T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/757 Esas KARAR NO : 2026/356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2021 NUMARASI : 2016/1086 Esas, 2021/1057 Karar DAVA: İtirazın İptali (Akaryakıt İstasyonu Paket Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/757 Esas KARAR NO : 2026/356 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2021 NUMARASI : 2016/1086 Esas, 2021/1057 Karar DAVA: İtirazın İptali (Akaryakıt İstasyonu Paket Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı dava dışı ... firmasına ait akaryakıtın “Akaryakıt İstasyonu Paket Poliçesi” ile sigortalandığını ve davalı ... (...) firmasından taşınması istenen akaryakıtın tanker sürücüsü davalı ... tarafından yanlış bir şekilde 1 nolu Motorin Tankına 95 ... Benzin dolumu yapıldığını, bu yanlışlığın 3.659 litre 95 ... Benzinin boşaltılması suretiyle zarara yol açtığını, davalı ... ve sürücü davalı ... tarafından yanlış boşaltma sebebi ile 10.418 litre Motorin ile 3.659 litre Benzinin karışmasıyla 14.077 litre karışık ürün haline geldiğini, sigortalı zararının sigorta ekspertiz raporunda 31.978,90 TL olarak tespit edildiğini, sigortalı ile yapılan ibraname ve temlik uyarınca 31.978,00 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini, temlikle sigortalının haklarına halef olduklarını, sürücünün haksız fiil ve diğer davalı araç malikinin ise işveren sıfatıyla hasardan sorumlu olduğunu, davalılara ödenen bedelin rücu için başvurulduğunu, ödeme yapılmaması üzerine davalılar aleyhine 31.978,00 TL asıl alacak ve 3.404,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.382,56 TL üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalıların borca haksız yere itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sürücünün, sigortalı istasyon tankına dolumu sigortalı yetkilisi ...'nın (istasyon müdürü) nezaretinde gerçekleştirdiğini, bir süre sonra yanlışlığın yine ... tarafından fark edildiğini ve tahliyenin durdurulduğunu, yer altı tankına boşaltma-tahliyede taşıyıcı veya şoföre kusur izafe edilemeyeceğini, kilitli tank kapağını açan ve benzinin boşaltılacağı tankı gösterenin sigortalı istasyon müdürü olduğunu, tutanakta imzaların olayın telaşı içinde sigortalının zarara uğramaması için atıldığını, kaldı ki, motorin ile benzinin karışmayacağını, öz kütlelerine göre ayrışacağını, karışmanın iddia edildiği gibi zarara yol açmayacağını, sigortalının karışımı rafineriye iade etmesi gerektiğini, böyle bir iade işlemini yapmadığını, sigortalının karışımı satmış olabileceğini, hem satıştan hem de sigortadan para alarak haksız kazanç elde ettiğini, poliçe tanzim tarihi ile zarar tarihi arasında sadece bir gün olmasının da manidar olduğunu, davalıların sigortalının yer altı yakıt tankına yanlış dolumdan her hangi bir kusur ve sorumluluklarının olamayacağını belirterek davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; akaryakıt tankının kilitli olması, akaryakıt şirketi yetkililerinin boşaltıma izin vermesi, şirket yetkililerinin boşaltımdan önce boşaltılacak yakıtın cinsini kontrol yükümlülüğünün olması ve tanık beyanında şirket yetkilisinin tankı gösterdiğini beyan etmesi karşısında motorin ile benzinin karışması nedeniyle uğranılan zararda tüm sorumluluğun dava dışı sigortalı şirket yetkililerinde olduğu, bu nedenle davalılara kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemenin hasarın davalıların sorumluluğunda gerçekleştiğini ve davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını göz ardı ettiğini, Müteveffa ...'in sigortasız çalıştırılması, bilgisiz olması ve/veya yetkili olmaması gibi hususların davalılar arasındaki iç ilişkide tartışma konusu olabileceğini, müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dava konusu olayda hasara ilişkin tutulan tutanak altında ...'in imzasının ve ... (...)'