalıdır. Eğim derecesi proje alanına göre değerlendirildiğinde % 2-8 olduğu yerlerde farklılıklar gösteren özelliktedir. Proje alanı yaklaşık 785 m ile 815 m arasında değişen yükseltiye sahip olup, genellikle hafif eğimli yer yer de orta dereceli eğimli bir yapı göstermektedir. Proje alanında doğudan batıya gidildikçe yükselti artmakta olup, proje alanının batı ucu civarında yükselti en yüksek seviyededir. Proje alanı ve yakın çevresinde önemli bir yükselti bulunmayıp, bölgedeki önemli yükselti kuzeyde Görhas Sırtı civarındaki 858 rakımlı tepedir. Proje kapsamında 5403 sayılı “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu” 3573 sayılı (4086 Sayılı Kanunla değişiklik) “Zeytincilik Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun”, 3083 Sayılı “Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu”, 4342 Sayılı ‘’Mera Kanunu’’ ve 1380 sayılı ‘’Su Ürünleri Kanunu’’na uygun hareket edilecek ve gerekli tüm görüş ve izinler alınacağı taahhüt edilmiştir. Projenin; kurulacağı yer, alanı ve rakım durumu düşünüldüğünde, ayrıca hakim rüzgar yönü ve diğer iklim şartlarının etkisi ile bölgede 3 km çap içerisinde zeytin ağaçlarının gelişimini kısıtlayıcı özellik taşımamaktadır. Buna göre; 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde "Zeytinlik sahalar içinde ve bu sahalara 3 km mesafede zeytinliklerin vegatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkartan tesis yapılamaz ve işletilemez" hükmüne göre değerlendirildiğinde zeytincilik faaliyetleri açısından da herhangi bir zarar vermeyeceği kanaatine varılmıştır. Ayrıca bölgede ve çevrede bulunan tarımsal alanlar açısından herhangi bir olumsuz etkisi mevcut değildir. Alanın Flora ve Vejetasyon Açısından Değerlendirilmesi; Proje alanında kısmen arazi gözlemleri yapılmış, bölgenin flora ve vejetasyonu ile alakalı ilgili literatürler derlenmiş, floristik ve vejetasyon açısından yaşam alanları belirlenmiş ve bitki tabloları ortaya konulmuştur. Buna göre proje alanı İran-Turan Bitki coğrafyası sınırları içinde yer almaktadır. Gerek tarafımızdan yapılan arazi keşiflerinde gerekse proje ekibi tarafından ortaya konulan rapora göre; proje alanının tamamının taşlık yapıya sahip olduğu, step vejetasyonun yaygın olduğu ve floristik açıdan zengin bir bitki örtüsüne sahip olmadığı gözlenmiştir. Nadir de olsa alana yakın bölgede tarım ve kültür alanları olduğu, kurumuş dere yataklarında sucul bir vejetasyon olduğu, ırmak boylarında yer alan nadir bir riperian vejetasyon olduğu görülmüştür. Proje alanı ve yakın çevresinde 66 bitki taksonu tespit edilmiş, taksonlar içerisinde endemik, nadir veya nesli tehlike altında olan bitki taksonlarına yer verilmemiştir. Ayrıca, alanda Bern ve Cites Sözleşmesi ek listelerinde yer alan bitki taksonu da bulunmamaktadır. Buna göre söz konusu projenin inşaat uygulamasıyla bitkiler açısından bir habitat kaybı yaşanmayacağı kanaatine varılmıştır. Floristik yapıdaki değişiklik ekolojik açıdan tolere edilebilecek düzeydedir. Çünkü alan özelindeki bitki taksonları proje alanı yakın çevresinde de yayılış göstermektedir. Belirtilen tedbirlerin alınması ve önerilere uyulması önem arz etmektedir. Proje kapsamında tüm çalışmalar sırasında hassas davranılması gerekmektedir. Sonuç olarak, proje faaliyetlerinin floristik türleri hakkında yeterli değerlendirme yapıldığı, belirlenen önlemler harfiyen uygulandığı takdirde alanının floristik açıdan minimum yönde etkileneceği sonucuna varılmış ve ÇED raporunun flora açısından uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Alanın Fauna Açısından Değerlendirilmesi; Amphibia (Kurbağalar) açısından değerlendirme; Amfibiler birçok ekosistemin başlıca elemanıdır. Antartika kıtası haricinde neredeyse tatlı suyun olduğu her yerde dağılış gösterirler... ÇED raporunda sadece üç kurbağa türü belirlenmiştir. Alan amfibiler için çok uygun bir alan değildir. Proje etki alanı çevresinde tespit edilen kurbağalar içerisinde endemik tür bulunmamaktadır. Ayrıca IUCN tehlike kriterlerine göre, 3 tür “LC (Düşük Riskli)” kategorisinde yer almaktadır. Bern Sözleşmesine göre üç tür de EK-III listesinde yer almaktadır. Amfibiler için gerekli incelemelerin yapıldığı ve önlemelerin belirlendiği görülmektedir. Sürüngenler açısından değerlendirme; ...