T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2142 KARAR NO : 2026/462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (122390) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :13/11/2025 NUMARASI :2025/371 D.İş Esas - 2025/370 Karar İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF :... (T…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2142 KARAR NO : 2026/462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (122390) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :13/11/2025 NUMARASI :2025/371 D.İş Esas - 2025/370 Karar İHTİYATİ HACİZ İSTEYEN :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... KARŞI TARAF :... (T.C.No:...) - ... TALEP :İhtiyati haciz TALEP TARİHİ :13/11/2025 KARAR TARİHİ :05/03/2026 KR. YAZIM TARİHİ :31/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı tarafın %50 hissedar ve her biri ayrı ayrı münferiden temsile yetkili müdür olarak, Strong Mühendislik Endüstriyel Proje ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi 29/05/2020 tarihinde kurduklarını, akabinde müvekkilinin kendisine düşen hissesini 15/02/2021 tarihinde davalı tarafa devrettiğini, davalı tarafın o günden beri şirketin tek hissedar olduğunu, Strong Mühendislik Endüstriyel Proje ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.'nin kamu borçları şirketin mal varlığından tahsil edilemediğini, amme alacaklarından sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında olduğu için 25/07/2025 tarihinde kendisine tebliğ edilen tüm borçları cezalarıyla birlikte toplam 306.650,08-TL olarak ödediğini, ancak esasında bu borcun tamamından müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalı tarafın, müvekkilinin hisselerini devretmezden evvel şirkette %50 hissedar oldukları için iş bu ödenen kamu borcunun yarısında da davalı tarafın sorumlu olduğunu, limited şirketin amme borçlarının düzenlendiği AATUHK 35.maddesinin tüm fıkralarında iş bu amme alacaklarından şirket ortaklarının sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olduklarının belirtildiğini, müvekkilinin bu tutarın kendisine ödenmesi için davalı tarafla pek çok kez görüştüğünü, davalı tarafın her seferinde ödeyeceğini beyan ederek müvekkilinin bugüne kadar oyaladığını, ancak müvekkilinin ortak çevrelerinden edindiği bilgiye göre davalı tarafın yeni bir şirket kurduğunu ve yurt dışına gitmeye hazırlandığını, bu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geldiğini, alacakları için borçlunun menkul ve gayrimenkulleri ile alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... İhtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispatın ötesinde ispat sağlandığını, davalının T.C. kimlik numarası ile Uyap üzerinden sorgulama yapıldığında davalıya ait bir mernis adresi çıkmadığını, mahkemece yapılacak sorgulamada da bu hususun açıkça görüleceğini, davalının yerleşim yerinin olmaması, davalının yurt dışına çıktığı yönündeki bilgilerini de teyit ettiğini, davalının bir yerleşim yeri adresi olmadığını ve talep edilen alacağın muaccel olmuş bir borç olduğunu, şu haliyle İİK m.257'deki tüm şartların sağlandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2025 tarih, 2025/371 D.İş Esas - 2025/370 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı talep eden/davacı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı ile davalı tarafın % 50 hissedar ve her biri ayrı ayrı münferiden temsile yetkili müdür olarak, Strong Mühendislik Endüstriyel Proje ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi 29/05/2020 tarihinde kurduklarını, akabinde müvekkilinin kendisine düşen hissesini 15/02/2021 tarihinde davalı tarafa devrettiğini, davalı tarafın o günden beri şirketin tek hissedarı olduğunu, Strong Mühendislik Endüstriyel Proje ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.'nin kamu borçlarının şirketin mal varlığından tahsil edilemediğini, amme alacaklarından sorumluluğunun devam ettiğini, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında olduğu için 25/07/2025 tarihinde kendisine tebliğ edilen tüm borçları cezalarıyla birlikte toplam 306.650,08.-TL olarak ödediğini, ancak esasında bu borcun tamamından müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkili ile davalı tarafın, müvekkilinin hisselerini devretmezden evvel şirkette %50 hissedar oldukları için iş bu ödenen kamu borcunun yarısında da davalı tarafın sorumlu olduğunu, davacı tarafından ödemelere ilişkin dekontlar ve ticaret sicil kayılarına dayanarak ödediği bedelin yarısı olan 153.325,04 ve 11.190,63 TL faizi olmak üzere toplam 164.515,67 TL üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece vergi dairesi tahsilat makbuzlarının yaklaşık olarak alacağı ispata elverişli olmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati haciz talep edenin istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. Uyuşmazlık, alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararının yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden davacının yirmi dört adet vergi dairesi tahsilat makbuzlarını dosyaya sunduğu, bu makbuzların ödeme kısımlarında ... Tahakkuk ortak takibi yazdığı, ticaret sicil kayıtlarına göre davacı ile davalının %50 hissedar ve her biri ayrı ayrı münferiden temsile yetkili müdür olarak, Strong Mühendislik Endüstriyel Proje ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketi 29/05/2020 tarihinde kurdukları, davacının kendisine ait hissesini 15/02/2021 tarihinde davalı tarafa devrettiğini görülmüştür. Limited şirketin kamu borçlarına ilişkin olarak kaleme alınan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un (6183 sayılı Kanun/AATUHK) 35. maddesidir. 6183 sayılı Kanun’un, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına almak amacıyla ihdas edilen 35. maddesi; “Limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.” hükmünü haiz olup buna göre limited şirket ortağı, şirketten tahsil imkânı bulunmayan kamu alacaklarından sermaye payı oranında sorumludur. Yukarıda açıklandığı üzere; 2004 sayılı İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterli olup, bu hususta talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi yeterli ise de 6183 sayılı kanunu 35. maddesi gereğince davacının davalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığı dosyaya sunulan belgelerden anlaşılamadığından talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Bu nedenlerle, talep eden vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının ihtiyati haciz talep edenden alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*