ın kaşesinin yer aldığını, hasara ilişkin inceleme ve tespitin tarafların teşkili ile gerçekleştirildiğini, davalıların iş bu ispat kuvvetini haiz belge karşısında dosyaya sunmuş oldukları herhangi bir belgenin bulunmadığını, diğer yandan bu belgelerde 2 No.lu davalının kendi imzası ile teyit edilen tutanak yer aldığı gibi müteveffa ...'in kusurlu olduğunu ve bu kusurlu hareketler sonucu zarara sebebiyet verdiğini, sigortalıya kusur izafe etme gerekçesinin açık olmadığını, zira kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalının kusuru olsa olsa nezaret yükümlülüğünün ihlalinin gündeme gelebileceğini, bu hususun dosyada alınan 24.05.2021 ve 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporlarıyla da tespit edildiğini, bu açık tespitler karşısında yalnızca tanık beyanına dayalı olarak ret kararı verilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını, sigortalının nezaret görevini ihlali tespit edilse dahi davalının asli kusurlu olarak belirlenmesi gerektiğini,, zira nezaret ve denetim yükümlülüğünün ihlalinin ancak tali kusur olarak değerlendirilebileceğini, mahkemeni tüm bu hususları göz ardı ederek, tarafsızlığı şüpheli olan bir tanık beyanıyla davanın tümden reddine karar verdiğini, somut olayda yetkili ... eşliğinde boşaltma işleminin gerçekleştirildiğini, bu hususun davalıların da kabulünde olduğunu, kural ve prosedürlere aykırılık bulunmadığını, buna karşılık hangi gerekçeyle sigortalıya tüm kusurun yüklendiğinin belli olmadığını, hiç bir delil ve belge olmaksızın müvekkili sigortalısına kusur yüklenmesinin hakkaniyete uygun bir sonuca ulaşılmadığını gösterdiğini, davalının işi gereği dolum ve boşaltmaya ilişkin sürecin nasıl işlediğini çok iyi bildiği halde işin ifası sırasında gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, mahkemece davalının da akaryakıt işiyle iştigal ettiğinin ve dolum-boşaltımın nasıl yapılacağı hususunda tecrübesi olduğunun dikkate alınmadığını, davalıların pervasızca hareketi sonucu zararın meydana geldiğini, sigortalıya kusur yüklenebilecek herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada mevcut olmadığını, davalıların tam kusurlu sayılması gerekirken tüm sorumluluğun sigortalıya yüklendiğini, ... A.Ş. tarafından ... Ltd. Şti. adına düzenlenen sevk irsaliyesi ile davalı tarafın emtiayı teslim aldığını ve ... firmasına sorumluluk verildiğini; tank, ürün cinsi ve hacim miktarını ispatlayan belge olması sebebi ile bu belgenin önemli bir belge olduğunu, mahkemenin iş bu belgeyi dikkate almadığını, "Petrol Piyasasında Ulusal ... Uygulaması Kapsamında Dağıtıcı-Dağıtıcı/Serbest Kullanıcı/Bayilik Lisansı Sahipleri Arasındaki Akaryakıt Teslimlerinde Düzenlenen Form" başlıklı belge ile 19.12.2019 tarihli raporun ...'in sorumlu olduğunu kanıtlayan bir belgeler olduğunu, belgede Lisans sahibinin "..." (... Akaryakıt) ve araç kullanıcısının ... olarak gösterildiğini, ... firmasının sorumluluğunu açık bir şekilde ortaya koyan bir belge olmasına rağmen mahkeme tarafından söz konusu belgenin incelenmediğini ve neden göz önünde tutulmadığının açıklanmadığını, mahkemenin Sigortacılık K. Md. 22/17de açıkça ifade edilen, eksper raporunun hasarın oluş şekli ve nedenleri konusundaki tespitlerini hiç değerlendirmediğini, mahkemenin ret gerekçesinin, tarafımızdan yapılan itiraza rağmen dinlenen, elektrik mühendisi ve bilirkişi olduğunu beyan eden ve boşaltma anında orada olduğunu beyan eden ama hiçbir zabıt ve belgede ismi olmayan, hayatın olağan akışına uygun olmayan beyanı olan tanık ... Çanakkale'nin beyanına dayandığını, diğer taraftan bilirkişi akaryakıt istasyonu sorumlu müdürü olmasına rağmen akaryakıt'ın dolum tesisinden sigortalı adına teslim alındığını da dikkate almadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait akaryakıt istasyonuna yanlış akaryakıt dolumu yapılmasından kaynaklanan