ÇED raporunda alanda 18 sürüngen türü olduğu rapor edilmiştir. IUCN tehlike kriterlerine göre, 1 tür “VU (Duyarlı)” kategorisinde [Tosbağa 16 tür “LC (Düşük Riskli)” kategorisinde (Dikenli Keler, Bozkır Keleri, Kara Yılan, Kırmızı Yılan, Eiselt Uysal Yılanı, Çukur Başlı Yılan, Ok Yılanı, Kedi Gözlü Yılan, Mardin Keleri, Kapadokya Kertenkelesi, Tarla Kertenkelesi, Damalı Su Yılanı, Tıknaz Kertenkele, Şeritli Kertenkele, Kör Yılan, Koca Engerek), 1 tür ise “NE (Değerlendirilmedi)” kategorisinde [Hazar Çizgili Kaplumbağası yer almaktadır. Sürüngen türlerinden Testudo greaca (Tosbağa) IUCN tarafından Hassas (VU) tür olarak nitelendirilmektedir. Bern Sözleşmesine göre, 6 tür Ek-II listesinde [Dikenli Keler, Kara Yılan, Hazar Çizgili Kaplumbağası, Tarla Kertenkelesi, Tosbağa, Koca Engerek], 12 tür ise Ek-III listesinde (Bozkır Keleri, Kırmızı Yılan, Eiselt Uysal Yılanı, Çukur Başlı Yılan, Ok Yılanı, Kedi Gözlü Yılan, Mardin Keleri, Kapadokya Kertenkelesi, Damalı Su Yılanı, Tıknaz Kertenkele, Şeritli Kertenkele, Kör Yılan) bulunmaktadır. Sürüngenler açısından gerekli incelemelerin yapıldığı ve önlemelerin belirlendiği görülmektedir. Kuşlar açısından değerlendirme; ÇED raporunda, alanda 44 kuş türü belirlenmiştir. Alan kuş göç yolu üzerinde değildir ancak tali göç yollarına yakındır. Tespit edilen türlerden sadece 1 tür IUCN listelerinde “EN” Endangered (Tehlike altında), 2 tür değerlendirilmemiş “NE” geriye kalan türlerde “LC” Least Concern (Asgari Endişe) kategorisinde yer almaktadır. EN kategorisinde verilen Küçük Akbaba Literatürden eklenmiştir. Alan Akbabaların yuva yapması için uygun değildir. Sadece leş varlığında beslenme için veya dinlenme için kullandıkları habitatlar barındırmaktadır. Tespit edilen diğer türler ülkemizde yaygın, ekolojik toleransı ve adaptasyon yeteneği yüksek olan türlerdir. Kuşlar açısından gerekli incelemelerin yapıldığı ve alınması gereken önlemelerin belirlendiği görülmektedir. Memeliler açısından değerlendirme; ÇED raporunda alanda 15 Memeli türü belirlenmiştir. Tespit edilen türlerin hiç biri endemik tür değildir. IUCN tehlike kriterlerine göre, 2 tür “VU (Duyarlı)” kategorisinde (Mehely Nalburunlu Yarasası ve Uzun Ayaklı Yarasa), 1 tür “NT (Tehdide Yakın)” kategorisinde (Uzun kanatlı Yarasa) 11 tür “LC (Düşük Riskli)” kategorisinde [Kurt, Kızıl Tilki, Akdeniz Tarlafaresi, Uzun Kulaklı Çöl Kirpisi, Yabani Tavşan, Anadolu Çölfaresi, Ev Faresi, Göçmen Sıçan, Kaya Sansarı, Büyük Nalburunlu Yaras, Küçük Farekulaklı Yarasa) 1 tür ise “DD (Yetersiz Verili)” kategorisinde [Filistin Körfaresi (Nannospalax ehrenbergi),] bulunmaktadır. Bern Sözleşmesine göre, 6 tür Ek-II listesinde [Kurt, Uzunkanatlı Yarasa, Büyük Nalburunlu Yarasa, Mehely Nalburunlu Yarasası, Küçük Farekulaklı Yarasa, Uzun Ayaklı Yarasa) 2 tür Ek-III listesinde [Yabani Tavşan ve Kaya Sansarı bulunmaktadır. Geriye kalan 7 tür ise ek listelerinde bulunmamaktadır. Karasal Memeli hayvan türleri hakkında gerekli açıklamalara yer verilmiş ve önlemler belirlenmiştir. Sonuç olarak, proje faaliyetlerinin karasal fauna türleri hakkında yeterli değerlendirme yapıldığı ve önlem belirlendiği, belirlenen önlemlerin alındığı takdirde (ÇED raporu pdf 500. Sayfa 6.6.Yaban Hayvanları ve Fauna Türleri Üzerine Olabilecek Etkiler ve Alınması Gereken Koruma Tedbirleri) alanda yaşayan fauna elemanlarının proje faaliyetlerinden minimum yönde etkileyeceği sonucuna varılmış ve Hazırlanan ÇED raporunun fauna açısından uygun olduğu kanaati oluşmuştur. Alanın Elektrik Açısından Değerlendirilmesi; GES’lerin bir etkisi de, panellerin üzerinde direk güneş ışığı ya da parlak bir gökyüzünün oluşturduğu görüntü ya da ışık sonucunda oluşan yansıma ve kamaşma etkisidir. Parlama ve kamaşma etkisinin şiddeti temelde yılın dönemine ve santralin coğrafi konumuna göre değişmekle birlikte etki önemi potansiyel alıcı noktalar (etki alanındaki yerleşimler, ulaşım yolları, havalimanları, vb.) gibi değişkenlere bağlıdır. Fotovoltaik paneller güneş ışığını absorbe ettiği için PV tipi sistemlerde parlama ve kamaşma etkisi, diğer güneş enerjisi teknolojilerini kullanıldığı sistemlere göre daha düşük olmaktadır. Her