9. Hukuk Dairesi 2010/44796 E. , 2013/4718 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, hiçbir ilg…
**9. Hukuk Dairesi 2010/44796 E. , 2013/4718 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, hiçbir ilgisi olmamasına rağmen kendisine suç isnad edildiğini ileri sürerek, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının hak arama hakkını kullandığını, eylemin hukuka aykırılığı şartının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sanık olarak yargılandığı... 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1487 Esas 2002/153 Karar sayılı dosyasının karara çıkmış olduğu, söz konusu kararda davacı ... üzerine atılı suçla ilgili dava açılmışsa da sanığın savunmalarının aksini gösterir cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve beraatına karar verildiği, kararın kesinleştiğinin görüldüğü, söz konusu olayda davalı tarafça yeterince araştırma yapılmadan davacıya suçlama yapıldığından davacının manevi tazminat hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davacı, davalı şirkette meydana gelen bir hırsızlık olayı ile ilgili olarak hiçbir ilgisinin bulunmadığını buna rağmen davalı şirketin suçlamada bulunduğunu, bu arada 15.11.2001 tarihinde işten çıkartıldığını, yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, hiç ilgisi olmadığı halde kendisine suç isnat edildiğini, çevresindekilerin bakış açısının değiştiğini, büyük bir manevi çöküntü yaşadığını adeta hayata küstüğünü aynı zamanda hiç neden yokken işten çıkartılıp bir de geçim kaygısına düştüğünü ileri sürmüştür. Davalı işyerindeki hırsızlık olayı ile ilgili şikayette bulunduğunu, gerek kolluk kuvvetlerinin gerekse savcılık huzurundaki beyanlarda davacının olayda kusurunun bulunduğunu, suç şüphesi taşıdığı sonucuna ulaşıldığını ve davacı ve 9 kişi hakkında kamu davası açıldığını, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildiğini, davalının yaptığı şikayet sebebi ile açılan manevi tazminat davasında, manevi tazminat istemine sebep olan olayın davalının, hak arama özgürlüğü içerisinde kullandığı bir haktan kaynaklandığının ortaya çıktığını, bu nedenle de manevi tazminat için en önemli şart olan, eylemin hukuka aykırılığı şartının gerçekleşmediğini savunmuştur.