zarar bedelini sigortalısına ödemesi nedeniyle ödenen bedelin davalılardan rücuen tazminine ilişkin başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine TTK 1472 md gereğince davacı tarafça teminat altına alınan akaryakıt istasyonundaki akaryakıt tankına yanlış dolum yapılmasınden kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tazmini istemiyle 31.978,00 TL asıl alacak ve 3.404,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.382,56 TL tutarındaki alacak için 08/12/2016 tarihinde davalılar aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçluların borca itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bir belge bulunmadığından davacı alacaklı tarafından 08/12/2016 tarihinde açılan iş bu davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. 06.12.2014 tarihli tutanak incelendiğinde; davalıların her ikisi tarafından da imzalandığı, ayrıca istasyon yetkilisinin de imzasının bulunduğu, tutanakta ''..... firmasına ait, ... plakalı tankerin birinci gözünde bulunan 6.021 Lt. 95 ... Benzin tanker şoförü ... tarafından, yanlışlıkla 3.659 Lt.lik kısmı istasyonumuzun bir nolu... Tankına boşaltılmıştır." şeklinde beyanın bulunduğu görülmüştür. Eksper raporunda; sigortalı istasyonun ... bayisi olduğu, istasyonda yer altı yakıt tankına yanlış dolum olayının gerçekleştiği, sigortalı adına dolum tesisinden yakıtı ... Akaryakıt Nakliyat firmasının aldığı, dolum işleminin de bu firmada sigortalı olan tanker sürücüsü tarafından gerçekleştirildiği, kamera kaydı izlendiğinde dolum saatinde (olayın vuku bulduğu tarih ve zaman) yanlış dolumun fark edilmesi ile etrafta hareketlilik olduğu ve tank üzerindeki vananın kapatıldığı, gerçekleşen hasarın beyanlarla uyumlu olduğu, yanlış yakıt dolumu klozu kapsamında olayın sigorta teminatı kapsamında olduğu, teminat bedelinin 75.000,00 TL olduğu, hasar bedelinin ise 31.978,90 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Tanık ... Çanakkale 19.07.2019 tarihli duruşmada verdiği yeminli beyanında; boşaltma tankının istasyonda bir yetkili tarafından gösterildiğini, gösterilen yere hortumun bağlandığını ve boşaltmanın başladığını, görevlinin boşaltma yerinden ayrılarak istasyona içeri girip dışarı çıktığında yanlışlığı fark ettiğini, olayın oluşunda mahalde bulunduğunu, davalı ...'ın da olay mahallinde olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... 19.07.2019 tarihli duruşmadaki beyanında; ...'i yevmiyeci olarak çalıştırdıklarını, hasta olduğu için herkesin ona iş verdiğini, günlük çalışmaları karşılığında sigorta yapmadıklarını, yetkili olduğunu beyan eden kişinin yetkili olmadığını, yanlış boşaltım nedeniyle malın karıştığını, buna dair tutanak düzenleyerek imza attıklarını, sürücü ...'in de tutanağa imza attığını, akaryakıt sahibinin kaskodan zararını alacağını söylediğini, bildiği kadarıyla bu bedeli sigortadan aldığını, sigortalının karışan bu malları sattıklarını beyan etmiştir. Sigortalıya bayilik veren ... A.Ş. ile sigortalı arasında 20.07.2014 tarihli bayilik sözleşmesi akdedildiği, 06.012.2014 tarihli taşınan emtia açısından sigortalının bayileri olduğu, ... adlı kişinin şirket müdürü olduğu anlaşılmıştır. Sigortalı ... Ltd. Şti.'nin dava dışı ... Petrol bayisi olarak 19.11.2014 tarihi itibarı ile akaryakıt dağıtım bayilik lisansını almaya hak kazandığı, tek sahibi ve tek yetkilisi olan ... tarafından işletildiği ... Piyasası Dairesi Başkanlığı 13.11.2019 tarihli müzekkere cevabı yazısından anlaşılmaktadır.Sigortacının görevlendirdiği ...ve sigortalı ... yetkilisi ... tarafından imzalanan PROTOKOLDÜR başlıklı evrakta, sigortalının beyanına göre tanker sürücüsünün kusurlu olduğu yazılıdır. “TUTANAK” başlıklı yazıda ise, her iki davalı ve sigortalının yetkilisinin imzaları vardır. Burada, 06.12.2014 tarihli ... firmasına ait tankerin birinci gözünde bulunan