ne kadar parlama ve yansıma etkisi düşük olsa da uygulamada olası yansıma ve parlama etkisine karşı, yansıma riski oluşan noktalar belirlenerek işletmenin ilk yılında görsel izlemeler ve yakın civardaki yerleşimlerden gelebilecek şikayetlere göre gerekli noktalarda bitkisel ya da yapay görüntü perdeleri uygulanarak bu etkinin daha da minimize edilebilmesi mümkün olabilmektedir. Ek olarak mevcut durumda yapılması düşünülen GES proje sahası civarında ve yakınında yapı ve yerleşim yerinin bulunmaması nedeniyle bu etkininde minimumda olacağı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak; ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından Şanlıurfa İli, Viranşehir İlçesinde, ... Mahallesi 0 ada, 17-18 nolu Parselde, 65 MWp/65 MWm/50 MWe kurulu gücünde ve 90 ha’lık alanda planlanan “G4-VİRANŞEHİR-7 (65 MWp/65MWm/50MWe-90ha) GES” Projesinin ‘ÇED Olumlu Belgesi” değerlendirildiğinde; Çevresel etkiler açısından projenin inşaat aşamasındaki emisyon ve gürültü gibi çevresel faktörler irdelenmiş olup mevzuat hükümlerini sağladığı dolayısıyla Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği kapsamında uygun olduğu, Proje faaliyetlerinin floristik türleri hakkında yeterli değerlendirme yapıldığı, belirlenen önlemler harfiyyen uygulandığı takdirde alanının floristik açıdan minimum yönde etkileneceği sonucuna varılmış ve ÇED raporunun flora açısından uygun olduğu, Proje faaliyetlerinin karasal fauna türleri hakkında yeterli değerlendirme yapıldığı ve önlem belirlendiği, belirlenen önlemlerin alındığı takdirde (ÇED raporu pdf 500. Sayfa 6.6.Yaban Hayvanları ve Fauna Türleri Üzerine Olabilecek Etkiler ve Alınması Gereken Koruma Tedbirleri ) alanda yaşayan fauna elemanlarının proje faaliyetlerinden minimum yönde etkileyeceği sonucuna varılmış ve hazırlanan ÇED raporunun fauna açısından uygun olduğu, Elektrik üretimi olarak mevcut durumda yapılması düşünülen GES proje sahası civarında ve yakınında yapı ve yerleşim yerinin bulunmaması nedeniyle bu etkinin de minimumda olacağı değerlendirildiğinden uygun olduğu, bölgede yaygın yapılan tarımsal faaliyetler ve 3573 sayılı Kanunun 20 nci maddesinde "Zeytinlik sahalar içinde ve bu sahalara 3 km mesafede zeytinliklerin vegatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkartan tesis yapılamaz ve işletilemez" hükmüne göre değerlendirildiğinde zeytincilik faaliyetleri açısından da herhangi bir zarar vermeyeceğinden uygun olduğu, buna göre; "ÇED Olumlu Belgesi" kararı verilen ve “Nihai ÇED Raporu” dosyasında da görüleceği üzere, projenin inşaat aşamasındaki emisyon, gürültü gibi çevresel faktörler, tarımsal faaliyetler, doğal kaynaklar, mera mevcut durumu, enerji üretim koşulları, çevresinde veya yakınında yerleşim yerinin olmaması vb. tüm konular detaylı irdelenmiş olup mevzuat hükümlerini sağladığı dolayısıyla Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği kapsamında uygun değerlendirildiği kanaati oluştuğu... dava konusu “ÇED Olumlu Belgesi” kararının mevzuata uygun olduğu ..." görüş ve kanaatinin belirtildiği, dosya içeriğindeki tüm bilgi belgeler ve bilirkişi raporunun mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden; Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ...-... nolu parsellerin Kamu Orta Malı niteliğinde olduğu, 1/100.000 ölçekli N43 paftasında arazi kullanımları olarak “Çayır-Mera” sınırları içerisinde ormandışı açıklık alanı içinde yer aldığı, proje alanı arazi varlığı haritasının hazırlandığı, herhangi bir imar planı içerisinde yer almadığı, Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına ilişkin plan hükümlerinin 5.18.6.1. bendinde "Yenilenebilir enerji (rüzgar, güneş, jeotermal, hidroelektrik) üretim alanlarında, ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve Enerji Piyasası Düzenleme ve Denetleme Kurulunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın uygun görüşünün alınması koşuluyla, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğine gerek kalmaksızın ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda hazırlanan nazım ve uygulama imar planları, ilgili idaresince onaylanır ve planlar bilgi için Bakanlığa gönderilir." notunun yer aldığı, söz konusu alanın 2018 yılında Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) olarak ilan edildiği, sözleşme kapsamında kurulacak her bir GES için Lisans süresinin 30 (otuz) yıl olduğu, ÇED aşamalarında halkın katılımı ile ilgili yapılması gereken ilan bilgilendirme vb. sürecin mevzuat hükümlerine uygun şekilde yapıldığı, proje alanına en yakın yapının kuşuçusu yaklaşık 550 metre mesafede yer aldığı, söz konusu projede çıkabilecek gürültünün sınır değerin altında olduğu, proje için inşaat kazı işlerinin gerçekleştirilmeyeceği, arazi üzerinde arazi tesviye sıyırma işleminin yapılacağı, toz emisyonu etkisine karşı alınacak önlemlerin belirtildiği, bu kapsamda toz emisyonundan kaynaklanacak etkinin daha alt seviyede gerçekleşeceği, proje için su kalitesi kapsamında risk faktörünün bulunmadığı, tozumanın oluşmaması için alınması gerekli önlemlerin ÇED dosyasında belirtildiği, bitkisel toprağın depolanması için gerekli önlemlerin belirtildiği, bölgede yaşayan insanların rahatsız olmasını önleyecek şekilde proje alanında çalışma saatlerine ilişkin önlemlerin belirtildiği, emisyon ve gürültü gibi çevresel faktörlerin tüm yönleriyle irdelendiği, proje alanının tamamının aşırı derecede taşlı bir yapıya sahip olduğu, tarımsal faaliyet yapılmasının mümkün olmadığı, mera alanından oluştuğu ve doğal fiziki yapısı ile bitki örtüsünü koruduğu, projenin işletme aşamasında proje alanını otlamak amacıyla kullanan besi hayvanlarının olması durumunda çevrede otlayabileceği birçok alanın bulunduğunun ve proje çalışmaları kapsamında alınan izinler doğrultusunda belirlenen alanların dışına çıkılmayacağının, bölgede yer alması muhtemel hayvancılık faaliyetlerinin engellenmeyeceğinin ve projenin işletme aşamasında hayvancılık faaliyetleri üzerine herhangi bir olumsuz etki beklenmediğinin ÇED raporunda belirtildiği, hayvanların ve alandaki hayvancılık faaliyetlerinin proje ünitelerinden ve projeden zarar görmesine karşı önlem alınacağının nihai ÇED raporunda taahhüt edildiği, mera alanı ile ilgili Mera Kanunu hükümlerine uyulacağının taahhüt edildiği, mera tahsis amacı değişikliği istemiyle 02/01/2023 tarihli dilekçeyle başvuru yapıldığı, bölgede akar ve kuru derelerin bulunduğu, akar dere olan Cırcıp (Duali) Deresi’ne kuşbakışı yaklaşık 0,15 km uzaklıkta, yine kuşbakışı yaklaşık 0,18 km batısında akar dere olan Damaş Deresi, en yakın kuşbakışı yaklaşık 0,96 km kuzeybatısında Pisika Pınarı ile kuşbakışı yaklaşık 1,16 km kuzeydoğusunda Biçare Pınarının bulunduğu, akarsular yönünden güncel mevzuata uygun hareket edileceğinin taahhüt edildiği, proje alanı üzerinde tarımsal faaliyetin yapılmadığı, herhangi bir meyveli veya meyvesiz ağacın da bulunmadığı, tarımsal alanlar açısından herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığı, ÇED raporunda floristik türleri hakkında yeterli değerlendirmenin yapıldığı, floristik açıdan alınması gereken tüm önlemlerin belirtildiği, proje etki alanı çevresinde tespit edilen kurbağaların içerisinde endemik türün bulunmadığı, amfibiler için de gerekli incelemelerin yapıldığı ve önlemlerin belirlendiği, ÇED raporunda 18 sürüngen türünün olduğunun belirtildiği, sürüngenler açısından gerekli incelemelerin yapıldığı ve önlemlerin belirlendiği, alanda 44 kuş türünün belirlendiği, alanın kuş göç yolu üzerinde olmadığı ancak tali göç yollarına yakın olduğu, kuşlar açısından gerekli incelemelerin yapıldığı ve alınması gereken önlemlerin belirlendiği, alanda 15 Memeli türünün belirlendiği, Karasal Memeli hayvan türleri hakkında gerekli incelemelerin yapıldığı ve önlemlerin belirlendiği, yapılması düşünülen GES proje sahası civarında ve yakınında yapı ve yerleşim yerinin bulunmaması nedeniyle elektrik açısından parlama ve yansıma etkisinin minimumda olacağı, dava konusu alanda “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verilmesinde harita ve planlama yönünden sakınca bulunmadığı, tesisin işletilmesi boyunca çevre üzerinde herhangi bir olumsuz etki oluşturmayacağı, projenin uygulanabilirliğinde tarımsal açıdan bir sakınca bulunmadığı, proje ile ilgili olarak Nihai ÇED Raporunun hazırlanması aşamasında ilgili kurum görüşlerinin alındığı, Halkın Katılım Toplantısının yapıldığı, yapılan değerlendirmeler