T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1620 - 2025/2085 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1620 KARAR NO : 2025/2085 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/136 D.İş - 2025/136 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : SAY…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1620 - 2025/2085 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1620 KARAR NO : 2025/2085 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/136 D.İş - 2025/136 D.İş İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : SAYIN İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... İTİRAZ EDEN : TEKDEM İNŞAAT MALZM DERİ VE TEKSTİL SAN. TİC. LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... TALEP : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 07.04.2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili talep dilekçesinde özetle; Sayın İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi ile davalı Tekdem İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında ticari ilişki kapsamında tesis edilen cari hesap sözleşmesi uyarınca taraflar arasında 03.04.2025 tarihli ve 196.331.526,99-TL bedelli cari bakiye mutabakat mektubu imzalandığını fakat borcun ödenmediğini belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince 08/04/2025 tarihli değişik iş kararı ile; "...1-İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE, yukarıda ismi yazılı borçlu Tekdem İnşaat Malzm Deri Ve Tekstil San Tic Limited Şirketi'nin - (VKN:...) taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 196.331.526,99-TL borca yetecek tutarda alacaklı lehine İHTİYATEN HACZİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen tarafından alacağın %10 oranında takdir olunan 19.633.152,69-TL (nakit yada banka teminat mektubu) teminat yatırıldığında kararın infazına, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden vekili; yetkili mahkemenin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflarca cari hesap konusunda veyahut imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesine ek sunulan ortaklık sözleşmesinden kaynaklı bir hesap mutabakatı olduğundan huzurdaki iddiaya dayanak bir alacak belgesi olmadığını, Kocaeli Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkisinin bulunmadığını, ayrıca cari hesaba ve faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden ve işin esasında davacının alacağı mevcut olmadığından ve müvekkilin kaçma durumu da söz konusu olmadığından ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 28/05/2025 tarihli ek karar ile;"... Borçlu şirket vekilinin mahkememizin ihtiyati haciz kararına yapmış olduğu itirazın reddine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İtiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sakarya Mahkemelerinin huzurdaki davaya bakmaya yetkili olmadığını, yetkili yer mahkemesinin HMK'nın 6. maddesi gereğince davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, itiraz edenen adresinin Kocaeli Mahkemesi sınırları içerisinde olduğundan genel yetkili mahkeme Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının iddia ettiğinin aksine kesin bir alacağın söz konusu olmadığı gibi muaccel hale gelmiş bir alacağın da söz konusu olmadığını, davacının sözleşmeyi fiilen ifa etmesine rağmen sonradan sözleşmeden dönmeye çalışarak Tekdem İnşaat Malzm Deri ve Tekstil San. Tic. Limited Şirketi'ni borçlu gösterme gayretine girdiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Talep eden vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarihli ek karar, 2025/136 D.İş - 2025/136 D.İş sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın cari hesaba dayanarak ve itiraz edeninin de imzası bulunan 03.04.2025 tarihli “Cari bakiye mutabakat mektubu” ve yine itiraz edenin imzası bulunan cari hesap hareketlerine ilişkin belgeye dayanarak ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece yapılan inceleme sonunda 08.04.2025 tarihli değişik iş kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, davalının itirazı üzerine itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği ve 28.05.2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği, karara karşı itiraz eden davalı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK.'unda bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Yukarıda detaylandırıldığı üzere; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Dosyaya ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan, itiraz edenin imzası da bulunan talep tarihinden 5 gün önce imzalanan 03.04.2025 tarihli “Cari bakiye mutabakat mektubu” ve yine itiraz edenin imzası bulunan cari hesap hareketleri göz önüne alındığında talep edenin iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiği anlaşıldığından mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın reddi isabetlidir. Yine İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, yine adı geçen kanunun 50. maddesinde ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. HMK'nın 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalının ikametgahı mahkemesi olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 10. maddesinde de; "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." denilmiştir. TBK'nın 89. maddesinde "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ve sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar ise doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Eldeki olayda; alacağın para alacağı olduğu 2004 sayılı yasanın 50. maddesi, 6100 sayılı yasanın 10. maddesi ve 6098 sayılı yasanın 89. maddesi gereği para borcunun götürülecek borçlardan olduğu alacaklının ikamet yerinde ifa edileceği, davacının yerleşim yerinin Sakarya ili sınırlarında olması nedeniyle Sakarya mahkemelerinin de ihtiyati haciz talebi yönünden yetkili olduğu anlaşıldığından itiraz eden davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi isabetlidir. Karar başlığında; taraf vekillerinin ve talep edenin adresinin yazılmaması İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, ihtiyati hacze itiraz edenin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati hacze itiraz edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*