benzinin motorin tankına yanlışlıkla tanker şoförü tarafından boşaltıldığı yazılıdır. ... Sigorta Ekspertiz firmasının 19.12.2014 tarihli sunduğu raporda, 31.978,90 TL tazminat hesaplanmıştır. Dosyada sunulu “ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu” incelendiğinde ise 31.978,00 TL için temlik verildiği ve sigortalının ödemeyi teyit ettiği görülmüştür.19.12.2019 tarihli bilirkişi kök raporunda; "Akaryakıt piyasasında dolum ve boşaltım işlemi genel olarak şu şekilde yürütülmektedir. Dolum tesisinden taşıma yapan araca ürün irsaliyesi ve doluma ait evraklar teslim edilmektedir. Araç bu evraklarla birlikte boşaltım yapacağı istasyona hareket eder. Tanker sürücüsü, ürün irsaliyesi ve diğer evrakları istasyon yetkilisine teslim ederek gerekli kontrollerin yapılmasını ve ikmal işlemine nezaret edilmesini talep eder. Zira bu aşamada, gelen ürünün cinsinin ve miktarının boşaltılacağı istasyon tanklarının kapasite ve ürün cinsi miktarlarının tanker sürücüsü tarafından bilinmesine imkan yoktur. Bu sebeple ürün boşaltım süresi boyunca bir istasyon yetkilisi veya tayin edeceği bir görevlinin boşaltım süreci tamamlanıncaya kadar nezaret görevini yerine getirmesi gerekir. Diğer taraftan ... firması ile nakliyeci ... firması arasında ... nin kendi bayilerine akaryakıt taşıma işi için merkezi bir Anlaşma/Sözleşme mevcut ise ve bu Anlaşma/Sözleşmede ... firmasına bu konuda sorumluluk verilmiş, ... bayilerinin tank ürün cinsi, hacim ve yeraltı tank bilgileri verilmiş ise ancak bu durumda nakliye işlemini yapan ... firmasına sorumluluk atfedilebilir. Dosyada böyle bir belgeye rastlanmadığı için nakliyeci ...'in sorumluluğundan ve şoförün hatalı boşaltma işleminden bahsedilemeyeceği, dolayısıyla hasar bedeli nedeniyle tazminat sorumlulukları olmayacaktır." şeklindedir. 12.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; "... Petrolleri Genel Müdürlüğünden dolum ve boşaltım belgeleri istenmiş fakat 25.07.2019 tarihli cevabi yazıları ile istenen bilgilerin kendilerinde olmadığı, fakat ... gibi şirketlerden veya EPDK dan istenmesi gerektiği şeklinde bilgi vermişlerdi. Sayın mahkemenizin 06.12.2014 tarihinde ... petrol akaryakıt bayilerinin tamamının akaryakıt dolum ve boşaltma sırasında uygulanması gereken yönerge ve kuramların internet sitesinden araştırılarak temini istenmiş ve yaptığım araştırma sonucu bulduğum talimatları bilginize sundum. İstenen yönerge ve kuramlar emniyet kurallarıdır ve her şirket kendine özgü tedbirler alırlar. Fakat doluma giden şoför sipariş formu ile gider ve istasyona dönüşte mutlaka Ürün İrsaliyesi, ... Formu ve Dolum Terminali Ürün Teslim Fişi ile birlikte istasyona döner. İstasyon yetkilisi bu belgeleri alıp kontrol ettikten sonra yeraltı tank kapaklarının kilidini açmak suretiyle şoförün boşaltım işlevine gözcülük etmelidir. Davacı vekilinin 03.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazları yukarıda madde madde cevaplandırılmıştır. Akaryakıt piyasasındaki kural ve prosedürlere uyulmadan tanker şoförüne boşaltma işlemi yaptıran istasyon yetkilisi kusurludur. Yukarıda resim üzerinden izah etmiş olduğum gibi rastgele herkesin yeraltı kapaklarını açamayacaktır. Yukarıda bilginize sunduğum bilgi ve resimlere göre, bu ürün karışıklığının müsebbibi istasyon yetkilileridir ve şoförün bu karışıklıkla hiçbir alakası yoktur." şeklindedir. 