sonucunda Bakanlıkça "ÇED Olumlu" kararının verildiği, nihai ÇED raporunda projenin çevrede oluşturabileceği olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerinin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemler yönünden değerlendirmeler içerdiği, proje kapsamında alınan önlemlerin yeterli olduğu, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğu ve teknik olarak uygulanabilir olduğu, bu nedenlerle dava konusu Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararına konu projenin yukarıda detaylarıyla değinildiği şekilde insan sağlığı, bitki varlığı, mera, tarım alanları açısından önem arz eden riskler barındırmadığı, söz konusu hususların sürdürülebilirlik ve yenilenebilirlik ilkeleri doğrultusunda bilimsel ve teknik açıdan yeterli düzeyde ele alındığı, söz konusu projenin herhangi bir yaşamsal tehdit içermediği, ÇED raporunun anılan risklere yönelik olarak alınacak tedbirler bakımından yeterli olduğu, başka bir ifadeyle söz konusu risklerin, dava konusu ÇED raporu ile alınması taahhüt edilen tedbirler ile giderilmesinin mümkün olduğu, GES projesinin yapılmasında üstün kamu yararının bulunduğu, aynı yerde 10 farklı proje için ihale yapıldığı ve sadece bir proje yönünden dava açıldığı anlaşıldığından, tüm bu hususlar yönünden dava konusu proje hakkında ÇED Yönetmeliği'nin 14'üncü maddesi gereğince Bakanlıkça verilen ... tarihli, ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Mahkeme kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığı, bilirkişi raporunun, Nihai ÇED Raporunun tekrarı şeklinde olduğu, alınan önlemlerin yeterliliği hususunda teknik ve bilimsel verilere yer verilmediği, proje alanın mera vasfında olduğu hususu gözardı edilerek, hayvanlar için büyük önem arz eden otlağın yok olması durumunda geçimini hayvancılıkla sürdüren yöre halkının durumuna ilişkin değerlendirme yapılmadığı, söz konusu projenin mera alanlarını ve dolayısıyla hayvancılık faaliyetlerini olumsuz etkileyeceği, çevre sağlığını korumanın ve çevrenin kirlenmesinin önlenmesinin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu, dava konusu işlemin ekolojik, kültürel, ekonomik ve kamusal yarar açısından yaşamsal tehditler içerdiği, bilimsel teknik ve standartlar esas alınmadan, fizibilitesi dahi yapılmadan tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve Müdahil ... Enrerji Yatırımları Anonim Şirketi tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesini de kapsayan alanlarda toplam 700 MWe gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi için 12 (oniki) adet güneş enerjisi santralinin kurulması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 29/04/2022 tarih ve 31824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma İlanı ile "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" yarışmalarının yapıldığı, söz konusu yarışmadan "VİRANŞEHİR-5, VİRANŞEHİR-7 ve VİRANŞEHİR-8" kısımlarının ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi uhdesinde kalarak YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynağı) Kullanım Hakkı Sözleşmelerinin imzalandığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından söz konusu projeler için önlisanların verildiği, söz konusu alanlarda gerekli yatırım sürecinin başlatılabilmesi amacıyla ÇED başvuru dosyasının hazırlanarak davalı idareye sunulduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından 25/01/2023 tarih ve 6996 sayılı kararıyla dava konusu "G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı, yine 25/01/2023 tarih ve 6997 sayılı kararla "G4-VİRANŞEHİR-8 (65 MWp/ 65MWm/ 50MWe-90ha) GES" projesi için, 25/01/2023 tarih ve 6998 sayılı kararla "G4-VİRANŞEHİR-5-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe - 90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı verilmiş, davacılar tarafından "G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi için verilen 25/01/2023 tarih ve 6996 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2872 sayılı Çevre Kanununun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam, Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütünü, Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi süreci, Sürdürülebilir kalkınma: Bugünkü ve gelecek