Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı alt işverenler nezdinde davalı asıl işveren işyerinde 2010 yılına kadar çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davacının alt işverenlik ilişkisine aykırı şekilde çalıştırıldığını, davacının bu nedenle baştan itibaren davalının çalışanı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı alt işverenler nezdinde davalı asıl işveren işyerinde 2010 yılına kadar çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davacının alt işverenlik ilişkisine aykırı şekilde çalıştırıldığını, davacının bu nedenle baştan itibaren davalının çalışanı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretinin tespiti ile kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.