24.05.2021 tarihli yeni bir heyetten alınan bilirkişi raporunda; dosyada sunulu sigorta poliçesinin sadece 1. sayfasının olduğu, diğer 17 sayfanın dosyaya sunulmadığı, bu nedenle “tanka yanlış akaryakıt dolumu” teminatının kontrol edilemediği, davacının sigortalısına ödemesinin sabit olmadığı, alınan temlik beyanının altında yazan banka hesabına sigorta tazminatı ödemesine bağlı olduğu, ödeme ve poliçe şartları sabit olursa, davacının ispatayacağı tazminat ödemesi bakımından; TTK m.1472 ve TBK m.183 gereği, ödeme miktarı ile sınırlı olarak sigortalısına halef olabileceği, 2. davalı müteveffa ve mirasçılarına iş bu dava konusu sigorta hasarı için rücuen tazmin talebi yöneltilemeyeceği, zira 2. davalının söz konusu akaryakıt tanker şoförlüğü yapmaya yetkin olmadığı halde sigortasız ve kayıt dışı çalıştırıldığı, bu çalıştırmanın sonuç ve sorumluluklarının farkında olmadığının değerlendirildiği, kusur oranı konusunda 1. davalı ve sigortalının ortak kusuru ile zarara sebebiyet verdiğinin değerlendirildiği, eşit ortak kusur kabulü ve değerlendirmesi halinde 1. davalının 15.989,45 TL tazminattan rücuen sorumlu tutulabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.26.10.2021 tarihli yeni heyetten alınan ek bilirkişi raporunda; davacı vekili 21.06.2021 tarihli sunulan beyan ve itiraz dilekçesi ile ekte ödeme dekontu ve sigorta poliçesi evrakını sunduğu, bu belgeler incelendiğinde, davacının ... aracılığı ile 04.02.2015 tarihinde sigortalısına ait ... hesabına 31.978,00 TL sigorta tazminatı ödediği, ödeme mesnedinin ... poliçe numaralı “akaryakıt İstasyonu Paket Poliçesi” olarak dosyada teyit edildiği, her ne kadar davacı 35.382,56 TL sigorta tazminatı ödemesinden söz ediyorsa da, bu miktarın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile hesaplanan toplam miktar olduğu, esasen davacı ödemesinin 31.978,00 TL olduğu, icra takibinde de asıl alacağın bu miktarda gösterildiği, Müteveffa ...'in, kendisi bilgi ve tecrübesi olmayan, sadece yardım olsun diye çalıştırılan bir kişi iken vefat ettiği, mirasçılarının bu sebeple haksız fiil veya sözleşmeye aykırılık kaynaklı zarardan dolayı tazminat sorumluluğu olmadığı yönündeki kök rapor görüşünün korunduğu, bu şekilde bir taşıta sigortalının yükleme veya boşaltma süreçlerinde denetim yapmaksızın katılması sebebi ile sigortalı ve 1. davalının müterafik kusurlu oldukları, boşaltma sürecine sigortalının katılması ve akaryakıt türüne göre doğru boşaltmanın olup olmadığının denetlenmesi gerekirken bunu yapmayan sigortalının kusurunun göz ardı edilemeyeceğini, 1. Davalı tarafından da kabul edildiği üzere, boşaltma sürecinde hem sigortalı ve hem de taşıyıcının adam ve yardımlarının süreci yönettiği ve buna karşın karışıklık meydana geldiği, bu durumun da heyeti müterafik kusur ile zarara sebebiyet verildiği tespitine götürdüğü, öte yandan kusur oranının kanaat olarak %50 verilmesine karşın oran takdir ve değerlendirmesinin nihai aşamada mahkemeye ait olduğu, nitekim boşaltma sürecinde sigortalının adam ve yardımcılarının ve 1. davalının adam ve yardımcılarının kusur veya ihmallerinin doğrudan sigortalıyı ve taşıyıcıyı bağlayacağı, bu aşamada belirtmek gerekir ki, 2. davalı miras bırakanının somut olayda sorumluluğunun ancak haksız fiile dayandırılabileceği, özensizlikle yol açılan zararda adam ve yardımcının haksız fiilinden ziyade TTK m.879 gereği, m.875/1 kapsamında taşıyıcının kusurlu ve sorumlu olmasının esas olduğu, faiz başlangıcı hususundaki itirazlar bakımından nihai takdirin mahkemeye ait olduğu, ancak sigortacının halefiyeti sigortalı ile 1. davalı arasında akdi ilişkiye dayanmakla akdi temerrüt bakımından icra takip tarihi itibarı ile faiz hesaplanması gerektiği, ödeme tarihinin 04.02.2015 ve takip tarihinin 08.12.2015 olduğu, faiz başlangıcı hususunda kök rapordaki kanaatlerinin korunduğunu, 2. davalılar vekili, 18.06.2021 tarihli dilekçesinde, mirasbırakanın kusuru bulunmadığını, taşıma ve taşınan yük konusunda bilgisi olmadığını, taşıyıcı ve sigortalının emir ve talimatları ile iş gördüğünü belirttiği, sürücünün yeterliliği olmaksızın çalıştırılması bakımından sürücünün kusurundan söz edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir. Sigortalı ... firması 21.11.2014 tarihi itibarı ile akaryakıt ticaretine başladığı,19.11.2014 tarihinde