kuşakların, sağlıklı bir çevrede yaşamasını güvence altına alan çevresel, ekonomik ve sosyal hedefler arasında denge kurulması esasına dayalı kalkınma ve gelişme, Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları" olarak tanımlanmış, "İlkeler" başlıklı 3. maddesinde: "Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır: a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler... c) Arazi ve kaynak kullanım kararlarını veren ve proje değerlendirmesi yapan yetkili kuruluşlar, karar alma süreçlerinde sürdürülebilir kalkınma ilkesini gözetirler. d) Yapılacak ekonomik faaliyetlerin faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisi sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirilir..." düzenlemesine, Çevresel etki değerlendirilmesi" başlıklı 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." düzenlemesine yer verilmektedir. 29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; ''Çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararı: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu hakkında Komisyon tarafından yapılan değerlendirmeler dikkate alınarak, projenin çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeylerde olduğunun belirlenmesi üzerine projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararı olarak, "Etki: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin; hazırlık, inşaat ve işletme sırasında ya da işletme sonrasında, çevre unsurlarında doğrudan ya da dolaylı olarak, kısa veya uzun dönemde, geçici ya da kalıcı, olumlu ya da olumsuz yönde ortaya çıkması olası değişiklikler" olarak, "Etki alanı: Gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin işletme öncesi, işletme döneminde ve işletme sonrasında etkilediği alanı" olarak, "Kümülatif etki değerlendirme: Yapılması planlanan projenin, planlandığı alan ile projeden doğrudan etkilenecek alanlar veya kaynaklar üzerinde oluşturabileceği çevresel risk ve etkilerinin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi ve analiz edilmesi" olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde ise; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesine, 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesinin Ek-1'deki listede yer aldığı projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-3 bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları, Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi, tarihi çevreler ve sit bölgelerini etkileyecek su tabanı değişiklikleri (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Projenin iklim üzerindeki etkisi (sera gazı emisyonlarının niteliği ve büyüklüğü) ve projenin iklim değişikliğinden nasıl etkileneceği, iklim değişikliğine bağlı projeyle ilgili afet ve kaza riski, projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, Bölüm VI: Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı ile Paydaş Katılım Planı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, c) Paydaş katılım planı, Bölüm VII: Notlar, Kaynaklar ve Ekler; Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, proje için seçilen yerin koordinatları, proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri... şeklinde düzenlemeler yer almıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır" düzenlemesine yer verilmiş, "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer olarak tanımlanmış, "Mera, Yaylak ve Kışlakların Hukuki Durumu" başlıklı 4. maddesinde, meranın kullanma hakkının köy veya belediyeye ait olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, özel mülkiyete geçirilemeyeceği, amacının dışında kullanılamayacağı, zamanaşımının uygulanamayacağı, sınırlarının daraltılamayacağı düzenlenmiş, "Tahsis Amacının Değiştirilmesi" başlıklı 14. maddesinde; tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamayacağı, ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; madde metninde yer verilen ve ihtiyaç duyulan yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacının değiştirilebileceği ve söz konusu yerlerin tescillerinin Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanunun "Arazi ihtiyacına İlişkin Uygulamalar" başlıklı 8. maddesinde de yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapılmak amacıyla kullanılacak olan taşınmazların 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında bulunan mera, yaylak, kışlak ile kamuya ait otlak ve çayır olması halinde, Mera Kanunu hükümleri uyarınca bu taşınmazların tahsis amaçlarının değiştirileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişi Raporuna İtiraz" başlıklı 281. maddesinde; (1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. (2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Çevresel etki değerlendirmesi ile gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında; yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması hedeflenmekte, ÇED sürecinde verilen kararların iptali istemiyle açılacak davalarda, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesini de kapsayan alanda toplam 700 MWe gücündeki bağlantı kapasitesinin tahsisi için 12 (oniki) adet güneş enerjisi santralinin kurulması amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 29/04/2022 tarih ve 31824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Güneş Enerjisine Dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları ve Bağlantı Kapasitelerinin Tahsisine İlişkin Yarışma İlanı ile "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" yarışmalarının yapıldığı, söz konusu yarışmadan her biri 65 MWp/65MWm/50MWe kurulu gücünde, 90 ha'lık alanda yapımı planlanan "VİRANŞEHİR-5, VİRANŞEHİR-7 ve VİRANŞEHİR-8" kısımlarının, ... Enerji Yatırımları Anonim Şirketi uhdesinde kalarak YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynağı) Kullanım Hakkı Sözleşmelerinin imzalandığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından söz konusu projeler için önlisanların verildiği, söz konusu alanlarda gerekli yatırım sürecinin başlatılabilmesi amacıyla ÇED başvuru dosyasının hazırlanarak davalı idareye sunulduğu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından 25/01/2023 tarih ve 6996 sayılı kararıyla dava konusu "G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının verildiği, yine 25/01/2023 tarih ve 6997 sayılı kararla "G4-VİRANŞEHİR-8 (65 MWp/ 65MWm/ 50MWe-90ha) GES" projesi için, 25/01/2023 tarih ve 6998 sayılı kararla da "G4-VİRANŞEHİR-5-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe - 90 ha alanda)" projesi için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararlarının verildiği, bu projelerin birbirlerine yakın yada bitişik mesafede olmaları nedeniyle dava konusu projenin etki alanı olarak belirlendiği, bunun dışında görülmekte olan davada, davalı idare yanında diğer müdahil Eksim Enerji A.Ş tarafından yapılması planlanan G4-VİRANŞEHİR-2 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (62,5 MWm/50 MWe,ALAN: 90 Hektar) projesi için, G4-VİRANŞEHİR-6 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (62,5 MWm/50 MWe,ALAN: 90 Hektar) projesi için ve G4-VİRANŞEHİR-10 GÜNEŞ ENERJİ SANTRALİ (KURULU GÜÇ: 62,5 MWm/50 MWe, ALAN: 100 HEKTAR) ÇED Olumlu Kararlarının verildiği, yine ayrıca Şanlıurfa Viranşehir YEKA projesiyle kurulması planlanan 12 adet güneş enerji santralinden; G4 VİRANŞEHİR 1 - GES (64,99MWm/50 MWe) (89,49 Ha ), G4-VİRANŞEHİR-3-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe-90 ha alanda), G4-VİRANŞEHİR-4-GES (90 ha-65 MWm / 50 MWe) ve G4-VİRANŞEHİR-9-GES ( 90 ha-65 MWm/50 MWe) projeleri için de ÇED Olumlu Kararlarının verilerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının e-ÇED duyurular ekranında ilan edildiği görülmektedir. Temyize konu Mahkeme Kararına dayanak alınan ve Karar metninde de yer verilen Bilirkişi Raporunda; projenin bulunduğu alanın, Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında, Arazi Kullanımları olarak “Çayır-Mera” sınırları içerisinde yer aldığı, tapu olarak da “Mera” vasfında bulunduğu, en yakın mera alanının proje alanı çevresinde yer aldığı, en yakın tarım alanının 330 m kuzeybatıda ve 700 m doğuda yer aldığı, 4342 sayılı Mera Kanunu çerçevesinde alanının bulunması durumunda, 14. madde çerçevesinde gerekli izinlerin alınacağının taahhüt edildiğinin belirtildiği, Raporda; "Çevresel Açıdan Tespitler" başlığı altında, Nihai ÇED Raporunda yer verilen, projenin iş akım prosedüründe yer alan; saha hazırlık işlemleri, konstrüksiyon montajı, panel