16. Hukuk Dairesi 2015/4845 E. , 2015/3135 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle…
**16. Hukuk Dairesi 2015/4845 E. , 2015/3135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ..., davalı yeri 1994'te senetle davacı ...'dan satın aldığı ve halen zilyet olduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişilerinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.116,51 (sehven kısa karara 1.612,43 m2 olarak geçmiştir) m2'lik kısmı ile (C) harfiyle gösterilen 300,99 m2'lik kısmının tarla niteliğiyle davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında bilirkişi raporuna göre dere olarak tespit dışı bırakılan taşınmaz, Belediye Başkanlığının yazı cevabına göre ise 05.02.2003 tarihinde kesinleşen onaylı imar planında konut alanı, park ve sağlık alanı olarak imar planı kapsamına alınmıştır. Kadastro Müdürlüğü kadastro çalışmalarının 05.03.1985'te kesinleştiğini, taşınmazın tescil harici bırakılma nedeninin bilinmediğini bildirmiştir. Davacı, taşınmazı 1994 tarihinde satın aldığını ileri sürdüğüne ve dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi dolmadığına göre taşınmazın öncesinin gerçekten dere olup olmadığının, imar-ihyaya konu edilip edilmediğinin, imar-ihya edilmiş ise imar planının onay tarihine kadar önceki zilyetlikle birlikte davacı yararına Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesinde öngörülen zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip, gerçekleşmediğinin araştırılması zorunludur. Ne var ki, bu hususta yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle, imar planının kesinleştiği tarihten 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava