(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/5308 E. , 2011/5271 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında kadastro komisyon tutanağı ile 190 ada 32 parsel sayılı 1241,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zam…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2011/5308 E. , 2011/5271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında kadastro komisyon tutanağı ile 190 ada 32 parsel sayılı 1241,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı niteliğinde olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davalılar lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece tek jeolog bilirkişi tarafından düzenlenen rapora değer verilerek hüküm kurulmuş, çekişmeli taşınmazın doğu, kuzey ve güneyinde bulunan taşınmazlar aktif dere yatağında kaldıkları gerekçesi ile hükmen tescil edildikleri, bunlardan kuzeyde bulunan 190 ada 33 sayılı parselle ilgili hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği halde bu parsellerle ilgili dava dosyalarında bulunan jeolog bilirkişi raporları birlikte değerlendirilmemiş, tek bir mahalli bilirkişinin beyanı ile yetinilmiş; kısaca, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin dava dosyaları getirtilip dosya tamamlandıktan sonra, mahallinde yaşlı, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, üç kişilik jeolog bilirkişi kurulu ve ziraatçi bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılarak, dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, öncesinin dere yatağı olup olmadığı gibi hususlar etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak dayanakları ile denetlenmeli, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı, alınacak beyanlara göre tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde, tespit bilirkişileri arazi başında tanık sıfatıyla ve gerekirse yüzleştirme yapılmak suretiyle dinlenilerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, jeolog bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığını, öncesinin dere yatağı olup olmadığını ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını bildiren, hükmen kesinleşen komşu parsellerle ilgili dava dosyalarında yer alan jeolog bilirkişi raporu ile işbu dosyada bulunan önceki jeolog bilirkişi raporunu da birlikte değerlendirip irdeleyen nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, yine ziraatçi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve niteliğini komşu parsellerin toprak yapısı ile karşılaştırmalı şekilde belirten eski raporu da irdeleyen şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fen bilirkişisinden ise keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli, taşınmazın yan kesit krokisini de içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, keşif sırasında çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları kabaca işaretlettirilmeli, mahkemenin taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi keşif tutanağına geçirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler gözardı edilmek suretiyle eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 05.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.