montajı, elektrik bağlantılarının yapılması, sisteme bağlantı ve işletmeye geçiş aşamalarının emisyon, gürültü ve tozuma yönünden etkilerinin irdelendiği "Toprak/Tarımsal Gözlem ve İncelemeler" başlığı altında, Nihai ÇED Raporunda yer alan bir takım hususların aktarımı yapılarak, çevrede bulunan derelerin fiziksel ve kimyasal zarar görmesinin çok zayıf bir ihtimal olduğunun düşünüldüğü, GES ile çevreye herhangi bir kirletici atık bırakılmayacağından, derelerin zarar görmeyeceği kanaatine varıldığı, 3573 sayılı Kanunun 20. maddesine göre, projenin zeytincilik faaliyetlerine zarar vermeyeceği değerlendirmesinin yapıldığı, "Alanın Flora ve Vejetasyon Açısından Değerlendirmesi" ve "Alanın Fauna Açısından Değerlendirilmesi" başlığında; floristik türler ve fauna türleri bakımından yeterli değerlendirme yapıldığı, belirlenen önlemlerin harfiyen uygulanması halinde alanın floristik açıdan minimum yönde etkileneceği sonucuna varıldığının belirtildiği, "Alanın Elektrik Açısından Değerlendirilmesi" başlığında Güneş Enerji Santrallerinin ana ekipmanlarından, kurulacak yerin özelliklerinden, Güneş Tarlası Kurulumu için izlenmesi gereken adımlardan ve genel olarak GES'lerin etkilerinden bahsedilmiş, mevcut durumda yapılması düşünülen GES proje sahası civarında ve yakınında yapı ve yerleşim yerlerinin bulunmaması nedeniyle bu etkinin minimum olacağının değerlendirildiği, ancak kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali projesinin büyüklüğü dikkate alındığında, varolan yüksek düzeyde arazi kullanım etkisinin, proje arazisinin mera vasfından kaynaklı olarak, mera alanının kaybının çevredeki kırsal yerleşmelerde devam eden hayvancılık faaliyetlerinin otlama alanına olacak etkilerinin, yaratacağı habitat kaybının etkilerinin, santralin çalışma şeklinden (parlama, yansıma, kamaşma, elektronik atıklar, panellerin içerdiği kimyasal ürünler vs) kaynaklı olarak, var olan su kaynaklarına, yerel ekosisteme olabilecek etkilerinin, biyolojik çeşitlilik üzerindeki etkisinin, projenin planlanan süresi de dikkate alınmak suretiyle bilimsel olarak irdelenmediği, projenin; bitki ve hayvanların yaşam alanları üzerindeki uzun vadeli etkilerinden, alanın faaliyet dönemi sonunda rehabilite edilmesine ilişkin işlemlerin, Güneş Enerji Santralinin işletme aşamasında çevreyi etkileyebilecek olası sorunlardan ve bu sorunlara ilişkin Nihai ÇED Raporunda yer alan önlemlerin konu edilmediği görülmektedir. Zira 90 hektar alanda, 162.500 adet (400 Watt) panel kurularak işletilmesi planlanan dava konusu G4-VİRANŞEHİR-7-GES (65 MWm/65 MWp/50 MWe) projesine ilişkin Nihai ÇED Raporu; sadece projenin kendi büyüklüğü ve bu büyüklüğün çevresel etkileri bakımından dahi daha detaylı bir biçimde incelenmesi gerekmekte, bunun yanında projeden kaynaklı çevresel risk ve etkilerin; mevcut, planlanan veya proje ile doğrudan ilgisi olabilecek diğer faaliyetlerle birlikte belirlenmesi gerektiğinden, Viranşehir'de yapılması planlanan birbirine bitişik ve yakın konumda, projenin etki alanında olan diğer "YEKA GES-4 ERZİN-VİRANŞEHİR" projesine ait Güneş Enerji Santrallerinin işletme aşamasındaki kümülatif etkilerinin de değerlendirilmesinin gerektiği, bilirkişi raporunun bu haliyle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; uyuşmazlığın tereddüte mahal vermeyecek şekilde çözümlenebilmesi amacıyla, yukarıda belirtilen eksiklerin giderilerek, tarafların tüm iddia ve savunmaları, proje alanı ve projenin büyüklüğü dikkate alınarak, projenin tüm çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza indirilmesi için alınması gereken önlemlerin Nihai ÇED Raporunda yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediğinin, bu doğrultuda verilen taahhütlerin ve alınan önlemlerin teknik ve bilimsel açıdan yeterli olup olmadığının tespit edilmesi amacıyla üniversitelerin ilgili bölümlerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetiyle mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve bunun sonucunda düzenlenecek raporun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, karara dayanak alınabilecek nitelikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 12/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.