bayi ruhsatı aldığı, 05.12.2014 itibarı ile “Akaryakıt İstasyonu Paket Poliçesi” ile sigorta poliçesi düzenlendiği, 05.12.2014-05.12.2015 dönemi için teminat sağlandığı, olay tarihinin 06.12.2014 olduğu dikkate alındığında olayın sigorta vadesi içerisinde gereçekleştiği, yanlış yakıt dolumu klozu kapsamında olayın sigorta teminatı kapsamında olduğu, teminat bedelinin 75.000,00 TL olduğu, hasar bedelinin ise 31.978,90 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulan ödeme belgesi ve temlik beyanına göre davacı sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak davada aktif husumetinin bulunduğu, temlik belgesine göre en fazla ödediği 31.978,90 TL yi talep edebileceği anlaşılmıştır. Zarar hesabında gerekli sovtaj hesabının yapıldığı, sovtaj kıymeti üzerinden piyasada satılmasının hesaplanan zarar bakımından, zararın olmadığı şeklinde değerlendirilemeyeceği, her halde ... veya bir rafinere ürünlerin iadesinin de şart olmadığı, yine karışma sonucu öz kütleye göre ayrıştırma itirazının da somut olaya uymadığı teknik akaryakıt uzmanı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Kaldı ki, eksper raporundaki tespite göre bu karışmış ürünler ayrıştırılmak üzere sovtajcı bertaraf firmasına satılmış olup eksper tarafından da bu bedel toplam hasar bedelinden indirilmiştir.Ancak bu tespitlere göre davacı sigorta şirketinin hasar bedelini davalılardan tazmin edebilmesi davalıların gerçekleşen zarardan hukuken sorumlu olduklarının tespiti gerekmektedir.Dosya kapsamında alınan 12.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere, akaryakıt dolum ve boşaltma sırasında uygulanması gereken yönerge ve kuramlara göre şöförün dolum tesisinden teslim kaldığı irsaliye, ... uygulama formu ile ürün teslim fişini istasyon yetkilisine teslim edeceği ve şoförün bundan sonrasına yetkisinin bulunmadığı, yeminli tanık beyanına göre de istasyon yetkilisinin talimatı ile gösterilen yere şoför tarafından boşaltma yapıldığı gözetildiğinde sigortalının talimatı neticesinde gerçekleşen zararla şoförün eylemi arasında illiyet bağı kesildiğinden olayda şoförün bir kusurunun bulunmadığı, bu belirlemeye göre de olayda diğer davalı istihdam eden nakliyat firması sahibinin de illiyet bağının zarar görenin ağır kusuru ile kesilmesi nedeniyle istihdam ettiği işçisinin eylemi nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yine aynı teknik rapordaki tespitlere göre, istasyon yetkilisinin yer altı tanklarının kapaklarını açacağı, bu kapaklar kilitli olduğundan yetkiliden başkasının bu kapakları açamayacağı, istasyon yetkilisinin de ilgili belgeleri alıp kontrol ettikten sonra yeraltı tank kapaklarının kilidini açmak suretiyle şoförün boşaltım işlevine gözcülük etmesi gerektiği dikkate alındığında akaryakıt piyasasındaki kural ve prosedürlere uyulmadan tanker şoförüne boşaltma işlemi yaptıran istasyon yetkilisinin olayda tam kusurlu olduğu değerlendirilmekle davacının sigortalısı olayda %100 kusurlu olduğundan davalılardan zararı rücuen tazmin edemeyecektir. Tutanakta şoför tarafından yanlışlıkla olayın gerçekleştirildiği yazılı ise de; teknik raporda, istasyon yetkilisinin ilgili belgeleri alıp kontrol ettikten sonra yeraltı tank kapaklarının kilidini açacağı, bu kapaklar kilitli olduğundan yetkiliden başkasının bu kapakları açamayacağı, bu prosedürlerden sonra da boşaltım işleminin yapılacağı tespit edildiğinden tutanağın içeriğine itibar edilemeyeceği Dairemizce değerlendirilmekle uğranılan zararda tüm sorumluluğun dava dışı sigortalıya ait olduğu kanaatine varıldığından davacı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1086 Esas, 2021/1057 Karar sayılı ve 15/11/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 161,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 570,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.05/03/2026