TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2389 KARAR NO : 2025/1980 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 16/10/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/745 (E) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2025/2389 KARAR NO : 2025/1980 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 16/10/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/745 (E) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesinin ara kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 17/11/2024 tarihinde, davalılardan ... ve ...'nin hissedar olarak maliki, davalı ... Sigorta AŞ'nin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu, davalı ...'in idaresindeki ... plakalı ticari taksinin davacıların yakını (...'nın oğlu, ...'in kardeşi) ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/112 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'in tali derece kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kusur tespiti sonrasında davalı ... Sigorta AŞ'ye yapılan başvuruya istinaden müvekkillerine 232.942,98 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek HMK'nin 107. maddesi uyarınca davacı ... yönünden şimdilik 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden, 1.000 TL cenaze gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...için 400.000 TL, ... için 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazaya karışan ... plakalı aracın davalılardan ... ve ... adına kayıtlı olması halinde araç üzerine ve davalılar ..., ... ve ... adına kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 16/10/2025 tarihli ara karar ile "Davacılar vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili dilekçesinde özetle; kaza tarihi itibarıyla davacıların alacağının muaccel hale geldiğini, davalı sürücünün kusur tespitine yönelik bilirkişi raporunun dava dilekçesinin ekinde sunulduğunu, davalıların sosyal ekonomik durum araştırmasının yapılmamış olmasının ret sebebi yapılmasının hatalı olduğunu, dosyadaki mübrez kaza tespit tutanağı, ölüm sebebine ilişkin ATK raporu, davalı sürücünün tali kusurlu olduğuna ilişkin trafik bilirkişi raporu, davalı sürücünün soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan ifadesi, davalıların sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme dekontu, soruşturma ve kovuşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını belirterek ilk derece mahkemesinin 16/10/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze gideri ve manevi tazminat istemiyle açılan davada, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının incelenmesinde: HMK'nin 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta davanın konusu para olup ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararının incelenmesine gelince: İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir.Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacıların tazminat alacakları haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacı ...'in maddi ve tüm davacıların manevi tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.Davacı ...'in maddi tazminat davasına ilişkin ihtiyati haciz talebi yönünden; adı geçen davacının maddi tazminat alacağı kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla istenebilir hale gelmiş olmakla birlikte, bu aşamada maddi zararın miktarı belli değildir. Bu itibarla yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, maddi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada bulunan İstanbul 65. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/112 Esas sayılı dosya içeriği, ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya içeriğinin manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu gözetilerek davalılar ... ve ...'nın adına kayıtlı, kazaya karışan ... plakalı araç ile davalı ...'ın talep gibi adına kayıtlı taşınmaz ve araçları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-Davacılar vekilinin, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 16/10/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine, B-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin 16/10/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesinin 16/10/2025 tarihli ara kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin manevi tazminat davası yönünden kabulüne, davacı ...için 100.000 TL ve ... için 100.000 TL manevi tazminatı karşılayacak şekilde, -... plakalı aracın kaydı üzerine trafik sicilinde davalılar ... ve ... adına kayıtlı olması koşuluyla, davalı ...'ın talep gibi taşınmaz ve araçları üzerine (araçlar üzerinde muhafaza ve yakalama tedbiri uygulanmaksızın), ilk derece mahkemesince davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği dikkate alınarak teminatsız olarak, İİK'nin 257/1. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulmasına, 2-... plakalı araçla ilgili kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından UYAP sistemi üzerinden yerine getirilmesine, 3-Davalı ...'a yönelik ihtiyati haciz kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Ara kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Adli yardım talebinin kabulüne karar verilen davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar ve ilam harcı yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/12/2025